Bölüm 225: Kasetçalar

avatar
449 0

My House of Horrors - Bölüm 225: Kasetçalar


Bölüm 225: Kasetçalar

Çeviri: RassNt  


"Patron hala onu bulmamızı mı istiyorsun?" Xiao Du homurdandı. Genç adam sivri dili yüzünden Han Qiuming ile ilgili iyi bir izlenimi yoktu.


"Eğer onu bulmazsak gerçekten başına bir şey gelebilir." Guo Miao'nun ifadesi ciddiydi. "Belki de gelmiştir bile. Hayır, onu arkada bırakamayız! Hemen geri dönüyoruz!"


"Sana katılıyorum patron." Şaşırtıcı şekilde Song An kin tutmadan yardım etmeye gönüllü oldu. "Bir korku evinin içinde ayrılmak bir hataydı. Bir arada durmak daha iyi olacak."


Xiao Du bir anlık duraksamadan sonra başıyla onayladı. "Tamam, sizi takip edeceğim."


En masum olan Su Luoluo idi. Kızın hiçbir şeyden haberi yoktu ve Tian Teng Tıp Okulu çalışanlarının konuştuğu şeyler hakkında bir fikri yoktu. Sadece onları takip etti ve oradan oraya koşuşturdu.


"Daha detaylı araştırma yapmalıyız. Her odaya bakmamız lazım."


Guo Miao'nun liderliğinde grup Üçüncü Hastalık Koğuşu'na geri döndü.



Han Qiuming ve Ye Xiaoxin müdürün ofisine girdiler. Oda daha küçük iki odaya ayrılmıştı ve içinde basit masa ve sandalyeler vardı.


"Çekmeceler boş ve raflarda hiç kitap yok. Kitap tercihlerine bakarak patronun kişiliğine dair ipucu bulamayacağız ama aynı zamanda bu iyi bir şey çünkü zamandan tasarruf etmiş olacağız. Birçok korku evi şifre ve ipuçlarını kitapların içine gizlemeyi sever," han Qiuming Ye Xiaoxin'e açıkladı ama sanki kendi kendine konuşuyordu. Ye Xiaoxin adamdan ayrıldı ve odanın derinliklerine doğru yürüdü. Büyük şifonyere baktı.


"Bakalım, bu şifonyer belli ki özel yapım. İçinde bir çalışanın saklanma ya da tuzak olma ihtimali yüzde doksan." Han Qiuming kapısını açmak için ileri yürüdü. Şifonyer boştu. Beceriksizce güldü. "Görünüşe göre yüzde onluk kısma denk geldik. Muhtemelen çalışanlar Yaşlı Guo'yu korkuttuktan sonra geri dönecek zamanı bulamadı."


Ye Xiaoxin adamla zerre ilgilenmedi. Şifonyerin duvarlarına hafifçe vurdu. "Özel bir odanın içine özel bir şifonyer koymasının bir sebebi olmalı."


Ye Xiaoxin şifonyerin arka duvarına vurduğunda ses değişti. Arkasının boş olduğu barizdi. İkili birlikte o duvarı çıkardılar ve ortaya gizli bir geçir çıktı.


"Çalışan geçidi mi?"


"Sanmıyorum."


Geçitte ışık yoktu, o yüzden Ye Xiaoxin telefonunun ışığını açtı. Han Qiuming ve Ye Xiaoxin birlikte tünele girdiklerinde görünmez bir kuvvet şifonyerin duvarını itti ve yavaş yavaş duvar kapandı. Geçit o kadar dardı ki arkanı dönmek bile zordu. Neyse ki geçit sadece birkaç metre uzunluktaydı.


Dar tünelin sonunda çelik bir kapı vardı. Ye Xiaoxin kapıyı iterek açtı ve karşısına ahşap bir tahta çıktı. Onu da iterek açtı ve manzara değişti. Burası daha önce girmedikleri bir hasta odasıydı.


"Müdürün ofisi bir hasta odasına mı bağlanıyor? Bu tasarımın anlamı ne?" Ye Xiaoxin Üçüncü Hastalık Koğuşu'nun hakikiliği karşısında tamamen etkilenmişti.


"Acaba müdür hastayı kendi malıymış gibi bu odada mı tutuyordu?" Han Qiuming tahminini söyledi. "Bugünlerde olduğu gibi özel hastanelerin profesyonelce yönetilmediği  zamanlarda bunun yaygın bir şey olduğunu duymuştum."


"Olabilir." Odaya girdiler ve incelemeye başladılar. Köşeleri yontulmuş yatak, masa ve sandalyeler vardı. Tasarım basitti, özel bir şey yoktu.


"Dışarı çıkıp bir bakalım." Han Qiuming kapıyı açtı ve burnuna garip bir koku akın etti. İlaç ve kan karışımı bir kokuydu. Bir adım geriye sendeledi ve koridora bakmak için boynunu uzattı.


Duvarlar çatlaktı ve bu çatlakların altındaki kan damarları atıyordu. Garip bir hissiyat veriyordu, bina sanki canlıydı ve duvarlar onun kan damarlarını gizliyordu.


"Bu koridora daha önce gelmemiştik." Tasarım olarak neredeyse aynıydı ama verdiği hissiyat tamamen farklıydı. Üçüncü Hastalık Koğuşu maksimum potansiyelini açığa çıkarmak için tekrarlı tasarım kullanıyordu. Ziyaretçiler en sonda ne olduğunu bilmiyordu ve onları kaç tane koridorun beklediğinden habersizlerdi.


Yerdeki döşekler iyice eskimişti ve yastık bebeklerin kafaları aradan dışarı çıkmıştı. Yüzlerine garip ifadeler çizilmişti. Sanki gözleri ikiliyi takip ediyordu. Han Qiuming geri çekilmek istedi. Buraya gizli bir geçitle gelmişlerdi, o yüzden bu koridorun diğerlerinden ne kadar uzakta olduğunu bilmiyorlardı ve saklanan korkutucu şeylerden tamamen habersizlerdi.


Koridora ışık tutmak için telefonunu kullandı. Karanlık koridorun sonunda bir çıkış değil başka bir dönemeç vardı.


"Yolu kapatma." Ye Xiaoxin hasta odasından çıktı. Dışarı çıktığında bacaklarına adeta bir soğukluk dokundu. Bu koridorun kesinlikle diğerlerinden farklıydı.


"Etrafa bakalım. Kasetçalar bu odalardan birinde olmalı." Ye Xiaoxin inceleme yapmak için yandaki odalardan birine girdi ama Han Qiuming olduğu yerde kaldı. Kapıyı kavrayan eli terler içinde kalmıştı ve omzunun üzerinden arkasındaki oda kapısına baktı.


Kapının üst yarısı normaldi, 3 sayısı vardı ama alt yarısı oldukça korkutucuydu. Tamamen kırmızıya boyanmıştı ama boya parlak ve yapışkandı. Kırmızı renk canlı görünüyordu ve kapının üzerinde büyüyordu. "3. oda mı? Neden bu koridordaki sayılar diğerlerinden farklı?"


Han Qiuming ve Ye Xiaoxin ilk üç hasta odasını incelediler. En sona geldiklerinde bir odanın kapısında herhangi bir tabela ya da sayı olmadığını gördüler. "Girip bakalım."


Oda küçüktü ve etrafı tamamen sarılmıştı. Ses yalıtkan duvarları vardı ve odanın ortasında kayışlı bir yatak duruyordu. Yatağın yanında birkaç kırık alet duruyordu.


"Burası bir elektroşok terapi odasına benziyor. Başka akıl hastanesi ve filmlerde benzer şeyler görmüştüm." Han Qiuming yatağın etrafına baktıktan sonra kırık alet yığınını inceledi. Ardından güldü. "Buldum!"


Han Qiuming aletleri bir kenara iterek aralarında gizlenmiş olan kasetçaları buldu.


"Bir de korku evinin zor olacağını düşünmüştüm." Gayet kolaymış gibi davranmaya çalıştı ama yüzündeki heyecanlı ifade gerçek hislerine ihanet ediyordu.


Ona kıyasla Ye Xiaoxin daha sakindi. Cihaza baktı ve korku evine girdiğinden beri ilk kez kaşları çatıldı. "Şunu duydun mu?"


"Neyi?" Han Qiuming onun ne demek istediğini anlamadı. "Aldırma. Hemen gitmemiz lazım. Bu oyunun zaman sınırı var. Kusursuz bir şekilde oyunu tamamlayacağım ve Chen denen herifin ağzının payını vereceğim."


"Gerçekten duymadın mı?" Ye Xiaoxin Han Qiuming'in kollarındaki kasetçaları işaret etti. "İçindeki kaset dönüyor ve oynatma butonu yanıyor. Cihaz çalışıyor."






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37434 Bölüm Sayısı


creator
manga tr