"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

MOBIL EVREN - Bölüm: 1 | Karşılaşma


Bölüm: 1 | Karşılaşma

 

Gün hala ağırmamış ama insanlar İstanbul'da kendi sebeplerince sürekli bir yerlerden bir yere yetişmeye çalışmaktaydı.

Bu erken saatlerde metro treninde kendine yer bulmaya çalışan bir genç, en sonunda sırtını yaslayabileceği bir yer bulmuştu. Hengamenin ortasında kendisine çeki düzen verme çalışırken; kendisiyle aynı tip öğrenci kıyafetini paylaşan bir kişi kendisine, "Erdem, okul çıkışı toplanıyor muyuz?" demişti.

"Tabi ki bu öğleden sonra sağlam maç dönecek." diyerek yanıt vermişti sorunun odağı genç.

"Ama ondan önce bi' Mehmet'lere uğrarız, annesi sağlam yemek yapacakmış." demişti, soruyu soran iricesine oğlan.

İki arkadaş kendi aralarında konuşmaya devem ederken, aniden Erdem'in telefonu rahatsız edici bir sesle çalmaya başlamıştı. Bununla senkronize bir şekilde trende bulunan rastgele bazı kişilerinde ritmik bir şekilde telefonları çalmaya başlamış ve çevrede rahatsız edici bir ortam oluşmuştu.

Erdem şaşkınlıkla telefonunu cebinden çıkarırken, çevresine kayıtsız kalan iri arkadaşı "Ne oldu Mehmet mi arıyor?" demişti.

Erdem bir yandan çevresine bakınırken, "Bi' dur Etrafına baksana bir şeyler oluyor." demiş ve telefonun ekranına bakarken, "Zaten metrodayız Yasin, beni nasıl arasınlar." diyerek eklemişti.

Erdem telefonuna baktığında karşılaştığı şey salt beyaz bir ekrandı. Telefonun bozulduğunu düşünürken panikle ekranıyla oynamaya başlamıştı. "Annem telefonumun bozulduğunu öğrenirse, kesin ağzıma sı..." cümlesini dahi tamamlayamadan Erdem, nazik bir sesin "Mobil Evren'e geçiş yapıldı." deyişini duymasıyla kendinden geçmişti.

*****

Erdem yavaşça ayılırken, kendisini gri mat bir odada bulmuştu. Işığı kısmen soğuran bu duvarların arasın hiç bir ışık kaynağı olmamasına rağmen, her şey net bir şekilde görülebiliyordu; buna rağmen oda'da görülmeye değecek ne bir eşya nede farklı bir oluşum vardı. Ortamı bozan tek şey, gencin avucunun içindeki telefondan gelen bildirimdi.

Genç zeminden kalktığında, şaşkınlıkla bulunduğu odayı süzmeye başlamıştı. Anlam vermediği bu durum telefonuna baktığında, her şey dahada karışık hale gelmiş ama yinede bir şeyler çağrıştırmaya başlamıştı.

Ekranda; "Mobil Evren'e hoş geldiniz." bu anlamsız giriş cümlesinden sonra, "Evrenin yeni tanrıları tarafından seçilmiş ilk, bir milyar havariden bir tanesi'siniz. Kabul ediyorsanız devam edin." yazıyordu.

Erdem acınası bir gülüş takınarak kendi kendine, "Burada ne oluyor be. Neredeyim ben?" diyerek etrafını bir kez daha süzmüştü. Sanki bütün bu olanlar onun için kötü bir şakadan ibaret olmuştu. 
Bir an, "Heeey! sesimi duyan biri var mı?" diye haykırmıştı Erdem.

Umduğu yanıtı bulamayan Erdem, "Umarım bir psikopatın deneylerinin veya bir oyunun parçası değilimdir." diyerek iç geçirmişti.

Resmen şu anda Erdemin bulunduğu ortam, kendisi için herhangi bir küp yada testere filmindeki giriş sekansından farksız değildi.

Gencin bu çaresizlik anının kendisini daha fazla strese sokmaması için; yapabileceği tek şeyin, kendisine sunulan bu yolda ilerlemek olduğuna ikna edip direkt telefonunda ki tek seçeneği onaylamıştı.

"Bir tanrıya tahsis edilmeden önce avatarınızı oluşturulması gerekiyor. Lütfen bekleyin."

"Yeni oluşturacağınız avatar için opsiyonlar hazırlanıyor."

"Hazırlıklar tamamlandı. Yönergeleri takip edip ilerleyiniz."

"Lütfen ırkınızı seçiniz..."

Ardı ardına telefonda çıkan yazılardan sonra, Erdem'in kafasında nihayet bir şeyler canlanmıştı.

Belkide kendisinden sadece elindeki telefonuyla oyun oynanması isteniyordu, sonrada buradan çıkacağını düşünmüştü Erdem. "Umarım oyun değildir dedik gerçekten oyun çıktı ya." diyerek bir nebze yüreğine su serpmişti, resmen bu olanlar klasik yeni nesil hikayelerden farksızdı.

Yere bağdaş kurmuş olan erdem istirahatini sağladıktan sonra, kendisine sunulan ırk listesini incelemeye başlamıştı. Belli bir süre sonra neyi seçeceğini karar vermişti. Başta Ejderdoğan yada Tiefling seçmeyi düşünse de kararı Varyant-İnsan olarak seçmişti. Diğer ırklar pek çok değişken sunsa da Varyant-İnsanın sunduğu değişken içeriğin avantajını vermiyordu.

Normal İnsan ırkı sadece bütün Kabiliyet Skor'larını birer artırken; Varyant-İnsan bunun yerine sadece seçilen iki farklı skor'u birer puan artırırıp, ekstra birer Hüner ve Beceri seçme olanağı sağlıyordu.

Erdem seçimini yaptığında sonrasında ilk Kabiliyet Skor'larını dağıtacağın düşünerek telefonundaki seçenekleri onaylamıştı.

Hemen devamında, telefonuna "Lütfen şimdi ilk Sınıfınızı seçiniz" yazısı çıkmıştı.

Erdem yönergenin karşısına hangi sırayla neler çıkardığını dert etmeden, soruları takip etmeye devam etmişti.

Bu kısımda ne kadar çok Büyü tabanlı bir sınıfı seçmek istese de Arbede sınıf olan Savaşçıyı seçmişti.

Önceliği basitlikten yana tutan Erdem, başta kendisine sunulan yirmi civarı sınıfı incelerken en basit Büyü tabanlı sınıfı olan Sihirdar'ı seçmek istese de silah ustalığında her şeyi kapsayan bir sınıfı seçmenin; uzmanlığa ihtiyaç duyan bir sınıf seçmekten daha basit olacağını düşünmüştü.

"Lütfen Dövüş sitlinizi seçiniz."

Erdem burada üç seçenekten menzilli silahlarda %10 saldırı bonus veren Okçuluğu seçmişti. Diğer seçenekler hoş gözükse de rahmetli babasının okçuluk kariyeri Erdeme her zaman ilham vermesi tercihinin tek sebebiydi.

Zaten sınıfı gereği silah kısıtlaması bulunmadığı için rahatlıkla okçuluğu seçmişti. Gerektiği zaman farklı silahlarda kullanmaktan çenkinecekmiş gibi de gözükmüyordu.

"Lütfen usta olduğunuz Bercerileri seçiniz"

Bu alada Erdemin seçtiği sınıfı belirli sekiz Beceri arasından sadece iki tanesini seçme imkanı sunarken ırkı sayesinde on dokuz Beceri arasından dilediği bir tanesini seçebiliyordu.

Erdemin aralarından seçtiği Beceriler; Akrobasi, Atletizm ve Sezgiydi.

Aslında bir karakteri diğer becerileri kullanmak aciz bırakan bir sistem yoktu. Kişiler istenildiği gibi diğer Becerileri de kullanabilirdi. Örneğin başka bir Beceri olan Gizlenme herkes tarafından aktif olarak kullanabilirdi ama bu konuda ustalaşmış birisi her zaman daha avantajlıydı.

"Bünyenizin istatistikleri belirlendi."

"Lütfen iki Kabiliyet Skorunuzu dağıtınız."

"Harbi garip ha! Başta çıkması gereken opsiyonu şimdi görüyorum sanki şaka olsun diye sona saklamışlar gibi. Belki sınıfımı buna göre seçecektim." Erdem garipsediği durum üzerine serzenişini dile getirmişti. Zaten şu garip durumda hiç bir şeye anlam vermezken, moralini ciddiyetsizlikle kazanmaya çalışıyordu.

Bu alanda altı adet Kabiliyet Skoru bulunuyordu. Erdem ise elindeki puanları Kuvvet ve Çevikliğe vermişti. Bunun sebebi sistemin 2 ve ikinin katlarınca bonus veriyor oluşuydu; yoksa hiçbir skorun tek kalmasının anlamı yoktu.

Erdem'in bunları da telefonunda onaylamasıyla birlikte karşısına "Avatarınız oluşturuldu. Lütfen suretinizle bütünleşmek için karakter pencerenizi onaylayınız." yazısı çıkmıştı.

-----

Isim: Erdem

Ünvan: yok

Seviye: 1 (0/300)

Sınıf: Savaşçı-[SVY: 1]

Ustalık Bonusu: %10 B. (Fazladan başarı oranı)

Sağlık: 12/12

Pasif Sezgi: 14

Hız: 32

--

Kabiliyet Skorları 

[ %5 ] STR   (Kuvvet) : 12 
[%10]DEX  (Çeviklik) : 14
[%10]CON (Dayanıklılık) : 14
[ %0 ] INT    (Akıl) : 10
[%10]WIS   (Farkındalık) : 15
[ %5 ] CHA  (Karizma) : 12

--

Beceri Listesi: Akrobasi[DEX+Ustalık: %20 B.], Atletizm[STR+Ustalık: %15 B.] ve Sezgi[WIS+Ustalık: %20 B.]

Hüner Listesi: (+1 seçilebilir): yok

--

Aktif Yetenekler: İlk Soluk, Hareket Atılımı

Pasif Yetenekler: Okçuluk

-----

Sonunda Erdem'in yaptığı bütün tercihler karşısına çıkmış onaylanmayı bekliyordu. Ama telefonundaki paneli incelerken Erdemin gözüne bir şey takılmıştı seçtiği ırkın Hüner seçme imkanı şu ana kadar kendisine hiç tanınmamıştı.

Erdem hırsla, "Hey! Alooo! Nerde benim Hüner'im?" derken telefonuna bir bildirim gelmişti.

Kontrol ettiğinde ise "Hüner'lerin edinilebilmesi için belli koşullar altında öğrenilmesi gerekir" diye bir yazıyla karşılaşmıştı.

"Yapacağınız işi ben! Boşuna mı 'V-Insan' seçitim ben!" diyerek kafasını yukarı kaldırıp yakarmıştı.

"Neyse paneli daha onaylamadım geriye dönüp baştan karakterim oluştururum..." diye iç geçiren erdem tek seçeneğinin paneli onaylamak olduğunu görünce dayanamamış, "Yeter ulan! Dalga mı geçiyorsunuz benle? Madem başka seçeneğim yok neden her boka onay vermem gerekiyor!" ayağa kalkıp kısılı kaldığı gri duvarlar arasında bağırmıştı.

Bunun üzerine tekrar telefonuna bir bildirim gelmiş içeriğinde ise "Onaylama mekanizmamız sadece havarilere gerekli zamanı tanımak için eklenmiştir." yazıyordu

Bunu okuyan Erdem iyice sinirleri tepesinden atmışken, "Al sana onay!" diyerek telefonu yere atmıştı.

"Çıkarın lan beni bur'dan!" derken etrafında bulunan duvarları tekmeleye başlamıştı.

*****

Gencin öfkesi belli bir süre sonra dinerken gözü yere attığı telefona ilişince,"Bir dakika lan! Bu telefonu annem bana aldı. Umarım bir şey olmamıştır." diyerek hızla yerden telefonu kapmış ve zarar görmüş mü diye incelemeye başlamıştı.

Erdem en sonunda kaldığı yerden devam etmek için karşısına çıkan paneli de onayladığında bütün vücudunun yüzeyine yayılan rahatsız edici bir elektrik akımına kapılmıştı.

Durumu tolere edemeyen Erdem en sonunda kendini yere kapaklanmış ve üstünden dumanlar çıkarken bulmuştu. Hafif yıpranmış okul takımında hala yanıklar bulunuyordu ama giysinin harap durumuna nazaran Erdemin durumu biraz daha farklıydı.

Kendisine tam oturan takım elbise şu an bir tık daha dardı. Erdem yalpalayarak ayağa kalktığında ise duruşu daha bir atletik yapıya sahipti.

Genç daha kendine doğru düzgün gelememişken düşürmemeye çalıştığı telefondan, "Tebrikler. Avatarınız başarıyla oluşturuldu." diyen bir yanıt gelmişti.

"Üç tanrının havarisi olmak için dikkatini çektiniz."

"Lütfen birini seçiniz."

"[God Of Time] Zaman tanrısı Qhedros'un dikkatini çektiniz havarisi olmak için onaylayın."

"[God Of Fame] Şöhret tanrısı Thekteus'un dikkatini çektiniz havarisi olmak için onaylayın."

"[God Of Agony] Izdırap tanrısı Adon'un dikkatini çektiniz havarisi olmak için onaylayın."

Erdem kendisini toplayamamışken ilgisinin uzağında olan telefonun ekranın bildirimler teker teker çıkmaya başlamıştı.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1388

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1169

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 964

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 890

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 783

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 743

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 596

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 528

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20463 Üye Sayısı
  • 582 Seri Sayısı
  • 28719 Bölüm Sayısı


creator
manga tr