Bölüm 240: Gerçek Hikayeler

avatar
397 0

My House of Horrors - Bölüm 240: Gerçek Hikayeler


Bölüm 240: Gerçek Hikayeler

Çeviri: RassNt  


"4 numara, hikayene başlamadan önce seni uyarmam lazım." Sağ taraftan ilk adam Chen Ge'ye baktı. "Anlattığın hikaye gerçek olmalı. Kendi tespit yöntemlerimiz var ve eğer yalan uydurursan buna uygun bir ceza olacak."


"Kuralları biliyorum."


"O zaman başlayalım."


Chen Ge biraz düşündü ve ilk hikayesini anlatmaya hazırlandı. "Bu benim arkadaşımın başına gelen gerçek bir hikaye. Soy ismi Wang ve karısını çok seviyordu ama karısı aylar önce gizemli bir şekilde ortadan kayboldu.


"Bunu polise ihbar etti ve bütün şehirde her köşeye kayıp ilanı asarak karısını aradı. Herkes ona acıdı ve soruşturma de onun karısını şımartacak derecede sevdiğini fark etti, o yüzden bu davranışlarını anlayabiliyorlardı.



"Fakat bu dünyada peri masalı diye bir şey yoktur. Yarım yıllık arayışın ardından karısı hala ortalıkta yoktu. Polis çoktan vazgeçmiş olsa da o pes etmedi. Bu onun hayatının tek amacı haline geldi. Her gün evinden sabah kayıp ilanlarıyla çıktı ve gecenin geç vaktinde ancak geri dönüyordu.


"Bu böyle devam ederken bir gün bütün çabası sonuç verdi. Aniden karısından bir mesaj aldı.


"Kurtar beni...


"Mesaj karısının telefonundan gelmişti. Kısa bir mesajdı ama kalbine korkunç bir dehşet saçtı!


"Kimseye anlatamadığı bir sırrı vardı. Aslında karısının kaybolmasından kendisi sorumluydu. Karısını öldürmüş ve cesedini saklamıştı. Sonu gelmeyen bu arayış kendi kendini bitirmek, karısına karşı hissettiği suçluluk duygusunu hafifletmek içindi. Fakat ölü karısından mesaj almayı hiç beklemiyordu.


"Hemen karısının cesedini evindeki gizli bölmeden çıkardı ve gömmek için kırsala götürdü. Hikayenin burada biteceğini düşündü ama daha korkutucu bir şey oldu.


"Her rüyadan uyandığında sanki karısı gece eve geri dönmüş gibi yatağının yanında karısının yatakları ortaya çıkıyordu!


"Ama gömmüş olduğu biri nasıl olur da gece geri dönebilirdi?


"Uyandı ve alet edevatla birlikte karısını gömdüğü yere gitti ve onu ormanın daha derinliklerine taşıdı. Fakat ne yaparsa yapsın uyandığında karısının eşyaları etrafında beliriyordu. Sanki karısı mezardan çıkıp o uyuduğunda geri dönüyor gibiydi.


"Korkusu giderek arttı ve bu sırada telefonuna karısından mesajlar gelmeye devam ediyordu. Fakat o mesajları aldığına dair herhangi bir anıya sahip değildi. Bunun tek açıklaması onların o uyuduktan sonra gelmesiydi.


"Bundan sonra işler giderek kötüye gitti. Bazen uyandığında karısının elbiselerini giydiğini fark ediyordu. Artık çökmenin eşiğine gelmişti ve karısında bir problem olduğunu biliyordu. O yüzden son kez mezara yerini değiştirmek için gitti.


"Tekrar geri gelmesini engellemek için çılgınca bir fikir aklına geldi, eski bir apartman binasının duvarına gömecekti.


"Karısının duvarla bütünleştiğini görünce rahat bir nefes aldı. Bu sefer geri gelmesine imkan yoktu." Chen Ge aniden duraksadı. "Hikayenin sonu."


"Bu kadar mı?" Masadakiler hikayeye kapılmışlardı. "Sonra ne oldu? Arkadaşına ne oldu?"


Chen Ge Wang Qi'nin hikayesini anlatmıştı. O anda, ‘o arkadaş benimle karşılaştı ve şimdi hapishanede çürüyor’ demek istedi.


"Hikayen henüz bitmedi değil mi?" soldan ilk adam canı sıkkın bir tonla konuştu.


"Bildiklerim buraya kadar. Eğer devam edersem yalan söylemeye başlamış olurum." Chen Ge sesini değiştirerek daha olgun bir tonla konuştu. Soldan ilk adam masadaki diğer insanlarla bakıştı ve hepsi de soldan beşinci sandalyede oturan kişiye döndü. Bu kişi siyah bir cübbenin içinde adeta kaybolmuştu. Cildinin en ufak bir noktası dahi görünmüyordu.


Herkesin bakışlarını fark edince konuştu. "Tam olarak okuyamadım ama hikayesi gerçek olmalı."


"Fena hikaye değil ama bu hissiyatı sevmedim." Soldan ilk adam sol elini masaya yerleştirdi, görünüşe göre oylama sistemleri bu şekildeydi. Diğer dokuz kişiden sekizi sol elini masaya koydu. Sadece Chen Ge'nin maskesine ilgi duyan adam hareket etmedi.


"Bir çekimser, dokuz kişi mutabık. Görünüşe göre bu geceki oturum sonuçlandı." Soldaki adam habis bir şekilde kıkırdadı. Diğerleri de Chen Ge'ye vahşice baktılar.


Chen Ge Zhang Ya'yı çağırmayı denedi ama cevap yoktu. Eğer bir şey yapmazsa büyük bir tehlike yaşayacağını biliyordu.


"Bu kadar acele etmeyin. Bu daha ilk hikayem." Chen Ge gayet sakindi. Yüzündeki maskede çarpık bir gülümseme belirdi. "Dediğim gibi, çok hikayem var."


İlk başta rahat bir nefes alan diğer yeni üyeler tekrar gerildiler.


"Birçok hikayen mi var?" Maskesine ilgi duyan adam gözleriyle Chen Ge'yi inceledi. "Hayalet hikayeleri toplumunun kurallarına göre eğer onaylanmış üç gerçek hayalet hikayesi tamamlarsan bir talepte bulunabilir ya da topluluktan ayrılmayı seçebilirsin. O yüzden eğer iki tane daha gerçek hayalet hikayesi anlatabilirsen sana karşı tutumumuz değişebilir."


Onun bu görüşü diğerleri tarafından da kabul gördü. Sadece sağdan ilk adam tereddüt etti. "10 numara, görünüşe göre bu yeni üyeye oldukça değer veriyorsun."


"Sadece onun oldukça ilgi çekici olduğunu hissettim."


Masada oturan siyah cübbeli bireylerin kendi numaraları vardı, birbirlerine asla isimleriyle hitap etmiyorlardı ve hatta lakapları bile yoktu.


"Gerçek hayalet hikayeleri öyle kolay bulunmaz. Normal insanlar böyle hikayelere bir ya da iki kez rastlar ve ardından zihinsel çöküş yaşarlar." Soldaki adam masadaki sol elini çekti. "Umarım bize yalan söyleyecek kadar aptal değildir."


Chen Ge onların konuşmalarını bölmedi. Ne de olsa zaman kazanmaya çalışıyordu.


"Diğer hikayelerini anlat."


"İkinci hikayem bir arkadaşımın başına gelen gerçek bir hikaye."


Chen Ge ilk önce Fan Yu'nun nasıl ebeveynlerinin kuyuya düştüklerini gördüğünü ve katil halası ve hayaletlerle dolu evde yaşadığını anlattı. Ardından Kalem Ruhu ile depresyona giren kızın hikayesini paylaştı. Zhang Ya'nın henüz uyanmadığını fark etti, o yüzden ayrıca Men Nan'ın geceleri saçını yıkadığı ve rüyasında ona yaklaşan canavarın hikayesini anlattı.


En sonunda Xu Yin'in bakış açısından kanlı aşk hikayesini anlattı.


Bütün hikayeleri gerçekti. Tüm bunları anlattıktan sonra bütün üyeler sessizliğe büründü. Herif ne tür bir hayat yaşamıştı böyle?


Bütün ‘arkadaşları’ ya deli ya da hastaydı ve her biri yıllar içinde ölürken bu adam hala hayattaydı ve hikayelerini paylaşmak için buraya gelmişti.  Tüm bu hikayelerin arkasındaki gerçek suçlu o olabilir miydi?






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18110 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37376 Bölüm Sayısı


creator
manga tr