Bölüm 64: Yedi Mi?

avatar
613 0

My House of Horrors - Bölüm 64: Yedi Mi?


Bölüm 64: Yedi Mi?

Çeviri: RassNt  


Ayna canavarı onu boğuyor, katil ise keskin bıçağıyla giderek yaklaşıyordu. Chen Ge'nin tereddüt edecek zamanı yoktu. Zhang Ya'nın telefondaki sayfasını görünce uzanarak iki kelime yazdı—Yardım et!


Zihnindeki garip kahkaha giderek yükseldi. Zhang Peng'in bıçağı tam karşısına geldiğinde Chen Ge'nin zamanı daraldı. Döndü ve dolaptan eline geçen her şeyi Zhang Peng'e doğru attı.


Bacakları ona ihanet ediyordu ve boğazındaki damarlar şişti. Zhang Peng bıçağı saplayamasa da ayna canavarıyla mücadele etmek zorundaydı. Chen Ge ellerini hızla boğazına götürdü ama hiçbir şey tutamadı, sanki orada hiçbir şey yoktu. Chen Ge son umudunu siyah telefona bağladı.


Kafasını çevirip yerdeki telefona bakınca ekranda kan kırmızısı renkle bir şeylerin yazdığını gördü. "Senin talebini anladı, o yüzden lütfen ilk anlaşmanın içeriğini kabul et."


Görünüşe göre talep iki taraflıydı. Chen Ge ondan bir şey isterken o da Chen Ge'den isteyecekti ve Chen Ge'nin emri anlaşmaya varıldığında yerine getirilecekti.



Böyle bir anda Zhang Ya'nın anlaşması ne kadar saçma olsa bile Chen Ge hiç tereddütsüz kabul edecekti. Parmaklarını uzatarak "evet" butonuna tıkladı.


Parmağı ekrana dokunduğu anda küçük odanın ısısı ciddi biçimde düşerek dört bir kenardan soğuk bir hava üflendi. Chen Ge'nin kafasının içindeki garip kahkaha anında durdu. Sırtındaki canavarın ürperdiğini hissedebiliyordu, o da korku hissedebiliyordu.


Aniden odada bir şey sızıyormuş gibi damlama sesi belirdi. Chen Ge'nin sırtındaki ayna canavarı gevşedi ve Zhang Peng'in vücuduna kaçtı.


Bakım odasına garip bir sessizlik çökmüştü. Zhang Peng bile bir şey olduğunu fark etmişti. Bu kaybedecek hiçbir şeyi olmayan kumarbaz son anda kaçmak yerine bıçağıyla Chen Ge'ye doğru saldırmayı seçti.


Fakat daha bir adım attığı sırada yüz ifadesi değişti. Ayna canavarı onun vücudunu zorla ele geçirerek oradan ayrılmaya çalıştı. Adam ve hayalet aralarında çekişirken vücut hareketsiz kaldı. Bu olurken Chen Ge'nin gölgesi yavaşça ayağa kalktı ve Chen Ge'nin arkasında kanlı bir elbise belirdi.


Zhang Ya belli ki Jiujiang Özel Akademisinde hem adam hem de hayalete büyük travma yaşatmış olacak ki Chen Ge'nin arkasındaki Kızıl Tayf'ı gördükleri anda aralarında anlaşmaya varmış gibi adam arkasını döndü.


Üzerinden ayna canavarının kısıtlaması kalkan Chen Ge serbest kalmıştı. Zhang Peng tarafından neredeyse öldürülecekti ve hala öfkeyle doluydu, doğal olarak onun kolayca kaçmasına izin vermeyecekti.


Kızıl Tayf hamlesini yaptığında o da çekici aldı. Zhang Ya belli ki acımasız şekilde öldürme fetişine sahipti çünkü  daha Chen Ge emir bile vermeden iğne gibi siyah saçları Zhang Peng'in vücuduna doğru fırladı.


Katilin ayak sesleri yavaşladı. Doğal olarak Chen Ge bu kusursuz fırsatı geri tepmeyecekti. Demir çekicini Zhang Peng'in omzuna doğru salladı. Darbe adamın ileri doğru düşmesine neden oldu. Bu fırsattan yararlanan Chen Ge tekrar demir çekiciyle Zhang Peng'in üst baldırını hedef aldı.


Bakım odasından kulakları tırmalayan bir çığlık yükseldi. Zhang Peng'in içindeki ayna canavarı adamın köşeye sıkıştığını biliyordu, o yüzden Zhang Peng'i terk ederek tuvalete doğru uçtu.



"İyi değil, birinci katın tuvaletinde bir ayna var!"


Chen Ge daha ne olduğunu anlamadan Zhang Ya ayna canavarının peşine düşmüştü. Bu gölge yaratık yaratık onun bayağı ilgisini çekmiş gibiydi.


Aynayı engellemenin bir yolunu bulmalıyım.


Chen Ge etrafına bakındı ve odada yarı dolu haldeki bir sahte kan fıçısı gördü. Tuvaletin kapısı rüzgarla gıcırdadı. Chen Ge oraya vardığında ayna vücudun yarısının Zhang Ya'nın saçları tarafından delindiğini gördü ama yine de aynaya çok yakındı. 


"Bu sefer kolay kurtulamayacaksın!"


İşe yarayıp yaramayacağından emin olmayarak sahte kanı aynaya doğru serpti. Siyah gölge aynanın önünde tereddüt yaşadı. O daha tepki veremeden siyah saç dokunaçları vücudunun etrafında yılan gibi kıvrıldı. Saç tarafından yakalandığında Chen Ge artık onun insansı biçimini artık ayırt edemiyordu.


Kanlı elbise rüzgarla dalgalandı. Zhang Ya sıkıldıktan sonra iki tane top biçimine bastırılmış olan siyah gölgeyi parçaladı. Onun yarısını kendisi yutarken diğer parçasını bölerek nazikçe Chen Ge'nin yüzüne attı.


Chen Ge bir şeyin gözüne girdiğini hissetti ve vücudu ani soğuktan istemsizce ürperdi.


"Bu da neydi?" Chen Ge Zhang Ya'dan bir cevap bekledi ama o anlaşmanın kendi payına düşen tarafını tamamlamıştı, o yüzden acımasız Kızıl Tayf Chen Ge'nin gölgesinin içinde ortadan kayboldu.


Tuvalet kapısı hala menteşelerinden gıcırdıyordu ama Chen Ge'nin biraz önce şahit olduğu çılgınca şeylerden hiçbir iz kalmamıştı.



Zhang Ya kendi kafasına göre ayna canavarının yarısını yedi ve diğer yarısını bana gönderdi. Chen Ge aynaya baktı ve sanki rüyadaymış hissi benliğini sardı. Ayna canavarının icabına bakıldı, yani artık sonraki gece aynanın yüzeyinde herhangi bir sayı belirmeyecek, değil mi?


Şimdiye kadar sayıların ne anlama geldiğini anlayamamıştı ama onun büyük bir sırra işaret olduğunu hissediyordu.


Chen Ge kapıyı kapattıktan sonra telefonunu kullanarak polisle iletişime geçti. Bu sefer Mğfettiş Lee'yi rahatsız etmek istemedi. Ne de olsa adam makine değildi, zaten son günlerde gereğinden fazla şeyle uğraşmıştı.


Duvara doğru yaslanan Chen Ge, zeminde ölü gibi yatan Zhang Peng'e baktı. Ayna canavarı vücudundan ayrıldıktan sonra sanki adamdan bir şeyler alıp götürmüştü. Adamın gözleri yukarı doğru boş boş bakıyordu ve ruhsuzdu.


Sanırım buna karma deniyor.


Saat altında ana şehirden inceleme ekibi, Batı Jiujiang polis karakolundan memurlar ve park yönetimi üyeleri Korku Evinin girişinde toplanmışlardı. Ping An Apartmanları vakasının son şüphelisi de nihayet yakalanmıştı.


Zhang Peng'in yaka paça polis arabasına bindirilmesini izleyen Chen Ge'nin sinirleri nihayet gevşemişti. Muhabbet etmek için oyalanmayarak Korku Evine geri döndü ve kendini dinlenme odasına kilitledi.


Ping An Apartmanları vakası nihayet sonlandı. Ayna canavarı Zhang Ya tarafından yenildi, yani artık Korku Evimde gizlenen bir tehlike yok. Nihayet sabah bütün senaryoları insanlara açabileceğim. Chen Ge geleceği düşünerek yatağına uzandı. Bir sonraki işim Korku Evinin genişlemesine odalanmak olmalı çünkü genişleme olmadan yeni senaryoların kilidini açamam. Uyandıktan sonra Xu Amcayla konuşmalıyım. Her halükarda yeraltı otoparkını kiralaması izin onu ikna etmeliyim.


Chen Ge uyumaya çalışırken vücudunu soğuk bir esintinin okşadığını hissetti. Battaniyesini sıkıca örtse de bu soğuk his geçmedi. Sanki gözünden geliyor gibiydi.


Zhang Ya ayna canavarının parçasını yüzüme attı, sebebi bu olabilir mi? Chen Ge küçük bir ayna parçası alarak yüzüne baktı. Her şey normaldi fakat sadece göz bebekleri sanki dipsiz bir gölün yüzeyi gibi daha karanlık gibiydi.



En sonunda yorgunluk onu etkisi altına aldı. Ayna parçasını yastığının altına koydu ve hemen uykuya geçti.


Saat sabah 10:30'da, daha birkaç saat uyumuştu ki telefonunun çalmasıyla uyandı. Arayana baktı ve cevap verdi. "Xiao Wan, bu sabah izinlisin. Öğleden sonra gel."


"Patron! Aşağıda çok sayıda insan var! Polis ve haberciler bile var, ne yaptın sen!?






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18358 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37578 Bölüm Sayısı


creator
manga tr