Bölüm 187: Tian Teng Tıp Okulu

avatar
426 0

My House of Horrors - Bölüm 187: Tian Teng Tıp Okulu


Bölüm 187: Tian Teng Tıp Okulu

Çeviri: RassNt  


Xu Wan ayrıldıktan sonra Chen Ge tek başına Korku Evine geri döndü. Hala yapacak işleri vardı. Kalem Ruhu'nun kalemini tamir ettikten sonra horozu Korku Evinin yanına gömdü. Onu neyin öldürdüğünü bilmiyordu. Vücudunda herhangi bir yara olmadığından katilin kapının arkasından geldiğinden şüpheleniyordu. Güvenlik önlemi olarak onun cesedini orada bırakmamış ve Korku Evine getirerek gömmeyi tercih etmişti.


Bütün bu angarya işleri hallettikten sonra yeraltı otoparkına girdi. Üçüncü Hastalık Koğuşu tamamen kopyalanmıştı. Boyutu Mu Yang Lisesi'nin iki katıydı ve tam okulun karşısına kurulmuştu. Bütün senaryolar birbirine bağlanmış ve yollar kesişmişti. Dehşet Labirenti şekillenmeye başlamıştı.


Chen Ge senaryoda gezdi ve tehlike olmadığından emin olduktan sonra gözüne kestirdiği birkaç kilit noktaya kameralar kurdu ve ardından senaryodan ayrıldı.


Mu Yang Lisesi iki gizli görevle gelmişti ve Üçüncü Hastalık Koğuşu'nun üç yıldızlı bir senaryo olduğunu düşünürsek daha fazla gizli görevi olmalı. Fakat bütün senaryoyu gezdim ama hiçbir şey bulamadım. Görünüşe göre bu gizli görevleri tetikleyen şeyi bulmak kolay olmayacak.


Chen Ge dinlenme odasına geri döndüğünde tam yatmaya hazırlanırken Müfettiş Lee'den mesaj geldi. Biraz düşündükten sonra onu aradı. "San Bao Amca, şu an iyiyim. Endişelenmene gerek yok."


"Pekala, en azından iyimsersin." Telefonun diğer tarafında ayak sesleri geldi. Müfettiş Lee tenha bir yere geçtikten sonra devam etti. "Geçen gecenin kayıtlarını izledim. Kafese kapatılmış kurbanları gördüğünde hemen polisi aramalıydın."


"Anladım. Bir dahaki sefere daha dikkatli olurum."


"Bir dahaki sefer mi?" Müfettiş Lee iç geçirdi. "Öyle olsun. Sadece dikkatli olman gerektiğini hatırlatmak istedim. Ayrıca seni iki şey hakkında bilgilendirmem lazım. İfadene göre kurbanların kafese hapsedilmesi olayına üç kişi dahilmiş. Bu üç kişi şu an kaçak durumda o yüzden dikkatli olmalısın. Hepsi de akıl hastası ve her şeyi yapabilirler."


"Tamam dikkatli olurum."


"İkincisi ise Batı Jiujiang Özel Akademisi ile ilgili." Müfettiş Lee'nin tarafından kağıt çevirme sesleri geldi. "Beş yıl öncesinden başlayarak okulla ilgili bütün erkekleri araştırdım ve şüpheli havuzunu 21 kişiye kadar indirdim. Bir hafta içinde kızı intihara sürükleyen kişiyi bulabiliriz."


Zhang Ya için nihayet adalet sağlanacaktı. Chen Ge telefonda derin bir nefes aldı. "Müfettiş Lee, suçluyu yakaladığında onunla beş dakika yalnız kalabilir miyim?"


"Sonra bakarız ama umudunu çok yüksek tutma." Müfettiş Lee telefonu kapattı ve Chen Ge telefona bir süre baktıktan sonra nihayet uykuya daldı.



Kan kırmızısı odada Chen Ge yatakta yatıyordu. Bacaklarındaki kan damarları yüzeyselleşmişti. Etrafına şaşkın şaşkın baktı ve yanında Men Nan'ın sesi belirdi. "Çok zamanın kalmadı."


Arkasını döndüğünde oğlanın odanın ortasında durduğunu gördü. Vücudu boyunca kırmızı çizgiler akıyordu.


"Men Nan?"


"Çok zamanın kalmadı," dedi oğlan ifadesizce. Bu cümleyi üçüncü kez tekrar etmek üzereyken kırmızı çizgiler gerildi ve oğlanın vücudu paramparça oldu.


"Hey!"


Chen Ge'nin gözleri aniden açıldı ve alnında soğuk terlerle kabustan uyandı. Saat gece 3:40 idi ve tam da ‘kapıdan’ çıktığı zamanla rastlantılıydı.


Niye böyle bir rüya gördüm? Kapının içindeki ana personaya bir şey mi oldu? Chen Ge'nin uykusu kaçmıştı. Telefonu, alet çantasını ve sırt çantasını alarak Üçüncü Hastalık Koğuşu'na doğru yola koyuldu.


Oraya vardığında saat beşti. Güneş yükseliyordu ama binalar hala ürkütücü görünüyordu. Duvardan atlayarak akıl hastanesine girdi. Polis Üçüncü Hastalık Koğuşu'nun kilitlerini kırmıştı ve Chen Ge hemen 2. odaya doğru yöneldi.


Kapıyı itti ve her şey bıraktığı gibiydi. Araştırması bir sonuç vermedi. Derin derin düşünerek binanın derinliklerine doğru yürüdü. Önceki gece sakladığı çekici ve satırı çıkardı ve doğruca müdürün ofisine gitti. Alet çantasındaki aletleri kullanarak şifonyerin dört köşesindeki kan kırmızısı çivileri söktü.


Normal demir çivilere benziyorlar. Chen Ge perdeden bir parça yırtarak çivileri içine sardı ve ardından sırt çantasına attı.


Gün başlıyordu. Hala yapacak çok işi olan Chen Ge akıl hastanesinden çıktı, bir süre yürüdü ve en sonunda bir taksi buldu. Yeni Yüzyıl Parkı'na geri döndü.


Sırt çantasını yerine yerleştirdikten sonra geçici olarak kapalı olduğunu gösteren tabelayı astı ve bir takım eşyalarla doğruca şehir merkezine gitti.


"Sheng Yuan Uluslararası Plazanın üçüncü katı." Chen Ge elinde el ilanıyla asansör bekledi. Yakınında bir grup genç erkek ve kadın vardı ve aralarında konuşuyorlardı. Oldukça heyecanlılardı.


"Tian Teng Tıp Okulu'nun Jiujiang'a gelmeye karar verdiğine inanamıyorum! Geçen sene onlar Xing Hai'deyken hemen trene atlayıp ziyarete gitmiştim!"


"Yine abartıyor gibisin. Su Su, bizim de iyi bir Korku Evimiz var ve internette oldukça ünlü."


"İnternetteki söylentilere bakma. Bizim Korku Evlerimizi sadece ucuz numaralar yapıyor; Tian Teng Tıp Okulu'na rakip olamazlar. Siz benim gibi bu işin meraklısı değilsiniz, o yüzden anlayamazsınız."


Su Su isimli konuşan kız oldukça tatlı biriydi. Boyu 1.6 civarıydı ve göğsü tahta gibi düzdü. Su Su'nun yanında uzun genç bir adam vardı. Adam utangaç bir şekilde ekledi, "Ama bizim Korku Evlerimizin hepsi aynı değil mi?"


"Çoğu Korku Evi bu işi para için yapar ama Tian Teng Tıp Okulu farklı; onlar gerçek korku deneyimi sunmayı amaçlıyor. İkisi birbirinden çok farklı şeyler." Kız görünüşe göre gerçek bir Korku Evi hayranıydı. "Açıklasam bile anlamayacaksınız. Orada sadece bana takılın yeter."


Kız oldukça ilgiliydi ve Chen Ge'nin ilgisini çekti. Asansör kapısı açıldı ve hep birlikte üçüncü kata çıktılar. Asansör açıldığında bekleyen ziyaretçilerle dolu bir ortam gözler önüne serildi.


"Tian Teng Tıp Okulu bu kadar ünlü mü?" Chen Ge internette tanıtım yapmak için bütün hayatını ve enerjisini riske atmıştı ve Korku Evinin popülerliğini zar zor yükseltebilmişti. Buna kıyasla Tian Teng Tıp Okulu sadece ağızdan ağza yayılarak bu kadar müşteri çekmeyi başarmıştı. Bu oldukça etkileyiciydi.


"Onlar tabii ki ünlü! Şu an piyasadaki en büyük seyyar Korku Evi onlar! Japonya'dan on yıldan fazla tecrübesi olan bir Korku Evi tasarımcısı işe aldılar. Bütün dekorları ve set kurguları özel yapım." Su Su isimli kız Chen Ge'yi duydu ve sabırla açıkladı, "Amca, giriş ücreti pahalı olsa da kesinlikle parana değer! Korkular ses, ışık, elektrik ve kokuyu kullanır. Bu, ülkedeki en iyi Japon tarzı Korku Evi."


"Amca mı?" Chen Ge'nin dudakları hafiften titredi. Dün gördüğü şeyler yeterince korkutucuydu. Kendini toparladıktan sonra kızın yanından geçerken mırıldandı," Daha önce Japon tarzı Korku Evini tecrübe etmedim ama bakalım Üçüncü Hastalık Koğuşu'na kıyasla hangisi daha korkutucu?"






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18112 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37375 Bölüm Sayısı


creator
manga tr