Bölüm 231: Makyajlı Olduğumu Unuttum

avatar
406 0

My House of Horrors - Bölüm 231: Makyajlı Olduğumu Unuttum


Bölüm 231: Makyajlı Olduğumu Unuttum

Çeviri: RassNt  


Üçü birbirine girdi. Chen Ge korku evinde ilk defa böyle bir şeyle karşılaşmıştı. "911 mi? Gerek yok. Ben size yardım ederim."


Ayağını Song An'ın sırtına bastırarak Xiao Du'yu kolundan çekti. "Sıkı dur!"


Xiao Du'yu karmaşadan çıkarmak için geriye doğru yaslandı.


"Ovv! Ovv!"


Uzun bir süre sonra nihayet üçünü birbirinden ayırmayı başardı. Solgun yüzlerle yere yığılan ziyaretçilere bakarken istemsizce iç geçirdi. "Buraya son zamanlarda gelen ziyaretçilerin sağlığı cidden zayıf."


Üzerinde hala doktor giysisi duran ve elinde çekici tutan Chen Ge ziyaretçilerden cevap alamadı. Onlar için bugün kalplerinden silinmeyecek bir gün olarak kalacak ve asla unutamayacakları ‘değerli’ bir anı olarak kalacaktı.


"Kendi başınıza yürüyebilir misiniz? Sizi dışarı çıkaracağım." Chen Ge kadın manken kafasını aldı ve onu vücudunun yanına yerleştirdi. Ardından ziyaretçileri müdür ofisinden çıkardı.


Korku evinin girişinde ziyaretçiler iki gruba ayrılmıştı. Bir grup gerçek ziyaretçilerden oluşuyordu, işgüzarlık yaparak dinlenme çadırını doldurmuşlardı. Diğer grup ise Tian Teng Tıp Okulu hayranlarıydı ve endişeli bir şekilde sonuçları bekliyorlardı.


"Müdür Xu, neredeyse kırk dakika oldu neden hala çıkmadılar?"


"İmdat çağrıları aldık! Müdür, her şeyin yolunda olduğundan emin misin?"


Xu Amca korku evinin önünde bilet satıyordu. Etrafı genç erkek ve kadınlarla çevrelenmişti. Eğer Chen Ge orada olsaydı onları tanırdı. Bunlar Tian Teng Tıp Okulu'nun diğer çalışanlarıydı.


"Yani... eminim her şey yolundadır." Xu Amca terlemişti. Dürüst olmak gerekirse hiçbir fikri yoktu. Normal ziyaret zamanı yirmi dakikaydı ve süre bittiğinde kötü bir şeyler olma ihtimali yükseliyordu.


"İki dakika içinde en az on kere terini sildin. Patron, bizi endişelendiriyorsun!" Bağıran adamın soy ismi Lin idi. Bebek beşiğinin ardından gizlenen cesedi oynayan oyuncuydu. Makyajsız hali daha solgundu.


"Endişelenme." Bunu söylese de Xu Amca giderek geriliyordu. Geçen sefer Fei Youliang'ın ziyaretinde sekiz dakika gecikme olmuştu ve çıktığında doğruca hastaneye gönderilmişti. Bu seferki gecikme yirmi dakikaydı! Bu kötü görünüyordu!


Xu Amca muhtemelen sonuçları düşünmeye bile cesaret edemedi. Hatta parkın sağlık ekibini on dakika önce çağırmıştı ve sedyeler çoktan çadıra getirilmişti.


"Biraz daha bekleyelim. Belki de çok eğlendikleri için gecikmişlerdir."


Bir dakika daha geride kaldı ve nihayet perde açıldı. Seksi bir kadın dışarı fırladı. Yüzünün rengi atmıştı ve kısa saçları yüzüne ve alnına yapışmıştı. Kadın ışığı gördüğü anda yere yuvarlandı. Sanki uzun bir maratondan çıkmış gibi göğsü çılgınca inip kalkıyordu.


"Birisi çıktı!"


"Bu Ye Xiaoxin!"


"Ülkenin en ünlü korku evi eleştirmeni değil mi? Nasıl bu hale geldi?"


"Bunun anlamı internette gördüğün her şeye inanmaman gerektiğidir. Ne de olsa o Tian Teng Tıp Okulu'ndan bir profesyonel değildi, o yüzden bu kadar korkması anlaşılabilir bir durum."


Ye Xiaoxin'in korku evinden çıkması Xu Amcanın rahat bir nefes almasına neden oldu. Tanrıya Şükür!


Ye Xiaoxin'e yardım etmek için giriş kapısını açtığı sırada perde ikinci kez açıldı.


Guo Miao adeta yaşlanmış gibi görünüyordu. Duvara kendini attıktan sonra yavaşça yere yığıldı. Gözleri cansızdı. Ye Xiaoxin'in solda olduğunu görünce iç güdüsel olarak sağ tarafa yığılmıştı. Güneşin altında diz çöktü ve kusmaya hazırlanır gibi iki büklüm oldu. 


"Patron!"


Tian Teng Tıp Okulu'nun diğer çalışanları hemen oraya doğru fırladılar. Patronlarının halini görünce kalplerinde oluşan şaşkınlığı tarif etmek imkansızdı. Korku evinin dışındaki hayranlar da ne diyeceğini bilemedi.


"Sadece korku evine girdi değil mi? Neden sanki hız trenine binmiş gibi bir hali var?"


Çok geçmeden kalın perde tekrar açıldı. Song An önden topallayarak çıkarken arkadan Chen Ge yanında iki ziyaretçiyle birlikte geldi. Maskesini çıkarmamıştı, o yüzden hemen kalabalıktan çığlıklar yükseldi. Xu Amca bile onun görüntüsü karşısında şok oldu. Bir korkak olduğundan Chen Ge'nin korku evine daha önce hiç girmemişti.


"Ciddi bir şey yok, sadece korktular." Chen Ge Xiao Du ve Su Luoluo'yu kapının önüne attı. Tian Teng Tıp Okulu'nun diğer çalışanlarını gördü. Onlar onu sorgulamaya başlamadan önce konuştu, "Tian Teng Tıp Okulu'nu desteklemek için buradasınız değil mi? Endişelenmeyin, korku evi ziyaretinizi on dakika içinde ayarlayabilirim."


Çalışanların söyleyecekleri sözler adeta boğazlarında tıkandı.


"Eğer başka bir şey yoksa ben geri dönüyorum. İçeride hala bulamadığım biri daha var."


Tian Teng Tıp Okulu çalışanları birbirlerine baktılar. Hepsi aynı iş sektöründeydi ve sürpriz kazaları biliyorlardı ama bu son cümlesi tam olarak ne anlama geliyordu?


Korku evine geri dönen Chen Ge Üçüncü Hastalık Koğuşu'na bakmak için güvenlik kayıtlarına baktı. Han Qiuming manken havuzunun içinde çabalarken hasta odalarından birine sürüklenmişti.


Chen Ge onu bulmak için Üçüncü Hastalık Koğuşu'na geri döndü. Ahşap kapıyı açtığında Han Qiuming'i yerde baygın buldu. Gözlüğü yüzünde asılıydı ve etrafında sayısız manken parçası vardı.


"Ona gözlüğünü bulmasına bile yardım ettiniz demek. Harika iş, çok naziksiniz."


Chen Ge parmağını adamın burnunun altına getirdi. Hala nefes alıyordu. Yüzeysel bakınca iyi görünüyordu ama Fei Youliang gibi gecenin ortasında çığlıklara boğulmasına neden olacak duygusal yaralar alıp almadığı henüz belli değildi.


Onu kolundan tutarak kapıdan dışarı çekti. Hareketle birlikte Han Qiuming yavaş yavaş bilincini geri kazanırken gözlerini açtı. Kanlı bir doktor tarafından sürüklendiğini görünce içgüdüsel olarak çabalamaya başladı. Chen Ge onu kurtarmaya değil lime lime doğramaya götürüyordu.


"Hareket etme, sana yardım ediyorum," Chen Ge nazikçe konuştu ama Han Qiuming'in bilinci yıpranmıştı. Chen Ge'yi anlayamadı ve mırıldandı, "Hayalet... hayalet..."


"Ne hayaleti? Halüsinasyon mu görüyorsun?" Chen Ge adamın başına ne geldiğini bilmiyordu ama kendi tasarımını düşününce bütün tuzakları tetiklemiş olsa bile Han Qiuming'in bu duruma düşmemesi gerekiyordu.


"Bu kadar kolay korkan biriysen nasıl korku evi tasarımcısı oldun?" Chen Ge adamı serbest bıraktı ve Han Qiuming yerdeki döşeği çekerek köşeye doğru sürünmeye çalıştı.


"Neden bu kadar korktun? Seni dışarı çıkarmak için buradayım. Buradaki çalışanlardan biriyim."


Han Qiuming onu dinlemeyi reddetti. Seçeneği kalmayan Chen Ge onu omuzlarından kavradı ve deri maskesini çıkardı. "Bana bak, ben korku evinin patronuyum."


Han Qiuming zorla ona bakmak için yüzünü çevirdi. Deri maskenin altında cansız bir yüz vardı.


"Ölü, ölü, ölü insan..."


Han Qiuming'in bir kez daha bayıldığını gören Chen Ge yüzüne dokundu ve aniden deri maskeyi giymeden önce ölü adam makyajı yapmış olduğunu hatırladı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18357 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37577 Bölüm Sayısı


creator
manga tr