Bölüm 69: Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’

avatar
7898 20

Martial World - Bölüm 69: Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’


 

Çeviri: Xanaphia Düzenleme: Kharsmi

 

Dağların arkasında, sessiz ve gözlerden ırak bir yerde, Lin Ming bahçesindeki bir taş tablete oturmuştu. Sükunet içinde meditasyon yaparken, savrulan sonbahar yaprakları omuzlarının üzerine düşmüştü. Bu huzurlu ve sessiz sonbahar sabahında, Lin Ming güneş daha doğmadan yatağından çıkmıştı, temiz dağ havasını içine çekip zihnini en uygun duruma getirmek istemişti.

 

Lin Ming taş tabletin üzerine Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruğu yerleştirmişti. Bu tamamlanmamış bir Toprak-adım dövüş becerisiydi. Lin Ming kendisine rehber olması için ‘Kaotik Meziyet Savaş Meridyenleri’ne sahip olsa da, bu ikisini kaynaştırmak için son derece yüksek bir ferasete sahip olmalıydı.

 

Sezgi yeteneğinin kişinin dövüş kabiliyeti üzerine bir etkisi yoktu ama kişinin ruh yeteneğine biraz dokunuyordu. Lin Ming’in ruh yeteneği temel dördüncü seviyeydi. Dövüş sanatçılarının ruh yeteneği genelde düşük oluyordu; Lin Ming’in ruh yeteneği Göklerin Talihi Krallığı’nda en üst seviye bile sayılabilirdi ve gelişimde üstün dördüncü seviyeye denkti.

 

Lin Ming işe yaramaz düşünceleri kafasından atarak zihnini uygun hale getiriyordu. ‘Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruğunu’ anlamak ve kavramak için tüm gününü vermeye hazırdı.

 

Ruh gücünü yeşim kayışa daldırmasıyla, Lin Ming’in zihninde eksik olan ‘Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruk’ yazıtları belirmişti.

 

“Bu ‘Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruğun’ en başı eksik…”

 

‘Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruğun’ içeriğinin %70’i eksikti. Bu zayıflatıcı kusur eğer kılavuzun ikinci yarısında olsaydı, bu eşsiz becerinin bir kısmı çalışılabilirdi. Ama şimdiki halinde eksik kısımlar en baştaydı, dahası kusurlar tüm kalp mantrasına geçmişti, bu da beceriyi çalışmayı imkansız hale getiriyordu.

 

“Bu becerinin bir köşede kendi başına bırakılmasına ve kimsenin bunu istememesine şaşmamak gerek. Kişinin gerçek özünü titreştirme kavramı basit olsa da, el hareketlerinin nasıl çalışılacağına dair en ufak bir açıklama bile yok. Bunu açıklayan giriş kısmı kayıp!”

 

Ancak Lin Ming’in kıdemli ruhun parçasından aldığı hatıralarda, Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’ın neye benzediğine dair temel ve bulanık bir anı vardı.

 

Lin Ming bu iki kılavuz setlerini birleştirdi ve birbirine yansıtmaya başladı. Zayıf bir his de olsa, sanki Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’ın başlangıcının izini sürdüğü hissine kapılmıştı.

 

“Nefes…” Lin Ming düşünür vaziyette mırıldanıyordu, “Gerçek özün titreşiminin başlangıcı… nefes!”

 

Ruh parçasının hatıralarında, insan bedeninin milyonlarca küçük birimlerden oluşan bir şey olduğunu öğrenmişti. İster iskelet olsun, ister kas, ister kan… hepsi bir toz zerreciğinden daha ufak şeylerden oluşuyordu. Ancak bu aslında çok karmaşık bir yapıydı ve insan bedeninde birçok rol oynuyordu. Kişinin gelişimi yeterince yüksek bir aleme eriştiğinde, gerçek öz, göz içinde yoğunlaşıyordu ve görüş sınırları kalkıyordu. Bu şekilde bu küçük birimleri keşfedebiliyorlardı.

 

Bu küçücük birimlerin her biri canlıydı. Hepsi nefes alabiliyordu!

 

Normal birinin bedenindeki küçük birimler birbirinden bağımsız şekilde, farklı ritimlerle nefes alırlardı, ama eğer kişi Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’ın büyük başarı aşamasına ulaşabilirse, bu küçük birimlerin nefes alışverişlerini kontrol edebiliyordu ve böylece küçük birimler kalıcı bir şekilde birleşerek yankılanabiliyordu…

 

Bu Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’ın başlangıcıydı ve aynı zamanda gerçek öz titreşiminin de başlangıcıydı!

 

Bu kıdemlinin hatıralarına göre, insanın oluşumu, annesinin karnında bu küçük birimlerden biriyle başlıyordu. O sırada küçük birimlerden sadece bir tane olduğundan, nefes alış verişi tutarlı oluyordu, bu yüzden embriyonun nefesi o anki en saf şey oluyordu.

 

Lin Ming birden aydınlanmıştı.

 

Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruğu oluşturan kişi de insan bedenin arkasındaki sır olan bu küçük birimleri keşfetmiş olabilir miydi? Bu ‘Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruk’ başlangıç kısmından yoksundu. Düşük seviye Toprak-adım seviyesi olarak bu becerinin değeri Yedi Derin Vadi’den yeşim kayışları incelemekle görevli biri tarafından belirlenmişti. Şimdi gerçek seviyesi bu değil gibiydi.

 

Bu çok daha yüksek seviyedeki bir gelişim yöntemi olabilirdi.

 

Ama tüm bedendeki küçük birimlerinin nefes alış verişini tutarlı bir hale getirmek kolay bir iş değildi. Beden Yırtan Kemik Parçalayan Yumruğun bu kısma dair olan talimatları tamamen kayıptı. Lin Ming ancak özenli bir şekilde bulanık hatıralardaki parçaları hatırlamaya çalışıyordu.

 

“Küçük birimlerin nefes alış verişini kontrol etmek için bedeni gerçek öz ile düzenle ve nihayetinde küçük birimler tutarlı olana kadar nefes alış verişlerini değiştir.”

 

Lin Ming bağdaş kurmuş şekilde oturup bedenindeki gerçek özü döndürmeye başlamıştı. Kendi nefesiyle bedeninin içindeki küçük birimlerinin nefes alışverişlerini eşleştirmeyi deniyordu.

 

Bir kez. İki kez. Lin Ming nefesinin gittikçe daha uzun olduğunu hissetmişti. Yavaş yavaş nefesinin ince bir sınıra girmeye çalıştığını hissetti. Bilincinin kaybolduğunu hissetmeye başlamıştı, bedeni tamamen bir hiçliğe dönüşmüştü. Vücudundaki sayısız minik birim Lin Ming’in nefesiyle titriyormuş gibi hareket etmeye başlamıştı. Sanki bir dalga ile süpürülüyormuş gibi, haşlanmaya yakın, hararetli bir şey hissediyordu.

 

Lin Ming sabit bir şekilde meditasyon halindeydi; bu şekilde tüm gün boyunca avluda oturdu.

 

O gün Lin Ming hala bir gölet gibiydi. Yapraklar omuzlarına, başına ve kollarına düşmüştü ama Lin Ming hareketsiz bir şekilde duruyordu. Güneş dağların arkasına doğru çekilmeye başlamıştı ve hava kararırken Lin Ming uzun meditasyonundan uyandı ve yavaşça gözlerini açtı.

 

“Bu gerçek öz titreşimi ve Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’ın sınırları hakikaten çok gizemli. Tüm günümü harcadım ama sonunda sadece bir ipucuna dokunmayı başardım. Gerçek öz titreşimi insan bedeninin gizli sırlarını içeriyor; sıradan bir insan bunu hiç düşünemez. Gerçekten olağanüstü bir şey!”

 

Çok fazla ilerleme kaydetmiş olmasa da Lin Ming açıkça gideceği yönü görmüştü. Eğer yavaşça ve istikrarlı bir şekilde meditasyona devam ederse, er ya da geç bu gizemi bulabilirdi!

 

Lin Min yeşim kayışını bir kenara kaldırdı. Garip bir şekilde gün boyunca bir şey yememiş olsa da, karnında açlık hisetmiyordu.

 

Nabız Yoğunlaştırma Aşaması’ndan önce dövüş sanatçıları, normal bir insan gibi yemek yiyip, su içmek zorundaydı. Bazı Nabız Yoğunlaştırma Aşaması’ndaki kişiler bile açlığa normal bir insandan ancak birkaç gün fazla dayanabiliyordu, eğer çok uzun süre bir şey yemezlerse açlıktan ölürlerdi.

 

“Hiç acıkmadım da. Görünüşe göre bedenimdeki minik birimler çoktan gerçek öz ile nefes alıp verdi ve doldu. Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’ mükemmel bir şey! Belki de ‘güç’ dense de Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’ fiziksel bir güç değil, gerçek öz gücü. Özgür irademle gerçek öz gücünü çalışırsam, bu Güç Eğitimi ‘İpek Gibi Akış’ın büyük başarı aşaması olabilir.”

 

Lin Ming karmaşık duygularla doluydu. ‘Kaotik Meziyet Savaş Meridyenleri’ geniş ve derindi. Sayısız uzun yıllar boyunca Tanrılar Alemi’nin kıdemlileri yarın yokmuş gibi ‘Kaotik Meziyet Savaş Meridyenleri’ni geliştiriyordu. İçindeki her yöntem sonsuz tecrübenin ve sayısız testin ürünüydü. Sadece bu kadar çalışmasıyla bile bu seviyeye gelmişti, ama bu buz dağının sadece görünen kısmıydı.

 

“Bugün burada bırakayım. Yarın Yedi Derin Savaşçı Evi’nin yedi büyük gelişim odasına bakacacağım. Acaba oralarda gelişim üzerine ne tür gizemli etkiler olacak.”

 

 

Lin Ming meditasyonunu yaptığı sırada, Zhuang Cang ve Zhu Yan birlikte Yedi Derin Savaşçı Evi’nin deposunda yürüyorlardı. “Bu Lin Ming sadece bir gelişim yöntemi seçti. Ama sadece bir ayda çalışmaları yetersiz olacaktır.” dedi Zhu Yan, bir yandan da elinde mor bir yeşim kayış tutuyordu. Bu renk orta seviye insan-adım gelişim yöntemlerini temsil ediyordu.

 

Zhang Cang konuştu, “Acaba bu eleman ne tür bir gelişim yöntemi seçecek.”

 

Zhu Yan alaycı bir şekilde devam etti, “Lin Ming kendi gücüne çok güveniyor. Beden Dönüşümü’nün Birinci Aşaması’ndayken beni yakalayıp geçeceği şeklinde tehditler savurdu. Kesinlikle gelişimi zor olan popüler bir gelişim yöntemi seçecektir. Öyle olunca da, sezgileri kuvvetli olsa bile, ona çalışacak zaman bırakmayacağım…”

 

Popüler gelişim yöntemlerini görmek için randevu almak gerekiyordu. Ama randevu süresi kişinin sırasıyla doğru orantılı oluyor. Bazen bir gelişim yöntemini beş-altı hatta yedi kişi çalışmak için sıraya giriyor. Öyle olunca da, kişilere ayrılan çalışma süresi, sıralamalarıyla belirleniyor. Eğer sıralamada gerilerdeysen, çalışma sırasının sonunda oluyordun ve çalışmak için çok az bir süren olurdu.

 

Ama genellikle bu altı ila yedi kişi arasında birkaç üst düzey öğrenci olurdu. Bu gelişim yöntemlerini çoktan uzun süredir çalışıyor oldukları için, yeşim kayışın onlar için önemsiz olduğu bir noktaya kadar ilerlemiş oluyorlardı. Böyle öğrenciler için asıl gereken şey daha çok pratik ve gerçek dövüştü.

 

Ancak böyle üst düzey öğrencilerin yeşim kayışlardan faydalanmaya devam edemeyeceklerine dair bir kural ya da şart yoktu. Zhu Yan, bu tür insanlarla olan ilişkilerini kötüye kullandığı sürece, Lin Ming, başkalarının kendi yeşim kayışını ödünç almasına izin vermek zorunda kalacaktı ve çalışmak için kendisine vakit kalmayacaktı.

 

Birisine böyle engel olmak, Yedi Derin Dövüşçü Evi’nin yönetmeliğinde geçiyordu. Zhu Yan bu yüzden bariz bir şekilde bunu yapamazdı ama gene de Lin Ming’i bıktıracak ve alıkoyacak şeyler yapabilirdi.

 

Zhang Cang ile Zhu Yan raflarda Lin Ming’in adını arıyordu. Doğal olarak baktıkları ilk yöntem ‘Gölgesiz Sanat’ ‘Mutlak Dokuz Yang’ gibi üst seviye kalp mantraları ve gelişim yöntemleri olmuştu. Ancak hiçbirinde Lin Ming’in ismini bulamamışlardı. Bir anlığına durup düşünmeye başladılar, ardından daha düşük seviyeli gelişim yöntemlerini aradılar ama Lin Ming’e dair en ufak bir iz yoktu.

 

“Hmm? Neler oluyor?” Zhu Yang hafifçe kaşlarını çatmıştı.

 

Zhang Cang aniden konuştu, “Zhu Yan, burada, buldum.”

 

Zhu Yan ilerledi ve Lin Ming’in adını kısa bir notta gördü. Mmm? Notta sadece bir isim mi vardı?

 

Zhu Yan biraz şaşırmıştı. Notta sadece bir kişinin ismi olması, bu yöntemin insanların pek ilgisini çekmediği anlamına geliyordu.

 

“Temel Mızrak Tekniği mi?”

 

Lin Ming cidden gelişim yöntemi olarak bunu mu seçmişti? Ne düşünüyordu bu oğlan?

 

“İkinciyi de buldum.”

Zhang Cang’ı duyunca Zhu Yan tekrar sese doğru yöneldi. Bir kez daha şaşırmıştı. “Temel Hareket Tekniği mi dedin ?!?!”

 

Lin Ming ‘Temel Mızrak Tekniği’ ve ‘Temel Hareket Tekniği’ni mi seçmişti?

 

Zhu Yan’ın zihni birden ürpermişti. Bu akıl almaz bir şeydi.

 

Lin Ming’in bu gelişim yöntemlerini gören Zhang Cang konuştu, “Zhu Yan, bu Lin Ming’i gerçekten de abartmışsın. Sıralama Taşı’nda 126. olduğundan etkileyici biri olduğunu sanmıştım ama görünüşe göre sadece şanslı bir elemanmış. Tesadüfi karşılaşmalarla gücü hızla yükselmiş. Ama er ya da geç yapacağı bir şey kalmayacak. Şu iki kılavuza baksana, bunlara güvenen biri nasıl diğer uzmanlarla yüzleşecek?”

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25300 Üye Sayısı
  • 850 Seri Sayısı
  • 42766 Bölüm Sayısı


creator
manga tr