"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Martial God Asura - Bölüm 958: Sonsuz


 

Çeviri: Wolfcobain Düzenleme: Sajapyu

 

 

"Küstahlık! Sen kimsin de atamızın ismini ağzına alıyorsun?!" Ölümsüz İnfaz Takımadalılar öfkelenmişti. Konuşan kişiye dönmüştü hepsi, harekete geçmeye hazırlardı. Bu kişinin buraya ortalığı karıştırmaya geldiği belliydi.

 

"Bekleyin." Ama Murong Mingtian onları durdurdu. Bakışlarını uzun cüppeli kişiye çevirdi ve sırıtarak, "Ölümsüz İnfaz Takımadası ve üç klan Sisli Tepeye geldiğinde Chu Feng savaşa bile katılamadı. Kenarda durup olanları izlemekle yetindi. Piaomiao Hanım Chu Feng ve Qiushui Fuyan'ı kaçırmak için kendini feda etmese çoktan ölmüştü. Gelmeye cüret edebilir mi sence?"

 

"Öyle olmayabilir o iş." Cüppeli kişi gülümsedi ve "Herkes Chu Feng'in Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatının üyesi olduğunu ve Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatının da yoldaşlığa önem verdiğini bilir. Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatının ordusunun gizlice burada toplandığını da duydum."

 

"Kimse Chu Feng'in intikamını almak için mi buradalar bilmiyor."

 

"Ayrıca Piaomiao Hanım sadece yaralandı. Ölmedi. Piaomiao Hanım iyileştikten sonra Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatına katılmayacağını ne biliyorsun?"

 

Cüppeli kişi kalabalığa döndü ve bağırdı, "Ve siz, sizi utanmaz şerefsizler! Jiang Qisha'nın Chu Feng'in sevdiği kadını elinden almasından, masumları öldürmesinden bahsetmiyorsunuz da Chu Feng'le alay ediyorsunuz! Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatının ordusuyla sizin o kokuşmuş ağızlarınızı kesmesinden, canınızı almasından da mı korkmazsınız?"

 

"Bu..." Bu kişinin sözleri Chu Feng'le alay edenlerin yüz ifadelerini değiştirmişti. Hepsinin yüreklerine bir öküz oturmuştu.

 

Chu Feng'den korkmuyorlar mıydı? Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatından korkmuyorlar mıydı? Piaomiao Hanım'dan?

 

Korkuyorlardı. Tabii ki korkuyorlardı. Bu kişinin söylediklerinden sonra daha da korkmaya başlamışlardı. Böyle bir yerde direkt Murong Mingtian'a hitap etmek ve böyle şeyler söylemek kolay bir şey değildi. Muhtemelen Chu Feng'in adamlarından biriydi.

 

"Haha, ister Chu Feng gelsin ister Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatı; size ne yaptıysam aynısını yaparım! Geride ne bir ruh kalır ne de bir ceset!"

 

Diyerek kahkahalar attı Murong Mingtian. Kahkaha atarken birden kolunu salladı. Sınırsız bir Dövüş gücü yayıldı ve bir patlamayla uzun cüppeli kişi yok oldu.

 

Kalabalık rahat bir nefes almıştı. Jiang Qisha'nın bu yaptığı kalabalığa Chu Feng ve diğerlerinin buraya gelmesinin intihar olacağını gösteriyordu. Kimse burada sıkıntı çıkarmaya cüret edemezdi.

 

"Geride ne bir ruh kalır ne de bir ceset! Emin misin?" Ama tam da o anda ses tekrar duyuldu. Biri hemen oraya uçtu. İnsanlar hayretler içerisindeydi.

 

Bu sefer adamın üstünde uzun cüppesi yoktu, yüzünü herkes görebiliyordu.

 

Ama bulanıktı. Tüm vücudu şeffaftı ve parlıyordu. Bu sıradan biri değil de bir Bilinçti.

 

"Bilinç mi? Bu bir Bilinç miymiş?"

 

"Olamaz böyle bir şey. Bilinç de olsa yok olmuş olması gerekirdi. Murong Efendi öldürdü işte demin onu. Nasıl olabilir bu?" Bu adamın tuhaflığını hissedenler paniklemeye başlamıştı.

 

"Hah, nasıl bir numara oynuyorsan oyna, sana şunları söyleyeceğim: İstediğin kadar göster kendini, yok olacaksın. Boşa çabalıyorsun."

 

Murong Mingtian güldü ve tekrar saldırdı. Önceki sefer gibi, adamın yedinci seviye bir Dövüş Kralı karşısında durma şansı yoktu. Bir patlamadan sonra yok oldu.

 

*gümbür gümbür gümbür gümbür gümbür*

 

Ama adam patladıktan sonra uzaktan şiddetli gümbürtüler gelmeye başladı. Tüm gökyüzünü kaplayan yoğun bir gaz kütlesi oraya doğru geliyordu.

 

"Aman Allahım, bu da ne?"

 

Parlayan cisimleri gören kalabalığın beti benzi atmıştı. Bazıları titremeye başlamıştı, bu parlayan şeyler insandı. On milyondan fazla insan vardı.

 

En önemlisi de bu insanların hepsi demin beliren gibiydi. Bilinç gibi duruyorlardı ama auraları oldukça gerçekti. Aralarında sayısız Dövüş Lordu ve hatta Dövüş Kralları bile vardı.

 

"Murong Mingtian, demek yok edersin ha? Hadi bakalım hepimizi yok et de görelim!"

 

Diye bir ses geldi kalabalıktan. Ve bir anda dehşet beceriler kullanılmaya başlandı. On milyondan oluşan ordu herkese saldırmaya başlamıştı.

 

"Lanet olsun, ne çoklar. Aralarında beşinci seviye Dövüş Kralı bile var! Neler oluyor?" Bırakın kalabalığı Murong Niekong ve Üç Muhteşem Canavar Klanının şefleri bile şaşkınlık içerisindeydi.

 

"İllüzyon, aldatmaca! Bakalım kimsiniz!" Murong Mingtian havaya sıçradı ve yedinci seviye Dövüş Kralı kudretiyle kalabalığın içine daldı.

 

Gerçekten de çok güçlüydü. Yedinci seviye bir Dövüş Kralı yenilmez bir şeydi. Her bir darbesi ölümcüldü, bu gücün karşısında sayı çokluğunun bir önemi yoktu.

 

"GEBERTİN--" Murong Mingtian harekete geçtikten sonra Ölümsüz İnfaz Takımadalılar ve Üç Muhteşem Canavar Klanı da Murong Niekong ve şeflerin emriyle savaşa dahil oldu.

 

Savaş başlamıştı. On milyonluk ordu güçlüydü ama yedinci seviye bir Dövüş Kralı olan Murong Mingtian varken düğün alanına bile ulaşamamışlardı. Göz açıp kapayıncaya kadar hepsi katledilmişti.

 

Ama daha Murong Mingtian ve diğerleri sevinemeden yüzleri tekrar ciddileşti.

 

Başka bir yönden gelen bir kalabalık daha belirmişti. Bu kalabalık da demin yok ettikleri kalabalıkla hem güç hem de sayı açısından aynıydı.

 

"Bakalım ne kadar yollayabileceksiniz!" Murong Mingtian belli ki öfkelenmişti. Tekrar ileri sıçrayıp kalabalığın içine daldı. Ölümsüz İnfaz Takımadası ve Üç Muhteşem Canavar Klanı da onu takip etti.

 

Aynı geçen seferki gibi olmuştu her şey. İki güç arasındaki fark büyüktü, savaş hemen bitmişti.

 

Ama yok edilen her dalganın ardından bir tanesi daha beliriyordu. Her seferinde de farklı bir yönden geliyorlardı.

 

Bu böyle devam etti durdu. Ölümsüz İnfaz Takımadası bunla başa çıkabiliyordu ama paniklemeye başlamışlardı. Ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar enerjileri kısıtlıydı. Düşmanların sonu gelecek gibi durmuyordu ve er ya da geç güçleri tükenecekti.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1315

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1115

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 571

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 435

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17058 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22909 Bölüm Sayısı


creator
manga tr