"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Martial God Asura - Bölüm 769: Omuz Omuza Dövüşmek


 

Çeviri: Wolfcobain Düzenleme: Sajapyu

 

"Wuqing, ne rezilsin. Sana aslında Dövüş İşareti Ölümsüz Aleminde olanlardan dolayı bir şey yapmayı düşünmüyorduk."

 

"Ama insanların içinde Zhan Feng'in geliştirmesini yok edip hayatını emeceğini, onu sakatlayacağını düşünmezdim."

 

"Ölümsüz İnfaz Takımadası ne kadar bağışlayıcı olursa olsun, seni bırakamam."

 

"Son sözlerin var mı? Sözlerini o bilinmeyen ustana ileteyim." Ya Fei gülümsedi. Chu Feng'in yemini yutmamış, o da onunla dalga geçmişti.

 

"Son sözüm yok, ama sormak istediğim bir şeyler var," dedi Chu Feng gülümseyerek.

 

"Senin gibi ölmek üzere olan acınası birine bu fırsatı veriyorum. Ne sorusuymuş? Sor bakalım," dedi Ya Fei.

 

"Hâlâ bakire misin?" Chu Feng gülümsedi.

 

"Seni..." Bunu duyan Ya Fei'nin yüz ifadesi hemen değişti. Bunu karşılıksız bırakamazdı. Herkesin de bir sınırı vardı, Chu Feng'in sorusu sınırı aşmıştı.

 

Ya Fei bir fırtına gibi gürül gürül öfkelenmişti. Gözlerinden alev fışkırıyor, etrafında patlamalar oluyordu. Beşinci seviye Dövüş Lordu aurasını yaydığında etrafındaki bulutlar ve rüzgâr bile değişti, Chu Feng'e saldırmaya başladı.

 

"Haha, görünen o ki haklıymışım! Gerçekten de bu canavarın tuzağına düşmüşsün, heh heh..." Chu Feng Ya Fei'nin saldırısını görmüş olmasına rağmen hiç korkmamıştı. Daha da utanmaz utanmaz gülmeye başlamıştı hatta.

 

Göz açıp kapayıncaya kadar ikisi dövüşmeye başlamıştı. Göklere kadar ulaşan şok dalgaları her yerde patlıyordu.

 

Murong Xun saldırmıyor, sessizce izliyordu. Chu Feng'in gücünü görmüş ve saldırılarına layık olmadığı kararını vermişti. Ya Fei'nin kolayca onun işini halledebileceğini düşünüyordu.

 

Ama kısa bir süre sonra kaşlarını çattı, yüzünde bir şok belirdi. Ya Fei öndeydi önde olmasına ama beşinci seviye bir Dövüş Lordu olmasına rağmen ikinci seviye bir Dövüş Lordu olan Chu Feng'i hemen yenememişti.

 

"Wan'er, git de yardım et yengene," dedi Murong Xan Murong Wan'a.

 

"Ona hiç yardım edermişim gibi." Ama Murong Wan bir saniye bile düşünmeden reddetti bunu.

 

Murong Xun da bunu bekliyor gibiydi. Sinirlenmemişti, hafifçe gülümsedi hatta ve sabırlı sabırlı, "Wan'er, bu durum çok önemlidir. Ya Fei'yi sevsen de sevmesen de o senin müsatkbel yengen. Bunu değiştiremezsin." dedi.

 

"Ayrıca Ya Fei'yi bir kenara koyarsak, Zhan Feng'i de sevsen de sevmesen de o Ölümsüz İnfaz Takımadasının bir parçası."

 

"Aranızda neler olduğu önemli değil, yabancı bir düşman karşısında birlik olmamız gerekir. Babanın ne dediğini, ona ne söz verdiğini unutma."

 

"Zhan Feng'i sakatladılar. Önceden ne olduğu önemli değil, o Ölümsüz İnfaz Takımadasından, onun intikamını alman gerekmez mi?"

 

Murong Xu'un dediklerini duyan Murong Wan kaşlarını çattı. Dudaklarını büktü ve sonunda öne atlayarak dövüşe katıldı.

 

Ya Fei karşısında Chu Feng zaten büyük bir baskı altındaydı. Böyle devam ederse Ya Fei'yi yenmek zor olacaktı. Kesinlikle bastırılacaktı.

 

Murong Wan'ın geliştirme ve gücü de Ya Fei'yle aynı sayılırdı. O da dövüşe katılınca Chu Feng'in üstündeki baskı ikiye katlanmıştı.

 

Ama zaten bunu bekliyor gibiydi. Belada gibi durmayı bırakın, yüzünde bir gülümseme belirmişti.

 

Birden Chu Feng hemen geri çekildi. Bulunduğu yerde bir kapı belirdi.

 

*vuao~*

 

Kapıdan da kara alevler çıkmaya başladı. Birden Yan Fei ve Murong Wan'ı yuttu bu alevler.

 

"Bu da ne?" Ya Fei ve Murong Wan'ın yüz ifadeleri değişti, kara alevlerin dehşet aurasını hissetmişlerdi. Daha önce hiç görmedikleri bir şeydi.

 

"Eggy, bu ikisini sana bırakıyorum. Onları canlı istiyorum." Bunu gören Chu Feng'in yüzündeki gülümseme büyümüştü.

 

Chu Feng her şeyi planlamıştı, Ya Fei'yi kışkırtarak onun ilk saldıran olmasını sağlamıştı. Sonra da boş bir anlarında Eggy'yi salmıştı. Böylelikle Eggy Ya Fei'yi hazırlıksız yakalayabilecekti.

 

Onlar rehin olarak elinde olduğu sürece de Murong Xun Chu Feng'e bir şey yapamazdı.

 

"Dağılın!" Ama tam da Chu Feng'in planı başarıya ulaşacakken havada duran Murong Xun bağırdı. Görünmez bir güç patladı ve Eggy'nin kara alevlerine doğru yol almaya başladı.

 

*buum*

 

Güç hedefine ulaştığında Eggy'nin alevleriyle arasında bir savaş başladı. Gökyüzünün rengi bile değişmişti. Sınırsız şok dalgaları yayılıyor, her şeyi yutacak gibi duruyorlardı. Ya Fei ve Murong Xun bile etkilenmişti, binlerce metre uçmuşlardı.

 

Murong Xun gerçekten de güçlüydü. Eggy dövüş kabiliyeti ne kadar güçlü olursa olsun onun karşısında tüm gücünü kaybetmiş gibiydi. Eggy'nin Asura Ruh Dünyasından gelen korkunç alevleri Murong Xun tarafından defedilmişti.

 

 

"Chu Feng, kaç! Bu adam çok güçlü, bizim halledebileceğimiz bir şey değil!" Genelde kendinden emin ve gururlu Eggy de kaşlarını çatmıştı, gözlerinde endişe vardı.

 

Eggy'nin zihinsel mesajını alan Chu Feng hemen her şeyi anladı. Yumurtacığın dövüş gücünün de bir limiti vardı.

 

Murong Xun'un kudreti, sekizinci seviye bir Dövüş Lordu olan Murong Xun'un kudreti durdurulası bir şey değildi; Yumurtacığın şu hâliyle başa çıkabileceği bir şey değildi. Chu Feng için bu daha da zordu tabii ki. Doğu Deniz Bölgesinin bir numaralı dâhisi unvanı gerçekten de boş yere değildi.

 

Ama yine de Chu Feng Eggy'yi öylece bırakamazdı. Bir Dünya Ruhunun Ruh Dünyası Kapısından çıktığında Dünya Ruhu ve Dünya Spiritisti arasında oluşabilecek mesafenin sınırı olduğunu biliyordu. Bu sınırı aşmak Dünya Ruhunun ölümü demek olurdu.

 

Chu Feng'in şu anki Ruh Gücünden dolayı bu mesafe çok da azdı. Eğer Chu Feng Yumurtacığı arkada bırakırsa belirli bir mesafeden sonra Murong Xun Eggy'yi bıraksa bile onu ölümden başka bir şey beklemiyordu; yani Eggy'yi bırakmak onu öldürmek demekti.

 

Bu yüzden de Chu Feng kaçmadı. Havada Eggy'ye doğru yürüdü. Onun yanına geldiğinde durdu.

 

"Seni... Ne diye dinlemiyorsun beni? Eceline mi susadın?" Chu Feng'in yaptığını gören Eggy sinirlenmişti.

 

"Tek başına dövüşmene izin veremem artık. Yoksa ustan diyemem kendime," dedi Chu Feng gülümseyerek.

 

"Ne utanmaz laflar bunlar, duymayayım! Seni hiç ustam olarak kabul etmedim." Eggy dudaklarını büktü ve sonra da muhteşem güzellikte bir gülümseme belirdi yüzünde. Chu Feng'in inatçılığına sinirlenmiş olsa da içi ısınmıştı.

 

En azından onu yanlış anlamadığı anlamına geliyordu bu.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1070

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 972

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 814

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 770

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 640

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 579

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 571

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 513

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 483

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 274

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 167

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 78

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11610 Üye Sayısı
  • 315 Seri Sayısı
  • 16409 Bölüm Sayısı


creator
manga tr