“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Martial God Asura - Bölüm 990: Korkunç Saldırı


 

Çeviri: Wolfcobain Düzenleme: Sajapyu

 

"Ne oldu?" Diye sordu Chu Feng.

 

"Cennet Yoluna giren cennete karşı yürür. Yola giren bir ayağını ölüme bir ayağını hayata sokmuş olur, geri dönenler şüphesiz ölür."

 

"Unutma, Cennet Yoluna girdikten sonra gördüğün şeylerin ne kadar korkunç olduğunun bir önemi yok. Hepsi illüzyon. Cesaretini test etmek için oradalar. Onları görmezden gelip korkmazsan geçebilirsin Cennet Yolunu, Dövüş Sanatı Kutsal Topraklarına varırsın," 

 

Dedi Tantai Xue zihinsel mesaj yoluyla. Belli ki diğerlerinin bunu bilmesini istemiyordu. İnsanlar bencildi ve o da bir istisna değildi.

 

"Söylediğin için sağ ol." Chu Feng bunu zaten biliyordu ancak Tantai Xue de bunu hatırlatınca kendine olan güveni çok daha fazla arttı çünkü Tantai Xue Huangfu Haoyue'nin dediğini onaylamıştı.

 

Bir de Huangfu Haoyue'nin dediklerine kıyasla Tantai Xue'nin dedikleri çok daha canlıydı; Cennet Yolunda karşılaştıkların ne kadar korkunç olursa olsun, sadece görmezden gel. Chu Feng için bu zor bir şey değildi.

 

"Teşekküre gerek yok. Bazı şeyleri söylemesi yapmasından kolay. Cennet Yolundan geçip geçemeyeceğin kendi yeteneklerine bağlı." Bunları söyleyen Tantai Xue arkasını döndü ve gitti.

 

Chu Feng'le birlikte gitmeyi düşünmediği belliydi. Söyledikleri şeyler sadece bir hatırlatıcıydı. Chu Feng'le Tantai Xue'nin bir alakası yoktu.

 

*whoosh whoosh whoosh*

 

Tantai Xue harekete geçtikten sonra Cennet Yoluna girmeye hazır olanlardan bir grup da içeri girdi. Bedensel beceriler kullanarak büyük bir hızla Tantai Xue'nin peşine takıldılar.

 

Muhtemelen o Dövüş Sanatı Kutsal Topraklarından olduğu için Cennet Yolundan geçmenin yolunu bildiğini düşünüyorlardı. Bu yüzden de onu takip ederek bundan yararlanmak istiyorlardı.

 

Chu Feng Tantai Xue'nin arkasından girmedi. Bunun yerine Zi Ling ve diğerlerinin yanına gitti ve vedalaştı.

 

Tabii ki bir isteksizlik vardı. Ancak ne Chu Feng ne de diğerleri bunu belli ediyordu. Hatta herkesin yüzünde gülücükler vardı.

 

Kısa bir vedadan sonra Chu Feng arkasını döndü ve Cennet Yoluna girdi. Cennet Yoluna girmek isteyenler de ayaklandı ve Chu Feng'in ardından onlar da içeri girdi.

 

Ancak Chu Feng Zi Ling ve diğerlerinin yüzündeki endişeyi görememişti...

 

İlk başta içerisi karanlıktı. Sanki karanlık bir delik içerisine girmişlerdi. Ancak ilerledikçe önlerinde bir ışık belirdi. Uçan bir cismin yaydığı mavi bir ışıktı bu.

 

Cisim karpuz kadar bir büyüklükteydi ve bu devasa dünyada buna benzer bir sürü cisim vardı. Cennet Yolu ne kadar da gökyüzünü andırıyordu böyle. Yıldızlarla dolu bir gökyüzü. Güzel ve gizemli.

 

Ancak çok da ilerlemeden Chu Feng bir grup insan gördü. Bu grup Chu Feng ve diğerlerine doğru uçuyordu. Chu Feng'i gördükten sonra kafalarını sallayıp gülümsemeye başladılar. Hep bir ağızdan "Lord Chu Feng," dediler.

 

"Onu kayıp mı ettiniz?" Dedi Chu Feng gülümseyerek. Bu grup Cennet Yoluna Tantai Xue'nin arkasından giren gruptu. Ama belli ki onu kaybetmişlerdi.

 

"Hehe..." Chu Feng'in sorusunu duyunca utanmışlardı ve ellerinden kafalarını kaşıyarak gülmekten başka bir şey gelmiyordu. Cevap vermemişlerdi ancak Chu Feng bu tepkiden cevabını almıştı.

 

Chu Feng arkasına baktı. Arkasında yüzlerce insan vardı.

 

Çok kişi değildi belki ama hepsi de seçkin insanlardı. Çoğu orta yaşlı ve Dövüş Lorduydu. Kalanlar ise yaşlı yetiştiricilerdi, bazıları Dövüş Lordu aleminin zirvesinde. Aralarında birinci seviye bir Dövüş Kralı bile vardı. Bu Chu Feng'in daha önce görmediği yaşlı bir kadındı, muhtemelen gizli bir uzman.

 

Ancak o sırada bu Dövüş Kralı bile Chu Feng'in önünde saygıyla duruyordu. Alçak gönüllü ve hatta biraz rahatsız gibiydi.

 

Yaşlı bir Dövüş Kralının sekizinci seviye bir Dövüş Lordunun önünde böyle durması garip duruyor olsa da Chu Feng'in Doğu Deniz Bölgesinde yaptıklarını düşününce bu hiç de garip değildi. Bir Dövüş Kralı Chu Feng'in karşısında böyleyken diğerleri tabii ki daha da saygılıydı.

 

"Cennet Yolu tehlikelerle dolu. Eğer geri dönmek istiyorsanız hâlâ şansınız var," dedi Chu Feng.

 

"Lord Chu Feng, madem buraya geldik karar verdik demektir. Ölsek bile dönmek yok."

 

"Evet! Lord Chu Feng, Cennet Yolundan geçebileceğini biliyoruz. Bizi de yanında götürür müsün?" Tek bir kişi bile Chu Feng'in bu dediklerine rağmen geri gitmemişti. Hepsi bir olmuş Chu Feng'e yalvarıyorlardı.

 

Kalabalığın böylesine kararlı olduğunu görmek Chu Feng'i etkilemişti. Döndü onlara ve "Cennet Yolundan geçebileceğimden bile emin değilim, bırakın sizi de yanıma almayı."

 

"Ancak size bir şey söyleyebilirim. Cennet Yolu kişinin cesaretini test eder. Bu yüzden ilerledikçe ne kadar korkunç şeyler görseniz de korkmayın, kaçmayın. Hepsi illüzyon. Beni takip edip geçerseniz hiçbir şey olmaz. Ancak eğer korkarsanız şüphesiz bu illüzyonlara kurban gidersiniz."

 

"Teşekkürler Lord Chu Feng. Madem Cennet Yoluna girdik hiçbir şeyimiz olmasa da cesaretimiz vardır."

 

"Teşekkürler Lord Chu Feng. Sizi hayal kırıklığına uğratmayacağız. Ne olursa olsun geri çekilmeyeceğiz. Ancak ileriye gideceğiz, o kadar." Kalabalığın hepsi de büyük bir azim içerisindeydi.

 

"Güzel. Herkes beni takip etsin. Unutmayın, ne görürseniz görün korkmak yok. Beni takip ettiğiniz sürece bir şey olmayacak." Chu Feng arkasına döndü. Cennetin Gözlerini etkinleştirdi ve ileri doğru uçmaya başladı.

 

Bu insanlar Chu Feng'in hızını etkileyecekti belki ama yine de bunlar Doğu Deniz Bölgesinden gelen insanlardı. Belki de hâlâ Doğu Deniz Bölgesinde olsalar çok da yakın olmayacaklardı ancak oradan çıktıktan sonra daha yakın olmaları doğaldı.

 

Bu yüzden Chu Feng de onlara elinden gelebildiğince yardım etmek istiyordu. Yapabilse hepsini Dövüş Sanatı Kutsal Topraklarına götürürdü ama burası adı üstünde kutsal topraklardı.

 

*aoo--*

 

*aoo--*

 

*roar*

 

Ancak kısa bir süre ilerledikten sonra garip sesler gelmeye başladı.

 

Dehşet seslerdi bunlar, adamın içini ürpertiyorlardı. Bir çocuğun ağlamasına, bir kadının çığlığına, bir canavarın kükremesine benziyorlardı. Korkunçtu korkunç.

 

Bir de bu seslerin yüksekliği gittikçe artıyordu. Birçok insan endişelenmeye başlamıştı, Cennet Yolunda korkunç şeyler olduğundan eminlerdi. Ve işte bu korkunç şeyler şimdi kendilerine doğru geliyordu .

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1315

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1115

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 571

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 434

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17058 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22909 Bölüm Sayısı


creator
manga tr