Bölüm 33: Kayıp İlanı'nın Doğru Kullanımı

avatar
669 0

My House of Horrors - Bölüm 33: Kayıp İlanı'nın Doğru Kullanımı


Bölüm 33: Kayıp İlanı'nın Doğru Kullanımı

Çeviri: RassNt  


Maymun eğer bacaklarının kontrolünü zar zor hissediyor olmasaydı muhtemelen o anda yere yığılacaktı. İçten içe bir daha Korku Evine gitmeyeceğine dair yeminler etti.


Gruptan ayrılmış, tek başına kalmış, karanlık bir koridorda duruyordu ve peşinde her an ortaya çıkabilecek bir deli katil vardı, üstüne bir de her baktığı yerde bu oyuncak bebekleri görüyordu... bu korku dolu tecrübe Maymun'un nefesini kesmişti. "Neden buraya belirdi? Ne zaman geldi buraya? Nasıl hareket edebildi?"


Beyni sayısız soru işaretiyle doldu, sükuneti tam anlamıyla dağılmıştı ve telefonu tutan elleri şiddetle titriyordu.


"Maymun, neredesin!? Lütfen kurtar beni! Odadaki oyuncak bebekler bana bakıyor gibi hissediyorum! Yemin ederim bakıyorlar!" Telefondaki ses çığlığa dönüşmüştü; Shi Ling'in durumu da hiç iyi değildi.


"Kız Kardeş, seni kurtaracağım ama beni kim kurtaracak?" Maymun içgüdüsel olarak tehlikenin kaynağından uzaklaşmak için geri adım attı. Sanki ayak bileğinde bir baskı hisseder gibi oldu, dönüp baktığında normalde belli bir uzaklıkta olması gereken oyuncak bebek ayakkabısının yanında duruyordu.



Siyah saçları garip şekilde gerçekçiydi ve yanmış yüzü yukarı bakıyordu. Yüz hatları tamamen mahvolmuştu ama belli bir hissiyat veriyordu. Gülümsüyor!


Maymun neden bu düşüncenin zihninde belirdiğini anlamadı ve dürüst olmak gerekirse nedenini anlamamıştı; şu son on dakikadır yaşadığı olaylar akıl sağlığını kötü etkilemişti.


Dudaklarını ısırdı ve ayağını kurtulmak istercesine hafifçe dürttü. Belki korkudan belki de uzun süredir olduğu yerde kaldığından bacağındaki kaslar gerilmişti ve kalbine doğru bir acı hissi yükseldi. Siktir! Kramp!


Maymun yere kapaklandı. Artık gururunu bir kenara attı. Bacaklarını kavrayarak bağırdı, "Kimse var mı!? Çıkmak istiyorum! Çıkmak istiyorum! Lütfen yardım edin!"


 O sırada Chen Ge ve Xu Wan birinci katta korkudan ödü kopan Lao Song'u personel çıkışından dışarı çekiyorlardı ve bu sırada üçüncü kattan gelen kan dondurucu çığlığı duymuşlardı. Öncelik güvenlikti, o yüzden ikisi de oyalanmadan hemen üçüncü kata doğru koştular.


Koridora girdiklerinde, Chen Ge Maymunun zeminde yuvarlandığını gördü. Xiao Wan'a geri çekilmesini söyledi ve elinde fenerle genç adama doğru yürüdü. "İyi misin?"


"Çıkıyorum! Sonsuza kadar çıkıyorum, lütfen gitmek istiyorum buradan."


Maymun'un değişmiş bir adam olduğunu söylemek kolaydı. Chen Ge hiçbir şey söylemeden çömeldi ve Maymun'un dizlerine baskı yaptı. "Güç uygula ve dizini düz pozisyona getirmeye çalış."


Maymunun acısını hafifletmeye çalışan Chen Ge etrafa bakındı; kafası karışmıştı. Ne Xiao Wan ne de ben buraya yakın bile değildik, bu herifi bu kadar korkutan şey neydi?


Yerdeki iki oyuncak bebek dışında etrafta hiçbir şey yoktu. Bu yüzden Chen Ge sordu, "Kardeş, niye bu kadar ürktün?"



"Sormaya gerek var mı?" Maymun'un gözleri kıpkırmızıydı ve aşağılanmış bir kadın gibi homurdandı, "Bu iki oyuncak beni takip ediyordu; onları sen kontrol ediyordun değil mi? Seni hasta piç!"


"Bu iki oyuncak bebek seni mi takip ediyordu?" Chen Ge duraksadı. Maymuna gerçeği söyleyip iyice korkuya kapılmasını istemedi. "Her neyse önce seni dışarı çıkaralım."


"Bekle, bu katta kapana kısılan biri daha var. Kız adeta deliye döndü, lütfen onu da kurtarın." Maymun telefonunu çıkartarak Shi Ling'i aradı. Maymun'un dikkati telefondayken Chen Ge oyuncak bebekleri aldı ve avucunun içinde tuttu. Oyuncaklar küçüktü ve aşırı güzel sayılmazlardı; çocukların sanat ve el işi derslerinde yaptıkları el yapımı şeylere benziyorlardı.


Bu ikisi, yetişkin bir adamı bacağına kramp girmesine sebep olacak derecede korkuttu mu? Chen Ge parmağını kullanarak oyuncaklardan birinin yüzünü dürttü. Bir nedenden ötürü, sanki oyuncak yanağının sıkılmasını istemiyor ama bunu durdurmaktan acizmiş gibi bir his yaşadı. İlginç...


Shi Ling'in yardım çığlıklarını takip eden Chen Ge ve Maymun kapana kısıldığı odayı buldular ve kapıyı dışarıdan açtılar.


"Korkma, seni hemen buradan çıkaracağız."


Kız Chen Ge'ye aldırış etmedi. Odanın köşesinde tir tir titriyordu, titrek dudaklarıyla anlamsızca kekeliyordu, "Oyuncaklar bana bakıyor! Nereye saklanırsam saklanayım gözleri hep beni takip ediyor!"


"Yine mi oyuncaklar?" Chen Ge odanın ortasına doğru baktığında iki tane biraz daha büyük oyuncağın yan yana yattıklarını gördü.


"Biraz önce oturuyorlardı, yemin ederim!" Shi Ling'in yaşlı gözleri korkuyla doluydu.


"Biliyorum, hepsi... Korku Evinin hilelerinin bir parçası." Chen Ge kızı sakinleştirmeye çalıştıktan sonra oyuncaklara doğru yürüdü. Birisinin yüzüne bir sakal dikilmişti ve diğeri normal elbisesinin üstüne bir önlük giymişti.



Detaylara bakınca bunlar sanki anne ve babaya benziyor. Daha önce aldığı iki oyuncağı da yere koyduğunda dört kişilik bir aile görüntüsüne döndüler.


Bu sayı, Ping An Apartmanlarındaki kundaklama olayı kurbanlarıyla kusursuz uyuşuyor ve bu Geceyarısı Cinayeti senaryosu Ping An Apartmanları ilham alınarak tasarlandı, yani bu dört oyuncak, gerçek kurbanları temsil ediyor olabilir mi?


Bu düşünce zihnine girdiğinde Chen Ge cebindeki siyah telefonun titreştiğini hissetti.  Çıkarıp baktığında yeni bir mesajın olduğunu gördü.


"Tayfların Gözdesi. Tebrikler, Geceyarısı Cinayeti senaryosu içindeki tek Gizli Görevi tetiklediniz! Ruhlar hala ölümlü dünyada bitmemiş işlere sahipler. Onlara isteklerini yerine getirmelerine yardımcı ol ve senin faydalı yardımcıların olsunlar."


Tek Gizli Görev mi? Siyah telefonun açtığı senaryolar Gizli Görevlerle mi geliyorlar? Bu Chen Ge adına önemli bir keşifti. Ping An Apartmanlarındaki ruhların bitmemiş işi Wang Qi ile alakalı olmalı. Onun yakalanması dolayısıyla kanun tarafından cezalandırılacak olması bu bitmemiş işi çözüme kavuşturacak olmalı, öyle değil mi?


Chen Ge, Maymun ve Shi Ling'i alarak merdivenlerden indirdi ama zihninde hala Gizli Görev vardı. Onları personel geçidinden çıkardıktan sonra senaryoya geri dönmek yerine hemen malzeme odasına gitti. Kutunun içinden Wang Qi'nin kayıp ilanını çıkardı.


Bu şey kurbanlar için işe yarar olmalı. Chen Ge zihninde bu düşünceyle birlikte Shi Ling'in kapana kısıldığı üçüncü kattaki odaya geri döndü.


Eşiği geçtiği anda tuhaf bir şey fark etti.


Anne babayı ve büyük kız çocuğunu temsil eden üç bebek zeminde dümdüz yatıyorlardı ama en küçük oyuncak sanki bir kaçışın ortasındaymış gibi kapının yakınında bir yerde yüzü koyun uzanmıştı. Chen Ge oyuncağı aldı ve dikkatlice incelediğinde onun sanki fark edilmekten korktuğu için ölü numarası yaptığına dair garip bir hissiyata kapıldı. Bir sebepten, korkmak yerine bunu oldukça tatlı ve sevimli buldu. Kurbanların ruhları muhtemelen bu oyuncakların içinde.


Kapıyı arkasından kapatan Chen Ge odanın ortasına oturdu.



"Bu durumda, belki biraz muhabbet edebiliriz."







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18360 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37579 Bölüm Sayısı


creator
manga tr