Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Mavi Elma - Bölüm 44: Zırh Siparişi


Adem, Ruhani Dikim Atölyesinin içine girdiğinde her yanının ışıklarla ve iki duvarında baştan sona kıyafetlerle dolu olduğunu fark etti. Kıyafetler bir çeşit ışık kaynağı gibi ışıkla parıldıyordu. Bu durum Adem’in istemeden de olsa büyülenmesine neden olmuştu. Her çeşit kıyafetin bulunmasının mümkün olduğunu düşünen Adem, hayranlıkla bu kıyafetlere bakıyordu. Dudaklarında aptalca bir gülümseme ile birlikte çevreyi izleyen Adem, “Buradaki kıyafetlerin auraları bile farklı” dedi.

“Haha! Elbette ki, burası iç surlardaki tekstil pazarının yarısından fazlasını elinde bulunduruyor.”

Che’nin dudakları havaya doğru kalkmıştı. Belirsiz bir övünme duygusu üstünden yükseliyordu. Elbette ki bu durum, hemen önlerine doğru süzülerek gelen bir yaşlı tarafından bastırılmıştı. “Ah, siz değerli misafirlerimizi dükkanımızda ağırlamaktan onur duyarız! Ben Alaz, sizin siparişlerinizle ilgilenecek kişiyim. Bu gün nasıl bir ürün bakmak isterdiniz?”

Che’nin suratı hemen saygı ile dolduğundan Adem’de bunu taklit etti. Onun karşısında bulunan yaşlı adamın son derece etkili bir figür olduğu görülebiliyordu. Bundan ötürü ruhsal gücünü gönderen Adem, bir anda devasa bir boşluk ile karşılaştığında ne yapacağını bilemedi. Adam’ın kafası Adem’e doğru döndü, suratında çok küçük bir sinir okunuyordu. “Değerli misafirlerimizin bizleri kontrol etmesi elbette ki son derece onur verici ancak, burada bulunan değerli ustalarımızın ürün oluşturma hızını son derece etkilediğinden ötürü bunu uygun bulmuyoruz, sizi ilk kez gördüğüm için uyarıyorum lütfen bir sonraki sefere bunu yapmayın.”

Adem bu sözleri duyduğunda hafifçe yutkundu, önünde bulunan Yaşlı Adam Alaz’ın son derece dehşet verici sözlerinden sonra bir daha ruhsal gücünü kullanmaya yeltenmedi. Yaymış olduğu aura Adem için o kadar baskılıydı ki, kısacık bir an nefes bile almaya cesaret edememişti. Bu onun gözlerine derin bir korku ifadesinin düşmesine neden oldu, “Bu kadar güçlü olacağını nasıl bilebilirdim ki? Üstelik hala daha sadece bir tezgahtar, bu işletmenin sahibinin nüfusu ne kadar güçlü?”

Adem’in kafası bunu düşünürken kısacık bir an yerinde donmasına neden oldu. Kafasını salladı ve Alaz ile birlikte giden Che’nin yanına doğru ilerledi.

Bu sırada insanlar yavaş yavaş devasa dükkana doğru doluyordu. Her insan dükkan içine girdiği anda etrafına bakıyor ve gözlerinin ışıldamasına engel olamıyordu. Kıyafetlerin hepsinin son derece lüks olması insanların hayranlıkla bakmasına neden oluyordu.

Adem, devasa dükkanın içerisinde gezerken her iki duvarında farklı türde kıyafetler içermesini hızla kavramıştı. Dükkanın sol tarafı erkek kıyafetleri ile döşeliyken sağ tarafı ise doğrudan kadınlara özeldi. Daha narin kesimler ve yer yer çiçek motifli dantelli süslemeler ile birlikte doğrudan belli oluyordu.

İkili en sonunda devasa bir tezgahın yanına doğru ilerledi, Alaz tezgahın arkasına doğru ilerledi ve ikiliye doğru baktı. “Almak istediğiniz eşyayı göstermek için bu kataloğa bakabilirsiniz, hemen yanında bulunan seri numaraları ile sipariş edebilirsiniz. Eğer size uygun bir kıyafet seçemediyseniz, elit kıyafetlerimiz için üst katlara giriş kartınızı gösterebilirsiniz. Başka bir sorunuz var mı?”

Adem hemen aklına gelen iç zırhı dile getirmek için öne çıktı. “Aslında benim bir sorum var. Yaşlı Alaz sormak istediğim şey aslında şu; Burada arkadaşım vücudun iç kısmına giyilebilecek zırhlarında tasarlandığını söylemişti. Malzemeyi kendimiz getirdiğimiz sürece makul bir fiyata yapılabiliyor değil mi?”

Alaz hafifçe kafasını salladı, “Arkadaşınızın dediği gayet doğrudur. Burada sizin için özel üretim zırhlarda yapabilmekteyiz, isterseniz kendiniz malzemeyi verirsiniz veyahut bizim yetenekli ustalarımız belirlediğiniz malzemeleri temin eder etmez hızla yapımı için uğraşır. Seçim sizin, elbette ki bu durum ögelerin fiyatlarında son derece büyük bir fiyat farkını getirecektir.”

Adem anladığını bile getirecek şekilde kafasını salladı, “Pekala, o zaman lütfen bundan bana uygun bir zırh tasarlayın.”
Bununla birlikte hızla çantasının ağzını tokatladı ve çantasından on metre büyüklüğünde yeşil pullu bir deri çıkardı. Çıkarmış olduğu derinin pulları o kadar sağlam görünüyordu ki, insanın imrenerek bakmasına neden oluyordu. Deri ışık altında hafifçe parıldıyor ve insanın kendi figürünü görmesine olanak sağlıyordu.

“Bu…” Alaz daha fazla konuşamadı, açıkçası bu derinin hangi canlıdan alındığını çok iyi biliyordu. “Böylesi bir deri ile birlikte bir zırh yapmak bizim için bir onur olacak! Lütfen nasıl bir zırh istediğinizi söyleyin kesinlikle biz bu zırh için elimizden geleni yapacağız.”

Adem, bu bir anda değişen yüz ifadeleri ve konuşma şekli ile birlikte şaşırdı. Kafasında basit bir zırh figürü tasarladı “Tüm üst vücudumu kaplayacak bir zırh istiyorum. Eğer yapabiliyorsanız bir de bu zırhın yanında bacaklarımı da kaplayacak bir zırh daha istiyorum. Bir çeşit çorap gibi görünebilir, veyahut bir çizme şeklinde de olabilir.”

Daha sonra biraz daha düşünen Adem, bu zırhı tamamlayacak bir şeyler aradı, ancak kafasında oluşan şeyler kesinlikle içten giyilemezdi. Bu durum onu üzse de kabullenmekten başka yapabileceği bir şey yoktu.

“Bu kadar, bu zırhların yapımı ne kadar sürecektir?”

“Yetişkin bir Tükürükçü Yeşim Yılanının pullarını delmek neredeyse imkansızdır. Şanslısınız ki bu deriye sahip olan yılan daha sadece yavruymuş. Bundan ötürü de en fazla iki gün sürecektir. İki gün içerisinde belirlediğiniz adrese göndereceğiz.”

Hızla Adem'in ölçüsünü alan Alaz, almış olduğu ölçüyü bir kağıda not etti. Ardından da arkasını dönerek bilgileri kontrol etti.

Adem kafasını salladı, bu sırada Che’de şaşkınlıkla Adem’e bakıyordu. “Adem, bu yılanı sen öldürmedin değil mi?”

Adem, Alaz’ın yanında duymamış gibi davrandı. Alaz bunu fark ettiği anda hızla yanlarından ayrıldı. Ardından Adem, kafasını salladı “Kardeşim Che, doğru bu yılanı ben öldürdüm bir sorun mu var?”

Che sanki hiçbir şey olmamış gibi anlatan Adem’e hayretle baktı. “Nasıl da olmaz! Bu yılanın yavruyken bile tükürüğü o kadar aşındırıcı bir sıvıdır ki bir insanı rahatlıkla eritebilir. Yetişkin hale geldiklerinde ise sadece bir damlası bütün ülkeyi eritecek hale gelir! Birde hala daha ben öldürdüm diyorsun! Peki sana bir şey olmadı mı?! Tükürüğünün sana çarpmamış olması bir mucize olurdu!”

Adem bir an geçmişe döndü, kafasını doğrularcasına salladı: “Haklısın, gerçekten de çarpmıştı. Ancak şanslıyım ki bedenimin altında çelik zırhım vardı, bu zırhın son derece güçlü olmasıyla birlikte eritici sıvının özellikleri büyük oranda yok etti, bedenime ulaşan şey ise sadece basit bir sıcaklıktı. Zırhın ısısı yüzünden sırtım yansa da basit bir yanıktı ve kolaylıkla geçti.”

Che bunları duyduğunda Adem’in şansına içinden küfrediyordu. “Seni şanslı hergele! Bütün bir yıl boyunca Tükürükçü Yeşim Yılanının zehir kesesini arayıp durdum! Hatta sırf bu yüzden bu şehre geldim ve açık arttırmada satılacağını fark ettim. Sen ise kalkmış rahatlıkla öldürdüğünü söylüyorsun!”

Adem, Che’nin neden bu zehir kesesini merak etmişti, “Neden bu yılanın zehir kesesini arıyorsun?”

“Şifacılıkta sadece insanları iyileştirmek yoktur! Zehir kesesi içindeki aşındırıcı zehri bedenime adapte ederek ilerleyen zamanlarda ilaç yapımında oluşacak gazlardan bedenimi korumam gerekecek! Bundan ötürü de şuan bu keseyi bulmam lazım.”

Adem bunu duyduğunda son derece mantıklı olduğunu düşündü, “Peki ya nasıl bedenine etki etmesini sağlıyorsun?”

“Aslında bu işlem son derece zorlu, zehir kesesinin içindeki sıvıyı altı kez inceltmem gerekiyor ve bu işlemlerden sonra da bu sıvının içinde bulunduğu devasa küvette bir süre oturmam gerekiyor. Bununla birlikte bedenim bu sıvıyı emecek ve daha sonrasında böylesi aşındırıcı etkiye sahip gazlardan etkilenmeyeceğim.”

Adem kafasını salladı, “Peki Che Kardeşim, bu sıvıyı aynı anda kaç kişi kullanabilir?”

Bunu duyan Che, merakla “Elinde bir zehir kesesi var değil mi?” dedi. Bununla birlikte suratında da hafif hınzır bir gülümseme ortaya çıkmıştı. Adem bu gülümseme ile birlikte inkar etme gereksinimi duymadı, kafasını salladı hemen sonrasında da burnunu ovuşturuyordu. “Gerçekten de bir zehir kesesine sahibim, onu çıkarmak için çok uğraşmam gerekti ancak en sonunda bunu başardım. Peki soruma cevap veremez misin?”

Bunu duyunca Che’nin suratında devasa bir gülümseme ortaya çıktı, neredeyse mutluluktan ağlayacak durumdaydı. “Kardeşim, bu kese ile birlikte ikimizde ayrı ayrı banyoya girsek bile sıkıntı olmayacaktır! Böylesine büyük bir haber ile birlikte sonunda açık arttırmaya girmem gerekmeyecek!”

Adem de kafasını salladı, “Açık arttırmada neler var ki?”

“Bir dünya öge var, nasıl sayarsam sayayım aklımda satılanların sadece minicik bir kısmı var. Bundan dolayı da eğer istiyorsan gitmenin en mantıklısı olduğunu düşünüyorum.”

“O halde gideceğiz…” Adem bunu söylerken bir yandan da düşünceliydi, bu açık arttırmada istediği şeyleri bulabilirse çok güzel olacaktı.

Çantasını tokatlayan Adem, Tükürükçü Yeşim Yılanının zehir kesesini doğrudan Che’ye doğru uzattı. “Buyur kardeşim, bu zehir kesesi bununla birlikte umarım ikimize de güzel bir fayda sağlar.”

“Haha! Bundan emin olabilirsin. Haydi hemen yukarıya doğru çıkalım, burada daha fazla durmaya gerek yok. Bu kattaki giysilerin hiçbiri bizim için uygun değil!”

Che’nin neşesi son derece yerindeydi, bundan ötürü hızla ikinci katın merdivenlerine doğru ilerledi ve merdiven başındaki görevliye bir kart gösterdi. “Hadi buradan!”

Adem’de onu takip etti, ikinci kata ulaştıklarında hiçbir kıyafetin olmadığını fark ettiler. İkilinin hemen önlerinde devasa boyutlarda bir düzineden fazla heykel bulunuyordu. Heykellerin hepsinin elinde uzun bir iğne vardı, iplikleri ayaklarına doğru sarkıyordu. Kimisinin suratı son derece heyecanlı görünüyordu, kimisinin ise naif bir ifadesi vardı. Hatta birisinin suratı ise son derece kızgındı.

“Bu heykellerin hepsi farklı bir insanın figürüne ve suratına sahip, bu insanlar kim ki?”

Bu soruyu Adem, kendi kendine sorarken bir anda yanlarına güzel bir kadın figürü geldi. Eşsiz bir kadın kokusu sadece o geldikten bir saniye sonrasında ortaya çıkmış ve iki gencin büyülenmesine neden olmuştu. Yanlarına gelen kadının sıcacık bir gülümsemesi vardı, ikiye karşı hafifçe başını eğdi ve “Genç efendiler hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olmamı istersiniz?”

Aslında burada bulunmalarının başlıca sebebi belliydi, kıyafet alacaklardı. Ancak önlerindeki kadın bunu söylediğinde ikisinin de yanakları kızardı. Kafalarında bambaşka hayaller ortaya çıkmıştı. “Ee… Şey biz kıyafet bakacaktık da…”

Adem’in titreyen sesi ile birlikte kadının gülümsemesi daha da derinleşti, “Elbette ki, lütfen buraya doğru gelin” dedi.

Kadının arkasından takip etmeye başlayan iki genç, her hareketi ile birlikte sallanan iki narin bacağa karşı büyülenmişlerdi. Che’nin aklı bu durumlara daha yatkındı, sonuçta ailesi son derece büyüktü ve ona bu eğitim çoktan on yaşındayken verilmişti. Evlenme yaşlarının ise on olduğu hesaba katılırsa son derece tecrübeliydi.

Ancak Adem’in böylesine bir tecrübesi olmadığından hayalleri nispeten daha masumdu. Hayalinde Adem sadece, önündeki bu güzel kadının bacaklarını okşuyordu…

İkili en sonunda ikinci katta bulunan tezgaha doğru geldiğinde önlerinde ki büyük bir deftere bakarken buldular kendilerini. “Genç efendiler burada bulunan çizimlerden istediğinizi seçebilirsiniz. Ben Ayla, sizin için bu kıyafetleri doğrudan getireceğim.”
Adem hızla kafasını salladı ve önündeki deftere bakmaya koyuldu. Kafasında oluşturduğu belli bir model vardı ve sadece üç sayfa çevirdi ki, bununla ilgili üç farklı çizimin ard arda olduğunu fark etti.

“Bu, bu ve bu çizimlerden istiyorum.” diye eliyle işaret etti.

Kadın hemen kafasını salladı ve doğrudan tezgahın arkasına doğru ilerledi, çok geçmeden geri gelmişti. Elinde üç farklı renkte uzun kıyafet vardı.

Bu kıyafetlerin modelleri özellikle uzun olarak kesilmişti, kesimlerinde bel kısmı ince tutulmuş ve üste giyilen gömlek uzun kesilmişti. Gömleğin kolları bir miktar genişti ve rahatlıkla katlanabiliyordu. Dizlerine doğru inen gömlek bir yanda da şık bir görünüm kazandırıyordu.

“İsterseniz burada deneyebilirsiniz genç efendi.”

Kadının işaret etmiş olduğu bölgeye doğru ilerleyen Adem, minik odaların perdelerle kapatıldığını fark etti. Rasgele birisini seçen Adem, hızla perdeyi çekiştirdi.

Çekiştirdiği anda görmüş olduğu manzara karşısında ise şoke olmaktan başka ne yapabilirdi ki?

***

Sizlerin Mavi Elma için desteklerini bekliyorum. Normal düzende 33 saate bir yeni bölüm açılsa da her on yeni beğenme ile birlikte bir bölümü açmayı düşünüyorum. Ayrıca seri tanıtımına okuduğunuz yere kadar ki incelemenizi yaparsanız çok sevinirim. İyi günler dilerim. ^^ 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1302

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1105

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 730

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 659

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 420

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16532 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22335 Bölüm Sayısı


creator
manga tr