Bölüm 26: Patron, Televizyondasın

avatar
737 0

My House of Horrors - Bölüm 26: Patron, Televizyondasın


Bölüm 26: Patron, Televizyondasın

Çeviri: RassNt  


Görevi yüzden doksan yüksek bir başarı oranıyla tamamlamak bana ek ödül mi getirecek? Chen Ge gizli eşyanın kilidini açtığını fark edince kuşkusuz oldukça heyecanlanmıştı ama eşyanın açıklamasını okuyunca heyecanı hemen kayboldu. Wang Qi'nin Kayıp İlanı mı? Siyah telefonda bir hata falan mı oldu? Bu bir ödülden çok lanete benziyor!


Açıklamayı bitirdikten sonra zihninde yeni bir soru işareti belirdi. Ayrıca bu Şer Puanı da neyin nesi?


Anlatımına bakınca Wang Qi'nin kötülüğünün miktar olarak ölçümünü kastediyor gibiydi.


Yaşayan bir insanın kullanabileceği bir şeye benzemiyor, yani yaşayan bir varlık tarafından da kullanılamayacağı anlamı taşımıyor değil mi?


Chen Ge arkada kendisini takip eden gölgesine baktı ve başını sağa sola sallayarak zihnindeki düşünceleri boşalttı.



Polis arabası saat sabahın yedisinde Yeni Yüzyıl Parkına vardı. Chen Ge korumadan Korku Evinin yedek anahtarını istedi. Böyle hareketli bir geceden sonra oldukça yorulmuştu. Personel dinlenme odasına geldiğinde tüm kemikleri parçalanacakmış gibi hissetti.


Telefonunu çıkardı ve çoktan şarjının bitmiş olduğunu fark etti. Canlı yayın da doğal olarak sona ermişti bile. Onu şarja taktı ve açtı.


Telefondaki adım sayacı onun bu gece on bin adımın üstünde yürüdüğünü gösteriyordu. Şu an arkadaş listesinin en tepesine yerleşmişti ve hatta Xiao Wan onun bu başarısını beğenmişti.


Görünüşe antrenman yapmak için zaman ayırmalıyım. Diğerlerinden daha hızlı koştuğun sürece her şey iyi olacak.


Chen Ge telefonuna tıklayarak He San'ın numarasına baktı. Uyuyor olabileceğini düşünerek onu aramak yerine mesaj gönderdi. Fakat mesajdan yaklaşık üç saniye sonra genç adam ona dönüş yapmıştı.


"Oh be! Patron, hala hayatta mısın!?" He San'ın sesi öyle yüksekti ki Chen Ge bir baş ağrısının geldiğini hissetti.


"Berbat bir şekilde ölmemi mi isterdin? Ayrıca, istersen biraz daha sessiz ol yoksa oda arkadaşlarını uyandıracaksın."


"Uyuyan kim!? Hepimiz senin canlı yayınını izliyorduk ve senin sesini duymayı bekliyorduk!"


Dürüst olmak gerekirse Chen Ge bunu duyunca oldukça etkilenmişti. Tam He San'a arkadaşlarına kendi adına teşekkür etmesini söylemeye hazırlanırken He San buna fırsat vermedi, "Canlı yayın kesildikten sonra hepsi senin kesinlikle öldüğünü söylediler ve hatta üzerine bahse girdiler. Teşekkürler Patron, haftanın geri kalanında yemek paramı çıkardım sayende."


"Demek benim hayatım birkaç öğün yemeğe değer. Bir şey söyleyeyim mi? Bu mutlu anını benimle paylaşmana gerek yoktu..." Chen Ge bu aşırı dürüst genç adamın sözleri karşısında ne diyeceğini bilememişti.



"Her neyse, patron tanrıya şükür hayattasın! Sonunun bizim labaratuvarlarda biteceğinden korktum. Biliyor musun ders hocamız maktulün ölüm zamanı resmini çekiyor ki taze cesedin nasıl göründüğü hakkında daha iyi bir fikrimiz olsun diye..."


"Bu kadar bilgi yeter." Chen Ge şakaklarını ovuşturdu ve beyninin zonkladığını hissetti. "Hayatta kalmamın en büyük etkenlerinden biri sendin, o yüzden müsait olursan sana bir yemek ısmarlamak isterim."


Chen Ge çağrıyı sonlandırdıktan sonra video paylaşım uygulamasındaki kişisel sayfasını açtı ve takipçi sayısının 3,000'i aştığını görünce şaşırdı.


Lanet olsun! Siyah bir ekran bile bu kadar takipçi kazanmamı mı sağladı? Bunun ardından özel mesaj kutusuna baktı. Burası yeni mesajlarla doluydu ama çoğunluğunun sorduğu soru şuydu, "Yayıncı, hala hayatta mısın?"


Şunlara bak, ölmemi bile beklemeye sabırları yok!


Chen Ge hala Korku Evinin reklamının durduğunu ve canlı yayın odasıyla kişisel hesabının bloklanmadığını görünce rahat bir iç geçirdi. Telefonu bir kenara attı, yüzünü yastığa gömdü ve uyuşuk bir halde yatakta uzandı.


Biraz güçlü toplama zamanı. Uyumak için bir günlük tatili hak ettiğimi düşünüyorum.


Elbiselerini çıkarıp gözlerini kapattığında hemen uykuya dalmıştı.


Güneş yükselerek yeni günün başlangıcını haber veriyordu. Güneş ışıkları odaya sızarak yatağın kenarlarını altın renge boyadı.


Güm!



Korku Evinin kapısı sertçe açıldı ve merdivenlerde aceleci ayak sesleri duyuldu. Kilide bir anahtar itildi ve personel dinlenme odası kabaca itilerek açıldı.


Yatak adeta deprem oluyormuşcasına sallandı!


Chen Ge öyle korkmuştu ki yatakta sıçradı. Daha tepki veremeden gözlerinin önünde bir şeyin sallandığını gördü ve ardından kulaklarına tiz ve heyecanlı bir ses ulaştı.


"Patron, televizyondasın!"


İki saniye sonra Chen Ge nihayet gerçekliğe geri döndü. Yastığının hemen yanında oturan Xiao Wan'a baktı ve saçlarından yayılan taze kokuyu hissetti. Sessizce yorganını çekerek vücudunun açıkta olan üst kısmını kapattıktan sonra nihayet konuştu, "Sakin ol, ne olmuş?"


"İlk defa gerçek hayattan tanıdığım birisi televizyona çıktı! Yüzün mozaiklenmiş olsa da seni yine de kolayca tanıdım!"


"Mozaik mi?" Chen Ge kızın söylediklerine yetişemiyordu.


"Bak." Xu Wan telefonunu ona uzattı. "Bu internetten aldığım video parçası. Jiujiang Sabah Haberleri bölümünde bir son dakika haberi vardı."


Chen Ge videoyu oynattı ve ekranda Ping An Apartmanlarının bir görüntüsü çıktı.


"Adalet daima yerini bulur! Dört yıl önce Fu An Apartmanlarında dört kişilik bir ailenin ölmesine neden olan kundaklama olayında yeni gelişmeler yaşandı. İyi kalpli bir vatandaşın yardımıyla güvenlik güçleri gerçek suçluyu sorgulamak için gözaltına aldı!"



Bunun ardından bir polis memuruyla birlikte olay yerinden ayrılan Chen Ge'nin bir resmine basit bir röportaj eklenmişti. Fakat Chen Ge'nin yüzü tamamen mozaiklenmişti. Başlıklardan birinde kaçaklardan birinin hala dışarıda olmasından dolayı vatandaşın güvenliği için kimliğinin geçici olarak gizli tutulacağı söyleniyordu.


"Patron bu sensin değil mi? Elbiseler tıpkı senin dün giydiklerine benziyor!"


"İzin verirsen önce üstüme bir şeyler giyebilir miyim?" Chen Ge başını hafifçe sağa sola salladı. Elbiselerini giydikten sonra geçen gece Ping An Apartmanlarından olup bitenleri özet geçti. Fakat tabii ki oraya gitmesinin asıl amacını söylemedi; bunun yerine Korku Evi için yeni ilhamlar aramak istediğini söyledi.


Onun hikayesini dinleyen Xu Wan'ın ifadesi büyük ölçüde değişmişti. "Patron, o zaman kesin yorulmuşsundur. Lütfen sen dinlen, ziyaretçilerle ben ilgilenirim."


Bunu nezaketten söylemişti ama Chen Ge ziyaretçileri duyunca anında enerjisinin yerine geldiğini hissetti. "Kaç kişi var?"


"Dünkünden fazla."


"O zaman ne bekliyoruz? Hazırlanmama yardım et!"


Chen Ge, Xu Wan'ı girişte beklemesi için gönderdi ve kendisi de hemen yüzünü yıkamaya koştu. Ardından siyah telefonu çıkartarak Geceyarısı Cinayeti senaryosunu açtı.


"Geceyarısı Cinayeti (Korku Faktörü 1 Yıldız): Bu senaryo tamamlandı. Üçüncü kata giderek göz atabilirsin.


"Uyarı: Korku Evinde boş yer sorunu oluştu. Genişleme olmadan yeni senaryolar açılamayacak!"



Chen Ge ilk başta birçok şey hazırlaması gerektiğini düşünmüştü ama siyah telefonu çok hafife aldığını fark etti. Senaryo seti ne zaman kuruldu?


Chen Ge ayakkabılarını giydikten sonra üçüncü kata koşarak kapıyı açtı. Kapının ötesindeki dünya tamamen değişmişti.


İşe yaramayan eşyalar ortadan kaybolmuş ve karşısına ürpertici bir havaya sahip uzun bir koridor çıkmıştı. Yeni açılan senaryo çok büyüktü; üçüncü katın yarısından fazlasını ve ayrıca ikinci kattaki Minghun'un bir kısmıyla birinci kattaki Yaşayan Ölülerin Gecesi'nin bir parçasını kaplamıştı.


Demek toplamda üç kat var. Birinci ve ikinci katlar aperatif niteliği taşırken en korkutucu olanı üçüncü kat olacak. Nasıl olur da Ping An Apartmanına bu kadar benzeyebilir?






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18360 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37578 Bölüm Sayısı


creator
manga tr