Bölüm 80: Dumura Uğramış Savaşçı Niyeti

avatar
6821 13

Martial World - Bölüm 80: Dumura Uğramış Savaşçı Niyeti


 

Çeviri: Xanaphia Düzenleme: Kharsmi

 

Başlangıçta, Lin Ming ve Zhang Cang bahis maçına karar verdiğinde, Zhang Cang böbürlenerek kaybederse 20 gerçek öz taşı ödeyeceğini söylemişti. Bunu düşününce Liu Mingxiang’ın kalbi sıkışmıştı.

 

Zhang Cang’ın üzerinde 20 gerçek öz taşı yoktu. Liu Mingxiang da o kadar gerçek öz taşı getirmemişti. Zhang Cang’ı düzgünce yere bırakıp kıyafetlerini aradı ve ikisinin üzerindeki gerçek öz taşlarını topladı ama buna rağmen 5 tane eksiği vardı. Bu yüzden dönüp etraftaki insanlardan ödünç alarak 20’ye tamamlayabildi.

 

Taşları Lin Ming’e verdikten sonra, Zhang Cang’ı sırtlayıp adeta kaçar gibi oradan ayrıldı.

 

“Lin Ming baştan sonra, avuç hamlesinden mızrak hamlesine kadar sadece sol ayağını kullandı. Sağ ayağı hiç hareket etmedi. Gerçekten de bu ‘Nehir Durduran Demir Köprü’nün ‘sarsılmazlık’ namına layık bir şey!” Ta Ku sırtındaki uzun asayı hissetmişti ve gözleri dövüş ruhuyla parlıyordu. Lin Ming henüz kendisiyle dövüşmeye uygun olmasa da, belki de kendi dengi olarak karşısında duracağı günler çok uzak değildi.

 

Ling Sen de konuştu, “Zhang Guanyu bu maçı izlemeye gelmediği için pişman olacak. Bu dövüşten sonra Lin Ming, tüm Göklerin Talihi Krallığı’ndan Savaşçı Evi’ne büyük ilgi çekecek. Gelişmesini beklersek gerçekten güçlü bir rakip olacak. Sıkı çalışmazsak bu genç acemi bizi emekleyerek geçebilir.”

 

“İşler ancak ortada rekabet varsa ilginçleşir. Asıl rekabet seninle yarışmak ama bunun için kendime güvenmiyorum. Ama Lin Ming benim dengim olabilecek mükemmel biri.”

 

“Gelecekte benim rakibim olacağı doğru.”

 

“Büyük Kardeş, garip bulduğum bir şey var, Lin Ming nasıl bu kadar hızlı gelişim gösterdi? Sıralama savaşında 126. sıraya ulaştı ama bunu iki değerli hapın etkisini sindirerek başarmış olmalı. Ama şimdi gücü nasıl bu kadar fazla artmış?”

 

Ling Sen cevapladı, “Herkes iyi ya da kötü bir şans ile karşılaşabilir. Eğer tahminim yanlış değilse, Lin Ming özel bir gelişim durumunu anlamış olmalı, benim ‘Asura’ma benzer bir savaşçı niyeti. Ayrıca Lin Ming’in dövüş sanatları kalbi benimkini aşıyor! Benim savaşçı niyetim olan ‘Asura’ gibi bir savaşçı niyetini idrak etmiş olması olağandışı bir şey değil.”

 

Ta Ku’nun yüzünün rengi değişmişti ve soğuk hava üfler gibi püfledi, “Onunki, büyük kardeşin ‘Asura’sından daha mı güçlü?”

 

Ling Sen’in yeteneği sadece aşağı dördüncü seviyeydi. Yedi Derin Savaşçı evinde yetenek açısından onu geçen birçok dahi vardı, özellikle Ling Sen’in nesli doğal yeteneklerle dolu şaşırtıcı bir nesildi. Örneğin Ta Ku'nun yeteneği utangaç beşinci seviye, Zhang Guanyu'nun yeteneği gerçek beşinci seviyeydi.

 

Ancak, ikisi de sert bir şekilde Ling Sen tarafından bastırılmıştı!

 

Lin Ming dahil birçok insan, Ling Sen’in çok şanslı olduğunu ya da bir çeşit kıymetli ham malzeme yediğini düşünüyordu ama bu doğru değildi. İşin aslı Ling sen, ‘Asura’yı kavramıştı.

 

‘Asura’ özel ve eşsiz bir gelişim durumuydu. Bir dövüş sanatçısı gelişirken, bazen şahane ve olağanüstü bir duruma giriyorlardı. Bu ideal bir ‘dövüş sanatları kondisyonu’ olarak düşünülebilir, bunlardan en ünlüsü ise ‘ani aydınlanma’dır. Bu durumdan antik yazılarda yaygın olarak bahsedilir.

 

Efsanelere göre üç milenyum önce, bir Bodhi ağacının altına oturmuş büyük bir kıdemli varmış ve orada yedi gün yedi gece meditasyon yapmış. Uyandığında dövüş sanatlarının çeşitli prangalarını paramparça edip ölümsüz bir Buddha olarak, savaşçıların boşluğunu delip geçmiş!

 

Kadim yazıtlardaki efsanelerin doğru olup olmadığını kimse bilmiyor. Ama gerçekte, bazı dövüş sanatçıları gerçekten gelişimin belli durumlarına giriyordu. Her ne kadar bu durumlar ‘ani aydınlanma’ kadar aşırı durumlar olmasa da, dövüş sanatçısını gelişim hızını büyük ölçüde arttırıyordu. Bu durumları kavramış olan dövüş sanatçıları genellikle dövüş sanatları için atan bir kalbe sahipti.

 

Kişinin dövüş sanatları kalbine bağlı olarak ya da ruhlarının anlaşılmaz bazı kalitelerine göre, bu gelişim durumları farklı koşullara sahip oluyordu. Bu koşullar sadece fikir olarak idrak edilebiliyordu, ifade edilemeyen şeylerdi. Qin Xingxuan gibi birçok şaşırtıcı derecede yetenekli kişi, varlığın bu özel durumunu anlayamamıştır.

 

Ama Lin Ming, Buzlu Gölet Şelalesi’ne daldığında bu kısacık gelişim durumuna dokunmuştu. Gerçek özü kendi iradesiyle dönmeye başlamıştı ve en temel içgüdülerine bağlı olarak bir rota izlemişti. Bu dolaşım yolu mükemmeliyete yakındı ve Lin Ming’in kendi hızından birkaç kat daha hızlıydı. Bu koşullar altında gelişim yapan Lin Ming, ‘Gerçek İlkel Kaos Formülü’nün ilk katmanının Mükemmeliyetine ulaşmıştı.

 

Tabii ki Lin Ming bu duruma farkında olmadan ulaşmış olsa da, ulaşmasının nedeni dövüş sanatları için atan müthiş kalbiydi. Ama dövüş sanatları için atan kalbi olan her dövüş sanatçısı bu ‘savaşçı niyetini’ idrak edemiyordu.

 

Şimdiye kadar, Yedi Derin Savaşçı Evi’nde bir ‘savaşçı niyetini’ idrak edebilen tek kişi Ling Sen olmuştu.

 

Savaşçı niyeti, ‘Asura’ydı! Bu duruma girdiğinde, Ling Sen’in bilinci Asura savaş alanına uyanırdı. Orada sayısız ölüm kalım mücadelesini tecrübe ederdi. Bu savaşlarda birçok kez ölüyordu ve aynı zamanda birçok kez yeniden doğuyordu. Ling Sen’in geniş içgüdüleri arasında en korkutucu şey, ölüm ile yaşamın kıyısında öğrendiklerinin ruhuyla bütünlenmiş olmasıydı!

 

Bir dövüş sanatçısı, her ölüm kalım mücadelesinde hayal edilemeyecek avantajlar elde edebilirdi; gelişimleri gerçekten hızlanırdı! Ancak bunu Ling Sen gibi yapabilecek, tecrübe edebilecek pek dövüş sanatçısı yoktu, çünkü sonrakinde yaşayıp yaşamayacaklarını garanti altına alamazlardı.

 

Bu yüzden Ling Sen’in gerçekten öldürücü bir aurası vardı. İster savaş yeteneği olsun isterse de savaş içgüdüleri, Ling Sen kendi gelişim seviyesindekilerden oldukça üstteydi. Bu konularda Ling Sen, Göklerin Talihi Krallığında Nabız Yoğunlaştırma Aşamasına yaklaşmış olan dövüş sanatçıları arasında bile gerçek dövüş gücü açısından yenilmezdi.

 

Böylesi kalın bir öldürücü auranın avantajları olduğu gibi dezavantajları da oluyordu. Bu aura Ling Sen’in dövüş yeteneklerini müthiş bir dereceye çıkarıyor olsa da, aynı zamanda duygularını eziyor ve yavaş yavaş onu soğukkanlı bir ölüm makinesine çeviriyordu. Bu yüzden Rüya Testi’nde tüm testleri göz açıp kapayıncaya kadar geçmesine rağmen, kalbindeki kötülüklerin olduğu testi bir çırpıda geçememişti. Kalbinin öldürücü doğası çok ağır olduğu için testte harcadığı zamanın büyük bir kısmı o aşamayı geçmek içindi.

 

Ling Sen’in ‘Asura savaşçı niyeti’ göklere meydan okuyabilecek bir şeydi ve bu yüzden, Ling Sen, Lin Ming’in gelişim durumunun belki de kendisinin ‘asura’sını geçebileceğini söyleyince Ta Ku çok şaşırmıştı.

 

“Drama bağlama hemen. Dövüş sanatları kalbi herkesten üstün olsa bile, sadece bazı seçilmiş kişiler ‘savaşçı niyetini’ anlayabilir. Lin Ming gibi daha sadece 15 yaşındaki bir çocuk, Büyük Kardeş’inki gibi vahşi bir gelişim durumunu anlayabilir mi?”

 

Ling Sen konuştu, “Tek açıklama bu. Lin Ming’in dövüş sanatları kalbi benimkinden çok daha güçlü, bu yüzden ‘savaşçı niyeti’ anlayışı benimkinden daha güçlü olabilir. Lin Ming’in bu ayki gelişimi inanılmaz derecede hızlıydı; bence bu özel gelişim durumuyla alakalı. Sadece bu gelişim durumunu anlamakla, gücü sıçrayarak sınırları aşacaktır ama gelişim hızı gittikçe yavaşlayacak ve stabileşecek.”

 

“Demek böyleymiş. Lin Ming git gide daha da ilginçleşiyor! Büyümesini beklemeye değer biri. O zaman kesinlikle onunla dövüşeceğim!” Ta Ku bunu derken farkında olmadan parmaklarını kütletmişti.

 

Ling Sen devam etti, “Sadece birkaç gün içinde sonraki On Bin Öldürme Dizilimi değerlendirmesi olacak.  Lin Ming de kesin katılır. Bir göz atmak ister misin?”

 

“İyi fikir. Hep gelişim yapmak sıkıcı oluyor. Birlikte Lin Ming’e bakalım ve ne kadar yükselecek görelim.”

 

Yedi Derin Savaşçı Evi, her ay On Bin Öldürme Dizilimini açıyordu. Lin Ming’in de katılmış olduğu son sefer, 27 gün önceydi.

 

Lin Ming doğal olarak bu aykine de katılacaktı. Daha iyi sıralama, daha çok kaynak anlamına geliyordu.

 

Sadece Buzlu Gölet Şelalesi bile Lin Ming’e çok yarar sağlamıştı. Diğer altı büyük dizilimde kim bilir ne tür avantajlar elde edecekti? Lin Ming onlara da girmek için can atıyordu. Hong Xi özel olarak, Yıldırım Vadisi’ne girmemesini önermişti, bu yüzden orada bazı özel şeyler olmalıydı.

 

Lin Ming henüz bilmiyordu ama kendisine ‘Gerçek İlkel Kaos Formülü’nün ilk katmanının Mükemmeliyetine ulaşmasında yardımcı olan şey, tam da Ling Sen’in bahsettiği gibi ‘savaşçı niyeti’ydi.

 

….

 

Göklerin Talihi Şehri, Birinci Sınıf Bir Köşk –

 

Birinci Tat Köşkü, Büyük Berraklık Köşkü gibi, en kaliteli yemek tesislerinden biriydi. İkinci katta zarifçe döşenmiş bir odada, Zhu Yan öğle yemeğini yiyordu. Karşısındaysa kar beyazı bir elbise giymiş Lan Yunyue vardı.

 

Lan Yunyue sessizce yiyordu, odadaki sessizlik yüzünden garip bir hava vardı.

 

Zhu Yan, tayfun ejderhasının etinden yapılmış çorbasından bir yudum aldı. Küçük, altın işelemeli kaseyi masaya koydu ve beyaz, ipek bir mendil ile ağzını sildikten sonra birden sordu, “Ne düşünüyorsun?”

 

“Hiç. Hiçbir şey düşünmüyorum.” Lan Yunyue aceleyle başını iki yana sallamıştı. Zhu Yan’ın önünde sanki kendisine yüklenmiş görünmez bir baskı vardı. İkisi arasındaki ilişki, sevgililiğe benzemiyordu, aksine bir imparator ve cariyesi gibi gözüküyordu. İmparatorun huzurunda cariye, her zaman dikkatli ve korkmuş olurdu.

 

Lan Yunyue açıkça biliyordu ki, Zhu Yan kendisinden hoşlanıyor olsa bile, kendisini bırakabilirdi. Eğer isterse kapısında birçok kadın olurdu ve onlardan istediğini seçerdi. Bu güçleri ve durumları arasındaki farkın getirdiği, ikisi arasındaki boşluktu.

 

Zhu Yan gülümsedi, dostça görünse de aslında gözlerinin derinlerinde bir soğukluk vardı. Lan Yunyue’nin ne düşündüğünü gayet iyi biliyordu; bugün Zhang Cang ve Lin Ming arasındaki bahis maçının günüydü. Lan Yunyue’nin de bunu bilmemesi imkansızdı.

 

Lin Ming’in ciddi şekilde yaralanacağından endişe ediyordu, Zhu Yan gerçekten de kurallar dahilinde Zhang Cang’ın yapabileceklerine bakmıştı. Zhang Cang dövüşte, Lin Ming üzerinde güçten düşürücü bir iz bırakacaktı. Bu gelecekteki gelişimini engelemenin en iyi yoluydu.

 

Tabii bu sadece başlangıçtı. Lin Ming ile adım adım ilgilenecekti. Dövüş sanatları gelişimini yıkacaktı ve sonra tüm hayatını yatalak olarak geçirmesini sağlayacaktı.

 

Zhu Yan, Zhang Cang’ın kendisine iyi haberler iletmesini beklerken, kar beyazı porselen kaşığını kuş yuvası çorbasına batırıp çıkarıyordu. Ancak ses iletim tılsımı hâlâ aydınlanmamıştı.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22118 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 41002 Bölüm Sayısı


creator
manga tr