"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Mavi Elma - Bölüm 8: Dantiant Oluşumu


Yaşanan olaylardan sonra Adem’in kurban olduğu herkes tarafından öğrenilmişti. Tüm herkesin Adem’e bakışları korku doluydu. Sadece bir olayında Kıdemli Ouz’u çağırabilmesinden ötürü insanlar Adem’den korkmaya başlamıştı. Bu durum Adem fark etmese de ilerleyen zamanlarda ona çok rahatlık sağlayacaktı.

Ertesi günün şafağıyla birlikte işine başlayan Adem, ilk kez rahat etmişti.  Dicle’nin kendisine karşı bir miktar yakınlık göstermesine şaşıran Adem mutlu olmadan edememişti.

Günleri hızlıca geçerken Adem’de kendisine verilen akşam vaktinin neredeyse hepsini meditasyon yaparak geçirmeye başlamıştı. Kendisine doğru gelen minik iplik parçacığının her seferinde vücuduna girmesini, ardından da bir anda gözden kaybolmasını hissetmek Adem için değişik bir deneyimdi.

Aradan tam olarak bir ay vakit geçtiğinde adem, inşasında çalışmış olduğu evin tuğlalarını yerleştiriyordu. Buraya ilk geldiğinden itibaren bir ay geçmesine rağmen bedeninin daha güçlü olduğu hissediyordu.

Günler günleri kovalamaya devam etti, üç ay geride kaldığında Adem ninesi tarafından her seferinde kuru bir öpücükle dahi olsa kutlanan doğum gününü ilk kez yalnız başına geçirmişti. Suratı asık olsa da Adem’in Kıdemli Ouz’un ortaya çıkışıyla birlikte, getirmiş olduğu terörü bir saniye bile unutmamıştı.

Yavaş yavaş buradaki sistemi ve gelişme aşamalarını anlayan Adem yakın zamana kadar ne kadar cahil olduğunu bile anlamıştı.

“İnsanın ölümsüz yolunda yürümesi için önce bedenleri güçlendirmeleri gerek, ardından da ruhlarını bu ölümsüzlük yoluna koyarlar.”

“Bir insan ilk ölümsüzlük yoluna girdiğinde Qi Yoğunlaştırması seviyesinde olursun, Qi Yoğunluğu dokuzuncu seviyeye kadar artar daha sonrasında ise ağaç dikmeye başlarsın.”

Adem bu sözleri hala daha anlamamıştı ancak pek de önemsemiyordu. Bunları yanlarından geçerken konuşan bir çift kültivatörden duymuştu. Onları dinleyen Adem’i bile önemsemeyen bu ikili Adem’e bakmaya bile tenezzül etmemiş, hatta Adem’in kaldırmış olduğu taşın üstüne bir miktar minik çakıl parçaları daha atmışlardı. Adem bunları önemsememişti, edinmiş olduğu bilgiler daha değerliydi.

Bilginin de bir çeşit güç olduğuna inanmaya başlamıştı Adem, onun için edinebileceği her türlü bilgiyi edinmesi onun için çok daha iyi olacaktı.

Ayrıca Adem okul içerisinde bir para biriminin aslında kullanılmadığını da öğrenmişti. Ancak okul dışarıda harcanması için her ay öğrencilerine belirli miktarda para ödemesi de yapıyordu. Bunun dışında bir de elma veriyorlardı, Adem bu elmanın geçen sefer gördüğü mavi elmalardan olduğuna emindi.

“Dantiant oluşturduktan ve buradan ayrıldıktan sonra beni nelerin beklediğini çok merak ediyorum.”

Bu sırada işini yapmaya devam etti, yıkılan binalarını yeniden onarması çok ama çok yorucuydu. Bu süreç içerisinde istisnasız tüm dış kuşak öğrencileri bina yapımına katılmıştı. Kızlar arasında bu durum son derece şikayet ve söylenme görmüş olsa da yapabilecekleri bir şey yoktu.

Cennet Alevi Okulu’nda tüm bireylerin eşit olduğunu fark etmişti Adem, kadınların bile bir erkek gibi güçlü olduğunu da öğrenmişti ancak cinsiyet ayrımının olmadığına bu inşaat ile birlikte şahit olmuştu.

Adem’in olaya şahit olmasının üstünden tam olarak bir ay daha geçmişti ki, Dicle büyük bir sevinçle Adem’in yanına doğru ilerledi. “Ben sonunda buradan kurtuldum! Artık bir dantiant sahibiyim!”

Adem bu haber karşısında ne yapacağını bilememişti. Dicle’nin vermiş olduğu bu habere sevinmişti ancak ne için sevindiğini bile bilmiyordu. Ayrıca Adem, Dicle’nin suratına baktığında daha parlak ve daha beyaz olduğunu fark etmişti. Bu da onun duyduklarını tasdiklemiş ve kendisini daha mutlu hissetmişti. İkili o gün hiçbir şey yapmadı, yan yana oturdular ve yemekhaneden çalmış oldukları tavşan butlarını ellerinde tutarak gökyüzüne baktılar.

“Şuan öyle farklı hissediyorum ki… Yeterli gücüm olmuş olsa şu parlayan yıldızları yakalayacağıma eminim.”

Dicle’nin söylemiş olduğu şeyler elbette ki, Adem için komik gelmişti. “Kim bir yıldızı yakalayabilir ki?” diye düşündü Adem.

Gecenin bitmesiyle birlikte ikili ayrılmıştı. Yatakhanelerine dönmeden önce Dicle Adem’e basitçe el sallamış ve “Bakalım sen ne zaman benim yanıma geleceksin.” Demişti. Ardından da gözden kaybolmuştu.

Sabah olduğunda Adem, Dicle’nin çoktan ayrıldığını fark etmişti. Yapabileceği bir şeyinin olmadığını anladığında çoktan işinin başında çalışmaya başlamıştı.

İki ay daha ortadan kaybolduğunda Adem bedeninde minik Qi ipliğinin öncesinden daha fazla dolaşmaya başladığını fark etmişti. Bu onda son derece memnuniyet hissi vermiş ve daha da çalışma azmiyle kendisini kamçılamasına neden olmuştu.

Kıdemli Ouz’un ortaya çıkışından dokuz ay geçmişti ki, Adem’in bedenindeki Qi ipliği daha önce hiç olmadığı kadar dolanmıştı. Bu süre neredeyse beş dakikaydı, ancak Adem bu beş dakikalık süreçte tüm bedeninin aşılmaz bir güçle dolduğunu hissetmişti.

Dokuz aylık süreç içerisinde Adem bir miktar büyümüştü de, yaşıtlarından bir miktar sıska kalan Adem, en azından onlardan bir miktar daha uzun olduğu için mutluydu.

Bu dokuz aylık süreç içerisinde bir çok kişi yine kaybolmuştu, onların yerine gelen ise yine yeniler olmuştu ve bu durum o kadar hızlı bir şekilde değişiyordu ki, Adem artık umursamaması gerektiğini düşünmeye başlamıştı.

Nitekim de öyle yaptı, daha fazla düşünmedi ve tüm odağını işine ve meditasyonuna ayırdı. Yemeğini her gün düzenli olarak yiyen Adem’in bedenindeki yağlar azar azar kayboluyordu, onun yerine kollarında ve göğsünde ufacık bir şişlikle beliren kasları meydana çıkmıştı.

Bir aylık süre daha sonuna geldiğinde, Adem tekrardan odasında sırıtmaya başlamıştı. En sonunda odasına bir kilit taktırmaya hak kazanmıştı ve bu sayede her an basılma korkusuyla yaşamak zorunda kalmamıştı.

Bu kilidi kazanabilmek için tam bir ay Kıdemli Ouz’un bahçesini sulaması ve gübrelemesi gerekmişti. İnsanların onun gülüşüne aldırış etmemiş ve bu kilidin peşinde koşmuştu. En sonunda odasının kapısına takılan bir sürgülü kilit ile birlikte, Adem’in mutluluğu tavan yapmış ve o gün daha şevk ile meditasyon yapmıştı.

Kilidin takıldığı ilk gün Adem’in meditasyon sırasında alışmış olduğu Qi iplikciğinin daha kalın bir hale geldiğini görmüş ve bedeninde neredeyse on beş dakika kadar kalması da onun mutluluğuna mutluluk katmıştı.

Tüm bedeninin neşe ile birlikte uykuya dalması da aşırı derecede kolay olmuştu.

Sabah kalktığında yapacağı yeni bir işinin olduğunu fark eden Adem, yeni işinin ne olduğunu öğrendiğinde ise daha bir mutluydu. Yeni işi, yeni gelen dış kuşak öğrencilerinin denetlemesi olmuştu.

Bu sırada onlardan birisinden almış olduğu baltalardan birisiyle de Adem halen daha Bambu Ağaçlarını kesmeye devam etmişti. Yeni baltanın eline tam oturması ve ağacı kağıt gibi kesmesi kendisine iyi gelmişti.

Kıdemli Ouz’un odasına gelip Cafer Canavar’ı ve aynı zamanda Yusuf Dede’yi öldürmesinin üstünden on bir ay geçmişti ki, Adem bedeninde bir farklılık hissetti. İlk kez bedenine giren Qi’nin bedeninden bir anda kaybolmadığını fark etmişti. Bunun yerine karnının üstünde minicik bir noktaya doğru kaydığını fark etmişti.

Daha karnının üstündeki noktaya geldiği anda kaybolan Qi iplikciğinin bedenine aşılamış olduğu o tarifsiz gücün kırıntıları hala üstündeyken Adem ayağa kalkmış ve bedenini iyice gerdirmişti. Bu sabah da her zaman yaptığı gibi ağaç kesim işlemine devam etmesi gerekecekti, yeni baltasının gelmesiyle birlikte kesim işleminin süresi son derece kısalmış Adem’e daha çok vakit bırakır olmuştu.

Adem bu süre içerisinde hiçbir boş vaktini dışarıya heba etmemeye karar vermişti, doğrudan odasına giden Adem’in suratını ancak insanlar yemekten yemeğe görmeye başlamıştı.

Bedeninde dolanan Qi İplikciğinin kalınlığı eskisine nazaran biraz daha artmıştı. Tüm bedenini dolanan iplik tekrardan karnının hemen üstünde durmuş ve belirli miktar Adem’i yenilmez hissettirdikten sonra tekrardan ortadan kaybolmuştu.

Son iki ay içerisinde Adem’in bedeni normalden birkaç kat daha artmıştı, baltasını her savuruşunda bir bambu ağacının çeyreğine kadar baltasını sokuyor ve rahatlıkla geri çekiyordu. Sonradan öğrenmiş olduğu iki yüz yıllık bambu ağaçlarının kalın gövdesine indirmiş olduğu her darbeyle birlikte, çevresindeki yeni öğrenciler hayretler içinde bakmalarına engel olamıyorlardı. Bu durum son derece kısa bir süre görülüyordu, Adem gereken miktarı kestiği gibi ortadan kayboluyordu.

Kıdemli Ouz’un odasına gelişinin üzerine bir yıl olmasına bir hafta kala Adem bir şeyin farklı olduğunu fark etti. Meditasyonu sırasında ilk kez görmüş olduğu kalınlıkta bir iplik parçası, Adem’in bedeninin içerisinde dolaşmadı ve doğrudan karnının üstüne girdi.

Adem ne zaman yok olacağını bilmediği için bedenini hareket ettirmedi ve meditasyonuna devam etti. Ancak iplik bir sakız parçası gibi karnındaki noktada durdu ve hemen sonrasında bir başka iplik parçası bedenine girmeye başladı. Bu iplik parçası diğerlerine nazaran daha inceydi ancak, parlaklığı daha yüksekti. Adem bu iplik parçasının diğerlerinden daha kaliteli olduğunu çoktan anlamıştı.

İplik parası bedenine tam anlamıyla girdiği anda Adem, bedeninin şiddetli bir şekilde titremesine engel olamadı. O kadar yüksek bir enerji bedenine girmişti ki, ne yapacağını bilemiyordu.

“Ahhh!”

Ufak çaplı bir çığlıkla birlikte bedenine tamamen yerleşen iplik, hiç bedenini dolanmadı. Hedefi doğrudan karnının üstü olmuştu.

Karnının üstüne doğru ilerlemiş olan ipliğin içeriye girdiği andakine benzer devasa bir enerji ve acı bedenine yayılmıştı. Bu sefer dayanamadı ve yüksek sesli bir çığlığı dudaklarından dışarıya bıraktı.

Bu süreç oluşurken bedeninin üstünden akmaya başlayan siyah ve yapışkan sıvılarda, Adem’in çırpınmasıyla birlikte sağa sola sıçrar hale gelmişti.

Adem tüm her şey bittiğinde bir şeylerin farklı olduğunu çoktan fark etmişti. Tüm bedenini çok daha iyi hisseden Adem, görüşünün de eskisine nazaran çok daha iyi olduğunu anlamıştı.

Kıkırdayan Adem, hemen ardından yapış yapış kalmış olan vücudu için kısacık bir an düşündü. Ardından da doğrudan banyoya doğru ilerledi, sevinçli haberini verecek kimseyi tanımayan Adem için bu durum son derece normaldi. Ertesi sabaha çalışmaya değil de doğrudan, Kıdemli Ouz’un yanına gitmesi gerektiğini çok iyi biliyordu.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1220

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1055

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 346

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14826 Üye Sayısı
  • 455 Seri Sayısı
  • 19507 Bölüm Sayısı


creator
manga tr