Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

MOBIL EVREN - Bölüm: 2 | İlk Mücadele


Erdem son durumdan sonra rahatlamak için sırtını germiş ve biraz daha esnemek için boynunu ovuşturmuştu.

Genç iki kolunu yana açmış kendini incelerken, "İşler şimdi biraz ilginçleşti." demişti. Siması değişmese de çocuğun bu sözleri sarf'etmesindeki sebep gayet barizdi, kendisini hayatta hiç olmadığı kadar dinç ve zinde hissediyordu.

Bu anlarda Erdem'in içi içine sığmazken içinde taşmakta olan duygular bu hissiyatın daha fazlasını isteme doğrultusuyla genci telefonuna yönlendirmişti. Telefonunda karşılaştığı pencere ilk başta kendisini rahatsız etse de bu odacığa ilk geldiğinde aldığı mesajları anımsamıştı.

"Sanırım bu da bunun bir parçası." diyerek incelemeye başlamıştı ama genç listede uzayan başlıkların daha fazlasını umarak; sayfayı yukarıya doğru kaydırmayı amaçlarken, yanlışlıkla God Of Agony'i seçmişti.

Telefonun ekranında anlık bir glitch oluşmasının ardından, "Izdırap tanrısı Adon için, kendinizi kanıtlayabileceğiniz birkaç teste tabi tutulacaksınız. Lütfen bekleyin." diyen bir mesaj çıkmıştı.

Ne olacağının bilinmezliği içerisinde olan Erdem, kendisi için en ürkünç gözüken seçeneği seçmenin pişmanlığını yaşıyordu.

"Abi ya! Hemen tıklayınca seçmiş mi olunur, insan bi' şimdiye kadar koyduğu doğru düzgün bir seçme hakkı ekler be! Belki zaman tanrısını seçecektim." diyen Erdem sesli bir şekilde şekilde şikayetlerini dile getirirken, kimse itirazlarına yanıt vermeyecekti.

"1. test 'Kabul Seremonisi: Güç (1/5)' oluşturuldu."

"Teste başlamak için başlangıç paketlerinden birini seçiniz."

"Hımm..." Telefonunda çıkan mesajın ardından; genç genzinden mırıldandıktan sonra, "Belkide yaptığımız bir seçimin önemi yok. Yoksa seçimimle ilgili şimdiye kadar ayırt edici bir şey olmalıydı." diye içinden geçirmişti.

Bu söylemleri aslında konunun üzerine pek kafa yorulmaması gerekmediğini düşünmeye başlamış ve sesli bir şekilde, "Aman neyse, ne seçersem seçeyim aynı protokol uygulanacakmış gibi hissediyorum zaten." diyerek eklemişti.

Aniden Erdemin kulağının ardından boğuk ve kısık bir erkek sesi "Ne olmasını bekliyordun?" demişti.

Sesten irkilen genç aniden arkasını dönmüş ama kendisini karşılayan tek şey gri mat duvarlar olmuştu. Panikten afallayan Erdem ne diyeceğini şaşırmışken, kendisine ne dendiğini bile unutmuştu. Belkide bulunduğu bu durum kendisinin sinirini bozmuş veya çok yormuş olduğu için, olur olmadık şeyler duymasına sebep oluyordu.

Kendisine sorulan soruyu yanıtsız bırakmış gencin dudakları zorla sırıtmaya çalışırken kendi kendine; "Amaan sanki şu ana kadar yaşadıklarım çok akla yakın ya! Bi' şekilde komada olup da bütün yaşadıklarımın tuzluk çıkması bile beni şuan ilgilendirmiyor." diye iç geçirdikten sonra, tek solukla güldüğünü belirten bir ses çıkarıp telefonuna dönmüştü.

*****

Erdemin incelediği panelde karşılaşacağı ilk testte avantaj elde edebilmesi için envayı çeşit başlangıç paketleri bulunuyordu. Kimi bir çift kılıç seti sunarken, kimiyse kazma kürek gibi iş aletleri sunuyordu.

İzlenimlerine göre bir mücadele içerisine gireceğini düşünen Erdem, aklındaki soruların gidermek için son olarak telefonunun arayüzünden karakter penceresine gitmişti. Bu sayfada daha önce karşılaştığı ama dikkatini hemen çekmeyen birkaç aktif yetenek bulunuyordu.

Tabi hemen ilk teste tabi tutulmadan önce elindekileri iyi değerlendirip temkinli olmak faydalı olabilirdi.

-----

İlk Soluk

-Mücadele ortasında 1d10 + seviyen kadar HP yenileye'bilirsin.

-Dinlenene kadar sadece bir kez kullanılabilir.

-----

Hareket Atılımı

-Bir anlığına normal limitlerini aşarak iki katı hızlanırsın.

-Dinlenene kadar sadece bir kez kullanılabilir.

-----

Başta güzel gözükse de bu aktif yeteneklerin bir sorunu vardı; dövüş esnasında geri dönüş sağlayabilmek için iyi bir avantaj sağlasa da kullanılabilmesi için kullanıcısının içgüdüsel olarak savaşa devam etmeye niyetinin olmasını gerektiriyordu.

Erdem kullanım koşulunu tam idrak etmese de ihtiyaç zamanında kendi kendine devreye giren yetenekler olmasından ötürü pek de bu durumu dert etmemişti.

*****

Genç, "Sanırım hazırım. Beklemenin de hiç faydası yok. O yüzden, Yolo!" diyerek kendisini havaya sokacak sözleri sarf etmiş ve direkt eşya seçim ekranından tercihlerine uygun olan kısa yay setini seçmişti.

Bu anda Erdemin önünde hiç yoktan küçük gri bir toz topluluğu oluşmuş, genç gözlerini ovuştururken iyice yoğunlaşarak havada bir kısa yay ve içinde 20 ok bulunan basit bir sadağa dönüşmüştü.

Genç havada süzülen eşyaları kavradığında, "Test başlamıştır. Başarısızlık dahilinde evrenden atılacak ve havari olmaktan çıkarılacaksınız!" diyen bir mesaj telefonuna gelmişti.

Erdem mesajı okurken; duvarlar kum zerrelerine dönüşecek şekilde yavaşça dağılmaya başlamış, yavaş bir toz fırtınasını anımsatacak şekilde çekilmeye ve ortamın genişlemesini sağlamaya başlamıştı.

Mesajı okuyamadan gördüklerinden soluğu kesilen genç değişim geçirmekte olan duvarlara baka kalmıştı.

Gri kum topluluğu yarı çapı yirmi metre olan bir kubbe oluşturacak şekle bürünmüş ve bütünleşmeye başlamıştı. Yoğunlaşıp sertleşen kubbeden sonra zemin de dağılmaya başlamış, mazgallardan akan sularmışcasına belirsiz hatlar doğrultusunda zeminin içine akmaya başlamıştı. Ortaya çıkan zemin uzun uzadıya dağınık bir şekilde yerleştirilmiş kerestelere dönüşmüştü. Mekanın içini dolduran tek şey ise kubbeden sarkmaya başlayan kumların oluşturduğu sarkıtlar ve kolonlardı.

"Voaaaa..." gördüklerini doğru düzgün yorumlamaya çalışken gencin tek tepkisiydi bu.

Hayatının en büyük görsel şölenini yaşayan genç hayranlıkla çevresine bakmaktaydı. İçinde bulunduğu kubbenin yüzeyini incelerken; duvarın hala akışkan ve hareketli görüntüsü, sanki termal macundan oluşan bir denizin içindeki fanusta bulunuyormuş gibi hissettiriyordu.

Erdem gördüklerini sindirememişken alanın tam merkezinde bulunan tahta zemin sanki yorganın altına saklanmış birisi varmış gibi yukarıya doğru şişmeye başlamıştı. Kısa süre sonra kum gibi dağılmaya başlayan eğri tahta parçalarının içinden iri bir kum yığını ayaklanmıştı.

"Testin görevi belirlendi. Düşmanı mağlup et." gelen mesajın ardından erdem neye bakacağını şaşırmıştı. Karşısında resmen kumun içinden iki buçuk metrelik bir dev belirmekteydi.

*****

Genç elindeki yayı, titreyen eliyle sıkıca kavramış; bir şekilde pozisyon almaya çalışıyordu. Erdemin ruh halini anlamak için titreyen vücuduna bakmaya gerek yoktu, gencin bütün duygularını seğiren gözlerinde açıkça okunabiliyordu.

Kum yığını iyice yalpalanmaya başlamış içindeki suretin ortaya çıkmasını sağlamıştı.

İlk kafası loş ışığın altından ortaya çıkmıştı; görülen şey etten yoksun bir boğanın kafatasıydı, gözleri kor yeşil alevleri taşıyor ağzından ise kalan kum zerreleri dökülüyordu.

Kalan kum topluluğunun içinden ayrılan iskeletin vücudu, iki metre boyunda körpe bir baltayı da beraberinde kumların arasından çekilmişti.

Bakışlarını on dört metre ötesinde bulunan Erdeme odaklayan iskelet Minotaur, adeta dehşet saçıyordu.

Genç kendini zar zor ayakta tutarken, aksini direten dizleri kendisini yere bırakmak için git gide ağırlaşıyordu.

Erdem kendine gelmek için, "Hadiiii!" diyerek nara atmış ve inisiyatifi eline almak için elini sadağına götürmüştü. Yere sadağından düşen bir kaç okun eşliğinde hızlıca eline aldığı asıl oku yayına yerleştirip germişti.

Genç her geçen saniyenin yayı gergin tutmanın daha zor hale getireceğini bildiğinden, elinin titremesinin geçişini beklemeden ilk oku fırlatmıştı. İlk okun çıkışıyla birlikte Minotaur'un gözündeki alevler körüklenmiş ve o da harekete geçmişti.

Öte yandan taarruz halindeki dev canavarın yarım metre solundan akıp geçen ok, neredeyse kendisine yaklaşamamıştı bile.

Erdem için yavaş akan bu anlarda; hem küçük adımlarla gerilerken, hemde 2. okunu yayına yerleştirmiş uygun açıyı belirlemeye çalışıyordu. Hızla altı metre kadar yanına gelmiş olan Minotaur'un göğüsüne doğru ok sonunda uçuşa geçmişti.

Erdemin düşmanı kanlı canlı bir yaratık değildi, ok hedefine doğru bir şekilde ilerlemiş ama göğüs kafesinin boşluklarından sıyrılıp gitmişti.

Genç tek çareyi kafasına nişan alarak bulabileceğini düşünerek 3. okunu sadağından çekmiş, azalan mesafede de kolonları araya alarak avantaj kazanmaya çalışıyordu.

Ama yaratık artık kendisi için yeterli mesafeyi elde etmişti. Erdemle arasındaki dört metrelik mesafede bulunan iki kolonu da hiçe sayarak hızını dahada arttırmış, kolonları toz duman edecek şekilde iki metre daha yaklaşmıştı.

Erdem artık o anda canavarla baş başa buluşmuş panikle oku elinden kaçırmıştı. Ne var ki hızla kendisine yataydan ilerlemekte olan balta, erdemin şansıyla Minotaur'un kafasına isabet ettirdiği oku sayesinde hedefinden şaşmıştı.

Fırsattan istifade genç hemen inisiyatifi alarak, Minotaur'un arakasına atılmış ve yerde kayarak hızla geçmişti.

Genç sadağını tekrar bir ok almak için yokladığında, içinin boş olduğunu hissetmişti. Korkuyla fark ettiği tek şey bunca zamandır sadağından ok almaya çalışırken bütün okları dökmüş olduğuydu.

Geldiği yolu gözüyle kısacık bir anla kestikten sonra, odağını tekrar İskelet Minotaur'a çevirmişti ama artık iş işten çoktan geçmiş, canavarın baltası gencin göğüsüne kazık gibi dalmıştı.

Yere aniden mıhlanan Erdem; yaşlanan gözlerinde şaşkınlığın emarelerini gösterircesine sonuna kadar açmış, çırpınan kollarıyla göğüsünü delen baltayı tutmaya çalışmaktaydı. Sanki ecelinin geldiğini kabul etmeyerek çırpınıyordu.

Ağzı kanla dolmasına rağmen yalvarırcasına konuşmaya çalışan Erdemin sonu; Minotaur'un gencin göğüsüne sıkışan baltayı kolaylıkla çıkarabilmesi için, toynağı ile basmasıyla gerçekleşmişti.

Gencin kanı kerestelerin oluklarını dolduruşunun eşliğinde Minotaur da toza dumana karışmaya başlamışken, ortamı derin bir kahkaha sesi doldurmaya başlamıştı.

Mekan çökmeye ve ortamın ışıkları iyice solarken Erdemin başta gaipten işittiği ses, "Gayet eğlenceliydi. O acınası gözleri tekrar görmek istiyorum. Hadi tekrar baştan başlayalım." diyerek ortamının bütün akışını yavaşça bozmaya başlamıştı. 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1052

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 689

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 642

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 546

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14782 Üye Sayısı
  • 450 Seri Sayısı
  • 19445 Bölüm Sayısı


creator
manga tr