Bölüm 17: Fu An Apartmanları

avatar
707 0

My House of Horrors - Bölüm 17: Fu An Apartmanları


Bölüm 17: Fu An Apartmanları


Çevirmen: RassNt  


Bir yabancının bakış açısından Wang Qi'nin yeni geleni oradan uzaklaştırmak için çok ısrarcı olduğu söylenebilirdi. Bu yüzden Chen Ge adama hiçbir şeyin sözünü vermedi; aksine onun hikayesini dinledikten sonra bir şeyler sakladığına dair gizliden gizliye şüpheleri oluşmuştu.


"Sana bildiğim her şeyi anlattım ve hala gitmek için zamanın var. Saat on iki olduğunda apartman bambaşka bir şeye dönüşecek." Bunu söyledikten sonra Wang Qi elbisesinin üzerindeki tozları silkti ve ayrılmak için döndü.


Wang Qi'nin gölgesi daha gecenin karanlığında kaybolmadan önce Chen Ge kendine geldi. Normalde amacı kiracılardan bina ile ilgili bilgi toplamaktı ama şimdi kafasında daha fazla soru işareti oluşmuştu.


Bu adam kesinlikle garip birisi ama onun deli olup olmadığından tam emin değilim. Wang Qi'nin konuşma boyunca odaklanamayan gözlerini düşününce Chen Ge huzursuz hissetti. Adamın gözlerindeki yorgunluk ve acı sahte olamazdı. Ama nişanlısını çok seviyor olduğu açık.


Chen Ge odasına geri dönerken birinci kattaki kadının odasının önünde duraksadı. Biraz tereddüt ettikten sonra odanın kapısını tıklattı.



"Hey, taze kan!" Kadının odasının kapısı hareket etmedi ama onun doğruca karşısındaki odanın kapısı açılınca Chen Ge şaşırdı. Açık kapıya yaslanmış olan uzun boylu bir adam duruyordu. Otuzlarında gösteriyordu ve adamın görünüşü oldukça bakımsızdı. Saçı sakalına karışmıştı ve elini arkasında bir şakayık dövmesi vardı.


"Siz kimsiniz?" Chen Ge telaşla döndü.


"Kayıp ilanı dağıtan adam bu binanın kiracısı bile değil; onda yanlış bir şeyler var." İnce adam şakağını işaret etti. "Onun ağzından çıkan hiçbir şeye inanma ve ona çok yaklaşmaya çalışma."


Chen Ge bu adamı ilk defa görüyordu ve onun görünüşü doyurucu olmasa da bu apartmanda gördüğü en normal karaktere benziyordu. "Adamın hareketleri hakikaten garip ama belki bunun sebebi nişanlısını kaybetmenin verdiği yıkımdır."


"Nişanlısının bu çevrede kaybolduğunu mu söyledi?"


"Evet."


"Polisten bilgi aldığını ve bu yüzden onu burada aradığını mı anlattı?"


"Evet."


Adam neşesiz bir gülüşün ardından konuştu, "Burada dokuz aydır yaşıyorum ve buraya hiç polis geldiğini görmedim. Deli adam sana yalan söylüyor; eminim onun hayalet hikayelerine inanmamışsındır, değil mi?"


Bir sigara çıkartarak dudaklarına yerleştirdi. "Bu dünyada hayalet diye bir şey yok! En fazla hayalet taklidi yapan birileri olabilir. Her halükarda saat geç oluyor, o yüzden odana dönmen en iyisi."



Chen Ge adama teşekkür etti ve ayrılmak için döndü. Merdivene ulaştığında kendi kendine düşündü, Belli ki birisi yalan söylüyor, hangisi?


Düşüncelerde kaybolan Chen Ge üçüncü kata kadar çıktığını fark etmemişti. Soluk sayı duvarın köşesine işlenmişti ve kafasının üstündeki ses ile etkinleşen ışık gidip geliyordu. Chen Ge önünde uzanan uzun koridora baktı ve tüm katın tamamen tamirsiz durumda olduğunu fark etti. Kat tamamen kir pas içindeydi ve her yerde yanık izleri vardı. Duvar kaplaması deri gibi soyulmuştu ve altında kalın kesiklere benzeyen çizgiler vardı.


Neden bu katı bu halde bırakmışlar? Yeterli bütçe mi yok yoksa daha habis nedenleri mi var?


Ses ile etkinleşen ışık söndü ve Chen Ge karanlığın dünyasında kayboldu. Korku Evindeki işi sayesinde karanlıkta çalışmaya alışkındı. Ani körlük onu etkilemedi. Telefonunu çıkardı ve tam flaşını açmaya hazırlanırken karanlık koridorda bir gölgenin hızla geçtiğini gördü.


"Kim var orada!?" telefonun feneri üçüncü katı aydınlattı ama gölge hiçbir yerde yoktu. Chen Ge tam daha ayrıntılı inceleme yapmaya hazırlanırken merdivenlerin aşağısından ayak seslerinin geldiğini duydu.


Ev sahibi mi? Üçüncü katta böyle dolanırken kolayca sinirlenen ev sahibine yakalanırsa onu mülkünden kovabilirdi. Chen Ge biraz düşündükten sonra telefonu cebine attı ve gizlice ikinci kata doğru çekildi.


Merdiven boşluğunun köşesini döndüğü anda ikinci katta elinde bir leğen tutan kısa ve bodur bir adamın gelmekte olduğunu gördü. Adam neşeli bir şeyler mırıldanıyordu ama Chen Ge'yi görünce yüzü düştü ve hemen oradan kaçtı.


Bu ne demek oluyor? O kadar korkutucu muyum? Chen Ge odasına girdikten sırt çantasını kucaklayarak yatağa uzandı.  Görünüşe göre bu apartmanda normal birisi yok; hepsi de cinayetlerden sorumlu taraflar olabilir.


Bu kelimeler dilinde yuvarlandığı anda Chen Ge aniden doğruldu. Bekle biraz, görevde cinayetlerin sorumlu tarafını bulmam söyleniyordu ama bu "taraf" terimi tekil ve çoğul olabilir! O zaman birden fazla katil olabilir mi!? Ne de olsa eğer birden fazla cinayet varsa birden fazla katilin olma ihtimali de ciddi ölçüde artar. Yıllar önceki olayla ilgili daha fazla bilgiye ihtiyacım var.


Chen Ge telefonunu çıkardı. Wang Qi ile muhabbeti boş yere değildi. Artık Ping An Apartmanlarının eski adının Fu An Apartmanları olduğunu biliyordu.



Arama yerine Jiujiang Fu An Apartmanları yazdı ve birkaç sayfa sonra sayısız kan donduran başlıklar gözlerinin önüne serildi.


"Dört kişilik bir aile öldürüldü! Katil toz olup uçtu mu!?"


"Kaza mı cinayet mi? Fu An Apartmanlarını kül eden alevlerin gerçek yüzü."


"Olay içinde olay, binanın içeride gizlenen cesetler ortaya çıktı!"


Fu An Apartmanlarıyla ilgili bilgileri okudukça Chen Ge'nin tüyleri dikilmeye başlamıştı. Bunlar uydurma bilgiler değildi; gerçek hayatta olmuştu ve şu an o suç mahallinde duruyordu.


Beş yıl önce bir komşu Fu An Apartmanlarından dumanların yükseldiğini görünce itfaiyeye haber vermişti. İtfaiyeciler hızla ateşi söndürmüştü ve ateşin kaynağıyla birlikte hasar çapını incelemeye başlamışlardı.


En başta bunun başka bir kaza yangını olduğunu düşünseler de inceleme devam ettikçe daha fazla kanıt gün yüzüne çıkmıştı.


Beton duvarlar çatlamıştı, kırık pencerelerin yüzeyi küçüktü ve dumanlar tavanı karartmıştı; tüm bunlar ateşin sıcaklığının çok yüksek olduğuna ve hızla yayıldığına işaret ediyordu.


Binada bazı başlangıç noktaları bulunmuştu ve hepsi de birbirinden uzakta olduğundan ibre tam anlamıyla bir kundaklama olayına işaret ediyordu.


Bu yüzden soruşturmanın doğası değişmişti. Polis içeri girdiğinde kısa bir sürede ateşin harabelerinin içinde dört cansız bedene rastlamıştı. Bunların apartmanda kiracı olarak kalan dört kişilik bir aile olduklarını düşünmüşlerdi.



Bu vaka o zamanlar oldukça karmaşıktı. Polis vakayı çözmek için elinden geleni yapmıştı ama ateş kanıtların çoğunu yok etmişti. Burayı iyice taramalarına rağmen suçlu bir kenara beşinci bir kişiye ait bir iz bile bulamamışlardı.


Apartman bir yıl boyunca mühürlü kalmış, mülkün sahibi babaya geçtikten sonra Fu An Apartmanları Ping An Apartmanları adını almıştı.


Dört kişilik aile yanarak ölmüş ve suçlu hala yakalanamamış. İnsanların buraya lanetli demesine şaşırmamak gerek. Bu olayı öğrendikten sonra Chen Ge ayaklarının yere biraz daha sağlam bastığını hissetti çünkü en azından ne ile karşı karşıya olduğunu biliyordu.


Raporlardaki garip bir detay dikkatini çekmişti. Bütün makalelerde o zamanlarda mülk sahibinin yaşının 41 olduğu belirtiliyor. Apartman daha sonra onun babasına geçtiğine göre mantık çerçevesinde düşününce şu anki mülk sahibinin çoktan 60-70'lerinde olmasında lazım.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18112 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37374 Bölüm Sayısı


creator
manga tr