Bölüm 196: Sallanma

avatar
515 3

My House of Horrors - Bölüm 196: Sallanma


Bölüm 196: Sallanma

Çeviri: RassNt  


"Eğer yanlış bir şey yapmadıysanız korkacak bir şey yok. Günün sonunda Xu Zhenzhen'i para kazanmak için kullanmak istediniz."


Chen Ge her  şeyi anlamıştı. En başta Tian Teng Tıp Okulu ürkütücü bir atmosfer yaratmak için sahte bir hayalet kullanmak istemişti ama yanlışlıkla gerçek şeyi çağırmıştı.


"Dur, yaklaşma!" kadın bağırdı ama bu sözleri aniden kasetçalardan gelen erkek çığlığı tarafından yutuldu.


"Çok acı verici! Çok acı verici!"


Adamın sesi tekrar çınladı ama bu sefer odadaki üç insan da donup kaldı.


"Kardeş Lin, yanlış mı anladım?" Kadın kolu titriyordu. "O ses cihazdan mı kaçtı?"


Adam da afallamıştı. Biraz önceki çığlığın cihazdan gelmediğine emindi. İki oyuncu titreyerek Chen Ge'nin arkasına doğru baktılar ve bu durum Chen Ge'yi huzursuz etti. "Arkamda bir şey mi var?"


Elini cebine uzatarak tükenmez kalemi kavradı ve bacak kasları gerildi.


"Arkanda değil..." oyuncular bu cevapla birlikte koridora kadar çekilerek onunla aralarındaki üç metrelik mesafeyi korudular.


"Arkamda değilse neden kaçıyorsunuz?" Chen Ge dişlerini sıkarak sordu. Oyuncuların herhangi bir kaza yaşanması halinde onu terk edip gidecekleri belliydi. Kendi Korku Evinde olsa, ister gerçek ister sahte hayalet Chen Ge yolu gösteren kişi olurdu.


"Acı verici, acı verici..."


Daha da ürkütücü bir şekilde erkek sesinin kaynağı odayı doldurdu!


Ses sanki sakat vücutlu bir adam sürükleniyormuş gibi ilerliyordu sanki.


İki saniye sonra adamın sesi aniden kadının önünde belirdi!


"Acı, çok acı verici!"


Kadının çığlığı Chen Ge'nin kulaklarının zarını patlatacaktı. Kadın bunu beklemiyordu ve arkasına bile bakmadan koridorda koşmaya başladı.


"Ah Rui!" Adam ani bir hareket yapmaya cesaret edemedi. Duvara doğru yaslandı. Yanında kadın varken zaten korkuyordu ve şimdi ise tek başına kalmıştı. Chen Ge kasetçaları aldı ve başlat butonu hala kırmızı bir göz gibi parlıyordu. Kaset hala dönüyordu ama adamın sesi koridora kaçmıştı.


Kasetten ayrıldı mı?


Chen Ge önceki tecrübelerine göre bu Meşum Tayf'ın gücünü değerlendirmeyi başardı. Başıboş ruhlar ve en düşük seviye Meşum Tayflar sahiplendikleri şeylerden ayrılamıyordu. Örneğin Xiaoxiao oyuncak bebekten asla ayrılmamıştı. Xiaoxiao'dan daha güçlü ayna hayaleti ve Kalem Ruhu vardı. Sahiplendikleri eşyalardan bazen ayrılabiliyorlardı ama kısa süre içinde geri dönmeleri gerekiyordu.


Onların bir üst seviyesi Üçüncü Hastalık Koğuşu'ndaki ince canavarlardı. Zamanlarının çoğunu insanların omuzlarında oturarak geçiriyorlardı ama bir insana bağlı olmadan da hayatta kalabiliyorlardı.


En güçlüleri ise tabii ki Kızıl Tayflardı. Kendilerini herhangi bir şeye bağlamaya ihtiyaçları yoktu; onlar teknik olarak ‘gerçek’ hayaletlerdi.


Kasedin içindeki şey muhtemelen Kalem Ruhu ile ince canavar arasında bir seviyede.


Adamın korkunç çığlıkları her yerde yankılanmaya devam etti. Görünüşe göre herhangi bir amacı yoktu. Ne duvara yapışıp kalmış erkek oyuncuyu ne de koridorda koşan kadın oyuncuyu hedef almıştı.


Bu hayalet sanki bir şey arıyormuş gibi son derece garip davranıyordu.


Çığlıkları hep acıyla ilgili. Ölmeden önce ne yaşamış olabilir?


Chen Ge ağlayan kasedi kazandıktan sonra Meşum Tayf'ın ne dediğini duymak istemişti; tayfı tanımanın en kolay yolu buydu. Kullanılabilir cihazı olmadığından kaset hayaletiyle iletişim kurma fırsatı olmamıştı ve teknik olarak şu an onunla ilk defa karşılaşıyordu.


"Çok acı verici, çok acı verici..." Adamın sesi koridorun içinde durduktan sonra Korku Evinin girişine doğru yavaşça hareketlendi.


Bir şey mi buldu?


Chen Ge'nin gözleri aniden parladı. Kaset hayaleti muhtemelen Korku Evinde gizlenen gerçek hayaleti bulmuştu!


Bu düşünce zihninde belirdi ve kasetçalarla birlikte odadan fırladı. Oyuncu da sesin ayrıldığını duydu, ardından telefonu çıkardı ve sohbet odasına bağırdı, "Hayalet o tarafa geliyor! Kaçın! Girişten uzaklaşın!"


Öndeki senaryolardan bulunan birkaç oyuncu en başta çok korkmamıştı ama adamın panik dolu çığlığını duyunca onlar da telaşlandı. Hepsi de bu Korku Evinin çalışanıydı, o yüzden adamın meslektaşlarını kandırmasının bir anlamı yoktu.


"Çabuk! Kaçın! O şey size doğru geliyor!"


Telefona bağırdıktan sonra adam Meşum Tayf'ın tam tersi yöne koştu. Aceleyle meslektaşlarının cevabını bile dinleme fırsatı bulamadı.


"Bağırmanın ne anlamı var?" Chen Ge iki metrelik mesafeyi koruyarak tayfın peşinden gitti. Bebek odasının önündeki arabayı geçerken aniden devasa sahte organ yığınının içinden küçük bir kız dışarı fırladı. Kız tam kapıyı açmıştı ki Meşum Tayf o anda bağırdı, "Çok acı verici!"


Boğaz yırtarcasına yükselen çığlık kapıdaydı. Kız boş koridora baktıktan sonra titreyerek geri adım attı. Dekorlardan birine takıldı ve sahte organ yığınının içine düştü. "Kimsin? Çık dışarı!"


Narin sesi gözyaşlarıyla boğuldu. Elinde telefonuyla çalışan sohbet grubundan yardım istedi ama cevap gelmedi.


"Çok acı verici! Çok acı verici!"


Meşum Tayf'ın sesi odaya girdi. Kız sadece çığlıkları duyabiliyordu ama görünürde kimse yoktu ve yüzündeki makyaj gözyaşlarıyla birlikte bozuldu.


Etrafında hiçbir şey yoktu. Kız sahte organların içine iyice sindi. Etrafındaki aksesuarları topladı ve kendini dağ gibi yığının içine gizlemeyi planladı. Chen Ge tayfı yakından takip ediyordu. Kapıdan içeri girdiğinde bunu gördü ve kızın hareketi onu şaşkına çevirdi.


Chen Ge kızı yığının içinden dışarı çekti ve konuştu, "Hemen girişteki arkadaşlarına oradan ayrılmalarını söyle."


Chen Ge'in avucundaki sıcaklığı hisseden kız kendine geldi. Odadan düşe kalka dışarı fırladı. Meşum Tayf kızın peşinden gitmedi. Odada dolandıktan sonra otopsi odasına girdi. Chen Ge artık hayaletin bir şey aradığından emin olmuştu.


Koridordan bazı sesler geldi. Kız diğer oyunculara haber vermişti ve hepsi ayrılıyordu. Korku Evinin içinde kalan tek canlı muhtemelen Chen Ge idi.


Bakalım tam olarak ne arıyor...


Chen Ge sesi Tian Teng Tıp Okulu'nun girişine doğru takip ederken tükenmez kalem ve kasetçaları tutuyordu.


Dar koridorda yeşil ışık titreşmeye devam etti. Bu ışık koridoru daha da korkutucu bir hale getiriyordu ve koridorun sonunda kurumuş bir ‘kadın cesedi’ sağa sola sallanıyordu.


"Çok acı verici..."


Meşum Tayf'ın çığlığı kadın cesedinin yanında durdu. Chen Ge de mankene doğru yürüdü. Koridorun ortasında sallanan mankene baktı ve kalbini hafif bir korku belirtisi sıkıştırdı.


Korku Evine girdiğinde ve kutunun içindeki adama kalkması için yardım ettiğinde elinin arkasına bir şeyin dokunduğunu hissetmişti. Bakmak için döndüğünde bunun sallanan ‘kadın cesedi’ olduğunu fark etmişti.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19482 Üye Sayısı
  • 802 Seri Sayısı
  • 39048 Bölüm Sayısı


creator
manga tr