Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

MOBIL EVREN - Bölüm: 4 | Hesaplaşma


Bölüm: 4 | Hesaplaşma

 

Erdem her zamanki gibi kan ter içinde, kendini gri duvarların arasında bulmuştu. Derin bir solukla aniden ayılan genç, hemen kendini toparlamış depresif bakışlarını kısa sürede tekrar kazanmıştı. 

"Sanırım bunu bitirme vakti geldi." demişti Erdem. Gencin bu sarf ettiği cümlesinde takındığı ruhsuz tavır, aslında bunca zamandır çektiği gönüllü ızdıraba noktayı koyması gerektiğinin kararını sergiliyordu.

Erdem son mücadelesi için bir sonraki görevde de kullanabileceğini düşündüğü ekipmanı seçmek üzereyken; kara alevleri anımsatan yanılsamalar eşliğinde hiç yoktan ortaya çıkan Shivnen, kısık sesiyle "Ne dersin Erdem, bu sefer daha farklı şeyler deneyelim." demişti.

Shivnen'in bu çıkışı Erdem'in tadını kaçırmıştı ve olabildiğince geçiştirmek için genç, "Mümkünse Hayır. Hatta hiç denemeyelim." demişti.

Cılız dudaklarıyla sırıtmış Shivnen, sarkastik bir tavırla "Her zaman aynı gaflete düşüyorsun Erdem. Burada sadece fikrini soruyorum, yapıp yapmayacağıma karar veremezsin." demişti.

"Yeterince kendimden bir şeyler feda etmedim mi? Daha ne istiyorsun?" diye çıkışmıştı Erdem.

Shivnen ise sanki anlayışlı birisiymiş gibi, "Beni yanlış anladın çocuğum. Bu sefer senin canını yakmayı amaçlamıyorum. Artık buradaki işin bittiğine göre, sana bir fırsat tanımaya çalışıyorum." demişti.

Genç, sadede gelmek için direkt "Nerdir?" diye sormuştu.

Shivnen cevabını esirgemeden, "Görev ödülünü iki katına çıkarmayı düşünüyorum. Bununla beraber hem zorluk artacak, hemde bir daha seni diriltmeyeceğim."demişti.

Erdem hiç düşünmeden "Hayır." demişti; ama kendi ağzından çıkanları sonradan idrak ederek, aniden pişman olmuştu.

Shivnen yalancı bir somurtuş takınırken, Erdem korkuyla af dilenmeye kalkıştığı gibi o anda gencin kafası ters dönmüştü.   

Olay üzerine Shivnen, "Hımm. Demek hala diline hakim değilsin." demişti

Yere yığılan erdemin telefonunda ise "Acı hassasiyeti '%5' arttı. Aktif arttırılmış acı hassasiyeti artık '%740' " yazmaktaydı.

*****

Genç boynunu yavaşça ovuştururken, mecburen sadece rakibe odaklı işine en iyi gelen ekipman setini seçmişti. Havada bir kırbaç ve üç adet fırlatma bıçağı belirirken, genç "Keşke sonraki görevleri de düşünerek bir şeyler seçebilseydim." diye içinden hayıflanmıştı.

Erdem ekipmanlarını almasıyla mekan kum gibi dağılmaya ve tekrar yapılanmaya başlamıştı. Gencin sürekli karşılaştığı savaş sahası son bir kez daha oluşurken genç bu görsel şölenin tadını çıkarıyordu. 

Erdem ya ölmesiyle burada işi bitecek, yada rakibini katletmesiyle yolununa devam edecekti. Genç için ise ölüp bu kadar erken dünyaya dönmek, gerçekten bir seçenek değildi.

Zemin dağılıp sadece bir tane gri kum tepesi yükselirken, genç keyifle "Daha fazlasının geleceğini düşünmüştüm." demişti.

*****

Erdem rahat bir tavırla, on altı metre ötesinde bulunan; kumların içine gömülü düşmanıyla arasına hiçbir şey sokmadan, bulunduğu açık yerde pozisyon almıştı. Genç sağ elinde kavradığı kırbacı arkasına alırken, sol elinde de parmaklarının arasına iliştirdiği üç bıçağı hedefine doğru tutuyordu.

Bu sefer olağanın dışında yığının arasından, üç metrelik her tarafı ağır zırhlarla donatılmış dev bir minotaur çıkmıştı. Kumlar yağmur damlaları gibi küt zırhı yalayarak aşağı dökülürken, canavar hiddetle yerinden fırlamıştı.  

Eğik bir pozisyonda baltası geride bir şekilde ileri hücum eden minotaur'un hedefi, boynuzlarını gence geçirmekti. 

Tavrını değiştirmeyen genç hafifçe gülümserken, "Şeklen değişse de hala aynı beyinsiz canavar." diyerek mırıldanmıştı.

Dev canavar mesafeyi kısa sürede kat ederek hedefiyle buluşmasına ramak kalmışken, Erdem kırbacını ileriye savurmuş ve minotaur'un boynuzunu kavramıştı. 

Burun buruna kaldıkları bu anlarda, genç kırbacı gererek kendini aniden yukarı doğru savurmuş küçük bir manevrayla da kendisini devin arkasına üstünden geçerek atılmıştı. 

Erdem kırbacını gevşeterek düşmanın kafasını salmış ve yere inerek tek bir ayak oyunuyla hedefine doğrulmuştu. 

Minotaur hedefinin şaşmasıyla, zorla kendini durdurup baltasını arkaya savurarak rakibine yönelmişti.

Ufkunun küçük bir parçasını aniden kaplayan bu büyük balta, Erdem için hiç bir şey ifade etmiyordu. 

Genç kolaylıkla sıyrılarak kırbacıyla devin arkasından sağ dizini kavramış; canavarın sol bacağını germek için sol kolunun altından alçak bir adımla ileri atılarak minotaur'un hemen önünde belirmiş, anidende bacaklarının arısından hızla kayıp tekrar eski konumuna geri dönmüştü.  

Bu anlarda ne devin eli Erdeme ilişebilmişti nede genç kırbacıyla devi zorlayarak gücüne karşı koymuştu. Genç bu olanlar esnasında ek olarak sadece kıvrak hareketlerle minotaur'un sol diz kapağını koruyan dizlikten kurtulmuştu. 

Erdem olabildiğince salt bir güç karşılaşmasının gerçekleşmesinden kaçınıyordu ama devin arkasına tekrar geçtiğinde kırbaca asılmış devin tökezlemesini sağlamıştı. O anda genç kırbacını gevşetmiş ve minotaur'un açıkta kalan dizine yönelerek uyluk ve kaval kemiğinin arasına bıçağını saplamıştı.  

Minotaur anca tepki vereceği anlarda; Erdem Hareket Atılımı'nı kullanarak iki katı hızlanmış, küçük nazik bir hareketle diz kapağından sonrasını koparıp atmıştı. 

Demirden yığına benzeyen canavar, bu olanların üstüne dezavantajına rağmen mesafesinden yararlanarak sadece genci yakalamaya çalışmıştı. Umulan şekilde hamlesini yapamayan canavar sadece etten yoksun sivri parmaklarıyla Erdemin göğüsüne üç pençe izi bırakmıştı.

Acısı yüzünden kendinden geçmemeye çalışan genç, bu sefer kıl payı kurtulmuştu. 

Gömleğini parçalayan bu sıyrıklar beyaz kumaşı kırmızıya boyarken erdem, hemen bir kaç adım ötesindeki kolona kırbacını savurmuş ve oraya doğru atılmıştı. 

Minotaur uzun baltasından destek alarak yığılmamaya çalışırken; Erdem atıldığı kolonun ters yönünden hızla kırbacıyla bir dönüş sergilemiş, araya devi alarak arkasından kırbacın gerginliğiyle, zorlukla ayakta duran canavarı devirmişti. 

Alaşağı olamakta olan minotaur, yere devrilirken aman vermeyip gencin geliş yönüne doğru alçaktan baltasını savurmuştu. Bu ani hareket dev canavarın kısa bir an içerisinde bulunduğu aciz halinden taviz vererek yaptığı fark edilmez bir saldırıydı. 

Yinede Erdem sahip olduğu Pasif Sezgi sayesinde bunu hemen fark etmiş ve inisiyatifiyle kırbacını elinden bırakarak çapraz bir hamleyle saldırıdan kaçınmaya çalışmıştı ama gelen baltanın kolunun altını sıyırmasından kurtulamamıştı. 

Kolunun altından sıyrılıp kopan et parçası,  salamdan kesilen bir dilimi anımsatacak şekilde ince tabakayı alıp götürmüştü. 

İlginç bir şekilde açıkta kalan yaralarıyla Erdemin canı 5/12'ye kadar gerilemişti. Gözü dönen genç, çapraz birkaç adımla devrilmiş minotaur'la arasına iki kolonu arasına almış ve İlk Soluk yeteneğini kullanmıştı. Bu aktif yeteneği kullanmak için sadece niyetini belli eden düşünceleri aklından geçirmesi yeterli olmuştu. Böylelikle de şansına bütün sağlığı yenilenmişti. 

Erdem bundan sonra alaşağı olmuş kötürüm minotaur'la başa baş bir mücadele için tekrar ilerlemeye başlamış, temkinli bir şekilde kırbacını bıraktığı yerden kurtarıp tekrar agresif tutumuna dönmüştü.  

Erdem kırbacıyla olağan yerlerden devi sürekli kısıtlayarak bıçaklarıyla ilk zırhını aşmış, sonrasında eklem yerlerine durmaksızın saldırarak rakibini itinayla parçalamaya başlamıştı. Bıçaklar kemiklere ustalıkla ilişirken çaresizce çırpınan minotaur, sanki bir kasabın elinin altındaki cansız bir et parçası kadar acizdi. 

Kopan parçalar gencin her kol hareketine eşlik ederken, dev canavar yerinden gerçekleştirdiği saldırılar sadece birkaç sıyrığa yol açmıştı. 

Bu andan sonra genç, rakibinin her hareketini ustalıkla atlatmış ve canavarın kafasına kadar temiz bir yol açmıştı. Etrafa dağılan uzuv parçalarına bir yenisi daha eklenmek üzere minotaur'un kafası kırbaçla sabitlenmiş, Erdemin iki bıçak darbesiyle de omurgasından sökülüp atılmıştı. 

*****

Erdem minotaur'u mağlup ettiğinde direkt telefonuna bildirimler yağmaya başlamıştı. Gencin yanında tutumsuzca taşıdığı bu nesne, önceden fark etmesi üzerine sahip olduğu tek yok edilmez şeydi.

"Test ödülü: 2 adet 'İrfan Parçası' elde edildi."

"[450(Hedef rütbesi:2) x 1.5(mücadele zorluğu)=675] kadar tecrübe puanı elde edildi."

"Minotaur olağan üstü bir şekilde defedilmesiyle 'Kasap' ünvanı elde edildi."

-----

Kasap 

Mücadele içindeyken fazladan +1 Kuvvet. Fani yaşam formunun limitlerine(20) dayandığında etki etmez.  

-----

"Seviye 2'ye ulaşıldı bir sonraki seviyenin tecrübe gereksinimi '900' "

Devamında genç envayı çeşit savaş kayıtı gibi saçma bildirimler almasının ardından, bir sonraki testi için gerekli bildirimi almıştı.

"2. test 'Kabul Seremonisi: İtaat (2/5)' oluşturuldu."

"Teste başlamak için başlangıç paketlerinden birini seçiniz."

Görevle ilgili hiçbir şeyi açık etmeyen bildirim, ilk etaptan neredeyse farksızdı. 

Zaten Erdem için bu bildirimler; sürekli minotaur'u öldürmesi yüzünden, kale alınmayı bırakalı çok uzun bir süre olmuştu. Şu an ise durum bambaşkaydı. Artık yoluna devam etmenin zamanı gelmişti.

*****

Genç SVY atlamasıyla Savaşçı sınıfını 2. seviyeye yükseltmiş ve bu vesileyle sınıfının ilk gelişim yolu da açılmıştı. 

Gelişim yolları, sahip olunan Sınıfın ilerleyeceği yolu teşkil ediyordu. Bu alt sınıf modelleri farklı ana sınıflara göre 1 ile 3. seviyeler arasında seçilebiliyordu.  Savaşçı ise bunu 2. seviyeden itibaren sunuyordu. 

Seviye 10'a gelindiğindeyse alt sınıf yolu bitiyor ve kullanıcı ana sınıfının sonuna gelmiş oluyordu. Kullanıcı böylelikle farklı yada aynı sınıfı tekrardan seçip farklı alt sınıfları tek bir bünyede deneyimleyebiliyordu. 

Ne yazık ki Kullanıcılar fani yaşam formları oldukları için maksimum 20. seviyeye kadar ilerleyebiliyordu. Her beş seviyede bir ana sınıf seçim hakkı tanınmasıyla da bir kullanıcı en fazla 20. seviyeye kadar dört farklı sınıfa sahip olabiliyordu ama iyi bir sinerji kurmadıkça, iki tane 10. seviye sınıf sahibi olmak daha mantıklıydı. 

*****

Erdem kendisine yaptığı hareketler doğrultusunda sunulan üç gelişim yolunu incelerken, şu ana kadar hiç karşılaşmadığı iki farklı alt sınıfı daha görmüştü. Genelde minotaur'u zorlukla mağlup ettikten sonra karşısına çıkan gelişim yolları çok temel alt sınıflar oluyordu. 

Erdem'in yeni karşılaştığı ilk alt sınıf, listenin ilk sırasında bulunan tanrı Adon'la ilişkili bir sınıftı.

-----

Dehşet Saçan Gözcü

Bu Modeli tercih eden savaşçılar, Adon'a biat eden karanlığın içindeki dehşetin temsilcileridir. Fırlattıkları okların, savurdukları kılıçların ve katlettikleri her canın kendileri için; zevk adına verilmiş adaktan başka bir şey değildir. Tanrılarının köpeği olan bu insanlara göre önemli olan tek şey, sonsuz acı ve ızdırabın verdiği zevktir. 

-----

Karşılaştığı bu sınıf bütün gözlemlerine göre konsept olarak çok etkileyici bir tanıtım sunuyordu ama listenin kalanını kontrol etmeden konuşmak, biraz fazla erken olabilirdi. 

Gencin yeni karşılaştığı bir diğer sınıfsa, taktiksel bir yönelime sahipti.

-----

Savaş Üstadı

Savaş Üstadı modelini benimseyenler nesiller boyunca aktarılmış savaş tekniklerini kullanırlar. Bir Savaş Üstadı için dövüş akademik bir alandır. Her savaşçı Savaş Üstadı modelinin öğretilerini tamamıyla kavrayamaz, ama yapabilenler büyük yetenek ve bilgi sahibi kapsamlı savaşçılar olurlar.

-----

Hünerlerini ve manevralarını sürekli bir prensibe oturtmaya çalışan Erdem için bu alt sınıf mükemmel bir seçim gibi görünüyordu. Tanımı ve içeriği erdemi hoşnut etse de paçalarını şimdiden sıvamak fazlasıyla aceleci olurdu. 

Sona kalan genişleme sınıfı ise Erdemin yavaş yavaş minotaur'u kolaylıkla yenmeye başladığı zamanlarda karşısına çıkmaya başlamıştı. Bu alt sınıf diğerlerine nazaran daha çok defansif bir tutuma sahipti. 

-----

Beyaz Yolun Muhafızı

Kahramanlara yakışır, onurlu bir savaşçının yolu olsa da yinede bir azizin ki kadar temiz olmayan bu modeli seçenler; kendilerini erdem ve adaleti savunmaya adarlar. Kılıçları kutsallıkla dolup taşmasa da doğruluk için döktükleri kanlar ne ilerledikleri yolu kirletir nede kendilerini vazifelerinden esirger. 

----- 

İncelendiğinde hoş gözüken bu alt sınıf, fazlasıyla yetenek opsiyonu bulundursa da aslında kendi içindeki sinerjisi fazlasıyla tutarsızdı. 

*****

Erdem birçok kez başa dönüp listeyi sürekli incelemişti ama sadece birini seçebilirdi. Karar verdiğindeyse, pişman olup olamayacağını bilmeden direkt tercihini yapmıştı. 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1388

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1169

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 964

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 890

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 783

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 743

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 596

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 528

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20464 Üye Sayısı
  • 582 Seri Sayısı
  • 28719 Bölüm Sayısı


creator
manga tr