Bölüm 6: Çıplak Elle Savaşmak

avatar
10223 41

Martial World - Bölüm 6: Çıplak Elle Savaşmak


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 





Wang Yigao önündeki çocuğun kafasında birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünüyordu. Daha yüksek bir yetişim seviyesine sahip bir rakibi yenmek imkansız değildi elbet, ama dahiyane bir yetenek ve bir dövüş sanatları ustasının rehberliğini gerekirtirirdi. Yoksul bir genç olan Lin Ming’in bu seviyeye ulaşması bile büyük bir başarıydı. Ama vasat yetenekleriyle gerçekten de kazanabileceğini mi düşünüyordu? Dün yeterince uyumamış olabilir miydi? Yoksa uyurgezerdi de hâlâ mı uyuyordu?


Wang Yigao yüzünde bir sırıtmayla sordu: “Ne istiyorsun?”


“Kazanırsam iki yüz yaşında bir Kan Ginsengi ve beş yüz altın liang vereceksin.”


İki yüz yaşında bir Kan Ginsengi ve beş yüz altın liang mı? Çevredeki insanlar konuşamaz hâle gelmişti. Bu çocuk, çok yüksek bir meblağ istiyordu. İki yüz yaşında bir Kan Ginsengi üç yüz altın liang ediyordu. Ve hepsinin toplamı sekiz yüz altın liang ediyordu! Bu az bir sayı değildi, ama bunları kazanması için hayatta kalmak zorundaydı öncelikle!


“Sekiz yüz altın liang mı?” Wang Yigao soğukça homurdandı. “Kolların ve bacakların o kadar eder mi sence? Kendini ne kadar yüksekte görüyorsun?”


Göklerin Talihi Krallığı’nda asiller ile sıradan insanların hayatları denk görülmezdi. Wang Yigao birilerini öldürseydi bile sadece hapis cezası alırdı. Sonra da yapması gereken tek şey, iki yüz altın liang ödeyip bu cezadan kurtulmak olurdu!


Lin Ming yavaşça cevapladı. “Dövüş sanatçıları için kollar ve bacaklar paha biçilmezdir. Gönülsüzsen seni anlayışla karşılarım. Tek yapman gereken, kendi tendonlarını parçalaman!”


“Siktir git! Eceline susamışsın!” Wang Yigao ökeyle bağırdı ve belinden uzun kılıcını çekti.


Lin Ming’in ifadesi değişmezken konuşmaya devam etti. “Soruma hâlâ cevap vermedin!”


“Heng! Sadece sekiz yüz altın liang mı? Sana bin altın liang verebilirim! Kazanabileceğini mi düşünüyorsun? Seni sakat bırakacağım. Üç hareketten sonra hâlâ savaşabilecek durumda olursan ismim artık tersten okunsun!”


Wang Yigao, Lin Ming’in daha fazla altın kazanacağından dolayı aldığı keyfi görüp tedirginleşti.


“Pekala, bin altın liang!” dedi Lin Ming.


Wang Yigao kılıcını ona doğru savururken konuşmayı sonlandırdı.


Kılıçtan, altın ışığın soluk iziyle birlikte düzinelerce metre öteden bile duyulan kulak delici bir ses yayıldı.


Bir dövüş tekniği!


Dövüş teknikleri, düşmanı öldürmek için temel enerjiyi kullanmayı gerektirirdi. Wang Yigao, sadece duygularına kapılarak Lin Ming’i üç hamlede öldüreceğini söylememişti. Yeteneklerine ve dövüş tekniğine güvenmişti! Bu teknikleri öğrenme fırsatı, sadece büyük ailelerin genç efendilerinin ya da savaşçı evlerinin öğrencilerinin elde edebileceği bir şeydi!


Dövüş tekniği kullanan birinin karşısında, dövüş tekniği bilmeyen birinin dayanabilmesi daha zor olurdu. Bu, Lin Ming ve Wang Yigao gibi yetişim seviyeleri arasında fark bulunan dövüş sanatçıları arasında daha da ön plana çıkardı. Wang Yigao kesinlikle tek bir harekette kazanabileceğine inanıyordu. Lin Ming’i üç harekette öldürebileceğini söylemesinin nedeni ise, başka ihtimalleri de göz önünde bulundurmasıydı.


Wang Yigao, Lin Ming’in herhangi bir dövüş tekniği öğrenmediğini farz ediyordu. Hâl böyleyken, Lin Ming, Wang Yigao’nun saldırılarıyla başa çıkmak için sadece sıradan hareketler yapabilirdi.


Çevredeki insanlar bu sahneyi gördüklerinde, sonucun belli olmuş olduğunu düşündüler. Lin Xiaodong ise gergindi! Lin Ming bu kılıç saldırısını nasıl engelleyebilirdi?


Lin Ming, Wang Yigao’nun kesişi üzerine odaklanmıştı. ‘Kaotik Meziyet Savaş Meridyenleri’nden ‘İlk Gerçek Kaos Formülü’ne çalışmaya başladığından beri algısı birkaç kat artmıştı! Lin Ming’in gözlerinde, Wang Yigao kendisine doğru hamle yapan vahşi bir canavardı! Geçtiğimiz birkaç gün içinde, Lin Ming sayısız vahşi canavar parçalamıştı. Bu canavarlar zaten ölü olmuş olsalar da onları parçalamak için kemikler arasındaki boşluğu saptamak gerekirdi. Bıçağın her kesişi, hızlı, doğru ve şiddetli olmak zorundaydı!


Wang Yigao’nun kılıcı tam ona çarpacağı anda Lin Ming bıçağını çıkardı. Bu hareketi yaparken hiçbir şey hesaplamamıştı ya da hiçbir şey düşünmemişti, sadece içgüdüleriyle hareket etmişti. Bıçak, hafifçe yukarı doğru hareket ederek Wang Yigao’nun hareketindeki bir açıktan geçti.


Göz kamaştırıcı bir kılıç, inanılmaz sıradan bir bıçağa karşıydı, ama sonuç hiç kimsenin beklemediği bir şeydi. Lin Ming yan tarafa doğru eğilip Wang Yigao’nun kesişinden kaçındı. Ama aynı anda, elindeki bıçak Wang Yigao’nun kaburgalarına saplandı!


“Ping!” Bıçak saplanınca acı içinde haykıran Wang Yigao diz çöktü ve ardından yere yığıldı.


Neler oluyor? Çevredeki izleyiciler tam olarak ne olup bittiğini anlamamış ve şaşırmışlardı.


Wang Yigao’nun kıyafetlerinde göğsünden kaburgalarına kadar bir feetlik bir delik gördüler. Ama kan akmıyordu. Ama bunun yerine, delikten gümüş bir şey parlıyordu.


“Esnek zırh mı?”


Lin Ming epey üzüldü. Wang Yigao kıyafetlerinin altına esnek zırh giyiyordu. Zırh olmasaydı, az önceki darbesiyle Wang Yigao’nun savaş gücüne ağır bir darbe vurmuş olacaktı.


“Sen!” Wang Yigao hem şaşırmıştı hemde öfkeliydi. Aslında vurulmuştu! Yetişim seviyesi kendinden bir seviye daha düşük birinden darbe yemişti! Hem de sayısız izleyicinin önünde! Bu, gururlu Wang Yigao için kabul edilemez bir şeydi.


“Öldüreceğim seni!”


Mantıken, bu darbeyle Wang Yigao’nun kaybetmiş olması gerekirdi. Ama Wang Yigao yenilgiyi nasıl kabul edebilirdi ki? Kılıcını bir kez daha Lin Ming’e doğru savurdu!


Bir başka dövüş tekniği kullandı!


Lin Ming ise, önündeki vahşi canavarın gösterdiği her açığı yakalayan deneyimli bir avcı gibiydi!


“Ping!” Daha önce yaşananlar tekrarlandı. Bu sefer Wang Yigao’nun kıyafetinin sağ tarafında bir delik açılmış, üzerindeki gömlek bir yeleğe dönüşmüştü.


Seyirciler tamamen afalladılar. İnanmazlık içinde savaşın sonucuna baktılar. Bu nasıl olabilirdi? ‘Bir inç daha uzun olan, bir inç daha güçlüdür.’ tabirini herkes bilirdi. Wang Yigao’nun kılıcı, Lin Ming’in sıyırma bıçağından epey uzundu. Ayrıca dövüş tekniklerine sahipti ve yetişimi de Lin Ming’den bir seviye yüksekti. Ama bu dövüşte, sıradan görünen iki hareketle iki kez bıçaklanmıştı.


“Bu çocuğun kendi hızı da bıçağının hızı da Wang Yigao’dan daha fazla!” dedi ikisi arasındaki savaşı izleyen bir dövüş sanatçısı. Fiziksel Eğitim’in İlk Aşaması’ndaki birinin İkinci Aşama’daki birini hız açısından geçmesi sıra dışı bir olaydı!


Lin Ming, gerçekten de Wang Yigao’dan daha hızlıydı. Aslında aradaki fark, oldukça fazlaydı. Bu da, ‘Kaotik Meziyet Savaş Meridyenleri’ne çalışmasının sonucuydu! Lin Ming’in bıçak kullanma becerileri, buna çalışmadan önce de iyi ve kesindi zaten. Ama hızı ve gücü yetersizdi. Fiziksel Eğitim’in İkinci Aşaması’ndaki Wang Yigao’yu yenememesi onun için doğal bir durumdu.


Ama ‘Kaotik Meziyet Savaş Meridyenleri’nin varlığıyla, durum tamamen tersine dönmüştü!


“Aah!” Öfkeden deliye dönmüş Wang Yigao kıyafetlerini yırttı ve gümüş görünümlü esnek zırhını gözler önüne çıkardı. Fiziksel Eğitim’in Birinci Aşaması’ndaki bir velede kaybetmişti. İntikam alamazsa Göklerin Talihi Şehri’ndeki kimsenin yüzüne bakamazdı.


“Seni kılıçtan geçireceğim!” Wang Yigao umutsuzca vücudundaki enerjiyi kılıca aktararak kılıcının daha parlak görünmesine sebep oldu. Ardından kılıcını Lin Ming’in kafasına doğru savurdu. Bu saldırı başarılı olursa, Lin Ming kesinlikle ölürdü.


O sırada, Lin Ming herkesi şaşkına çevirecek bir hareket yaptı. Bıçağını fırlattı ve rakibiyle çıplak elleriyle yüzleşti!


Seyircilerin hiçbiri, Lin Ming’in neden böyle davrandığını anlayamadı. Wang Yigao’nun bu kesişi tüm enerjisini içeriyordu ki, açıkça son saldırısıydı. Peki neden bu genç, en kritik anda silahını atmıştı? Bıçak yumruktan daha güçlüydü, öyle değil mi? Kriz zamanlarında, kılıcı savuşturmak için bile kullanılabilirdi!

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28911 Üye Sayısı
  • 273 Seri Sayısı
  • 39553 Bölüm Sayısı


creator
manga tr