Bölüm 87: Resmin İçindesin

avatar
543 0

My House of Horrors - Bölüm 87: Resmin İçindesin


Bölüm 87: Resmin İçindesin

Çeviri: RassNt  


Masaya kazınan yazı kalemin ucuyla yapılmıştı. Her iz yüzeye derince işlenmiş ve yazan kişinin acısını ve umutsuzluğunu yansıtmıştı. Yazılar masanın merkezinde toplanmıştı. Chen Ge masaya doğru eğildi ve dikkatlice baktı.


"Tuvaletteki gözler canlandı! Gördüm, gözler hareket ediyordu!"


"Neden böyle hayal ettim bilmiyorum ama o günden sonra sürekli bir çift gözün beni takip ettiğini hissediyorum."


"Her yerde olabiliyorlar, çekmecede, yatağın altında ya da yastığın arkasında."


"Bir çift gözle karşılaşacağımdan korkarak çantamı bile açamaz hale geldim."



"Yalnız kalmaktan korkuyorum. Dar alanlara girmeye cesaret edemiyorum. Karanlıktan korkuyorum. Işık kapalı olduğunda çığlıklarla kabustan uyanıyorum! Aklımı kaybettiğime inanıyorum ve beni izleyen gözler deliliğin kaosuna sürüklüyor.


"Ne yapacağım? Bir çift göz beni takip ediyor."


"Bir yerlerde saklanıyor olmalılar ve tanıdık gelse de onları bir yere oturtamıyorum."


"Aileme ve öğretmenlerime bu konudan bahsettim ama muhtemelen çok çalışmaktan olduğunu söyleyerek aldırmadılar."


"Muhtemelen haklılar. Muhtemelen çok yoruldum çünkü bu gözleri sınıf öğretmeninin gözlerine benzetiyorum."


"Ailem öğretmenime bana göz kulak olmasını söyledi ve iyi niyetli olduklarını biliyorum ama ne zaman saygıdeğer sınıf öğretmenine yaklaşsam hemen bir kalem alıp onun gözlerini oymak istiyorum."


"En sonunda kontrolümü kaybedecek miyim? İnsanlara bu konudan bahsetmeye cesaret edemiyorum. Korkuyorum, gözlerden korkuyorum, insanların bana deli demesinden korkuyorum."


"Her zamanki gibi numaradan gülüp eğleniyorum ama gözlerin ortaya çıkışı iyice sıklaştı. Kime güvenebileceğimi bilmiyorum."


"Bir kırılmanın eşiğinde gibiyim. İğne yada meyve bıçağı görünce zihnimde korkunç düşünceler beliriyor. Kendimi sebepsiz yere inlerken buluyorum. Gözyaşlarımı dindirmek istesem de kontrol edemiyorum. Beni izlediklerini biliyorum."


"Bu artık böyle devam edemez. Sadece serbest kalmak istiyorum." 



"Umarım bu derslikle ilgili söylentiler doğrudur. O gözleri yok etmek için her şeyden vazgeçmeye hazırım."


Bunları okuduktan sonra Chen Ge hemen ayrılmadı. El yazısını titizlikle canlı yayına kaydetti. Bu yolla kanıtları kaydetmiş olacaktı. Muhtemelen masaya bunları kazıyan kız Öğretmen Fan'ın kurbanı olan kızdı.


Tuvaletin içindeki gözler onun üzerinde derin bir travmaya sebep olmuştu. Bu, Öğretmen Fan'ın diğer hareketleriyle birleşince kızı bu lanetli derslikten yardım aramaya itmişti. Kız bedelini ödedikten sonra Fan Yu'nun ebeveynleri gerçekten de ortadan kaybolmuştu. Bir şekilde, ona musallat olan gözlerin icabına bakılmıştı.


Chen Ge bu mühürlü odanın tüm bu süreçte kilit bir rol oynadığını fark etti. Diğer bir deyişle Öğretmen Fan'ın katili bu derslikte yaşayan şeyler olabilirdi.


Notları yazan üç öğrenci okulun öğrencileri arasında değillerdi ve öldürme kabiliyetine sahiplerdi. Eğer bu odanın içindeki hayaletler katilse, önceki üç kritere kusursuz bir şekilde uyuyorlar.


Chen Ge etrafa bakındı ve kalbi dalgalanmaya başladı. Fan Yu'nun halasının kendisine gösterdiği grup resmini hatırladı. Bir ya da ikiden fazla hayaletle karşı karşıya olma ihtimali vardı. Belki de bir sınıf öğrenci buraya hapsolmuştu.


Chen Ge odağını diğer masalara çevirdi ve her masada bir şeyin yazdığını fark etti.


Her masada yazılar var ama el yazıları farklı.


Chen Ge sonraki masaya yöneldiğinde yanlışlıkla üzerinde ders kitabı, kağıt ve kalem olan masaya çarptı. Kalem kıyıya doğru yuvarlandı ve zemine düştü.


Chen Ge onu almak için eğildiğinde masanın yanından bir kol uzanarak kalemi aldı ve Chen Ge'ye verdi.



"Teşekkürler." Chen Ge onu refleks olarak aldı. Fakat kalemi koymak için doğrulduğunda donup kaldı. Sırtında bir soğuk ürperti hissetti.


O kol nereden geldi?


Çekicini kolun olduğu yere doğru salladı ama sadece boşluğa vurmuştu. Etrafına baktı ve mühürlü derslik önceki gibiydi. Etrafındaki masalar ve sandalyeler değişmemiş olsa da Chen Ge'nin bakışı değişti.


Koridorun sonunda daima mühürlü olan bir derslik var. İçeri kimse girmez ama her gece derslik hareketlenir ve neredeyse gece yarısı oldu.


Zihninde görevin açıklaması canlandı. Sadece düşüncesi bile ürpermesine yetti. Chen Ge görevden vazgeçerek sadece bu sınıftan derhal çıkmak istedi.


Kapıya yaklaştıkça endişesi de giderek katlandı. Kapının son anda kapanacağından ve arkasını döndüğünde tüm sınıfın "öğrencilerle" dolu olduğunu göreceğinden endişelendi. Chen Ge hızlandı ve kapıya doğru koşturdu. Neyse ki korktuğu şey olmadı.


Görünüşe göre yan görev yapılabilir durumda değil. Chen Ge dersliğe baktı ve söylentilerin muhtemelen gerçek olduğunu fark etti. Tüm sınıf hayalete dönüşmüştü ve buraya musallat olmuşlardı.


Dersliğin kapısını kapattıktan sonra daha nefesini toparlayamadan kafasını eğdi ve gördüğü şey ona hayatının şokunu yaşattı. Dersliğin dışında, onun ayak izlerinin yanında bir çift ayak izi daha vardı. Bu ayak izlerinin sahibi kapının önünde bir süre bekledikten sonra ayrılmış olmalıydı.


Bunlar lastik ayakkabılar, bu kişi hazırlıklı gelmiş olmalı.


Chen Ge içeride sınıfı araştırırken birisi gelip pencereden onu izlemişti. Chen Ge korktuğunu hissetti. Eğer içeride ona bir şey olsa ve kapıya doğru kaçsa bu kişi dışarıdan onu kolayca içeriye kilitleyebilirdi.



Chen Ge elindeki çekici sıkıca tutarken bir süre sonra sakinleşti. Ayak izleri kolay kolay gizlenemez. Ne yapacağıma karar vermeden önce bu kişiyi bulmalıyım.


Ayak izlerini takip etti ve diğer kişinin gizlenmek gibi bir niyetinin olmadığını fark etti. Ayak izleri netti, sanki Chen Ge'nin onu bulmasını bekliyor gibiydi. Chen Ge üçüncü kata kadar izleri takip etti ve onların tuvalete girdiklerini fark etti. Telefonunu koydu ve yavaşça tuvaletin kapısını açtı.


Beşinci kabinin önünde yağmurluklu bir kadın duruyordu. Zayıf ve ince görünüyordu, sanki her an yıkılabilirdi.


"İster insan ol ister hayalet, bana bir açıklama yapmadan buradan gidemezsin," Chen Ge arada üç metrelik mesafeyi koruyarak uyarısını yaptı.


Uzun bir süre sonra kadın yağmurluğun şapkasını çıkardı ve yüzü ortaya çıktı. "Buraya geleceğini cidden düşünmemiştim. Seni kurtarmak için buradayım."


Mu Yang Lisesinde gece vakti beliren bu kadın Fan Yu'nun halasıydı.


"Beni kurtarmak mı?" Chen Ge buna inanmakta kararsız kaldı. Fan Yu'nun halası hala bir şüpheliydi. Kadının kendisine ısrarla su vermek istemesini hala unutmamıştı.


"Evet, Fan Yu'nun çizimini gördüm." Kadın yağmurluğunun cebinden kırışmış bir kağıt parçası çıkardı. "Resmin içindesin."


"Onu yere bırak ve birkaç adım geri çekil."


Fan Yu'nun halası resmi yere bıraktı ve altıncı kabinin önüne doğru çekildi.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37434 Bölüm Sayısı


creator
manga tr