Bölüm 54: Sanat Etkinliği Merkezi

avatar
612 0

My House of Horrors - Bölüm 54: Sanat Etkinliği Merkezi


Bölüm 54: Sanat Etkinliği Merkezi

Çeviri: RassNt  


Gözleri koridorda tek başına duran ahşap sandalyeye takılı kalan Chen Ge elindeki çekici iyice sıktı. On saniye kadar bekledi ve sandalye hareketsiz durdu.


Ben izlediğim için mi oldu?


Chen Ge ileri yürüdü ve telefonunun kayıt özelliğini açtıktan sonra onu kapıdaki zincirlere tutturdu. Ardından binanın dışındaki ıssız bahçeye geri çekildi ve sabırla bekledi.


Okul gece vakti huzursuz edici bir sessizliğe sahipti; kuş ya da böcek sesi bile yoktu. Üç dakika kadar sonra Chen Ge yatakhaneye geri döndü; kendini en kötü senaryoya hazırlamıştı. Fakat cam kapının önünde durduğunda sandalyenin hala orada, kırık koridor lambasından bir metre kadar uzakta olduğunu gördü.


Hareket etmemiş. Neler oluyor?



Chen Ge kapıya yürüdü ve zincirin içindeki telefonu aldı. Videoya baktı ve sıradışı bir şey göremedi. Sandalye koridorda öylece duruyordu.


Sadece etrafta canlı bir insan varken mi hareket ediyor?


Bu düşünce zihninde belirdiğinde Chen Ge aniden bir şeylerin ters olduğunu hissetti. Dönerek koridora baktı ve sandalye iki metre öne gelmişti; şu an cam kapıya çok yakındı!


Yine mi hareket etti? Bu ne demek oluyor? Sadece ben yakındayken hareket ediyor, benden bir şey mi istiyor acaba?


Korkmadığını söylemek yalan olurdu ama korku eşiği çoğu insandan yüksekti, o yüzden bu şartlar da bile zihni hala berraktı.


Okul belli ki lanetli ama neden olduğunu anlamadan önce bu şeylerden kaçınmak en iyisi olacak.


Chen Ge normalde cam kapıyı kırmayı ve gidip sandalyeyi parçalamayı istemişti. Fakat binanın içindeki kör noktaları düşününce göremediği köşelerde gizli tehditlerin olabileceğinden korkmuştu. Binaya girdikten sonra sandalyenin değil kendisinin kırılabileceğinden endişe etmişti.


Bu gecenin ana görevi kırmızı dans ayakkabılarını bulmak. Bu garip şey benim işime engel olmadığı sürece onunla etkileşime girmemin bir manası yok. Chen Ge telefonunu aldı ve kapıdan uzaklaştı. Gidip başka yerleri araştırsam iyi olacak. Eğer dans ayakkabılarını bulamazsam geri dönerim. Ne de olsa görev şafak sökmeden önce ayakkabıları bulursam başarılı sayılacak; daha çok zamanım var.


Chen Ge kızlar yatakhanesinin yerini hafızasına kazıdıktan sonra okul kapısına doğru geri geri yürüdü. Telefonunu kapattı ve ana kapının yanına çökerek elinde çekiciyle bekledi.


Zamana bakarsak arkamdaki taksinin gelmiş olması gerekiyordu, o zaman yol neden bu kadar karanlık?



Mutlak karanlık içinde bir arabanın far ışıkları son derece belirgin olmalıydı ama Chen Ge uzun bir süre bekledikten sonra okula doğru gelen herhangi bir ışık kaynağı göremedi.


Bir kaza mı oldu?


Bu detay zihnini terk etmedi. Chen Ge bu dünyada tesadüf diye bir şeyin olmadığını biliyordu; onu Jiujiang Özel Akademisine kadar takip eden kişinin belli amaçları olmalıydı.


Rakibim muhtemelen kendisini beklediğimi biliyor, o zaman belki de arabadan erken indi ve yolun geri kalanını yürüyerek geldi. Eğer durum buysa sıkıntı var demektir.


Chen Ge bunun yanlış olmasını diledi. Zaten başında yeterince dert vardı.


Yine de hızlanmalıyım. Benim elimde iki avantaj var: İlk gelen ben olduğum için çevreyi tanımış oldum ve yanımda Zhang Ya var. Kendi mekanında bana zorbalık yapılmasını oturup izlemez herhalde, değil mi?


Belki gözleri artık karanlığa alıştığından ya da belki Yin-Yang Görüşü sayesinde artık karanlık o kadar bulanık değildi.


Işığı açanlar karanlık tarafından avlanırlar.


Chen Ge telefonunu açmak yerine karanlıkta diğer binaya doğru yöneldi. Okulun en yüksek binası eğitim binasıydı. Toplamda beş katlıydı ve arkasında bakımsız ve ormana dönmüş bir arazi vardı. Arazinin diğer tarafında diğer binalardan kendini ayırmış olan bir başka bina vardı.


Binanın farkı kırmızı renkte olmasıydı.



Eğitim binası derslikler için, o yüzden dans ayakkabıları burada olamaz; erkekler yatakhanesinde olma ihtimali ise daha da düşük. O zaman gidip şu kırmızı binaya bakmalıyım.


Chen Ge otlanmış arazinin etrafından dolaşarak garip binanın ön kapısına vardı.


Binanın kızlar yatakhanesi kadardı ama boyutu onun üçte ikisi kadardı. Chen Ge oraya yaklaştığında bu binanın ne kadar alışılmadık olduğunu fark etti. Ön kapıda bir tabela vardı ve üzerinde kırmızı mürekkeple yazılmış iki tuhaf kelime vardı—GİRİŞ YASAK!


Bu binanın amacı ne?


Merak insanın doğasında vardı. Bu uyarı tabelasını gördükten sonra Chen Ge'nin binaya girme istediği daha da artmıştı. Yıllar önce burada bir şeyler olmuş olmalı—belki de aradığım kırmızı dans ayakkabıları buradadır.


Chen Ge tabelanın yanından geçti ve ön kapının iki kilitle mühürlenmiş olduğunu gördü.


Çekiçle kırabilirim ama çok fazla gürültü çıkar; beni takip eden kişinin dikkatini çekebilir.


Chen Ge bu yüzden kapıdan uzaklaştı ve binanın etrafında yürümeye başladı. Orada ciddi biçimde yıpranmış olan bir pencere gördü, hatta camının büyük bir parçası da yoktu.


İşte benim kapım. Chen Ge elini pencereden içeri uzatarak kilidini açtı. Güvenlik amacıyla içeride kimsenin olmadığından emin olmak için birkaç dakika bekledikten sonra içeri atladı.


Pencereyi kapattı ve her şeyi önceki haline getirdi. Gardını indirmeye cesaret edemeden etrafı incelemeye başladı. İndiği yer bir sanatçı stüdyosuydu. Duvarlar öğrencilerin el işlemeleriyle boyanmıştı ve raflarda mermer modeller duruyordu.



Burası oldukça ürpertici ama benim Korku Evimle yarışamaz.


Chen Ge mermer modeller dizininin yanından ilerleyerek odanın arka kapısına gitti. Kapının penceresinden dışarı baktı ve koridorda ‘Sanat Etkinliği Merkezi’ yazılı bir afiş gördü.


Görünüşe göre doğru yerdeyim. Chen Ge kapıyı yavaşça açtı. Belki de uzun süredir kullanılmadığından kapının sesi Chen Ge'nin kulaklarını tırmaladı.


Sakin ol ve ayakkabıları bulduktan sonra hemen buradan ayrıl.


Kapalı bir binanın içinde olduğu için tekrar telefonunun ışığını yaktı. Loş ışık ona herhangi bir rahatlama getirmedi. Hatta Chen Ge'nin kalbindeki korkuyu daha da körükledi.


Chen Ge birinci katı oda oda aradı. Hepsi de sanatçı stüdyolarıydı. Hatta bazılarında ressam sehpaları ve resim tabloları vardı.


Bu bina dört katlı; aradığım dans stüdyosu muhtemelen başka katta.


Chen Ge telefon ve çekiciyle birlikte merdivenlerden yukarı çıktı. İkinci kata ulaştığında kalbi hızlanmaya başladı ve sırtını bir ürperti kapladı.


Çünkü dönüp ikinci katın koridoruna baktığında orada duran bir ahşap sandalye görmüştü.


Yine mi sandalye?



Chen Ge'nin el kasları gerilirken çekicini daha da sıktı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18360 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37578 Bölüm Sayısı


creator
manga tr