Bölüm 48: Lütfen Bırak Gideyim!

avatar
650 0

My House of Horrors - Bölüm 48: Lütfen Bırak Gideyim!


Bölüm 48: Lütfen Bırak Gideyim!

Çeviri: RassNt  


Zhang Peng'in vahşi ve müzmin bakışı zihninde belirince Chen Ge'nin yüzü değişti. İki şeytanın dövüşü ha?


Zhang Peng'in girişiyle birlikte Geceyarısı Cinayeti senaryosundaki biçme sesi durmamıştı, muhtemelen ayna canavarı birinin böylesine körü körüne ve aceleyle içeri dalacağını beklemiyordu.


Artık oyunu güvenli yoldan oynayamam. Gece rahat uyumak için ayna canavarının Zhang Peng'in vücuduna girdiğini kendi gözlerimle görmeliyim.


Monitörden adamın yerini saptadıktan sonra Doktor Kafakıran giysisinin zincirlerini söküp çıkardı ve onları yere bıraktıktan sonra giysiyi ve deri maskeyi taktı. Çekici birkaç kez salladıktan sonra Chen Ge'den habis bir enerji yayıldı.


Niye buradaki kötü dam benmişim gibi hissediyorum?



Anahtarları ve telefonu aldıktan sonra oyuncak bebekleri cebine attı, garip tasarımlı çekicini aldı ve kontrol odasından çıktı.



Geceyarısı Cinayeti senaryosunun içinde kapana kısılan Zhang Peng elindeki bıçağın giderek ağırlaştığını hissetti. Uzun süredir bu gün için hazırlanıyordu ama beklenmedik kazalara hazırlık yapamazdı.


Saat gece bir olmuştu ve normal birisi bu saatlerde uykuda olurdu. Uyumasa bile yatağında uzanmış olmalıydı. Personel dinlenme odasının yerini gösteren tabelayı görünce büyük bir heyecan yaşamıştı. Sakinleşmesi uzun sürmüştü.


Kendi kendine cesaret konuşması yapmış, kızgınlık ve nefretini yükseltmiş ve ardından cesaretini toplayarak kapıdan içeri dalmıştı. Bunun ardından bıçağı yatağa doğru gaddarca savurmuştu. Kendini öyle kaptırmıştı ki kendini kestiğini bile fark etmemişti.


Bıçağın ucu kan olmuştu ama yatakta kimseyi görememişti. Mahvolmuş yatak örtüsünü ıslatan tek kan kolundan gelendi. Kızgınlığın dışında o anda normal olarak kin duygusu da belirmişti; cani arzusu beslenmiş ve mantık dürtüsü tamamen tersine dönmüştü.


Ping An Apartmanını mahvettin, Juan Er'i hapse yolladın. Seni şerefsiz herif, yemin ederim yapacağım son şey olsa bile seni öldüreceğim!


Zhang Peng düşündükçe öfkesi artıyordu. Yukarıdan gelen biçme sesi adeta duygularını daha da yükseliyordu.


Sesin kaynağına doğru yaklaşırken bıçağını sıkıca tuttu. Görünme korkusuyla son derece dikkatli ilerliyordu.


Yakınım; sesin kaynağı bu kat!



Zhang Peng kafasını merdivenlerden uzattı. Yanında herhangi bir ışık kaynağı yoktu. Sırtını duvara vererek üçüncü katın koridoruna girdi.


Bu Korku evi cidden ürkütücü; koridorlar labirent gibi karmaşık. Onu öldürdükten sonra cesedini rastgele bir odaya atsam bile keşfedilmesi en az yarım ayı alır.


Dudaklarında zalim bir sırıtış kıvrıldı.


Ses ilerden geliyor! Ama adam ne yapıyor öyle, gecenin bir yarısı uyumak yerine bir şeyleri mi biçiyor? Bazı güvenlik dekorlarını mı tamir ediyor?


Zhang Peng eğildi. Uzun elbise koluyla yarasını kaplarken ileri doğru sürünerek bıçağıyla yönünü tayin etti.


Üçüncü kat koridorunun sonunda, senaryonun girişinde bulanık siyah bir gölge gördü. Gölge kapının orada duruyor, elinde bir şeyle kapıyı tırmalıyordu.


Garip, neden ışıkları açmamış?


Zhang Peng iyice yaklaştıktan sonra ancak tutarsızlığı fark etti. Fakat bunu fazla düşünmedi çünkü zihni intikam arzusuyla dolup taşıyordu. Adeta etrafındaki hava donmuştu. Yavaşça bıçağı omzunun üstüne doğru kaldırdı. Vücudu gergin bir yay gibiydi ve gölgeye bıçağını saplamak için fırladı.


"Cehenneme kadar yolun var!"


Zhang Peng bütün hızıyla depara kalkarken bıçak gölgeye çarptı!



Yüzünde heyecanlı bir gülümseme belirmeye başladı ama sadece 0.2 saniye sonra bu ifade kayboldu. Bıçak gölgenin içinden geçip gitmişti!


Bu sırada Zhang Peng eylemsizlik etkisiyle kapıya kafasıyla çarpmış ve adeta çarpışmanın etkisiyle beli kırılacak duruma gelmişti.


"Siktir lan!?" Zhang Peng bu sonucu kabullenemedi. Aceleyle yerden kalktı ve bıçağı çıldırmış gibi etrafta savurmaya başladı. "Nerede bu? Nerede!?"


Öfkesi beynini terk ettiğinde kalbinde daha önce yaşamadığı bir hissiyat gelişmeye başladı.


Yemin ederim burada bir siyah gölgenin durduğunu gördüm! Gözlerim yanılmış olamaz!


Zhang Peng artık gizlenme derdini unutmuştu. Telefonunu çıkardı ve ışığını yakarak etrafa tuttu. Kapı tırmalama izleriyle doluydu ve yerde keskin ayna parçaları vardı.


Tüm bunlar siyah gölgeden geriye kalanlar, yani haklıydım burada biraz önce birisi duruyordu!


O zaman nereye kayboldu bir anda!?


Zhang Peng tepeden tırnağa ürperdi. Tamamen öfkeyle dolmuş halde karanlık koridora korkulu bakış attıktan sonra aniden bir tuhaflık hissetti.


Bir adam durduk yere ortadan kaybolamaz, tabii ki... o normal bir adam değilse.



Adem elması kımıldandı ve telefonun zayıf ışığı artık onu güvende hissettirmemeye başladı. Hatta zayıf ışık korkusunu daha da artırıyordu, çünkü ışığın ulaşamadığı karanlık noktalarda canavarlar bekliyor gibiydi.


Korku Evinin sahibi canlı bir insan değil! Bu Korku Evi gerçekten lanetli!


Zhang Peng'in alnı terden sırılsıklam oldu. Bıçağı tutan eli bile terlemişti. Artık zihninde herhangi bir intikam ya da öldürme düşüncesi kalmamıştı. Aceleyle koridorda hızla fırladı; zihnindeki tek düşünce bu lanet olası yerden kaçmaktı.


O bu şekilde aceleyle kaçarken merdiven boşluğu kapısının açısının daha öncekinden farklı olduğunu fark etmemişti.


Buradan ayrıldıktan sonra intikamı tekrar düşünebilirim.


Yaralı kolunu tutarak merdiven boşluğuna fırladığında kapının arkasından hızla geçen bir gölge ona saldırdı.


Kemik kırılma sesi kulağı tırmaladı. Zhang Peng adeta ölüyormuşcasına sağ kolunu tuttu ve beyni duraksadı.


"Üzgünüm, ıskaladım." Chen Ge kapının arkasından dışarı çıktı. Sayısız ifadeyle dokunmuş olan ürkütücü deri maske Chen Ge'nin dudaklarının oynamasıyla büküldü. "Bıçak tutan omuzunu hedeflemiştim."


Chen Ge'nin ses tonu kayıtsızdı, sanki hava durumundan bahsediyordu. Ona bakan Zhang Peng boğulacakmış gibi hissetti. İsa, Buda, Allah, lütfen birisi yardım etsin!


Zhag Peng direnmeye çalıştı ama Chen Ge'nin elindeki kırk santimlik çekici görünce adeta eli kolu beyninin verdiği emirleri dinlemeyi reddetti. Çekiç kanla kaplı ve sapı insan omurgası şeklinde! İnsanların senin deli bir katil olduğunu öğrenmelerinden korkmuyor musun!?



Chen Ge adama kendine gelme fırsatı tanımadan çekicini bacağına vurdu. Ayna canavarı için kap olacak kişinin tamamen savunması olmasını istiyordu.


Güm!


Merdivenlerin demirleri etkiyle büküldü. Zhang Peng saldırıdan son saniyede kaçınmıştı. Tek kolu kanayan, diğeri kullanım dışı olan Zhang Peng direnmekten tamamen vazgeçmişti. Hatta bıçağını bile atarak merdivenlerden aşağı doğru koştu.


"Bu korkaklıkla Korku Evimi ziyaret etmeye mi cüret ediyorsun!?"


Demi çekici kavrayan Chen Ge avının peşine düşerken ikili birinci kata geri döndüler.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18350 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37573 Bölüm Sayısı


creator
manga tr