Bölüm 96: Oyun Başlasın

avatar
511 0

My House of Horrors - Bölüm 96: Oyun Başlasın


Bölüm 96: oyun Başlasın

Çeviri: RassNt  


Mühürlü Derslik Chen Ge'nin bile uzun süre kalmak istemediği bir yerdi ama bu ikili oraya kolayca girmişti. Havaya garip bir koku hakimdi. Odaya girmek adeta su altına dalmak gibiydi, üstlerine açıklanamaz bir baskı çöktü ve nefesleri daha da kararsız hal aldı.


"Youliang, ben dışarıda mı beklesem?" Derslik koridordan bile daha karanlıktı. Fei Youliang'ın arkasında duran Zhu Jianing'in yüzünde ekşi bir korku ifadesi hakimdi ve alnı terle kaplıydı.


"Korku Evine girmeden önce ne söz vermiştik? Birbirimizi asla terk etmeyecektik ama sen şimdiden pes mi ediyorsun?" Fei Youliang giderek sinirleniyordu. Odaya dağılmış olan üniformalar korku filmlerinde kullanılan aksesuarlara benzemiyordu, bir nedenden ötürü onların yanına yaklaşınca endişeli hissetti.


Zhu Jianing o anda takın arkadaşının özgüveninin dağılmaya başladığını fark etmedi. Arkasından fısıldadı, "Sence Korku Evi çalışanı nerede saklanıyor? Üniformaların altından mı çıkacaklar?"


"Belli değil ama normalde öyle yapmaları gerekirdi." Fei Youliang kürsüye doğru yöneldi. Yumruklarını sıkarak sıraların arasından ilerledi ama korkutucu bir şey olmadı. "Burada birileri saklanıyormuş gibi değil."


"Eğer birisi burada saklanmıyorsa neden böylesine detaylı bir kurgu yaratmak için kaynak harcanmış? Kana benzeyen bir şeyle sıralara bir şeyler yazılmış ve bu eski üniformalar bilerek odada bırakılmış." Zhu Jianing arkasına bir bakış attı. "Dahası, biraz önce kapı sanki bizi içeri davet eder gibi kendi kendine açıldı."


"Muhtemelen rüzgardı." Fei Youliang arkadaşına döndü. "Eğer böyle saçmalıkları konuşacak zamanın varsa gel ve herhangi bir mekanizma ya da hile gizlenmiş mi diye aramama yardım et."


"Kızma, sadece durum analizi yapmana yardım ediyorum..." Zhu Jiang odanın diğer tarafına doğru yöneldi. İri vücudu yüzünden ilerlerken üniformalardan birini yere düşürdü. Bunu önemsemedi ve almaya niyetlenmedi. Üniformanın üstüne bastı ve yürümeye devam ederek dersliğin arka kapısına ulaştı. "Gerçekten de korkmaya değer bir şey yok, sıraların arasından geçerken üstüme bir şeyin atlamasını falan beklemiştim..."


Zhu Jianing'in sesi ağırlaştı. Döndü ve dersliğin ilk haline geri döndüğünü fark etti.


"Sıraların arasından yürürken üniformalardan birini düşürdüğümü hatırlıyorum. Youliang, onu yerden sen mi aldın?"


"Yere düşen bir üniforma mı? Bunu fark etmemiş olamam." Fei Youliang dersliğin diğer ucunda, sıralardan biraz uzakta duruyordu.


"Hayal mi gördüm?" Zhu Jianing tekrar sıraya doğru yürüdü. Odanın merkezinde bulunan masanın yanında durdu. "Yere düşen üniformanın bu olduğunu hatırlıyorum."


Üniformayı aldı ve birkaç kez salladı. Ondan garip bir koku yayıldı. Çürük balık gibi kokuyordu.


"Bu tuhaf." Zhu Jianing üniformayı masaya koydu ve yere çömelerek gizli bir mekanizma bulma amacıyla masa ve sandalyenin altını aradı. Masayı salladı ve her şey normal görünüyordu. Tam hareket etmeye hazırlanırken çekmecenin içinden misket yuvarlanma sesi geldi.


"İçinde bir şey mi var?" Zhu Jianing çekmecenin ağzına doğru eğildi. Kara çekmece test kağıtları ve kitaplarla doluydu.


"Neden misket sesi geldi? Çekmecenin içinde gizli bir bölme mi var?" Karanlıkta içine baktı ve kağıtları dışarı çıkarmak için uzandı. Daha ilk kağıdı çıkardığında kağıdın arkasında iki tane yuvarlak gözün kendisine baktığını gördü.


"Siktir!" Ani korkuyla yarı çömelmiş haldeki iri adam geriye doğru devrildi ve arkasındaki iki masaya çarptı.


"Ne oldu?" kendisi de odanın içinde olan Fei Youliang bu karmaşayla irkildi.


"Çekmecede birisi var!" Zhu Jianing zor bela ayağa kalkmaya çalıştı ama bacakları ona ihanet etti. Yüzünün rengi atmıştı.


"Aklını mı yitirdin? Çekmeceye bir insan nasıl sığabilir?" Fei Youliang söylene söylene arkadaşına yardım etmeye gitti. "Muhtemelen bir çeşit dekordur."


Kağıtları ve ders kitaplarını çekmeceden çıkardı ve onları yere döktü. "Bak. Korkak kedi gibi davranma, içinde hiçbir şey yok."


Zhu Jianing on saniye kendini sakinleştirdikten sonra nihayet ayağa kalkabildi. "Ama cidden bir çift göz gördüm... yalan değil! Hayatım üstüne yemin ederim!"


"Bu doğru olsa bile Korku Evinin bir numarasıdır. Ne diye bu kadar korkuyorsun?" Fei Youliang en başta korkmamıştı ama arkadaşının dedikleri onu biraz rahatsız etmişti. "Peki, bu odadan çıkalım."


İkili aceleyle arkalarında bir kaos bırakarak çıktılar.


"Devam etmemiz gerekiyor mu?" Zhu Jianing sordu. Adeta sonu olmayan koridora bakınca kalbi ürperdi.


"Daha beş dakikada pes mi edeceksin? Buraya Korku Evini mahvetmek için geldik, burayı yüceltmek için değil." Fei Youliang iri adamı tekmelemeyi düşündü. "Kendine gel! Niye küçük bir kız gibi davranıyorsun? Bu kasları boşuna mı yaptın?"


Ardından ilerlemeye devam etti. Zhu Jianing korkmuş olsa da Qin Guang'ın stüdyosunu terk etmek ya da ihanet etme damgası yemek daha kötü olacağı için kendini toparladı.


İlerlemeye devam ederken omzunun üstünden arkaya baktı. Mühürlü dersliğin kapısının yavaşça tekrar açıldığını görünce hemen Fei Youliang'a yetişti ve fısıldadı, "Gidelim, derslikten bir şey dışarı çıktı gibi hissettim!"


İkili hızla ilerlediler. Tuvaleti es geçtiler ve ilk dönemece vardılar.


"Bu set ne kadar büyük böyle. Yol seçimleri bile var."


Zhu Jianing tamamen pes etmişti ve Fei Youliang'ın kaşları iyice çatıldı. Hayatı boyunca korku filmi setlerini sevmiş ve birçok Korku Evine gitmişti ama ilk defa böylesiyle karşılaşmıştı. Henüz hayalet kostümüyle bir oyuncuya rastlamamışlardı ama korku hissi bünyesini terk etmemekte ısrar ediyordu. İçeride kaldıkça bu his giderek güçleniyordu.


Geçmişte gittiği Korku Evlerinde "hayaletleri" görmüştü ve "hayaletlerin" ortaya çıkmasıyla kendini daha iyi hissetmişti çünkü o "hayaletler" Korku Evinin oyuncularıydı. Ona bulunduğu mekanın sahte olduğunu gösteriyordu, hepsi insan yapımıydı.


Fakat bugün içinde bulunduğu Korku Evi ön yargılarının tam tersiydi. Şimdiye kadar oyuncu görünmemişti ama yine de merak uyandıran bir korku hissi yaşatıyordu, sanki her an korkutucu bir şey olacakmış algısı veriyordu.


"Bu yoldan gidelim."


İkili, kızlar yatakhanesine doğru ilerlerken koridor giderek daraldı.


İlk odalar korkutucu değildi ve duyguları yavaş yavaş rahatlarken kalplerindeki korku hissi yavaşça dağıldı. Ardından Kalem Ruhu oyununun bulunduğu odaya girdiler.


Bu yatak odası bir suç mahalli gibiydi, yan yana dört sandalye vardı ve birçok kağıt parçasıyla birlikte bantla tutturulmuş bir tükenmez kalem sandalyelerden birinin üstünde duruyordu.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37433 Bölüm Sayısı


creator
manga tr