Bölüm 88: Gerçek

avatar
548 1

My House of Horrors - Bölüm 88: Gerçek


Bölüm 88: Gerçek

Çeviri: RassNt  


Chen Ge'nin kadına karşı olan şüphesi bu işbirliğiyle azaldı. Resmi almak için ileri yürüdü. Kağıtta siyah bir bina vardı. Bina kırmızı insanlarla doluydu ama diğerlerinden ayrı duran, sanki siyah insanlar kendisine yaklaşmaktan korkuyormuş gibi görünen son derece şüpheli siyah bir adam vardı.


"Bana resmin içinde olduğumu söyledin. Kanıtın ne?" Tabii ki Chen Ge onun sözlerine sadece bir resim ile inanamazdı.


"Fan Yu'nun resminin içindeki insanlar daima kırmızı renkte olurdu. Hatta onun resimlerinde ilk defa siyah birini gördüm. Uzun süre düşündükten sonra senin bu siyah adam olabileceğini tespit ettim çünkü geçen ayda evimizi ziyarete gelen tek yabancı sendin." Fan Yu odanın bir köşesinde durmuş, yağmurluğundan su damlaları dökülürken rahatsız edici bir ritim yaratıyordu.


"Hepsi bu mu? O zaman bu kırmızı insanlar neyin nesi? Siyah ve kırmızı insanlar arasındaki fark ne?"


Fan Yu'nun halasının gözleri onu sessizce süzdü. Chen Ge tam kadının doğruyu söylemeyeceğini düşünürken kadın aniden konuştu, "Kırmızı figürler hayaletleri temsil ediyor ve tek bir siyah figür görünce onun canlı bir varlık olduğunu tahmin ettim."



"Hayalet mi?"


"Bana inanmayacağını biliyorum ama bu dünyadaki bazı şeylerin açıklaması yok," Kadın sanki bu konuşmayı daha önce defalarca çalışmış gibi sakince söylemişti. "Fan Yu'nun ailesinin başına gelen kazadan önce oğlanın normal insanların göremedikleri şeyleri görebildiğini biliyordum. Anne ve babasına söyledim bunu ama onlar hayalet diye bir şeyin olmadığına inandılar."


"Onlar inanmadıysa sen neden inandın?" Chen Ge'nin merakı arttı.


"En başta Fan Yu'nun bu güce sahip olduğunu kocam ve çocuklarım bir araba kazasında ölene kadar kimse bilmiyordu. O zamanlar hayatımın en karanlık günleriydi. Onların fotoğraflarını gördüğümde her seferinde adeta yıkılıyordum. Bu sırada Fan Yu bana çizimlerini gösterdi. İki tane küçük çocuk bir siyah evin içinde yaşıyordu ve kırmızı çocukların kardeşleri olduğunu söyledi."


Kadının gözlerinde sıcak bir yumuşama belirdi. "Doğal olarak en başta ona inanmadım, sadece beni iyi hissettirmeye çalıştığını düşündüm. Ama resimlerinin sayısı arttıkça inancım da sarsılmaya başladı. Fan Yu'ya erkek ve kız kardeşlerinin ne yaptıklarını sorduğumda inanılmaz detaylı bir şekilde anlatıyordu. Bazen sadece bir annenin fark edebileceği ve bilebileceği ufak alışkanlıklarından bahsediyordu."


"Bunun ardından Fan Yu'nun hayaletleri görebildiğine mi inanmaya başladın?"


"Evet ya da bunun gerçek olmasını istedim diyelim. Bazen kendi çocuklarımın Fan Yu'nun vücudunu ele geçirdiklerini bile gördüm."


"Dediklerin doğru olsa bile bir çocuğun resmi yine de hiçbir şey ifade etmez. Sakın bana onun çizimlerinde olan herkesin öleceğini söyleme?" Chen Ge temkinli bir şekilde sordu. 


"Kağıdın arkasına bak."


Bunun üzerine Chen Ge kağıdı çevirdi. Başka bir çizim vardı. Bu sefer eski bir kuyuyu çizmişti. Kuyunun içinde genelden daha kırmızı figürler yukarı doğru tırmanırken siyah bir figür kuyunun yukarısında bekliyordu. Enteresan şekilde kuyu resmindeki siyah figür tam da arkadaki resimde bulunan siyah figürler aynı noktadaydı.



"Efsaneye göre bu okulda birçok can almış olan eski bir kuyu var. Kuyunun içindeki hayalet dışarı çıkıyor ve onun yanında durman senin hayaletler tarafından hedef alındığını gösteriyor. Eğer orada uzun süre kalırsan başına bir kaza gelebilir," Fan Yu'nun halası içtenlikle konuştu. Sanki Chen Ge için endişeleniyor gibiydi.


Chen Ge kağıda dokunarak gözlerini uzun süre resme dikti. İki resmi kıyaslayıp kafasında bir cevap oluştuğunda kaşları hafifçe çatıldı.


"Görünüşe göre seni yanlış anlamışım." Chen Ge resmi cebine attı, sözlü olarak ifade etmese de resmi geri vermeyeceğini göstermişti. "Ben de buradan ayrılmayı planlıyordum, beraber hareket edelim ve birbirimizi kollayalım. Burası beni ürkütüyor."


"Haklısın." Fan Yu'nun halası başını sallayarak Chen Ge'ye doğru yürüdü. Chen Ge ona tamamen güvenmiş gibiydi. Arkasını dönerek kadına karşı tamamen savunmasız bir pozisyona geçti.


İkili önlü arkalı yürüdüler. Chen Ge elinde çekiciyle çok yavaş hareket ediyordu. Arkadan gelen Fan Yu'nun halası tek başına kalma korkusuyla hızını artırdı. Eğer Chen Ge'nin yüzünü biri görse gözlerindeki kurnaz ifadeyi görüp şaşırırdı.


Aralarındaki mesafe kapanıp kadın Chen Ge'ye doğru uzanacakken yüzünde aniden öncekinden çok farklı bir ifade belirdi. Yüzü gergindi ve yağmurluğun altındaki elinde Chen Ge'ye saplamak için taşıdığı bir şey vardı!


"Şüpheli olduğunu biliyordum." Chen Ge'nin tepkisi kadının beklediğinden daha hızlı oldu ve düşündüğünden de daha zalimdi. Elindeki çekiç harekete geçti ve hemen ardından bir darbe indi.


GÜM!


Kadın tuvalet duvarına çarptıktan sonra avucundaki şey tıngırtı sesiyle yere düştü. Chen Ge ona doğru yürüdü ve yere düşen şeyin küçük bir bıçak olduğunu gördü. Boyutu küçüktü ve normalde kemikli et için kullanılan son derece keskin bir aletti.


Saçı başı dağılmış olan kadın adeta vahşi bir hayalet gibi sürünerek kalktı. Fakat Chen Ge ona karşılık verme fırsatı tanımadı ve tekrar onu tekrar yere indirdi.



"Seni ziyaret ettiğimden beri şüpheliydin ama kanıt bulamamıştım. Şimdi sonunda gerçek yüzünü gösterdin."


Kuvvet anlamındaki fark çok barizdi. Fan Yu'nun halası birçok kez ayağa kalmayı denese de başaramadı. Tek yapabildiği şey Chen Ge'ye kötü gözlerle bakmak oldu. "Nasıl anladın?"


"En başından beri sana güvenmedim ve bu resim önemli bir kanıt sağladı. Resmin arkasındaki çizim senin ellerinden çıkmış. Bir çocuğun resim tarzını kolayca taklit edebileceğini mi sandın? Bana öyle bakma, hatayı yapan sendin. Eğer açığa çıkmak istemiyorsan en başından kötülüğü yapmayacaktın." Chen Ge yerden bıçağı aldı ve karanlıkta bıçağın keskin yüzü ışıldadı. "Fan Yu'nun ailesini öldüren sendin değil mi? Sebebi ne olursa olsun, kendi yakın akrabalarını nasıl soğukkanlılıkla öldürebildin?"


"Amacım asla öldürmek değildi! O gece gerçekte ne olduğundan haberin yok!" Kadın Chen Ge'ye doğru saldırdı.


"Bu doğru, ama kesin olan bir şey varsa o da senin katillerden birisi olduğun." Chen Ge polisin gelmesini beklerken kadını nasıl hareketsiz tutacağını düşünüyordu.


"Gerçek katil Fan Yu'nun babası!"


"Suçu ölü bir adamın üzerine mi atıyorsun? İddian bu mu?" Fan Yu'nun halasının üzerinde başka kesici alet olmadığından emin olduktan sonra biraz rahatladı.


"Bu doğru." Kadın yere yığıldı ve yıllar önceki gerçekler nihayet dudaklarından döküldü. "Kardeşimin ne kadar hasta bir herif olduğunu şimdiye kadar anlamış olmalısın. Bu tuvaletin içinde masum bir kızın delirmesine neden oldu. En sonunda kızın intihar ettiğini duydum. Bu olaydan sonra kardeşim iyice kafayı sıyırdı ve paranoyaklaştı, sık sık birisinin kendisini ortadan kaldırmak istediğini iddia etmeye başladı. Onun karısı en sonunda buna dayanamadı ve ondan ayrılmaya karar verdi. Ama kardeşim onun gitmesine izin vermedi. Kadın köşeye sıkışınca kardeşimi eğer ayrılmayı kabul etmezse işlediği suçları tüm dünyaya duyurmakla tehdit etti."







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18424 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37654 Bölüm Sayısı


creator
manga tr