Bölüm 115: Oda 303

avatar
576 0

My House of Horrors - Bölüm 115: Oda 303


Bölüm 115: Oda 303

Çeviri: RassNt  


Sokak ışığının altında Chen Ge'nin gölgesi oldukça uzundu. tembel tembel gezinen sokak kedilerinin dışında yolda hiçbir canlı yoktu.


Şehirde böylesine sessiz bir cadde mi varmış? Chen Ge binalar arasındaki yolda ilerleyerek yerleşim bölgesine doğru gitti. Havada hafif kötü bir koku vardı, caddeye dağılmış çöpler uzun süredir bekliyordu. Çöp kutularından çöpler taşmıştı ve bazılarından ara sıra küçük canlılar dışarı fırlıyordu. Yolda gördüğü bazı binalara nazaran geldiği bina daha eskiydi. Binanın duvarlarında lekeler vardı ve merdivenler çöplerle doluydu.


Buldum. Chen Ge altı katlı apartmana baktı. Duvara yapıştırılmış reklama göre burası aradığı yer olmalıydı. Siyah telefonun verdiği görev mekanı 303 numaralı oda, yani Men Nan'ın odası olmalı.


Chen Ge saate baktı ve 7:54 olduğunu gördü. Doktor Gao geldikten sonra biraz uygunsuz olabilir, o yüzden belki ilk önce etrafı inceleyebilirim.


Doktor Gao'yu aramadan doğruca merdivenlere girdi. Her katın tavanı çok alçaktı, belki 2,1 metre kadardı. Korkuluklar demirden yapılmıştı ve aralıklı olarak kırmızı şerit parçaları bağlanmıştı. Chen Ge bunun ne amaca hizmet ettiği hakkında bir fikri yoktu. Binaya girdikten sonra burnuna garip bir koku geldi. Koku çok hafifti ve çok belirgin değildi. Burada yaşayan kişiler bu kokuya alışmış olmalıydı ama Chen Ge buraya ilk defa geldiğinden burnu kokuya doğal olarak hassastı.


Ekşimiş yiyecek gibi kokuyor. Chen Ge birinci katta durarak kokunun kaynağını aradı ama hiçbir şey bulamadı. Koku sanki binanın her yerine işlemişti ve her bir tuğladan sızıyordu. Koridorda ışık olmadığından telefonunun ışığını yaktı.


Birinci katta dört oda vardı ve çok sıkışık görünüyordu. Ses yalıtımı kusursuz değil, o yüzden dışarıda dursa da içeriden gelen sesleri duyabiliyordu.


Chen Ge üçüncü kapıya gizlice yaklaştı. 303 numaralı odanın önüne gelince kapıyı tıklatmak yerine dışarıdan dinlemek için bekledi.


Üçüncü katta da dört oda vardı. 301 numaradan televizyon sesi geliyordu. 302 numarada bir adam telefonla konuşuyordu ve hararetli bir tartışmanın ortasındaydı. Chen Ge şu cümlenin defalarca tekrarlandığını işitti—Beni zorlama. Beni ölüme mi zorlamak istiyorsun?


303 ve 304 numaralı odalar ise tamamen sessizdi.


İki dakika sonra Chen Ge 303 numaranın kapısını hafifçe tıklattı. Enteresan şekilde bununla birlikte 301 numaranın televizyon sesi kısıldı ve 302 numaradaki adam telefonu kapattı. Üçüncü kata garip bir sessizlik çöktü.


Chen Ge kapıyı bir dakika boyunca çaldı ama cevap gelmedi. Yavaş bir tonla seslendi, "Men Nan? Evde misin?"


Cevap yoktu. Chen Ge tam yanlış adrese geldiğini düşünürken 301 numaralı odanın kapısı açıldı.


Tıraşsız orta yaşlı bir adam kapının kenarına yaslandı ve etrafında alkol kokusu vardı. "Hey, kimi arıyorsun?"


"303'den Men Nan, o Jiujiang Tıp Üniversitesinde öğrenci. Kendini iyi hissetmediğini duydum o yüzden ziyarete geldim."


"Yanlış gelmişsin. Men Nan diye birini duymadım ama 303 numarada oturmadığından eminim." Adam yüzünü kaşıdı. Sol yanağını sivrisinek ısırmıştı ve kaşıyarak yara yapmıştı.


"Ama arkadaşım burada yaşadığını söyledi." Chen Ge adamdan bilgi almaya çalıştı. "Dahası, Men Nan'ı tanımadığını söyledin, o zaman burada yaşamadığından nasıl emin olabiliyorsun?"


"Daha önce 303 numarada birisi öldü ve o zamandan beri oda terk edilmiş halde." Adam parmaklarını yüzünde gezdirdikten sonra tırnaklarında kalan kan izlerine baktı. "Kapıyı çalmayı bırak, bu kötü şans getirir. Duydun mu beni?"


Orta yaşlı adam kapıyı onun yüzüne kapattı. Fakat Chen Ge adamın televizyon sesini normale getirmediğini fark etti. Adam muhtemelen kapının arkasında onun ayak seslerini dinliyordu.


Chen Ge kapıya bir daha vurmadı ama adamdan önemli bir ipucu almıştı. 303 numarada birisi ölmüştü ve talihsiz olaydan sonra oda boş durumdaydı. 


Görev mekanını bulmuştu, artık gece yarısından önce içeri girmenin bir yolunu bulmalıydı.


Siyah telefon şimdiye kadar hiç hata yapmadı, o yüzden Men Nan'ın hastalığı muhtemelen bu odayla alakalı. Chen Ge saate baktı, çoktan sekize geldiğini görünce Doktor Gao'yu aradı.


İyi doktor Chen Ge'nin yolu bulamayacağından endişelendiği için onu yerleşim bölgesinin dışında bekliyordu.


Durumu telefonda anlattıktan dakikalar sonra Doktor Gao arkasında Men Nan ile birlikte koridora girdi. Chen Ge Men Nan'ı gördüğünde bir şok yaşadı. Genç adam şu an normal bir insandan çok farklı görünüyordu, doğal olarak deforme olmuş bir insana benziyordu.


Kafası omurgasına neredeyse dikey duruma gelmişti, sanki kafasının üstüne bir şey baskı yapıyordu. Chen Ge işaret etti ve Doktor Gao'ya şaşkın bir bakış attı.


Doktor Gao onun ne anlama geldiğini anladı ve başını hafifçe sağa sola salladı. "Durumu kötüleşiyor. İlaçlarla şu anlık durumunu stabil hale getirdik. İlk önce içeri girelim."


Men Nan kafası öne eğik biçimde cebinden anahtarı çıkardı. Koridorun ışığı azdı. Birçok denemenin ardından anahtarı deliğe sokmakta zorlandı. Elleri öfkeyle titriyordu ve yine arıza çıkarak gibiydi. Bunu gören Chen Ge hemen 304 numaralı odanın kapısını açmak için yardıma gitti.


Üçü odaya girdiklerinde Doktor Gao ve Men Nan büyük ihtimalle alışkındı ama Chen Ge burnuna saldıran garip kokuyla kaşlarını çattı.


Koku sanki duvarlardan sızıyor. Chen Ge odaya bakındı, temiz ve düzenliydi. Çöp sepetinde herhangi bir çöp yoktu, kokunun nereden geldiğini anlayamadı. Duvara gömülmüş bir ceset daha mı?


Chen Ge bu düşünceyi hemen aklından çıkardı. Ping An Apartmanındaki üçüncü kat koridorunun sonundaki duvar Wang Qi tarafından bilerek güçlendirilmişti. Normal bir apartmanın duvarı bir cesedi saklayacak kadar kalın olamazdı.


Doktor Gao onun garip halini fark etti ve sordu, "Ne arıyorsun?"


"Siz de garip bir koku almıyor musunuz?" Chen Ge 303 ve 304 numaralı odaların arasındaki duvarın önünde durdu, kokunun en yoğun olduğu yer burasıydı.


"Koku var ama eski binalarda garip kokular her zaman olur." Doktor Gao Men Nan'ı yatağa götürdü ama genç adam oraya yaklaşmayı reddetti. Yatakta oturmak yerine ayakta durmayı tercih edecekti.


Chen Ge genç adama baktı ve doktora fısıldadı, "Onun neyi var?"


"Uyumaktan korkuyor. Önceki rüyasında adam çoktan boğazını sıkmıştı. Eğer tekrar uyursa sonsuz uykuya dalmaktan korkuyor."






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37434 Bölüm Sayısı


creator
manga tr