Bölüm 203: Kendim Gördüm

avatar
434 1

My House of Horrors - Bölüm 203: Kendim Gördüm


Bölüm 203: Kendim Gördüm

Çeviri: RassNt  


İkili omuzları sürterek yan yana geçtiler ve Chen Ge kadına bakmak için arkasını döndü. Kadından garip bir koku yayılıyordu. Parfüme benzemiyordu, daha çok hastane dezenfektanını andırıyordu.


"Hey!" Chen Ge asansörün kapısında durdu ve kadına seslendi. Kadın durdu ve arkasını döndü. Maskesi ve şapkasının arasındaki ufak açıklıktan bir çift güzel göz parıldadı. Gözleri şaşkınlıkla doluydu. Gözlerine bakınca bu kadının polisin gönderdiği resimdeki kadından farklı biri olduğu anlaşılıyordu ve belli ki Chen Ge'nin aradığı 2 numaralı hasta değildi.


"Siz şu filmdeki ünlü değil misiniz? Bir fotoğraf çekinebilir miyiz?" Chen Ge aceleci davrandığını fark etmişti. Ne diyeceğini bilemediği için böyle bir mazeret üretti.


"Üzgünüm ama sanırım beni başkasıyla karıştırdınız." Kadının sesi sanki hastaymış gibi yumuşaktı. Ardından dönerek oradan uzaklaştı. Chen Ge'nin bir çeşit kötü adam olduğunu düşünerek adeta onu başından savmıştı.


Resimdeki kadına benzemiyor ama 2 numaralı hastanın Dorian Gray Sendromu rahatsızlığı var. Birçok estetik ameliyat geçirdi, o yüzden görünüşe aldanmamak gerekiyor.


Bugünlerdeki teknolojiyle yüzünü baştan aşağı değiştirmek zor değildi. Her ihtimale karşı sırt çantasını kavrayarak kadının peşinden gitti.


Üçüncü binadan çıktıktan sonra kadını yeraltı otoparkına kadar takip etti. Orada bir süre gezindikten sonra kadının ortadan kaybolduğunu fark etti.


"Nereye gitti?" Otoparkta güvenli kameraları vardı ve güvenliğin kendisini yanlış anlamasından korkarak kadını takip etmekten vazgeçti ve üçüncü binaya geri döndü. Asansörle 14. kata çıktı ve Wang Xin'in evinin kapısını çaldı.


"Kimse var mı?"


Kapının arkasından ayak sesleri geldi ve terlikli birisi kapıyı açtı. "Kime bakmıştınız?"


Kapının arkasında siya beyaz bir elbise giyen orta yaşlı kadın vardı. Kendine iyi bakmıştı. Derisi sıkıydı ve gerçek yaşından çok daha genç görünüyordu.


"Benim. Geçen sefer Wang Xin'e yardım etmiştim..."


Chen Ge daha cümlesini tamamlamadan kadın onu tanıdı. "Doktor Chen! Lütfen içeri gelin, ben de size teşekkür etme fırsatı bulamadığım için üzülüyordum."


"Doktor Chen?" Kadının kendisine böyle hitap etmesi Chen Ge'yi garip hissettirdi. İlk defa kendisine böyle hitap ediliyordu ama neden de garip şekilde tanıdık gelmişti. "Ben profesyonel doktor değilim."


"Benim için siz dünyanın en iyi doktorusunuz çünkü Wang Xin'in hayatını kurtardınız. Bu kadar mütevazi olmayın, Doktor Gao'dan hakkınızda çok iyi şeyler duydum. Lütfen içeri gelin!" Kadın adeta onu içeriye sürükledi.


"Rahatsız ettiğim için kusura bakmayın. Bugün buraya gelmemin sebebi Wang Xin'i kontrol etmek ve bazı sorular sormak."


"Sehpada muz ve elma var. Siz oturun ben de çay demleyeyim."


"Gerçekten hiç gerek yok." Chen Ge kanepeye oturdu. Wang Xin'i ziyaret etmek sadece bahaneydi. Chen Ge'nin asıl hedefi 2 numaralı hastayı bulmak ve Kaset Hayaletinin ilgi görevini tamamlamaktı. Tabii ki Wang Xin'in annesine bunu söylemeyemezdi. Bıraktığın izlenim önemliydi.


Chen Ge kadın ile konuşurken yatak odasının kapısı açıldı ve sıska bir kız dışarı çıktı. Birbirlerini bir süredir görmemişlerdi ama Wang Xin şu an öncekine göre çok daha iyiydi. Daha önceleri odasından ayrılamıyordu ama şimdi kendi isteğiyle onu görmek için dışarı çıkmıştı.


Daha önce Chen Ge'ye kalbini açmıştı. Kız Kalem Ruhu kalemini kucaklayıp ağladığında söylediği sözler hala Chen Ge'nin hafızasında tazeliğini koruyordu. Chen Ge kızın pozitif yönde gelişme göstermesini mutlulukla karşıladı.


Kız onun karşısına oturdu. İnsanlarla konuşmaya alışkın değil gibiydi ve sesi son derece düşüktü. Chen Ge hastalarla nasıl konuşulması gerektiği de dahil Doktor Gao'dan birçok şey öğrenmişti. Wang Xin'i kesmeden sabırla dinledi ve kendini Wang Xin'in yerine koydu.


Yavaş ama kesin bir şekilde kızın yüzünde bir gülümseme belirmeye başladı. Kalbindeki düğüm çözüldükten sonra kız dış dünya ile iletişim kurmayı da denemeye başlamıştı. Wang Xin gittikten sonra kadın çayla birlikte geldi. "Çocuğun kalbinde tuttuğu birçok şey var ama bize asla söylemiyor. Sizin burada olmanız sayesinde bu kadar mutlu bir şekilde gülümseyebiliyor."


Chen Ge çay bardağını aldı ama içmedi. "Wang Xin'in durumu gayet iyiye gidiyor ve tedavi etkisini gösteriyor."


Chen Ge saate baktı ve konuştu, "Aslında buraya gelmemin sebebi bir soru sormak."


"Lütfen devam edin." Kadın gayet cana yakındı.


"Fang Hwa Apartmanlarında binalardan birinin lanetli olduğunu duydum. Bu doğru mu?"


Kadının ifadesi dondu. Ayağa kalktı ve sessizce Wang Xin'in odasına doğru yanaştı. Ses gelip gelmediğini dinledikten sonra Chen Ge'yi mutfağa götürdü. Mutfağın kapısını kapattıktan sonra konuştu, "Doktor Chen, size yalan söylemeyeceğim. Bu gerçek."


"Gerçekten lanetli mi?" Chen Ge orta yaşlı kadının böyle kesin konuşacağını beklemiyordu.


"Kendim gördüm." Kadın aşağıyı işaret etti. "Bu binanın 13. katına bir şey musallat oldu."


Kadın 13. kattan bahsedince Chen Ge daha önce karşılaştığı kadını düşündü. Kadın hızlıca devam etti. "Fang Hwa Apartmanları yaklaşık yirmi yıl önce inşa edildi. En başta burası çok büyük değildi. Sadece önceki daha eski altı bina vardı. Arkadaki üç bina dört ya da beş yıl önce yapıldı ve buraya taşınan ilk kiracılardan biri bendim."


Kadın çay bardağını tuttu ve iki ya da üç yıl önce gerçekleşen garip olayları anlatmaya başladı. Hikayesi Yaşlı Wong'un anlattıklarıyla örtüşüyordu ama onun anlattıkları daha korkutucuydu, çünkü kendisi bizzat dışarıda beyaz gölge ile karşılaşmıştı.


Dediğine göre o gece yarısı kapının dışından garip bir ses duymuştu, sanki birisi kapıyı tırmalıyor gibiydi. En başta kedi falan sanmıştı ama çok geçmeden birisinin konuştuğunu duymuştu. Kadının aklına gelen ilk düşünce hırsız olmuştu. Hemen mutfağa giderek bir bıçak almış ve kapıya gitmişti. Kapının deliğinden bakmıştı.


Koridorun sese duyarlı ışıkları sanki bozulmuş gibiydi çünkü görebildiği tek şey bir beyazlık bulutu olmuştu. Kadın polisi çağırmış ve elindeki bıçağı kapının önüne doğru savurmuştu. En sonunda beyaz gölgeyi korkutup oradan kaçırmayı başarmıştı.


Kadının beyaz gölgenin kaçışını tekrar anlatışı Yaşlı Wong'un hikayesine benziyordu. Beyaz gölge çok hızlıydı ama ayak sesi çıkarmıyordu.


"O şeyin ne olduğunu bilmiyorum ama polisten duyduğuma göre bir çeşit şaka yapan akıl hastasıymış." Kadın bardağı koydu ve iç geçirdi. "Burayı taksitle aldım ve bütün hayat birikimimi buraya yatırdım. Yoksa buradan çoktan taşınmış olurdum."


"Beyaz gölgeyi yakın bir mesafeden gördünüz yani?" Chen Ge kadının söylediklerini akıl süzgecinden geçirdi. Gözleriyle kadının yaşına uymayan yüzünü ve giydiği siyah beyaz döpiyesi inceledi.


Chen Ge Wang Xin'in üvey annesine güvenmiyor değildi ama kadının neden siyah ve beyaza aşık olduğunu merak etti. İlk karşılaştıklarında da beyaz gömlek ve siyah pantolon giyiyordu.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18424 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37654 Bölüm Sayısı


creator
manga tr