Bölüm 892: Tek Hamle

avatar
3830 7

Martial God Asura - Bölüm 892: Tek Hamle


 

Çeviri: Wolfcobain Düzenleme: Sajapyu

 

"Sizi işe yaramazlar! Sizin gelişmeniz için ne kadar yetişim kaynağı ne kadar vakit harcandı! Bunun için miydi hepsi?"

 

"Hepiniz geri dönün şuraya!" Murong Xun'un gözleri sinirden kan çanağına dönmüştü adamları bir bir düşüyordu. Küfürler yağdırmaktan alamıyordu kendini.

 

Ölümsüz İnfaz Takımadası uzmanlarından hiçbiri söylediklerine karşı gelmeye cüret edemedi. Daha fazla adam kaybetmek istemediklerinden saldırıdan savunmaya geçtiler. Murong Xun'un önünde yarı diz çökerek, "Yetersiz olduk! Genç efendi, cezalandır bizi!"

 

"Ceza mı? Ölümsüz İnfaz Takımadasının zamanını harcadığınız için gerçekten de cezayı hak ediyorsunuz! Siz söyleyin bana nasıl cezalandırayım sizi?!" Diye öfkeyle bağırdı Murong Xun.

 

"Genç efendi, cezalandır bizi! Bizi ister öldür ister kes, gıkımız çıkmaz!" diye cevapladı yarı diz çökmüş adamlar.

 

"Pekâlâ. Madem öyle kanınızla ve etinizle Ölümsüz İnfaz Takımadasına olan borcunuzu ödeyeceksiniz."

 

Bu cevap Murong Xun'u hiç etkilememişti. Hatta gözleri hiddetle parlamıştı.

 

*whoosh whoosh whoosh*

 

Birden Murong Xun'un kan kırmızısı gözlerinden bir soğukluk yansıdı. Kan kırmızısı aura tekrar yayıldı ve kırmızı zincirler hâlini alarak diz çöken adamların içerisinden geçti.

 

"AHH--" Kırmızı zincir içinden geçtiği her adamın yetişimini ve hayatını hızla çalıyordu. Kuruyan ve arıtılan adamlar ister istemez çığlıklar atıyordu.

 

Ama yine de hiçbiri ne kaçıyordu ne de geriliyordu. Çığlıklar atarak bu acıya katlanıyor ve güçlerinin Murong Xun'a akmasını izliyorlardı. Tek kelime şikâyet etmiyorlardı.

 

On binden fazla insanın gücünü alan Murong Xun'un aurası tekrar yükseldi. Dövüş Kralı alemine çok yakınlaşmıştı, seviye atlayacakmış gibi hissediyordu.

 

Ama Murong Xun'un gücü gittikçe artarken kan kırmızısı zincirlerin içerisindeki adamların durumu da daha içler acısı bir hâl alıyordu. Ne insana ne de hayalete benziyorlardı. Daha çok bir zombiyi andırıyorlardı, çıkardıkları ses ise bir hayaletin uğultularına benziyordu.

 

"Gerçekten de çıldırmış. Bu kadar sadık adamlarını arıtıyor. İnsan mı bu ya?" Korkunç durumu gören Xuan Xiaochao ve diğerleri Noksan Kraliyet Silahlarıyla Chu Feng'in yanına gelmişti.

 

"Chu Feng, neyse ki geldin. Yoksa şimdiye ölmüştük. Murong Xun kafayı yedi, ondan her şey beklenir. Sana katılalım da beraber savaşalım şunla."

 

Altın-pelerinli On Kardeş de yanlarına gelmişti ancak Xuan Xiaochao ve diğerlerine kıyasla Chu Feng'e olan bakışları daha karmaşıktı. Ahlaksız Vadide onun ne kadar zayıf olduğunu unutmamışlardı. O kadar zayıftı ki onlardan yardım istemişti ancak şimdi onları geçmekle kalmamış bir de onları kurtarmıştı.

 

"Murong Xun'un kafayı yediğini düşünmüyorum. Muhtemelen normal hâli bu onun."

 

"Merak etmeyin. Şeytani tekniği güçlü ve acımasız olabilir ama yine de kısıtlamaları var. Sonsuza kadar kendisine başkasından güç aktarıp duramaz."

 

"Murong Xun adamlarını öldürene kadar güçlerini alsa bile en fazla dokuzuncu seviye Dövüş Lordu olabilir. Dövüş Kralı olmadığı sürece işini kolayca hallederim." Chu Feng konuşurken avucunu açtı. Elinde Kraliyet Silahı, Gümüş Ejderha Mızrağı belirdi.

 

Silah ortaya çıktığında eşsiz aurası her tarafa yayılmıştı. Chu Feng'in gücü anında katlanmıştı ve Chu Feng diğerlerinin gözünde bir Dövüş Kralına bile kafa tutabilecek gibi duruyordu.

 

"Kraliyet Silahı mı?!" Kraliyet Silahının kudretini hissedince ister Altıncı Ölümsüz olsun ister Ateş ve Su Kralı, hepsi bakışlarını elindeki Chu Feng'in Gümüş Ejderha Mızrağına çevirmişti.

 

"Gerçekten de bir Kraliyet Silahı. Bu yetişimiyle nasıl Kraliyet Silahını bu kadar iyi kavramış?"

 

Chu Feng'in elindekinin gerçekten de bir Kraliyet Silahı olduğunu gören Ateş ve Su Kralının gözlerinde övgü, Altıncı Ölümsüzün gözlerinde öfke ve Cehennem Kutsal Kuş klanının Koruyucularının gözünde ise arzu belirmişti.

 

*bam bam bam bam bam...*

 

Birden patlama sesleri duyulmaya başladı. Murong Xun'un önündeki ordu kaybolmuştu. Ordunun yerini bir kan sisi ve kan yağmuru almıştı.

 

Murong Xun'un vücudu şişmiş ve bozulmuştu. Uzun ince bir delikanlıdan her an patlayacak gibi duran bir şişkoya dönmüştü. Cildi de hiç iyi bir renkte değildi, kan kırmızısı olmuştu.

 

Aurası çok güçlüydü ama hâlâ dokuzuncu seviye bir Dövüş Lorduydu. Chu Feng'in de dediği gibi Murong Xun'un tekniğinin de kısıtlamaları vardı. Adamlarının güçlerini tamamıyla ememezdi.

 

"GEL BURAYA CHU FENG! HER ŞEYİ TEK HAMLE BELİRLEYECEK!"

 

Birden Murong Xun'un gök gürlemesine benzeyen kükremesi duyuldu. Sesinin eski hâlinden eseri yoktu. Öfke doluydu sesi, bir iblisin sesini andırıyordu.

 

Ama asıl korkunç olan sesi değil de Chu Feng'e doğru yol alan baskısıydı.

 

Murong Xun'un tepesindeki gökyüzünün rengi bile değişmişti, kan kırmızısı olmuştu. Sanki bir insan değil de şeytan olmuştu.

 

Murong Xun'un bu hâlini gördüklerinde Xuan Xiaochao, Altın-pelerinli On Kardeş ve diğerleri bile derin bir nefes almıştı. Yüzlerinde bir korku belirmişti ve istemeye istemeye geri çekilmişlerdi.

 

Korkunç, gerçekten de korkunç. On binden fazla adamın kan ve etini tüketen Murong Xun'un aurası gerçekten de korkutucu bir hâl almıştı. Artık ona insan denemezdi.

 

"Ben de öyle düşünmüştüm."

 

Ama Murong Xun'un korkunç aurasının ne kadar dehşet olduğunun bir önemi yoktu. Chu Feng hâlâ korkusuzdu hatta gözlerinde bir heyecan belirmişti.

 

*buum*

 

Chu Feng birden hamlesini yaptı. Hamlesiyle birlikte uzay bile sallanmıştı. Xuan Xiaochao ve diğerleri bile gerilemek zorunda kalmıştı. Chu Feng'in kudretinin ne kadar sert olduğu anlaşılıyordu.

 

Gümüş Ejderha Mızrağını tutan Chu Feng havaya yükseldi ve Murong Xun'a doğru uçmaya başladı.

 

Aralarında üç bin metre gibi bir mesafe kalmışken Chu Feng birden hızını arttırdı. Ejderha gibi uluyan Chu Feng beyaz bir ışık huzmesi hâlini almıştı.

 

Bu ışık huzmesi havada seyahat ederken beyaz bir ejderhaya benziyordu. Işık kaybolduğunda Chu Feng çoktan Murong Xun'un yanına gelmişti. Kolunu salladı ve elindeki Gümüş Ejderha Mızrağı beyaz bir ışık oldu. Mızrağın ete girme sesi duyuldu ve her yere kanlar saçıldı. Chu Feng'in Gümüş Ejderha Mızrağı Murong Xun'un göğsünü delip geçmişti.

 

Tek bir hamlede her şey belli olmuştu.

 

Murong Xun kaybetmişti!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 26424 Üye Sayısı
  • 847 Seri Sayısı
  • 43097 Bölüm Sayısı


creator
manga tr