Bölüm 82: Uzak ve Geniş Güçler

avatar
7372 10

Martial World - Bölüm 82: Uzak ve Geniş Güçler


 

Çeviri: Xanaphia Düzenleme: Kharsmi

 

Parçalanan taşları gören Lin Ming tuttuğu nefesi bıraktı.

 

‘Kaotik Meziyet Savaş Meridyenleri’nde kayıtlı olan ‘İpek Gibi Akış’, ‘Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruk’tan daha derin ve üst bir aşamadaydı. ‘Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruğun’ ulaşabileceği en yüksek sınır, ‘İpek Gibi Akış’a en fazla dokunabilirdi. Eğer Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’ın Büyük Başarı aşamasına ulaşabilmiş olsaydı, az önceki mızrak itişiyle o kaya tuzla buz olurdu ve hafif esen rüzgar ile dağılırdı!

 

Bu seviyede Lin Ming boş eliyle Zhang Cang’ın ince bıçağını karşılayabilip kendi gerçek özüyle Zhang Cang’ın gerçek özünü dağıtabilmişti. Eğer ‘İpek Gibi Akış’ı bir adım daha ileri seviyede olsaydı, boş eliyle bir dövüş becerisini bile karşılayabilirdi. Titreşimleri, az önceki kayada olduğu gibi gerçek öz ile yoğunlaşan dövüş becerisini dağıtabilirdi!

 

Eğer gerçek öz dağılırsa, o zaman dövüş becerisi de olmazdı. Rakibinin dövüş becerisinin ne kadar tahmin edilemez, muhteşem ve harika olduğuna bakmaksızın, gelişimi Lin Ming’den çok daha fazla olmadığı sürece tek bir hamleyle parçalanıverirdi! Tek bir hamleyle binlerce varyasyonu kırabilirdi!

 

“Bu Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’ resmen cennete meydan okuyabilecek güçte!” Lin Ming duygu doluydu. Gelişiminde ilerledikçe, ‘Kaotik Meziyet Savaş Meridyenleri’nin daha da korkutucu güçlerini keşfediyordu. Henüz sadece ‘Gerçek İlkel Kaos Formülü’nün ilk katmanının Mükemmeliyetine ve ‘İpek Gibi Akış’ın başlarına ulaşabilmişti. Eğer bunları gelecekte Büyük Başarı aşamasına kadar geliştirir ve daha emsalsiz ve harika yetenekler öğrenirse, ilerde ne kadar güçlü olacağı tahmin bile edilemezdi.

 

O kıdemlinin hatıralarına göre ‘Kaotik Meziyet Savaş Meridyenleri’nin Büyük Başarı aşamasına ulaştığında, bedenindeki ‘Sekiz İçsel Gizli Kapı’yı ve ‘Dao Sarayının Dokuz Yıldızı’nı açabilecekti. Bu olduğunda yaşam gücü dünyanın üstünden geçen bir gökkuşağı gibi olacaktı. Her kükreyişi gök gürültülerine gebe olacaktı ve her yumruğu ayı parçalamaya, yıldızları batırmaya yetecek güçte olacaktı. Düşen Gökyüzü Kıtası’nda daha önce böylesi bir aşamaya ulaşmış bir dövüş sanatçısı çıkmamıştı ve muhtemelen çıkmayacaktı da.

 

“Zhang Cang’ı yendiğimde oluşan karışıklık küçük değildi. Gücüm son aylarda çok fazla arttı; gerçekten biraz fazla dikkat çekiyorum. Ama eğer bu boyun eğmez ruhu korumak istiyorsam, Yedi Derin Savaşçı Evi’nin kaynakları için çabalamam gerek. Her şeyimi açığa çıkarırsam diğerlerinin dikkati üzerimde toplanabilir ve bir şey gizleyip gizlemediğimi görmek isteyebilirler. Gerçekten beni kontrol etmek isterlerse de muhtemelen tek bulabilecekleri, arkamda bir ustanın olduğu olacak."

 

 

Zhang Cang ve Lin Ming arasındaki bahis maçı aslında hiç de önemli bir olay gibi gözükmemişti ama şimdi bu maçın detayları rüzgar gibi Yedi Derin Savaşçı Evi’nde yayılıyordu ve daha sonra Göklerin Talihi Krallığı’ndaki büyük güçlerin de bilgi ağına takılmıştı!

 

Lin Ming’in ismi her büyük gücün içsel zirvelerinde de geçiyordu!

 

Lin Ming. 15 yaşında, Yedi Derin Savaşçı Evi öğrencisi. Anlık sıralaması 126. Silah: Mızrak!

 

103. Sırada olan Zhang Cang’ın yenilmesi büyük bir olay değildi ama Zhang Cang’ı yenen kişi Lin Ming’di! Lin Ming’in Yedi Derin Savaşçı Evi’ne geleli sadece bir ay olmuştu; bu gerçekten şaşırmaya değer bir şeydi! Bu aynı zamanda Yedi Derin Savaşçı Evi’ndeki tüm eski öğrencilerden daha korkutucu bir gelişme hızıydı!

 

Bilinmeliydi ki, Yedi Derin Savaşçı Evi’ndeki Ling Sen, Ta Ku ve Zhang Guanyu bile sadece bir ayda bu kadar güçlenmemişti.

 

Ve en şaşırtıcı şey ise, Lin Ming’in Zhang Cang’ı sadece ‘Temel Mızrak Tekniği’ ile yenmesiydi. Başından sonuna kadar sadece bir mızrak hamlesi kullanmıştı – ‘Denize Giden Tufan Ejderhası’!

 

Bu hamlenin her ne kadar akılca kalıcı ve etkileyici bir ismi olsa da, aslında sadece düz bir itiş hamlesiydi. Orduda yüz binlerce asker mızrağını birlikte itiyordu ve uyum içinde haykırıyorlardı. Yaydıkları heybetli aura, denize akan bir tayfun ejderhasına benzerdi, bu yüzden böylesi bir ismi vardı.

 

Ancak bu boyun eğmez aura, yüz binlerce askerin mızrağını birlikte tutmasından kaynaklanıyordu. Sadece bir kişinin ‘Denize Giden Tufan Ejderhası’ ile böylesi azametli bir şey göstermesi duyulmuş şey değildi, ama Lin Ming hakikaten bunu başarmıştı!

 

Bu rekabet birçok uzman tarafından izlenmişti. Bir amatör o an eğlencenin tadını çıkarırdı ama bir uzman gerçeği gözlemleyebilirdi. Ta Ku bizzat Lin Ming’in mızrak itişinin potansiyelini onaylamıştı.

 

Ta Ku, sıralama taşında ismini yıllardır ikinci sırada tutan üst düzey bir yetenekti. Bu yüzden sözleri belli bir önem taşırdı. Ama Ta Ku mızrak itişinden öncesinden bahsetmemişti,  Lin Ming akıl ermez bir güçle avucunu ve yumruğunu da kullanmıştı. Ta Ku’nun büyük hayranlık duyduğu Ling Sen bile o an düşünemez olmuştu.

 

Birçok insan o avucu ve yumruğu görmüştü ancak bu iki saldırının arkasındaki derin ve gizemli gücü görebilenlerin sayısı çok değildi. Bu garip gücü görmüş olsalar bile bunu ‘Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruk’ ile bağdaştırmazlardı. Lin Ming’in yumruğu ve avucu ile bu tekniğin arasında fark vardı. Onun da ötesinde, en önemlisi kimse Lin Ming’in %70’i eksik olan bir yeşim kayışı tamamen anladığını söylemeye cesaret edemezdi.

 

Lin Ming’in bu kadar parlaması yüzünden genel yetenekler ve dahiler gölgesinde kalmaya başlamıştı.

 

Sonuçlar her şeydi. Lin Ming’in yeteneği ne olursa olsun, ya da yaşı kaç olursa olsun, başardığı şeyler gerçekti ve daha şimdiden Ling Sen ve Ta Ku üzerinde baskı kurmuştu. Lin Ming'in gelecekte Ling Sen ve Ta Ku'dan daha da müthiş başarılar elde edip edemeyeceğini kim bilebilirdi?

 

Tüm büyük güçler, itibarı olanlar ve organizasyonlar doğal olarak böylesi bir yükselen yeteneği gözden kaçıramazdı. Ancak Yedi Derin Savaşçı Evi’nin bir kuralı vardı. Hiçbir aile, hatta kraliyet ailesi bile okul dönemindeyken gelişen öğrenciler hakkında bir şeye yeltenemezdi. Bu, savaşçı evindeki öğrencilerin gelişimine karışacak sıradan öğretileri onlardan uzak tutmak içindi.

 

Bu nedenle bazı büyük güçlerin ve büyük ailelerin yetenek avcıları tüm yıl boyunca Yedi Derin Savaşçı Evi’nin çevresinde dolaşabilir ve Lin Ming’in okuldan ayrılmasını bekleyebilirdi!

 

Sadece Lin Ming’i beklemiyorlar, aynı zamanda sıradaki On Bin Öldürme Dizilimi sıralama savaşına da göz atıyorlardı. Lin Ming’in bu sefer ne kadar yükseleceğini bekleyip görmek istiyorlardı.

 

Tabii ki Toprak Salonu’nun diğer yeni öğrencilerini inceliyorlardı. Son değerlendirmelerde kayda değer bir şey görememişlerdi ama bir aylık derslerden sonra gerçek bir dahi kaçınılmaz olarak kendini öne çıkarırdı.

 

Lin Ming’in parlayan yükselişinin ve yaydığı ışığın altında diğer öğrenciler ancak mütevazi bir destekleyici rol üstlenebilirdi. Yuelu Şehri’nin elit yarışmasının şampiyonu olan, Wang Ailesi’nin bir numaralı yeteneği Wang Yanfeng bile ancak bu durumda olabiliyordu.

 

 

Lin Ming Yedi Derin Savaşçı Evi’ne gireli çoktan 34 gün olmuştu ve planlandığı  gibi ikinci On Bin Öldürme Dizilimi değerlendirmesi zamanıydı.

 

On Bin Öldürme Dizilimi, kibirli görünen kılıç bambularıyla kaplı bir vadideydi. Bu bambular uzun zamandır, çabalarla besleniyordu. Uzun ve düz görünümleri vardı ve yapraklarının kenarları keskindi.

 

Taş meydan bu kılıç bambu koruluğunun ortasındaydı. Taş meydanın da ortasında sunak vardı. Bu sefer çok fazla insan toplanmıştı ve etrafa dağılmıştı. Bu insanların çoğu Toprak Salonu öğrencisiydi. Geçen ay değerlendirmeye giren 20 yeni Toprak Salonu öğrencisinden sadece 7-8 tanesi tekrar değerlendirilmek için gelmişti. Öğrencilerin buraya sadece yükselme şansları olup olmayacağını görmek için gelmesini engellemek ve boşa geçen vakitlerin önüne geçilmesi için Yedi Derin Savaşçı Evi’nin bir şartı vardı. Bu şarta göre On Bin Öldürme Dizilimi’ne meydan okuyacak kişilerin bir gerçek öz taşını rehin bırakması gerekiyordu. En az 5 sıra atlayamazlarsa, gerçek öz taşları kendilerine geri verilmiyordu.

 

Toprak Salonu’nun yeni öğrencileri ayda sadece bir gerçek öz taşı alıyordu. Bu da On Bin Öldürme Dizilimi’ne girmek için gerekli olan meblağ idi. Bu yüzden 5 sıra yükseleceği konusunda kendine güveni olmayan öğrenciler değerlendirmeye katılmıyordu. Onlar için bir gerçek öz taşı bile çok fazla değerliydi.

 

Wang Mang ve Li Tie çifti bugün ortalarda gözükmüyordu. Geçen sefer bu ikisi paralı askerlik ve savaşçı geçmişlerine güvenerek gelmişlerdi ve 160’lı sıralara yerleşmişlerdi, ama bu onların sınırıydı. 5 sıra yükselmek isteseler bile bu kısa sürede olacak bir şey değildi.

 

Kalabalık sadece değerlendirmeye katılmak için gelen Yedi Derin Savaşçı Evi öğrencilerinden oluşmuyordu. Aynı zamanda Yedi Derin Savaşçı Evi’ne dışarıdan gelenler de vardı. Vadinin köşesinde toplanmış uzaktan On Bin Öldürme Dizilimi’nin durumuna bakıyorlardı. Bunlar büyük güçler tarafından yollanmış dedektiflerdi. İşleri, ustalarına en kısa sürede Lin Ming’in değişecek olan sırasını rapor vermekti.

 

Yedi Derin Savaşçı Evi’nin yönetmeliğine göre, On Bin Öldürme Dizilimi, Zarif Pagoda ya da yedi büyük öldürme dizilimi gibi bölgeler yasak bölgelerdi. Yetkisiz kişilerin girmesine ya da etrafta dolaşmasına izin verilmiyordu.

 

Bu istihbarat dedektiflerinin dağ vadisine gelip ustalarının elleri ve gözleri olmalarından, en yüksek otoriteye sahip olanların emrinde oldukları anlaşılıyordu. Örneğin  kılıç bambusu koruluğunda sessizce bekleyen kül renkli kıyafetli adamlar, şimdiki hanedanın veliaht prensine hizmet ediyordu!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21999 Üye Sayısı
  • 822 Seri Sayısı
  • 40681 Bölüm Sayısı


creator
manga tr