Korku dağları bekler. #Atasözü

Martial God Asura - Bölüm 960: Güçlü Tantai Xue


 

Çeviri: Wolfcobain Düzenleme: Sajapyu

 

 

"Jiang Qisha, gerçekten de iyi birisin! Başkasının sevdiğini alıyorsun ve hayvanın yapmayacağı şeyler yapıyorsun. Ne kadar da etkileyici!"

 

Jiang Qisha'nın sözlerinden sonra hava kıpraşmaya başlamıştı. Hemen sonrasında yüzü duvaklı, beyaz ve uzun bir elbise giyen biri belirdi. Bu Tantai Xue'den başkası değildi.

 

Onu gören birçok insanın yüz ifadesi değişti. Yüzünü göremeseler de bunun genç bir kadın olduğunu anlamışlardı.

 

Bu yaşta çoktan üçüncü seviye bir Dövüş Kralıydı. Bu akıl almaz bir şeydi. En azından Doğu Deniz Bölgesinde bunu başarabilecek kimse yoktu. Yani insanlar Tantai Xue'nin Dövüş Sanatı Kutsal Topraklarından geldiğini hemen anlamıştı. Böylesi birinin Doğu Deniz Bölgesinden olması imkânsızdı.

 

"Üçüncü seviye Dövüş Kralı! Fena değil, ama aceleye getirmişsin işi biraz. Yoksa o kullandığın şeyle dördüncü seviyeye rahat rahat ulaşabilirdin, değil mi?"

 

"Yoksa... Chu Feng için Zi Ling'i kurtarma işi dikkatini mi dağıttı? Bu yüzden mi üçüncü seviyede kaldın?" Dedi Jiang Wushang gülümseyerek.

 

"Sana yeter." Tantai Xue'nin sesi soğuktu ama yine de kendini beğenmiş bir tonu vardı.

 

"Tantai Xue, ne diye bu kadar küstahsın sen? Doğu Deniz Bölgesine neden geldiğini unuttun mu yoksa? Unuttuysan sıkıntı değil, hatırlatırız. Dövüş Sanatı Kutsal Topraklarının bu küçük cadısı kardeşlerimiz tarafından yasaklı topraklara kadar kovalanmıştı! Bu yüzden yanlışlıkla buraya geldin!" diye bağırdı Jiang Qisha'nın adamı Zhao Yuetian.

 

"Dört adamın benim gibi küçük bir kızı kovalaması ayrı bir şey ama dört tane Dövüş Kralının benim gibi dokuzuncu seviye bir Dövüş Lordunu kovalaması! Bir de beni yakalayamadınız! Lanetli Toprak Tarikatının dâhi müritlerinin işe yaramaz çöpler olduğunu bir de bağıra bağıra açıklıyor musunuz?" Tantai Xue sırıtıyordu.

 

"Seni..." Tantai Xue'nin sözleri Zhao Yuetian'ı afallatmıştı çünkü söyledikleri doğruydu, dördü de Tantai Xue'yi kovalamıştı ama onu yakalayamamışlardı. Bu böyle herkese anlatılacak bir şey değildi.

 

*whoosh*

 

Tantai Xue birden avucunu açtı ve elinde özel bir kutu belirdi. Kutuyu birazcık salladı ve Kuang Bainian'ın sesi duyuldu.

 

"Kurtarın beni! Çabuk kurtarın beni!"

 

"Lanet olsun! Cadı, adamımı hemen bırak!" Kuang Bainian'ın sesini duyan Zhao Yuetian yine sinirlenmişti.

 

"Tabii bırakırım. Herkesi serbest bırakın, yoksa imkânı yok," dedi Tantai Xue.

 

"Sen benimle koşulları tartışmaya layık değilsin." Jiang Qisha gülümsedi ve bakışlarını Murong Mingtian'a çevirdi.

 

"Küstah cadı, üçüncü seviye bir Dövüş Kralı olmana rağmen böyle arsızca davranabiliyorsun ha? Gerçekten de burada korkuluk diye duruyorum mu sanıyorsun sen?" Diye bağırdı Murong Mingtian. Yedinci seviye Dövüş Kralı aurasını yaymıştı ve avucunu açıp Tantai Xue'ye saldırdı.

 

*buum güm güm*

 

Hamlesi bir beceri değildi ama yine de dehşet bir gücü vardı. Kral-seviyesindeki Dövüş gücü havada ilerliyordu, çıplak gözle bile görülebiliyordu. Tantai Xue'ye doğru vahşi bir hayvan gibi tüm yıkıcı gücüyle koşuyordu.

 

Ancak saldırı tam hedefine vuracakken Tantai Xue'nin gözleri parladı. Bir anda gökyüzü karardı. Kara bulutlar her yeri sardı ve gökten aşağı bir soğukluk inmeye başladı. Kar taneleri yağmaya başladı ve güçlü bir kar fırtınası hâlini aldı.

 

*whoosh whoosh whoosh*

 

Kar taneleri çok güzel duruyordu ama korkunç bir auraları vardı. Tantai Xue nereye bakarsa oraya doğru gidiyorlardı. Kar fırtınası Murong Mingtian'ın saldırısını yok etmekle kalmadı, ona doğru saldırıya geçti.

 

"HAA --"

 

Gelen kar fırtınasını gören Murong Mingtian'ın dikkatsiz olma lüksü yoktu. Elini kaldırdı ve bir avuç yolladı. Kükremelerle birlikte sayısız devasa yaratıklar belirdi. Yaratıklar hemen ileri atıldı.

 

Bu şiddetli bir dokuzuncu seviye beceri olmasına rağmen Tantai Xue'nin saldırısını durduramamıştı. Yaratıklar kar fırtınasıyla çarpışır çarpışmaz tuzla buz olmuştu. Bir savaş bile olmamıştı.

 

"O kadar güçlü ha?"

 

Bırakın izleyenleri Murong Mingtian'ın bile yüz ifadesi değişmişti. Donakalmıştı. Kutsal Vücutların çok güçlü olduğunu ve dövüş kabiliyetlerinin yüksek olduğunu biliyordu ama bu genç kızın bu kadar da güçlü olmasını beklemiyordu. Üçüncü seviye bir Dövüş Kralı olmasına rağmen tüm gücünü harcamadan yaptığı saldırı bile ne kadar kuvvetliydi! Yedinci bir seviye Dövüş Kralı olmasına rağmen bir şey yapamamıştı.

 

"Sen kim olduğunu sanıyorsun!" Murong Mingtian öfkelenmişti de. Ne de olsa yine de yedinci seviye bir Dövüş Kralıydı. Herkesin içinde üçüncü seviye bir Dövüş Kralına nasıl yenilebilirdi?

 

Öfkeyle avucunu açtı ve Kraliyet Silahını çıkardı. Kraliyet Silahının ortaya çıkmasıyla ortamın havası değişmişti. Mingtian'ın aurası da yükselmeye başlamıştı.

 

Gürültülü bir patlamayla birlikte Kral-seviyesindeki Dövüş gücü kar fırtınasıyla çarpışmaya başladı. İkisi çarpışınca büyük bir şok dalgası yayılarak Murong Mingtian'a doğru uçmaya başladı.

 

"Ne kadar da güçlü. Kim bu kadın? Nasıl böyle korkunç bir güce sahip olabilir?" Şok dalgasını gören insanlar derin bir nefes almıştı, hepsinin ağzı açıktı.

 

Murong Mingtian'nın ne kadar güçlü olduğunu biraz önce görmüşlerdi. İnsanlar onun bile akıl almaz derecede güçlü olduğunu düşünüyordu, hatta çoğu Doğu Deniz Bölgesinde biri Dövüş İmparatoru olacaksa bu kişinin o olacağı kanısındaydı.

 

Ama Tantai Xue basit bir saldırıyla Murong Mingtian'ı, yedinci seviye bir Dövüş Kralını Kraliyet Silahını çıkarmaya zorlamıştı. Gerçekten de bu özel güçlere sahip kadın karşısında Murong Mingtian'ın bir şansı yoktu.

 

*hmm*

 

O sırada şok dalgaları dağıldı ve Murong Mingtian tekrar belirdi.

 

Kıyafetleri zarar görmemişti, kendisi de sapasağlamdı. Kraliyet Silahının gücüyle Tantai Xue'nin saldırısını durdurmayı başarmıştı. Ama yüzü hiç iyi değildi.

 

Kendini toparlayan Murong Mingtian bir kahkaha patlattı. "Kutsal Vücuttan, tanrıların korumasına layık görülenden de zaten böylesi beklenirdi. Gerçekten de hayatımda ilk defa senin gibi bir güç görüyorum. Zayıflığım karşısında ağzım açık," dedi.

 

Bunu demesinin sebebi yedinci seviye bir Dövüş Kralı olmasına rağmen üçüncü seviye bir Dövüş Kralına kaybetmişti, bu utanç verici bir şeydi. Ama kaybettiği kişi sıradan bir üçüncü seviye değildi, bir Kutsal Vücuttu; bu çok daha anlaşılır bir şeydi.

 

Ne de olsa herkes Kutsal Vücutların kutsal bir gücü olduğunu bilirdi. Hem yetiştirme hüneri açısından hem de kişisel güç açısından onların karşısında durabilecek kimse yoktu.

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1488

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1011

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 812

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 796

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 620

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 620

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17600 Üye Sayısı
    • 784 Seri Sayısı
    • 36109 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr