"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Martial God Asura - Bölüm 991: Katil İntikamcı Ruhlar


 

Çeviri: Wolfcobain Düzenleme: Sajapyu

 

Chu Feng yüzünü asmaktan kendini alamadı. O korkmamıştı ancak arkasındaki kalabalıkta korkudan titreyenler vardı. İnsanlar, yaratıklar yaklaştıkça daha da korkuyordu.

 

Chu Feng Yanan Cennet Kilisesinin başına gelenleri ve Tantai Xue'nin dediklerini hatırladı; bazı şeyleri söylemesi yapmasından kolaydı.

 

Burası da Cennet Yoluydu... Kolay geçilemeyen bir yer.

 

Chu Feng zaten arkasındaki insanların büyük bir çoğunluğunun burayı geçemeyeceğini düşünüyordu.

 

"Korkmayın. Unutmayın, ne kadar korkunç dururlarsa dursunlar bunların hepsi sahte. Beni takip edin, geçebilirsiniz," diye hatırlattı Chu Feng.

 

"Evet!" diye cevapladı kalabalık. Çok iyi duruyorlardı dışarıdan belki ama çoktan içlerinde şüphe tohumları bir kere baş göstermişti.

 

"Beni takip et."

 

Chu Feng ileri doğru, korkunç seslere doğru uçmaya başladı. Diğerleri de hemen onu takip etti.

 

İleri doğru gittikçe bu bilinmeyen canavarlara yaklaşıyorlardı ve korkunç, garip sesler yükseldikçe yükseliyordu. Sonunda Cennet Yolunun derinliklerinde karşılarına kocaman bir kan kırmızısı gaz kütlesi çıktı.

 

Bu gaz her şeyi kaplıyordu. Sonu gözükmüyordu. Çıkış yolunu da kapatmıştı, korkunç sesler kan kırmızısı gazdan geliyordu.

 

Korkunç bir hızla gaz Chu Feng ve diğerlerine doğru ilerliyordu. Sanki aç bir şeytandı da sonunda ağzına layık bir yemek bulmuştu. Chu Feng ve diğerlerini yutmak istiyordu.

 

İnsanlardan çoğu paniklemeye başlamıştı bile ve kan kırmızısı gazın kendilerine doğru geldiğini görünce bu panik daha da arttı. Bu gazın içinde neler olduğunu görebiliyorlardı .

 

Kopuk eller, gövdesiz kelleler, ikiye bölünmüş bedenler, organlar... Birçok iğrenç şey vardı gazın içinde.

 

Daha da önemlisi bu beden parçaları hâlâ kıpırdıyor ve garip sesler çıkarıyordu. Gerçek güçleri yoktu belki ama yaydıkları aura dayanılmaz bir şeydi, korkunç ve boğucu.

 

"Herkes beni dinlesin. Bu basit bir illüzyon değil. Kişinin zihnini etkiliyor. Beni takip edin, geri çekilmeyin," diye bağırdı Chu Feng.

 

Cennetin Gözleriyle bu gördüklerinin bir illüzyon olduğunu anlamıştı çoktan ama bunlar basit illüzyonlar değildi. Öldürme güçleri vardı. Sıradan illüzyonlardan farklıydı belki ama yine de tek işi bir şeyleri korkunç göstermekti. Başkalarını korkutabilirdi belki ama Chu Feng'i korkutamazdı.

 

O sırada Chu Feng tereddüte düşmeden ileri doğru, kan kırmızısı gaza doğru uçuyordu.

 

Bu yaptığı herkesi dehşete düşürmüştü. Onlara göre Chu Feng'in bu yaptığı ateşe atlamak gibi bir şeydi. İntihar ediyordu bildiğin.

 

Ancak daha önce dediklerini hatırlayınca dudaklarını ısıra ısıra Chu Feng'in peşine takıldılar.

 

Ancak bu kan kırmızısı gazın yaydığı auraya dayanamayanlar da vardı. İçlerine korku girmesine izin vermişlerdi. Birazcık tereddüt ettikten sonra Chu Feng'i takip etmediler. Bunun yerine kaçmayı tercih edip gerisin geri uçmaya başladılar.

 

Chu Feng böyle bir şeyin olmasını bekliyordu zaten. Kaçanları görmezden gelerek bir şey demedi. Söylenmesi gereken her şey söylenmişti, artık Cennet Yolunu geçip geçmemeleri kendilerine bağlı bir şeydi. Şu an Chu Feng kendisini düşünüyordu.

 

*vuaoo*

 

Chu Feng sonunda kan kırmızısı gazın içerisine girdi. Her bir yönden kulakları sağır eden sesler geliyordu. Dehşet seslerdi bunlar, insanın kalbini sarsan sesler.

 

Bir de gazın içerisinde iğrenç bir koku vardı, mide bulandıran bir koku. Bedenine değen kopuk uzuvları hissedebiliyordu. İğrenç bir ortamdı.

 

Chu Feng ve diğerleri sanki bir kan gölünün içinde yüzüyordu. Bu iğrenç şeylerin, çürük etlerin ve kopuk uzuvların içinden geçmeleri gerekiyordu.

 

Bir de bu kan gölünün içerisinde canlarını almak için fırsat kollayan sayısız hayalet vardı. Aralarına yeni üyeler katmayı sabırsızlıkla bekliyorlardı.

 

Ancak ne kadar korkutucu olurlarsa olsunlar Chu Feng'i etkileyemiyorlardı. Cennetin Gözlerini kullanan Chu Feng'in önünde ne kadar ceset olursa olsun görüş alanı her zamanki kadar netti. Kan kırmızısı gazın seslerini görmezden geliyordu ve böylece sanki hiçbir şey yokmuş gibi uçmasına devam ediyordu. Hızlı bir şekilde devam ediyordu yoluna, hiçbir şeyden etkilenmiyordu.

 

Ancak herkes Chu Feng kadar sağlam değildi. Chu Feng'i takip edenlerin büyük bir kısmı paniklemişti. Korkusuz olduklarını söylemek yalan olurdu. Chu Feng'i sahte bir cesaretle takip etmişlerdi.

 

Ancak kan kırmızısı gaz o kadar da basit gibi durmuyordu. Diğerleri hâlâ arkalarına bakmadan Chu Feng'i takip ediyor olsa da çürük kollar ve görünmez hayaletler onlara saldırıyordu.

 

Cesetlerin ve hayaletlerin saldırılarına karşı yapılacak bir şey yoktu. Acı dolu çığlıklar yükseliyordu, Chu Feng'i takip edenlerden çoğu ölmüştü.

 

Bu feryatlardan ve ölenlerden sonra en başta kalbinde çok korku olmayanlar da bunlardan zincirleme olarak etkilenmişti. Onların da içlerine korku girmişti ve cesetlerin saldırılarına kurban düşmüşlerdi.

 

"Lord Chu Feng, bunlar hani illüzyondu, görmezden gelebilirdik onları? Madem illüzyon bunlar, nasıl bizi öldürebiliyorlar?"

 

Diye sorgulamaya başlamıştı bazıları panik içerisindeyken. Ancak onları bekleyen tek şey kaçınılmaz ölümdü.

 

Chu Feng'in arkasında kopan feryatların sonu gelmiyordu. Ancak o kafasını çevirip bakmıyordu. Sadece koşmaya devam ediyordu. Sonunda dışarı çıktı.

 

Ancak Chu Feng sonunda durup da arkasına baktığında korkunç sesler çıkaran kan kırmızısı gazdan başka bir şey göremedi.

 

Arkasındaki yüzlerce insanın hepsi yok olmuştu. Bir kişi bile kalmamıştı geriye, sanki bu yola tek başına girmiş gibi yalnızdı.

 

"Ah..."

 

Chu Feng bir iç çekerek gittikçe uzaklaşan kan kırmızısı gaza baktı. Yüzlerce can yok olup gitmişti, üstelik Doğu Deniz Bölgesinden gelen insanlardı bunlar...

 

Chu Feng gerçekten de bu insanların Dövüş Sanatı Kutsal Topraklarına gidebilmesini canı gönülden istiyordu ancak ne yazık ki bu yürek onlarda yoktu. Birinci aşamayı bile geçememişlerdi, bırakın sonraki aşamaları. Başarısızlık kaderlerinde vardı.

 

"Bu senin suçun değil. Layık değillermiş. Cennet Yolunu geçmek kolay olsa herkes giderdi Dövüş Sanatı Kutsal Topraklarına." Dedi Eggy gülümseyerek. Sesi her zamanki gibi tatlıydı ancak ses tonunda canını yitirenlere karşı bir gram bile bir sempati yoktu.

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1467

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1205

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 804

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 720

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 154

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16116 Üye Sayısı
    • 729 Seri Sayısı
    • 34210 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr