Bölüm 93: Yirmi Dört İsim

avatar
519 0

My House of Horrors - Bölüm 93: Yirmi Dört İsim


Bölüm 93: Yirmi Dört İsim

Çeviri: RassNt  


Fan Yu'nun halası geçmişte yaptığı şeylere rağmen en son anda Fan Yu'yu ilk sıraya koyuyordu.


"Oğlanı kollamak için elimden geleni yapacağım," Chen Ge hiç tereddüt etmeden söz verdi. Tüm bu olaylar dizisinde en masum kişi Fan Yu idi.


"Cidden endişelenmene gerek yok." Masanın arkasındaki memur da konuştu, "Çocuk hizmetleriyle temas halindeyiz. Eğer gerçekten pişmansan gelecekte hala çocuğunu görme şansın var."


"Çocuğum mu?" Fan Yu'nun halası memura baktı ve boş gözleri değişti. Gözlerini memurun omzunun üstündeki bir noktaya dikerken dudakları açıldı ve bir nedenden ötürü gülümsedi. "Tamam, size bildiğim her şeyi anlatacağım."


Ardından normal sorgulama sürecine başladılar. Chen Ge artık orada işi kalmadığını hissederek ayrılma izni istedi. Karakoldan ayrıldıktan sonra Fan Yu'nun evine gitmek için bir taksi tuttu.


Bu olay görünürde sonuçlanmış gibi dursa da hala çözülmemiş büyük bir soru vardı, sadece Chen Ge'nin bilebileceği ve Fan Yu'nun cevaplayacağı bir soru.


Güneş yükseliyordu ama ışıkları labirent gibi dar sokaklara ulaşamıyordu. Chen Ge taksiden indikten sonra ara yolda hafızasını kullanarak ilerledi.


En sonunda Fan Yu'nun halasının kiraladığı yeri buldu. İkinci kat kapısını birkaç kez tıklattı ve arkadan gelen bir kilit sesinin ardından kapı hafifçe aralandı. Chen Ge kapıyı açtı ve şaşırtıcı şekilde kapının arkasında kimse yoktu. Uzun süre girişte bekledi ve üzerine düşen güneş ışıklarıyla bile en ufak bir sıcaklık hissi bulamadı.


"Fan Yu?" Chen Ge odaya girdi ve daha da soğuk hissetti. Oturma odası ve mutfak boştu. Yatak odasına doğru yavaş yavaş ilerledi. Kapıyı açmayı denedi ve önceki gibi kapı kilitli değildi ve kolayca açıldı.


Kalın perdeler içeri güneşin girmesini engelliyordu ve ışık açık değildi. Oda loştu ve yerde kağıtlar vardı. Chen Ge rastgele bir kağıt aldı ve hala çizimin siyah ev ve kırmızı insanlardan oluştuğunu gördü.


"Bu çizimleri neden atıyorsun? Seni tatmin etmediler mi?" Chen Ge elinde çizimlerle birlikte masaya doğru baktı. Fan Yu sandalyede yüzü diğer tarafa dönük bir şekilde oturuyordu. Oğlan işine ara vermiş gibiydi.


Chen Ge yerdeki kağıtlara basmadan yaklaştı ve masadaki son çizimi gördü. Beyaz kağıtta, bir evin dış hatları siyah renkli kalemle çizilmişti ve bunun ortasında siyah küçük bir figür izole edilmiş bir halde duruyordu.


"Kırmızı insanlara ne oldu?"


Chen Ge ondan cevap almayı beklemiyordu ama Fan Yu kafasını ona çevirerek fısıldadı, "Yeni bir ev buldular."


"Yani, taşındılar mı?" Chen Ge Korku Evinde beliren yirmi dört üniformayı hatırladı ve kafasında bir şey dank etti. "Onlarla arkadaş mısın?"


Oğlan başını sağa sola salladı. Gözleri hala çizimin üstünde olan Fan Yu çekmeyi çekerek çıkardığı bir kağıt kutuyu Chen Ge'ye verdi.


"Bana mı?" Chen Ge kutunun içine baktı ve içinde yirmi dört farklı isimden oluşan bir okul isim listesi vardı. Kutunun dibinde bir grup resmi bulunuyordu ve yirmi dört öğrenci yüzlerini kameradan çevirmişlerdi.


Bu yirmi dört isim mühürlü dersliğin arkasındaki sırrı ortaya çıkarabilirdi ve şimdi Fan Yu onu Chen Ge'ye vermişti. Kutuyu verdikten sonra Fan Yu daha fazla konuşmadı. Chen Ge oğlanın aklından neler geçtiğini anlamıyordu.


İkisi de konuşmadılar. Oğlana bakan Chen Ge aklındaki soruyu ona sormaya kalbi el vermedi. Aniden koridordan ayak sesleri geldi ve kısa süre sonra kapıda bir adam ve bir kadın belirdi.


"Burası olmalı."


"Kapı neden kilitli değil? Fan Yu? İçeride misin?"


Onları duyan Chen Ge sorunun ne olduğunu görmek için dışarı koştu. "Siz kimsiniz?"


"Biz Jiujiang Çocuk Evi'nden geliyoruz, bunlar kimliklerimiz. Buraya Fan Yu'yu fiziksel kontrole götürmeye ve ardından geleceği ile ilgili belgeleri hazırlamak için geldik," İki yeni gelen, Chen Ge'yi şüpheli gözlerle izlerken kadın açıklama yaptı. Neden yabancı bir adamın Fan Yu'nun evinde olduğuna anlam verememişlerdi.


"Fan Yu yatak odasında. Oğlan oldukça başına buyruk, lütfen ona iyi bakın."


"İşimiz bu." Kadın yatak odasına girerek Fan Yu'ya bakarken adam bir gözü Chen Ge'nin üstünde dışarıda bekledi. Birbirlerine güvenmemişlerdi. Kadının kendi alanına girdiğini fark eden Fan Yu öfkeli bir tepki gösterdi. Masadaki çizimi aldı ve sanki kaçmaya çalışıyormuş gibi dışarı koştu.


"Tut onu!" kadın evin içinden bağırdı. Kapıdaki adam onu duydu ve Fan Yu üzerine doğru koşarken oğlanı kolundan yakaladı. Adam belli ki sıkıntılı çocuklarla baş etme konusunda tecrübeliydi. Kolayca onu kollarından sabitledi. Bu yolla Fan Yu onu tırnaklarıyla çizemeyecekti ve kendine zarar verme fırsatı da olmayacaktı.


Fan Yu adeta hayatı buna bağlıymış gibi çabaladı. Bu durum Chen Ge'yi çok rahatsız etti ve adamla bir süre konuştuktan sonra nihayet Fan Yu'yu salmasını sağladı. Serbest kalan Fan Yu tekrar kaçmayı denemedi. Sanki kaçmanın boşa olacağını biliyormuş gibi elindeki çizimi iyice kavradı.


Fan Yu'nun götürüldüğünü izlerken Chen Ge artık kendini tutamadı. Oğlanı takip etti ve önünde çömelerek uzun zamandır kafasını kurcalayan soruyu sordu.


"Cennetin kuyunun içinde olduğunu biliyordun ve her şeye şahit oldun, neden hiçbir şey söylemedin?" Chen Ge ona asla normal bir çocuk gibi davranmadı, kırmızı insanların evi bunu engellemişti.


Fan Yu bu sorunun ardından bir süre boş bakışlarla düşündü. En sonunda cevap vermek yerine kafasını kaldırarak Chen Ge'ye masum bir gülümseme gösterdi.


Chen Ge, Fan Yu'nun gidişini izlerken terden sırılsıklam olmuştu. Oğlanın ilk defa gülümsediğini görmüştü. Fan Yu'nun verdiği kutuyu kucaklayarak Yeni Yüzyıl Parkı'na geri döndü.


Önce karakola sonra da Fan Yu'nun evine gitmek ona bolca vakit kaybettirmişti. Yeni Yüzyıl Parkı'na vardığında saat on buçuğu geçmişti.


Yağmurlu bir gecenin ardından gündüz güneş pırıl pırıldı. Parkın içinde toplanan kalabalığı görünce Chen Ge'nin de morali yükseldi. Parka girdiğinde hemen Korku Evinin önünün insanlarla dolu olduğunu gördü.


En başta bunların müşteri olduklarını düşündü ama yaklaştıkça bu düşüncesinin yanlış olduğunu fark etti. Bunlar bilet için sıraya girmiş kişiler değildi, sadece son derece anlamsız bir şekilde gerçek müşterilerin içeri girişini engelliyorlardı.


Neler oluyor? Chen Ge oraya doğru yürüdü ve Xu Amca'nın da orada azılı kalabalıkla anlaşmaya çalıştığını gördü.


Kalabalık, Chen Ge'nin yaklaştığını görünce hemen etrafını sardı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18112 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37375 Bölüm Sayısı


creator
manga tr