Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Martial God Asura - Bölüm 845: Taş Kılıç Tarikatı


 

Çeviri: Wolfcobain Düzenleme: Sajapyu

 

"Bu Taş Kılıç Tarikatının Ölümsüz İnfaz Takımadasının tarafına geçtiği ve Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatını düşman olarak karşısına aldığı anlamına gelmiyor mu?"

 

"Şu anda Taş Kılıç Tarikatı Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatından adamlarla dövüşüyor! Kesinlikle öyle!"

 

"Hadi, çabuk! Geç kalırsak gösteriyi kaçıracağız!"

 

İnsanlar acele içerisindeydi. Konuşarak uçuyorlardı, Chu Feng'e bakmadılar bile. Yanından geçip gittiler; acele içerisinde oldukları belliydi.

 

Ancak Chu Feng konuşmalarını duyduktan sonra öylece duramazdı.

 

"Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatının adamları mı?" Chu Feng Taş Kılıç Tarikatını hiç duymamıştı ama dediklerine göre bu Taş Kılıç Tarikatı Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatının adamlarıyla dövüşüyor gibi duruyordu.

 

Eğer Taş Kılıç Tarikatı başka biriyle dövüşüyor olsa Chu Feng araya girmezdi. Ancak kendi tarikatıydı söz konusu olan. Bu yüzden Chu Feng bunu görmezden gelemezdi.

 

Bu yüzden döndü ve o adamların peşine takıldı. Ne olduğunu görmek için dövüş alanına doğru uçtu.

 

Gerçekten de Işınlanma Alanından birkaç bin kilometre ötede bir konak cesetlerle doluydu. Kanlar nehir olmuş akıyordu ve konağın dışında dehşet bir savaş gerçekleşiyordu.

 

İki grup vardı. Bir grupta çok fazla insan vardı; cüppeler giymişlerdi, ellerinde taş kılıçlar vardı ve döşedikleri oluşumlarla ona yakın kişinin etrafını çevirmişlerdi.

 

Etrafı çevrilenler arasında erkekler vardı, kadınlar vardı, gençler vardı yaşlılar vardı. Geliştirme seviyeleri de farklıydı; bayağı uyumsuz bir gruptu bu. Aralarında Dövüş Sanatı Tanrıları da vardı Cennet aleminde olan uzmanlar da vardı. Daha gelişime başlamamış çocuklar bile vardı.

 

Ancak bu grubun etrafını saran yüzü aşkın insanların hepsinin elinde taş kılıçlar vardı ve hepsi de Dövüş Lorduydu.

 

İki taraf da birbirine darbeler vuruyordu ve küçük grupta dövüşebilecek sadece üç Dövüş Lordu vardı. Çok güçlü olmalarına rağmen yine de zor bir durumdalardı çünkü grup arkadaşlarını her yönden gelen saldırılara karşı korumaları gerekiyordu. Sürekli geri adım atıyorlardı.

 

Oradaki dövüş dışında uzaklarda bir dövüş daha vardı havada gerçekleşen. İki yaşlı adam savaşıyordu ve ikisi de yedinci seviye Dövüş Lorduydu. Dövüş güçleri gerçekten yeri göğü sallayabilirdi.

 

"Bu gerçekten de Taş Kılıç Tarikatının başı! Ama onun karşısındaki Dokuz-parmaklı İhtiyar değil mi? Dokuz-parmaklı Konağı sakinlerini öldürmemiş miydi Taş Kılıç Tarikatı?"

 

"Dokuz-parmaklı İhtiyar ve Taş Kılıç Tarikatının başı hep yakın dostlar olmuştur! Neden şimdi böyle bir savaşa girişmişler? Dokuz-parmaklı Konağında bir sürü insan öldü... Hepsini Taş Kılıç Tarikatı öldürmüştü, değil mi?"

 

"Ne oluyor? Taş Kılıç Tarikatı Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatının uzmanlarına karşı savaşmıyor muydu? Neden Taş Kılıç Tarikatı ve Dokuz-parmaklı Konağı arasında bir savaş hâline geldi bu?" Bu durumu gören yerel halk suratını astı; kafaları karışmıştı.

 

"Hiçbiriniz bilmiyor musunuz? Dokuz-parmaklı İhtiyar ve diğerleri Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatından! Ama önceden beri çok iyi gizlediler bunu, bu yüzden de kimse bilmez," dedi durumu bilen biri.

 

"Ne? Yani Dokuz-parmaklı İhtiyar ve ailesi Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatından mı? Ama Taş Kılıç Tarikatının başı Dokuz-parmaklı İhtiyarla iyi dost! İhtiyar Dokuz-parmaklı Konağından uzmanlar getirip de Taş Kılıç Tarikatının başıyla kaç defa omuz omuza savaştı, hâlâ nasıl Dokuz-parmaklı İhtiyar ve diğerlerine saldırabilir?" İnsanlar donakalmıştı.

 

"Taş Kılıç Tarikatının başı Ölümsüz İnfaz Takımadasına katılmak istiyordu uzun bir süredir ama Ölümsüz İnfaz Takımadası Taş Kılıç Tarikatı gibi küçük bir tarikatı umursamıyordu. Ama eğer Taş Kılıç Tarikatı Dokuz-parmaklı İhtiyar ve ailesini öldürürse o zaman büyük bir şey başarmış olurlar! Büyük bir güç kazanmakla kalmazlar bir de büyük bir ödül alırlar!"

 

"İnsan önce kendini düşünmezse yaşayamaz derler. Taş Kılıç Tarikatının başı da güç ve servet için kılıcı kardeşine çevirdi  işte. Onu çok da suçlayamayız," dedi biri.

 

"Ama Dokuz-parmaklı İhtiyar Taş Kılıç Tarikatının başına hep aileden biri gibi davrandı! Nasıl yapabilir bunu?! Nankörce ve ahlaksızca bir şey bu," dedi başka biri. Öfkelenen bir sürü kişi de vardı.

 

"Şş, sessiz! Taş Kılıç Tarikatı sizi duyarsa mahvolursunuz!" Adamın söylediği nahoş şeyleri duyan bir arkadaşı ona sessiz olmasını hatırlattı; yoksa ölebilirdi.

 

Chu Feng de oradaydı ve konuşulanları duymuştu. Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatı ve diğerleri gündelik kıyafetlerini giydiğinden onların Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatından olup olmadığını anlayamamıştı.

 

Bu yüzden Chu Feng Cennetin Gözleriyle onları incelemek zorundaydı, başka bir şansı yoktu.

 

Cennetin Gözleriyle baktığında her şey apaçık gözükürdü. Kıyafetlerine rağmen sırtlarını görebiliyordu. Beklediği gibi Taş Kılıç Tarikatı tarafından etrafı sarılmış olan Dokuz-parmaklı İhtiyar'ın ailesinin, çocuklar hariç, sırtında noksan bir ay vardı. Gerçekten de hepsi Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatının üyesiydi.

 

"Shi Jingtian, seni bir kardeş olarak gördüm ve sana Sakatlayan Gece Şeytanı Tarikatından olduğum sırrını açıkladım. Ama sen beni öldürmek istiyorsun, tüm ailemi katletmek istiyorsun! Seni paramparça edeceğim yoksa kalbimdeki bu öfke sonsuza dek dinmez!"

 

Dokuz-parmaklı İhtiyar elinde bir Elit Silah tutuyordu. Öfkeden kudurmuştu; her bir saldırısı karşısındakini öldürmeye yönelikti.

 

"Haha, Jiu Zhi, korkarım bunu yapamayacaksın.”

 

Ama Taş Kılıç Tarikatının başı da hiç güçsüz değildi. Elindeki Elit Silah garipti, taş bir kılıçtı ve ışıklar saçıyordu, ancak aurası sıradışıydı. Dokuz-parmaklı İhtiyarla savaşırken her tarafa ışıklar saçıyordu ve şok dalgaları yayıp duruyordu. İzleyen herkesi şok içerisindeydi; ikisi de birbirine üstüne gelemiyordu.

 

İkisi arasında kimin yeneceği belli olmasa da Dokuz-parmaklı İhtiyar'ın ailesinde durum farklıydı. Hiç de iyi bir durumda değillerdi. Dokuz-parmaklı Konağının en güçlü uzmanları o grupta olmasına rağmen Taş Kılıç Tarikatının bu kadar fazla müridi ve yaşlısı karşısında çok büyük bir güç harcamak zorunda kalmışlardı. Yavaş yavaş yeniliyorlardı.

 

"Jiu Zhi, eğer beni yakında yenemezsen ailen geberecek! Kaçabilsen bile tek başına yaşamanın ne anlamı var ki?"

 

"Ahh, bak! Torununun yetişim hüneri ne kadar da muhteşem, ileride kesin bir dâhi olacak belli. Ama ne yazık ki temelleri ne kadar sağlam olursa olsun daha çok genç. Büyüme fırsatı bulamadan geberecek! Ne yazık ne yazık. Haha..." Taş Kılıç Tarikatının başı şiddetle saldırılarına devam ederken Dokuz-parmaklı İhtiyarla dalga geçiyordu.

 

"Seni geberteceğim!"

 

Akrabalarının cesetlerini, torunun ağladığını, çocuklarının kanlar içerisinde tüm güçleriyle savaştığını gören Dokuz-parmaklı İhtiyar öfkeyle dişlerini sıktı. Baştan aşağı titriyordu, öfkeyle kükredi ve elindeki her şeyle tekrar saldırıya geçti.

 

"Haha, bayağı umutsuzsun gibi duruyor! Ama onları kurtaramayacaksın." Taş Kılıç Tarikatının kahkahaları gittikçe artıyordu. Sonra da uludu birden, "Seni işe yaramaz tenekeler, ne diye duruyorsunuz hâlâ? Yüz kişi on kişiyi yenemiyor mu?"

 

"Çabuk öldürün şunları. Erkek kadın çocuk büyük bakmayın, hepsini öldürün! Başlarındakini öldürenleri ödüllendireceğim!"

 

"GEBERTİN" Bunu duyan Taş Kılıç Tarikatının müritleri ve yaşlılarına birden bir canlılık geldi, en güçlü saldırılarını kullanmaya başladılar. Küçük grubun etrafını iyice sardılar ve saldırıya geçtiler. Amaçları Dokuz-parmaklı İhtiyar'ın ailesinin başlarının kellelerini almaktı. Saldırırken yedi yaşına basmamış çocuklara bile acımıyorlardı.

 

Bu saldırı karşısında Dokuz-parmaklı İhtiyar'ın ailesinin başlarının betleri benizleri atmıştı. Buna daha fazla dayanamayacaklarını biliyorlardı. Dayanmayı bırakmaktan başka çareleri kalmamıştı.

 

"Hepiniz gebermeyi hak ediyorsunuz!"

 

Ancak tam da o can alıcı anda kana susamış bir ses adeta havada patladı. Sesle birlikte sınırsız bir aura da etrafa yayılmıştı. Gökten dehşet bir kana susamışlık inip her yeri sardı ve Taş Kılıç Tarikatının üyelerine baskı uygulamaya başladı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 858

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 742

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 695

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17356 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 23479 Bölüm Sayısı


creator
manga tr