Bölüm 166: O Ölü Değil Mi?

avatar
486 1

My House of Horrors - Bölüm 166: O Ölü Değil Mi?


Bölüm 166: O Ölü Değil Mi?

Çeviri: RassNt  


Chen Ge masadaki torbaları dikkatle inceledi ve yüz ifadesi sertleşti. Parmaklarıyla isimleri ovuşturdu ve en sonunda problemin kaynağını keşfetti. Torbalardaki isimlerden bazıları hala ıslaktı, isimler yakın bir süre içinde yazılmıştı!


Hemen kafasını çevirdi ve etrafına baktı. Hemşire yerinde herhangi bir saklanma noktası yoktu.


"İlaç yazan kişi yakınlarda olmalı. Çok uzaklaşmış olamaz." Diğer tarafın kendisini fark edip etmediğinden emin değildi ama bildiği şey daha dikkatli olması gerektiğiydi. Masanın üzerinden atladı ve tam ters yöndeki odaya girdi. Kapıyı hafif araladı ve koridoru gözetledi.


"Torbalardaki isimler yeni yazılmıştı, o yüzden muhtemelen hapların reçetesi yeni oluşturuldu. Gece vakti kim bunu yapar?" Chen Ge'nin zihninde bunun için birkaç aday vardı ve en öne çıkan aday çarpık suratlı adamdı. O bir zamanlar bu hastanede doktordu ve babasına davranış şekline bakınca büyük bir intikam arzusuna sahip olduğu barizdi.


"Kurbanlarına zorla ilaç mı yazıyor?" Fakat bu doğru olsa hastaların isimlerini teker teker torbaların üstüne yazmadı, bu kadar basit olamazdı. Gece yarısıydı ve işler en dengesiz haldeydi. Chen Ge harekete geçmeden önce ilaç gizemini çözmek için biraz daha beklemeye karar verdi.


Yaklaşık on dakika sonra üçüncü katın koridorunun sonunda flu bir gölge belirdi.  Çok uzak olduğu için Chen Ge onun odalardan birinden mi çıktığını yoksa diğer katlardan mı geldiğini anlayamadı.


"Hangi hasta bu?" Yüzünü göremiyordu ama feneri yakmaya da cesareti yoktu. Yapabildiği tek şey kapının arkasında elinde çekiçle saklanmaktı. Gölgenin yürüyüşü garipti, her an sendeleyip düşecekmiş gibi görünüyordu.


O yaklaştıkça Chen Ge garip bir şey keşfetti. Zeminde yürürken herhangi bir ses çıkarmıyordu!


"Bacaklarının hareket biçimine bakarsak sessiz olmaması lazımdı."


Gölge yeterince yaklaştığında Chen Ge onun elbiselerine üstünkörü bir bakış atma fırsatı buldu. Beyaz hemşire elbisesi karanlıkla oldukça şüpheliydi ve yerlerde saçılmış olan döşeklerle tam bir tezat oluşturuyordu.


"Çarpık suratlı adam değil, bir kadın mı?" Chen ge emin olamadı. Vücudunun üst kısmını kapıya doğru yanaştırdı ve gözleri kapı aralığına yapıştı. Detayları kaçırma korkusuyla gözünü bile kırpmadı. "Geliyor."


Hemşire elbiseli gölgenin başı öne eğikti ve sessizce bir şeyler mırıldanıyordu. Chen Ge'nin saklandığı odaya yaklaştığında adam nihayet iyi bir görüş aldı.


Hareket eden gölge hemşire elbisesi giymiş bir canavardı. Beli kırıktı ve kolu bacağı garip bir açıyla bükülmüştü. Sanki birisi canavarın vücudunu baştan tekrar ayarlamış gibiydi ve normal insan formunu kaybetmişti. Bu görüntü Chen Ge'nin zihnindeki kusursuz hemşire profilini adeta mahvetti. Kapının arkasında durdu, çekici tutan eli terlemeye başladı.


Öne düşen siyah saçları yüzünün çoğunu kapatmıştı ve Chen Ge'nin odasından geçerken aniden duraksadı. O anda Chen Ge nefesini tutarak çekici kaldırdı.


Kadın hemşire sanki bir şey hissetmişti. Kafasını yavaşça kaldırdı ve saçları açılarak tanıdık yüzü ortaya çıktı.


Bu o mu!? Yüzü gayet sıradandı ama Chen Ge bu tanıdık yüz karşısında hayatının şokunu yaşadı. Bu yüzü ikinci binanın etkinlik salonunda asılı siyah beyaz resimde görmüştü!


O ölmedi mi? İri kadın hemşire Üçüncü Hastalık Koğuşunda işlenen cinayetin kurbanıydı. Doktor Gao'nun söylediğine göre polis soruşturmasının ardından katilin hastalardan biri olduğu sonucuna varılmıştı.


Öldükten sonra hala binalarda geziniyor mu? Chen Ge ayak sesi gelmemesinin sebebini anlamıştı. Elini sırt çantasındaki satıra doğru uzattı. Bir saniyelik tereddütten sonra hemşirenin vücudu zorlukla döndü. Sanki devriliyormuş gibi iri vücudu Chen Ge'nin saklandığı kapıya doğru yaslandı.


DONG!


Kadının kafası kapıya çarparak kasvetli bir ses çıkardı. Chen Ge geriye sıçradı ve satırı çekti. Kapı kilitli değildi ve canavarla başa çıkmaya hazırlandı.


Fakat bunun ardından alt katlardan başka bir kapı açılma sesi daha geldi. Bu sesi duyan hemşire adeta bir kukla gibi arkasına döndü. Hemşire masasına yürüdü ve yanındaki küçük odaya girdi.


Bu da neydi? Chen Ge'nin sırtı terden sırılsıklam olmuştu. Kadın hemşire muhtemelen Üçüncü Hastalık Koğuşu ekosisteminde dipte beslenen balık gibiydi. Düşüncesiz bir şekilde sadece etrafta dolanan bir ruhtu. Onu kullana kişi asıl suçluydu.


Chen Ge gardını indirmedi. Hemşireyi ürkütmemek için satırı arkasında saklayarak kapının arkasından onu sessizce gözetledi.


Hemşire masasına geçtikten sonra çekmeceden kirli ve kanlı bir defter çıkardı. Defterdeki içeriğe uygun olarak hap torbalarını ayarlamaya başladı.


Hemşire yeri tam Chen Ge'nin odasının karşısında olduğundan Chen Ge her şeyi net bir şekilde görebiliyordu. Kadının hareketleri ustaca ve hızlıydı. Hemen on torbayı kaptı ve dördüncü kata giden merdivenlere yöneldi.


Hemşire gittikten sonra Chen Ge odadan çıktı. Hemşire masasının arkasına geçerek defteri inceledi. Defter kalındı ve hasta kayıtları, teşhis raporlarıyla doluydu.


Defteri rastgele inceledi ve içeriğindeki bütün hastaların bir benzerlik taşıdığını fark etti, hepsi ölüydü. Bütün raporlarda, teşhis sonucu kısmına birisi kırmızı bir kalemle işaret koymuştu—Ölümü Onaylandı.


Katiller hastanede hastalarla ilgilenen kişiler miydi? Yoksa burada zamanında tedavi olan hastalar mı geri döndü?


Chen Ge defterde Lee Chunyan ve Zhang Qisi isimlerini gördü. Masaya baktı ve onların isminin yazılı olduğu torbaların hemşire tarafından götürüldüğünü fark etti.


Bu isimlere sahip bebekler dördüncü kattaydı.  Görünüşe göre ölen bütün hastaların Üçüncü Hastalık Koğuşunda bir temsilcisi var ve birisi onlara her gece sanki hayattalarmış gibi onlara ilaçlarını veriyor.


Akıl hastanesi beş yıldır terk edilmiş durumdaydı ama Üçüncü Hastalık Koğuşu işlek halde kalmıştı. Sadece hastalar ölüler olmuştu ve bu olayın gizemli kapıyla alakası olabilirdi.


Acaba ‘kapı’ çok uzun süre açık kaldığı için gerçek dünya ile kapının ardındaki dünya iç içe mi geçti?


Chen Ge defteri daha fazla okuyamadı ve onu sırt çantasına attı. Ardından koridorda ilerledi. Hemşire geri dönmeden önce üçüncü katın tuvaletine göz atmak istiyordu.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18424 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37654 Bölüm Sayısı


creator
manga tr