Bölüm 53: Sandalye Hareket Ediyor

avatar
607 1

My House of Horrors - Bölüm 53: Sandalye Hareket Ediyor


Bölüm 53: Sandalye Hareket Ediyor

Çeviri: RassNt  


Taksicinin yüzü solmuştu ve beceriksizce bir kahkaha attı. "O zaman sana iyi şanslar."


"Teşekkür ederim, pekala artık kaydı durdurmak ister misin?" Chen Ge'nin yüzünde dost canlısı olduğunu düşündüğü bir gülümseme belirdi. "Sadece yanlış anlaşılma."


"Tabii ki," taksici hemen cevap verdi. Aletteki rastgele butonlara baktı. Birkaç metre daha ilerledikten sonra taksicinin el telsizinde kırmızı ışık yandı. Adam onu hafifçe bastı ve daha bir şey söylemeden tok, ciddi bir ses geldi.


"Lao Liu, sen de mi Batı Jiujiang Özel Akademisinin yakınındasın? Bugün insanların sorunu ne? Ben de oraya gitmek isteyen bir yolcu aldım. Aslında baya yakınız. Bu arada, Gruba gönderdiğin o mesaj neydi? ‘Tekin kalkındım’?"


"Bir şey değil, yolcunla ilgilen." Taksici alnındaki teri sildi ve hemen telsizi kapattı.



"Rehin alındım demeye çalıştın değil mi? Amca, bana güvendiğini söylemedin mi?" Chen Ge kaşlarını çatarak sordu. Taksicinin polis çağırmasından korkarak konuştu, "Beni burada indir."


"Tamam!" Taksici hemen arabayı durdurdu. Chen Ge adamın ayaklarının titrediğini bile görebiliyordu.


Etrafına bakarak arabada bir şey unutmadığından emin oldu. İnip kapıyı kapattıktan sonra kafasını kaldırdı ve taksinin üstündeki tabelada yazan yazıyı gördü—’Rehin alındım, lütfen polisi arayın!’


"Amca, cidden yaratıcı adamsın."


Taksi Chen Ge'yi bıraktıktan sonra adeta kanatlanıp uçtu. Saniyeler sonra Chen Ge'nin etrafı mutlak bir sessizlikle doldu. Her an yağmur yağabilecek bir yıldızsız geceydi. Yukarıda duran yağmur bulutları bütün ışıkları engelliyordu. Chen Ge telefonunu çıkartarak saate baktı; belirlenen zamana hala sekiz dakika vardı.


Biraz önce arabada, telsizde konuşan kişi kendisinin de Özel Akademiye bir yolcu getirdiğini söyledi. Buraya gecenin birinde gelen kişi benimle alakalı olabilir mi?


Chen Ge dikkatli olması gerektiğini anladı. Eğer zamanı kısıtlı olmasaydı muhtemelen çalıların içine saklanıp kendisini kimin takip ettiğini görmek isteyecekti.


Sadece sekiz dakika kaldı. Sanırım önce gidip okulun tasarımını gözden geçirsem iyi olacak. Kullanabildiğim bütün avantajları elde etmeliyim.


Batı Jiujiang Özel Akademisinin etrafı tamamen ıssızdı. Sokak lambaları yoktu, çalılık ve ormanlığı delip geçen tek bir yol vardı.


Telefonunun ışığını açan Chen Ge yolu takip ettikten yüz metre kadar sonra terk edilmiş okulun ön kapısına ulaştı. Zincirler ve demir parmaklıklar paslanmıştı. Kapı kımıldatılmayacak kadar ağırdı. Parmaklıkların ardında görebildiği tek şey karanlıktı.



Nasıl gireceğim?


Chen Ge kapının etrafında dolandı. İlk önce sırt çantasını diğer tarafa attıktan sonra birkaç adım gerildi. Ardından koşarak önce duvardaki tuğlalara tutundu ve ardından duvarın üstünden atladı.


Okulun yerleşimi çok büyük değildi; tüm bölge tek bir bakışla görülebiliyordu. Karanlığın ardında kasvetli bekçileri andıran bazı uzun silüetler vardı. Okulun tabelası çok uzun zaman önce kaldırılmıştı. Chen Ge okulun gerçek ismini bilmiyordu. Şehirdeki diğer herkes gibi sadece burayı Batı Jiujiang'ın Özel Akademisi olarak biliyordu.


Aşırı büyümüş çalılıklar yolu neredeyse yutmuştu. Çalılar her adımda bacaklarını çiziyor ve hem acı hem de kaşıntı hissetmesine neden oluyordu.


Verilen sürede buraya varmayı başardım; şimdi görevim Zhang Ya'nın kırmızı dans ayakkabılarını bulmak.


Chen Ge sırt çantasından çekicini çıkardı. Buz gibi metalik hissin derisine dokunması daha güvenli hissetmesine neden oldu.


Telefonunun yardımıyla okulun derinliklerine doğru yürüdü. Daha birkaç adım atmıştı ki aniden bir şeyin yanlış olduğunu hissetti. Hareket etmeyi bıraktı ve birkaç adım geriledi.


Hayal gücüm müydü? Neden sanki bir şey beni okula doğru itiyormuş gibi hissediyorum? Ve geriye doğru yürüdüğümde beni arkamdan engelleyen gizemli bir kuvvet oluştu.


Chen Ge omzunun üstünden geriye baktı ama hiçbir şey yoktu. Telefonunu kullanarak arkasına ışık tuttu ve hayal ettiği gibi ne bir hayalet ne de bir ruh vardı.


Yoksa o çoktan geldi, Arkamda duruyor da Ben mi onu göremiyorum? Chen ge ürperdi. Arkasına doğru elindeki silahını savurma düşüncesi zihnini işgal etti ama sonra düşündü, Ya gerçekten de Zhang ya arkamdaysa ve bu hareket onu kızdırırsa?



O sadece sıradan bir Korku Evi sahibiydi; bu terk edilmiş okulda esasen savunmasızdı. bir Meşum Tayf'ı öfkelendirmenin sonucunu düşünerek ürperdi.


Her halükarda ilk önce ilerlemeliyim.


Chen Ge sırt çantasını daha yukarı çekerek elinde telefon ve çekiçle okula doğru yürüdü. Gece karanlıktı ve bir hava esintisi çıktı; hatta esinti içinde hafif bir yağmur belirtisi taşıyordu.


Kırmızı dans ayakkabılarını bulabileceğim muhtemel yerler ya dans stüdyosundaki kızlar soyunma odası ya da Zhang Ya'nın eski yatak odası. Bu iki yere odaklanmalıyım.


Chen Ge kendisine en yakın olan binaya doğru yol aldı. Okulun içindeki ağaçlar büyüyüp bükülmüştü ve otlar Chen Ge'nin beline kadar geliyordu. Okul yerleşkesine dağılmış olan heykeller vardı ve çoğu insan figürleriydi. Her şeyiyle burası karanlıkta garip bir hava taşıyordu.


Kızlar yatakhanesi?


Yatakhane binası çok uzun değildi, sadece dört katlıydı. Fakat ürkütücüydü, muhtemelen bunun sebebi uzun süredir terk edilmiş durumda olmasıydı. Binanın cam kapısı metal bir zincirle sıkıca kilitlenmişti. Chen Ge cama yaslanarak içeriyi gözetledi.


Koridorun iki yanındaki kapılar kapalıydı ama garip şekilde koridorun ortasında tek bir sandalye yatak odası kapısına dönmüş duruyordu.


Koridorun ortasında bırakılmış tek bir sandalye mi? Bunun özel bir anlamı mı var?


Chen Ge cam kapıdan uzaklaştı. Hem ana kapı hem de pansiyon girişi kilitlenmiş ve koridorda herhangi bir çöp yok gibi. Yani okulu kapatmadan önce burayı temizlemişler, o zaman neden koridorun ortasında tek bir sandalye bırakılmış? Sadece rastlantı mı?



Eğer sandalye okul yönetimi tarafından bilerek bırakıldıysa bunun anlamı ne olabilir? Eğer bunu okul yapmadıysa o zaman kilitli binanı içindeki koridora kim bir sandalye getirdi?


Chen Ge telefonunu cam kapıya doğrulttu. Sandalye girişin yaklaşık beş metre kadar uzağındaydı ve üzerinde kırık bir koridor lambası vardı.


Lamba kırılmış ve elektrik kabloları bile ortaya çıkmış. Sandalye ve kablolar, bana mı öyle geliyor yoksa bu bir asılma sahnesine mi benziyor?


Doğrusu bu garip manzarayı gördükten sonra Chen Ge'nin kalbi hızlı çarpmaya başlamıştı.


Muhtemelen fazla düşünüyorum.


Sağ sola baktı. Hafif esinti yaprakların hışırdamasına neden oldu. Karanlıkta okul rahatsız edici derecede korkutucuydu.


Kendimi boş yere korkutmamam gerek. Ne de olsa Kızıl Tayf Zhang Ya bu okuldaki en korkutucu şey. Elimde onun aşk mektubu var, o yüzden kim bana meydan okuyabilir? Durumu düşününce Chen Ge'nin tek kendini teselli etme yolu buydu. Dahası bu sadece bir ilgi görevi. Basitçe özel bir randevu türü diyebiliriz. Endişelenecek bir şey yok.


Kendi kendini cesaretlendirdi ve bunun ardından elinde çekiciyle tekrar cam kapıya doğru yürüdü. Tam kapıyı kırmaya hazırlanırken gözleri şok edici bir detayı yakaladı.


Koridor lambasının tam altında olması gereken sandalye oradan bir metre kadar uzaklaşmıştı. İleri doğru hareket ediyor gibiydi.


Siktir! Chen Ge ilk defa böyle bir şey yaşıyordu. Biraz önce ne oldu?






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18350 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37573 Bölüm Sayısı


creator
manga tr