Bölüm 158: İki Kase Su

avatar
486 0

My House of Horrors - Bölüm 158: İki Kase Su


Bölüm 158: İki Kase Su

Çeviri: RassNt  


Chen Ge'nin sorusu üzerine üç kişiden farklı tepkiler geldi. Yaşlı adam sanki daha önce yediği yemeğin tadının keyfine almak ister gibi parmaklarını yalamaya devam ederken genç kadının gözleri kocaman açıldı ve kafesin içinde adeta sudaki balık gibi çırpınmaya başladı. Orta yaşlı adamın tepkisi en beklenmedik olandı, üçü arasında gözlerini Chen Ge'nin üzerinde tutmaya devam eden sadece oydu.


"Bu üç insan neden akıl hastanesinde tutuluyor?" Chen Ge ilk önce yaşlı adamın kafesine doğru yürüdü. Kafesin içinde iki plastik kase vardı. Yaşlı adam birisinin kendisine doğru yaklaştığını fark etti ama herhangi bir korku belirtisi göstermedi. Kafesin içinde oturdu ve parmaklarında kalan yağ lekelerini emmeye devam etti.


"Birinci binadan getirilen kişi bu adamdı." Chen Ge dikkatlice bakmasına rağmen yaşlı adamda herhangi özel bir şey göremedi. "Saçları dengesiz olarak büyüyor. Yakın bir zaman içinde birisi onu tıraş etmiş ve saçları yeni çıkıyor olmalı."


Bu durum aklına hemşire masasına çivilenmiş saçları getirdi. Saç tutamlarından birisi siyahla karışık beyaz saçlardan oluşuyordu, muhtemelen bu yaşlı adama aitti.


"Tıraş olmasına rağmen saçları uzun. Görünüşe göre buraya hapsedilmesinin üzerinden çok zaman geçmiş." Chen Ge saç örneklerini kıyasladığında dört farklı kişiye ait saç olduğu sonucuna varmıştı ama burada sadece üç kişi vardı. "Bir kişi kayıp."


Chen Ge'nin gözleri genç kadını inceledikten sonra orta yaşlı adamın üzerinde durdu. Adamın saçları uzun ve dağınıktı. "Bu adamın saçları daha önce tıraş edilmemiş gibi."


Chen Ge daha dikkatli davranmaya başladı.  Tıraş etmek görünüşe göre düşmanın garip bir huyuydu. Belki de kurbanlarıyla oynama yöntemiydi ama neden orta yaşlı adam tıraş edilmemişti? Adam katili tanıyor muydu yoksa bizzat katilin kendisi miydi?


Chen Ge bu düşünceyle şok oldu. Birinci ve ikinci binaları birbirine bağlayan geçitte yabancı bir yüzü kısa süreliğine görebilmişti, gördüğü yüz çarpık, eğri büğrü bir yüzdü.


Hastane binalarında serbestçe dolaşıp Chen Ge'yi takip edebilmesi onun katil olduğunu akla getiriyordu ama şimdi de orta yaşlı adam şüphelendirmişti. Kurbanlarını tuzağa düşürmekten hoşlanan birden fazla suçlu olabilirdi.


Chen Ge çekicini sıktı ve zihninde en kötü senaryo belirdi. Ya bu hastanede benim dışımda herkes katil ise?


Tabii ki bu ihtimal oldukça düşüktü. Düşünmek için bir an duraksadıktan sonra genç kadına baktı. Erkeklerde herhangi bir cevap verme niyeti görmeyince genç kadının ağzını açmayı denedi, ondan bilgi almayı umuyordu.


"Endişelenme, seni kurtarmaya geldim." Chen Ge demir kafesin kilidiyle uğraştı. Anahtar olmadan sadece çekiç ile bu insanları kurtarması uzun sürecekti.


Genç kadının canlı insanlara karşı doğal bir korkusu var gibiydi. Chen Ge yaklaştığı anda mırıldanmaya başladı, başını ve ellerini salladı.


"Sakin ol, sana zarar vermeyeceğim." Chen Ge yürüyerek genç kadının önünde durdu. Ağzındaki kumaşı çıkarmaya hazırlanırken tüm bu süreçte sessiz kalan orta yaşlı adam aniden konuştu.


"Ağzındaki şeyi çıkarmamanı öneririm, o gerçekten çok gürültücü biri."


Arasına dönen Chen Ge karanlık ve tedbirli gözlerle karşılaştı. Orta yaşlı adamın herkese mi böyle davrandığını yoksa sadece Chen Ge için mi geçerli olduğu belirsizdi. Adamdan yayılan doğal bir iğrenme vardı, sanki Chen Ge'nin yaptığı şeyler onu ağır şekilde iğrendiriyor gibiydi.


"O mu gürültücü?" Chen Ge onunla konuşmaktan korkmadı. Asıl korktuğu şey bu insanların kendisiyle iletişim kurmayı reddetmesiydi. İnsanlar kendisiyle konuşmaya istekli olduğu sürece onlardan işe yarar bilgiler koparma şansı olacaktı.


"Evet, çok gürültücü," orta yaşlı adam kısa bir şekilde cevapladı. Sanki iletişim kurmaktan bile iğreniyor gibiydi.


"Nedenini söyler misin? Bir tür travma falan mı yaşadı?" Chen Ge arka arkaya iki soru sordu ama orta yaşlı adamdan cevap gelmedi.


Ama Chen Ge kadının ağzını açmak için elini uzattı anda orta yaşlı adamın sesi duyuldu, "Bilmiyorum."


"Peki, ne biliyorsun? Bu kadının bilmiyorsan birinci kafesteki yaşlı adamı biliyor musun?" Chen Ge aklındaki soruyu sordu. "Neden onun kafesinde iki kase varken senin ve kadının kafesinde sadece bir tane var?"


"Söylerim ama karşılığında umarım kadının ağzını açmazsın, çünkü gerçekten çok gürültücü." Orta yaşlı adam bunu sürekli tekrar ederken Chen Ge iyice meraklanmıştı. Yine de bu teklifi kabul etti, en azından görünüş olarak. "Tamam ama tek şartım bana yalan söylememen."


"Asla yalan söylemem." Adam kafeste oturdu ve ciddi bir ses tonuyla anlatmaya başladı. "Yaşlı adamın vücudu kötü, mizacı çok berbat. Karısı gittikten sonra evde tek başına kaldı ve hayatı oğluna bağlı kaldı. Oğlu doktordu ve maaşı çok yüksek olmasa da ikisine yetiyordu. Fakat yaşlı adamın aklından ne geçtiyse gitti kendine bir dul buldu ve yeniden evlendi. Oğlu buna karşı çıkmadı. Başka yere taşındı ve babasına her ay para yollamaya devam etti.


"Ne yazık ki kötü şeyler hep en iyi olanın başına gelir. Söylentilere göre psikiyatrist olan oğul akıl hastanesinde hastalarla çok fazla uğraşmaktan delirdi ve en sonunda birkaç hastaya zarar verdi. Bunun ardından işini kaybetti ve kurbanların aileleri açtıkları davalarla oğulun ailesinin varını yoğunu kaybetmesine neden oldu.


"Oğulun tedavi için paraya ihtiyacı vardı ve devletin akıl hastanesi için istediği ücret aylık 4,000'di. Bu onun sahip olmadığı bir paraydı. Gidecek bir yeri kalmadığı sırada oğulun bir zamanlar çalıştığı hastane yardıma yetişti. Devlet hastanesinin istediği ücretten çok daha düşük bir miktar karşılığında oğulu hastaları olarak kabul ettiler.


"Bir zamanlar doktor olan kişi artık hasta olmuştu. Bu durum oğulu daha da zorladı ve hastane kapanana kadar tedavi edilemeyen hasta olarak kaldı.


"Oğulun hastane günlerinde yaşlı adamın vücudu bozulmaya devam etti. Çalışmak için çok yaşlıydı ve devletin verdiği aylığın hepsini oğlunun tıbbi giderleri için harcıyordu. En sonunda yeni karısı ondan ayrıldı. Artık hastane kapandığı için eve geri dönen oğluna yakındı. Oğlunun hayatına çeki düzen vermesini ve mental hastalığı ile savaşmasını umut etmişti.


"Ne yazık ki çok geçmeden, oğlunun aynı köyden birini ısırdığı haberi geldi. Oğlunun hastalığı alevlendiğinde çok yıkıcı bir hal alıyordu. Seçeneği kalmayan yaşlı adam bir demir kafes yaptı ve oğlunu onun içine kilitledi.


"Bu durum bir süre devam ettikten sonra yaşlı adamın kendisi de hastalandı. Oğlu ve kendisi için tedavi aramak bir kenara karnını zor doyuruyordu.


"Kafesin için zamanla daha kötüye giden oğluna bakarak bir karar verdi.


"Oğlunun hastalığının alevlenip çıldırmasını bekledi ve kafese iki kase yerleştirdi. Birisi temiz suyla doluyken diğerine fare zehri karıştırmıştı. Ölüp ölmeme kararını oğluna bırakacaktı."


Hikayeyi anlatırken orta yaşlı adamın ifadesi değişmedi ama sanki konuşmak onu tüketiyormuş gibi yüzü giderek soldu. "Bu yüzden yaşlı adamın kafesinde iki su kasesi var."


Chen Ge hikayeyi dinledikten sonra hemşire yerindeki cümleyi hatırladı— Bana yaptıklarını ödeteceğim.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18112 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37375 Bölüm Sayısı


creator
manga tr