Bölüm 180: Gözlerindeki Dünya

avatar
476 0

My House of Horrors - Bölüm 180: Gözlerindeki Dünya


Bölüm 180: Gözlerindeki Dünya

Çeviri: RassNt  


Oğlan uyanıyor mu? Chen Ge yatağın altında kaç tane kırık kol gizlendiğinden emin değildi ve kapının dışında da canavar olabilirdi. Odanın içinde uzun süre kalmanın akıllıca olmayacağını düşündü. Kollar tarafından zarar görme riskini alarak fırladı ve yataktaki oğlanı kollarından tuttu.


Bıçağı oğlanın boynuna dayayarak duvara doğru geri çekildi ve gözleriyle odayı taradı. Bu kolların neden Men Nan'ı koruduklarını bilmiyordu.


Eğer onun güvenliğini önemsiyorlarsa onu neden yatağa bağladılar?


Chen Ge kapıdan içeri girdiği anda artık Test Görevi kontrolden çıkmıştı. Sırada neyin geleceğinden habersizdi, bu onun daha önce karşılaşmadığı bir şeydi. Satırı iyice sıktı. Yapabileceği tek şey Men Nan'ı uyandırmaktı. Bu işkencenin içinde hayatta kalmak için tek umudu bu oğlandı.


Bıçak oğlanın derisine dokunduğunda kırık kollar saldırmayı bıraktı. Sanki kontrol altındaymış gibi kapıya doğru çekilerek onu tıklattılar. Kesintisiz tıklatma sesi Chen Ge'yi huzursuz etti.


Men Nan'ın dediğini anımsadı, o yüzden kapıdan girdiğinden beri hiç ses çıkarmamıştı. Hareket ederken bile adımlarını olabildiğince yavaş atmıştı. Tıklatma sesi yüksekti ve koridorda yankılanarak Chen Ge'nin korumaya çalıştığı sessizliği bozdu.


Chen Ge'nin kalbinde kötü bir his uyandı. Paniklemeye başladı ama daha bir şey yapamadan elektroşok terapi odasının kapısında büyük bir adam belirdi. Adam 1.8 boylarındaydı, beyaz saçlıydı ve doktor elbisesi giymişti. Fakat elbisesi kanla kaplıydı; tamamen kırmızıya dönmüştü. Yaşlı adama bakınca Chen Ge'nin zihninde iki kelime belirdi—Kızıl Tayf.


Men Nan'ın uyarısı muhtemelen bu şeyden kaçınmak içindi ama canavar ortaya çıktığı için artık Chen Ge'nin tedbirli davranmasına gerek kalmamıştı.


"Bu şaşırtıcı. Benden başka kapıdan girecek başkalarının olacağını hiç düşünmemiştim." Yaşlı nazik ve kibardı. Oldukça cana yakındı, tabii ki üzerindeki kanlı elbiseyi görmezden gelirsen. "Burada olmaman gerek. Oğlanı bırak ve hemen git."


Chen Ge hareket etmedi. Oğlan onun tek dayanağıydı, o yüzden kolayca bırakamazdı. Bıçağı boynuna bastırdı. Gözlerini kapıdaki yaşlıya dikti ve baktıkça korkusu katlandı.


Yaşlının elleri hafiften çarpıktı, sanki ağır bir şey tarafından ezilmiş gibiydi. Nazik suratı tuhaftı; sanki ölü birine makyaj yapılmış gibi cansızdı.


Bu adam uzun süredir burada olmalı. Chen Ge, Cenazeci'nin Makjajı yeteneğini kullanarak bu sonuca vardı.


Chen Ge'nin karşılık vermediğini gören yaşlı değişmeyen ifadesiyle odaya adım attı. Onun hareketini hisseden Chen Ge satırın bıçak kısmını daha da bastırdı. Oğlan acıyı hissedebiliyormuş gibi gözleri seğirdi. Uyanıyordu.


"Oğlana zarar verme." Yaşlı durdu ve garip bir şey söyledi. "Eğer ona bir şey olursa asla geri dönemezsin."


Parmaklarını şıklattı ve yatağın altındaki bütün kırık kollar geri çekildi. Bunu gören Chen Ge yataktan bir adım çekildi.


"Çok gerginsin. Biraz rahatla." Yaşlının sesi ikna ediciydi. Doktor Gao gibi insanları rahatlatma ve normal konuşmayla gardını indirmeye yönlendirme yeteneğine sahipti. Bu yaşlının psikolojik taktiklere mi yoksa tamamen başka bir şeye mi güvendiği belirsizdi. "Burada seninle iletişim kurabilecek tek şey benim ve aynı zamanda yardım edebilecek tek kişiyim."


Chen Ge cevap vermedi. Diğer eliyle çekici kaldırdı ve kapıyı işaret etti.


"Gitmek mi istiyorsun?" Yaşlı başını sağa sola salladı. "Sen istediğin zaman gidebilirsin ama oğlan gidemez. Onun bu odada kalması lazım."


Elektroşok terapi odası hastanedeki ses yalıtımı en iyi olan odaydı. Tamamen izole edilmişti. İçeride neler olup bittiğini dışarıdan anlamak imkansız olacaktı. Kızıl Tayf tarafından köşeye sıkıştırılmak Chen Ge'yi huzursuz hissettirdi. Paniklemeye başladı ve kolu büküldü. Bıçak birkaç santim daha baskı yaptı.


Yaşlının yüzü seğirdi ama hemen eski haline döndü. "Senin için tehdit değilim. Bana kendimi açıklama fırsatı ver, ardından kararını verirsin.


"Buna inanmayabilirsin ama biz bu oğlanın kabusunda yaşıyoruz. Eğer ona bir şey olursa ya da uyanırsa sonsuza kadar burada hapis kalacağız."


"Kabus mu?" Chen Ge içeri girdiğinden beri ilk defa konuştu. Yaşlının tepkilerini dikkatlice inceledi ve onun vücudunda herhangi bir tersliğin olmadığını fark edince hafiften rahatladı.


"Evet, oğlan akıl hastanesinde büyüdü ve çeşitli nedenlerden dolayı hastalıklı bir dünya görüşü kazandı." Yaşlının sözleri Chen Ge'yi etkiledi. "Binalarda duran yastık ve yatak örtüsünden yapılmış bebekleri görmüş olmalısın. Bu oğlanın gözünde onlar hastanede tedavi gören hastaları temsil ediyor. İlaçların etkisiyle yavaş yavaş cansız bebeklere dönüştüler. Her şeye karşı ilgilerini kaybettiler ve günlerini uyuyarak geçiriyorlar."


"Bütün bunlar onun hayal gücü mü?" Chen Ge yatağa baktı. "O zaman kırık kolları nasıl açıklayacaksın? Onlar gerçek dünyada yoklar."


"Yatağın altında saklanan kollar oğlanın korkularının tezahürü. O çocukken bir doktor onu her çocuğun yatağının altında kıllı bir kol olduğunu ve eğer yaramazlık yaparlarsa kolun gece yarısı ortaya çıkıp onun bileğinden tutarak yatağın altındaki karanlığa çekeceğini söyleyerek korkuttu. Bu hikaye yüzünden kırık kollar oğlanın kabusunun içinde bir korku sembolü oldu," Yaşlı durumu açıkladı.


"Bu kabusta ayrıca insanların omuzlarında durmayı seven ince canavarlar da var. Onlar bir arzu tezahürü. Onların orijinal boyutu normal bir insan büyüklüğünde ama insanların omuzlarında zıpladıkça konaklarının emiyorlar ve vücutları büyümeye devam ediyor. İnsan arzuları dipsiz bir kuyudur ve sınırlarını aştığında zararlı ve çirkin bir hal alırlar.


"Birçok benzer örnek var. Bu dünyadaki her şey oğlanın bilinçaltının yansıması."


Chen Ge adamın doğruyu söyleyip söylemediğinden emin olamadı. Onun bakış açısına göre bu yaşlı adamın da kafası yerinde değildi.


"İnanması zor biliyorum ama gerçek bu. Bir insan beyninde 150 milyar sinaps vardır ve onların yüzde doksan beşi kullanılmaz. Eğer insan beynini bir buz dağına benzetirsek, suyun içine dalmış olan büyük kısmı bizim bilinçaltımızdır.


"Yetişkin beyni olgundur ama bir bebek için durum farklı. Bir çocuk bir ve üç yaşları arasındayken beyni en aktif dönemindedir. Aynı zamanda bu dönemde bilinçaltı şekillenmeye başlar. Eğer bu periyotta çocuğun zihniyeti sürekli test edilip zorlanırsa bilinçaltı gerçek bilincini bütünleyecek noktaya gelene kadar etkin olabilir."


Dürüst olmak gerekirse Chen Ge yaşlı adamın ne anlattığını gerçekten kavrayamamıştı ama kendisine yalan söylediğini hissetmişti. Bir şeyi gizlemeye çalışıyordu.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18328 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37556 Bölüm Sayısı


creator
manga tr