Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Losing Nuts Gain Whats? [F5] - Bölüm 2: Yanlış Numara, Burada Öyle Biri Yok


Bir kıza dönüştüğümü fark ettiğimin ertesi günüydü. Yaşadığım şoku atlatamamıştım. Dünden beri ne doktorla ne de annem olduğunu iddia eden kadınla konuşmuştum. Bu bir inattı ya da reddedişti. Kaldırabileceğim bir şey değildi. Hayat benimle alay ediyordu. Yirmi iki yıldır yaşadığım erkek hayatımda sahip olduğum kız adımla dalga geçilmişti. Hey neden gidip kız olmuyorsun, zaten adın da uygun. Annen ve baban sana bu adı neden vermişler? Aptallar mıydı haha? Derin bir ah çektim. İnsanlar farklı olanlarla dalga geçmeyi severdi. Sinirlenerek tepki göstermek sadece eğlenmek için onlara daha fazla fırsat doğururdu. Ama öyle olmadı. Bulunduğum her ortamda alay edildim. Hocalarım dahi benimle dalga geçerdi. Olmadığım şeylere adım bulaştırılırdı. Tüm bunlar yetmezmiş gibi şu son düştüğüm hale bak! Kız olmuştum!


İlk günün şokunu atlatmak kolay olmadı. Gece uykuya dalarken kendimi tüm bu olanların bir rüya olduğuna inandırdım. Sabah uyandığımda aynı hastane yatağında yatan kız bedeninde ki acınası adamdım. Adı Nilüfer olan teyze koltukta uyuyakalmıştı. Dinlenmiştim ve ilk şoku atlamıştım. Kazayı düşünüyordum. Arabamla derse gidiyordum. Kırmızı ışıkta arka koltuğa bıraktığım çantamdan sandvicimi almak için kemerimi çıkarmıştım. Sonra da emniyet kemerini takmayı unutmuştum. Tek elle arabayı sürerken yan şeritten hızla gelen arabayla çarpışmıştık ve camdan uçup yola düşmüştüm. Nihayetinde bu bedenin içindeydim. Bu kızın bedeninde yeniden doğmuştum! İkimizde aynı isme sahiptik. Bu kaderin bir oyunu muydu? Allahım neydi benim günahım da bana bu cezayı verdin!? Ah küçük Asya! Seni kaybedeli kısaca bir zaman geçmişti ama yokluğun beni şimdiden kahrediyor.


Kazadan sonraki üçüncü gündü. Doktor bir gün boyunca bilinçsiz yattığımı söylemişti. Geçirdiğim şoktan ikisiyle de konuşmamıştım ama o görevini yerine getirip başıma gelenleri anlatmıştı. Doktoru fazla dinlememiştim, o sırada asıl bedenime ne olduğunu merak ediyordum. Kazanın oluş şeklini anlattıktan sonra dikkat kesilmiştim. Kaza yapan diğer kişi yani ben, ölmüştüm. İçinde olduğum bedendeki kişi de kazada ölmüşse bir ihtimal bu bedenin asıl sahibi de benim bedenimde doğmuş olabilir miydi? Ama öldüğü söylenmişti. Hayatta kalan bendim, bu bedenin asıl sahibi olan zavallı kız değil. İçten içe tanımadığım kişiye teşekkür ederken buldum kendimi. Onun için üzülmüştüm. O gitmiş bense onun yerini almıştım. Bir dakika! Neden birden onun için üzülüyordum ki? Burada asıl mağdur olan bendim bir kere! 


Karnım kasıldı. Mesanem şişmişti. Hastanenin menüsü sıvı yemeklerden oluşuyordu. Tuvalete gitmeliydim. Hayatımda normal bir eylem olan bu işlem birden gözümde büyüdü. Şeyim yoktu ki! Böyle bekleyemezdim yoksa altıma yapacaktım. Ucundan bastırabileceğim bir şeyim artık olmadığı için ne kadar uzun süre tutunabileceğimi bilmiyordum. Yatakta doğrulmam zulümdü. Kendimi kaldırmak için uygulayacağım ilk kuvvetle burası bir göl olabilirdi. Göl dememeliydim! Suyun akışı aklımda canlandı. Hemen, tuvalete, gitmem, gerekiyordu! Çaresizce koltukta uyuyan teyzeden yardım almam gerekiyordu. 


'Teyze?' Kadın uykusundan uyanmadı. Dişlerimi sıktım. Konuşurken sanki altıma kaçıracakmışım gibi hissediyordum. 'Nilüfer teyze?' Kadından ince bir hıh sesi yükseldi ama hemen tatlı uykusuna devam etti. Baraj patlamak üzereydi. Ya hep ya hiçti! Sesimi sonuna kadar yükselttim.  'Teyzeee!' Kadın yerinden sıçradı. 


'Noldu!? Ne? Kim!?' Yüzünü ovaladı. Ona baktığımı görünce yüzünde umut parıltısı belirdi. Hemen ayağa kalkıp yanıma geldi. 'Söyle annesinin kuzusu. Yoksa hafızan yerine mi geldi?'


'Tuvalete gitmem gerek teyze, kalkamıyorum.' Yüzündeki umut paramparça oldu. 


Odanın kendi tuvaleti mevcuttu. İyiki vardı yoksa yetişemezdim. Teyze beni klozete oturttuktan sonra suratına baktım. Başta neden baktığımı anlayamadı. Ardından dışarı çıkıp tuvalet kapısını kapatarak beni yalnız bıraktı. Buraya kadar gelmeyi başarmıştım. Şimdi yabancı topraklardaydım. Hastane önlüğümün altında pijamam vardı. Saniyelerle yarışıyordum ve kırık bir kol ile soyunmak hayli zor bir işti. Hızla pijamamı ve bahsini dahi açmak istemediğim bölgemi koruyan kilodu indirdim. Barajın kapaklarını açtım. Tatlı özgürlük merhaba! İşimi bitirdikten sonra pijamamı geri giydim, önlüğümü düzelttim. Klozetten destek alarak ayağa kalktım. Ayaklarım hala uyuşuktu ama düne kıyasla güç kazanmışlardı. Teyzenin küçük aynasında kendime dikkatli bakmamıştım. 


Erkek bedenimde de saçlarım siyahtı ama hiç bu kadar uzatmamıştım. Saç uzatmaktan hoşlanmıyordum. Elim sürekli saçlarıma giderdi. Bu yüzden onlarla oynamaya başladığım vakit gidip kestirirdim. Şimdi belime gelen saçlarıma baktığımda kendi kendime konuşamadan edemedim. 'Bana bir ustura verin. Kafamı kazımazsam bu saçlar beni kazıyacak.' Dışarıdan Nilüfer teyzenin sesi geldi.


'Bana mı seslendin Asya?' Asyan batsın emi!


'Hayır sana seslenmedim teyze!' Aynada kendime yakından bakınca gerçekten güzel bir cildimin olduğunu fark etti. Benim için iyiydi yani. Başkasını bilemem. Eski cildim yağlıydı bu yüzden sık sık yüzümü yıkama isteği duyuyordum. Açık kahve gözlerim vardı ki eskilere yakındı. Koyu kahveden daha etkileyici durdukları kesindi. Vücudumun başımdan aşağı tarafına bakmaya hazır değildim. Derin nefesler alıp verdim. Şimdi olmaz.


'Biliyorsun ben teyzen değil annenim. Lütfen bana teyze deme.' dedi kapının ardından.


'Böyle iyiyim sağ ol teyze!' Musluğu açtım. Buz gibi suyu yüzüme çarptım. Belki suyun serinletici etkisi içinde bulunduğum kabustan beni uyandırırdı ama nafile, hala buradaydım. 'Gelebilirsin.' Teyze koluma girip yatağa geri uzanmama yardım etti. Bugün konuşabilecek durumdaydım. Her şeyi baştan almaya karar verdim. 'Demek ben senin... kızınım ha?' Son kelimeyi söylerken yüreğim titredi. Şakası bile hoş değildi ama gel görki şaka değildi. Ah cevizlerim!


'Tabii ki de benim kızımsın! Ya kimin olacaktın?' diye çıkıştı kadın. Cevap veremedim. Bu azarı sanki hak etmiş gibiydim. Nilüfer teyze çantasından telefonunu çıkardı. Telefonu uzağı görmekte zorlanan yaşlılar gibi uzaklaştırıp birkaç kez ekrana dokunduktan sonra ekranını bana çevirdi. Telefonu aldım. Baktığım şey bir aile resmiydi. Üç kişilik bir ailede adaşım olan kızı gördü. Nilüfer teyzeye sarılmış gülümsüyordu. Teyzenin tarafında ise bir erkek vardı. Yaz tatilinde çekilmişti. Kafalarında şapkaları, ayaklarında terlikleri ve teyzenin omzunda plaj çantası asılıydı. Fotoğrafta hepsi gülüyordu. Mutlu bir aileye benziyorlardı. 


'Kocanda pek gençmiş teyzecim.' Kadının suratı buz kesti. Yine mi pot kırmıştım? Hadi ama! 


'O senin abin Yavuz.' Siktir! Salak kafam! 


'Fotoğrafı çeken baba bey o zaman.' Nilüfer teyze bu sefer put kesildi. Şansıma tüküreyim! Ölmeden önce cenabet miydim, bu ne talihsizlik!


'Bu fotoğrafı geçen yaz çektirdik. Baban beş yıl önce vefat etti.' Sessizlik… öldürücüydü. Öncelikle o benim babam değildi. İkinci olarak bu dram atmosferi de ne böyle? Eski hayatım yeterince zorluydu. Kendimi bir aile dramının ortasında bulmama ramak kalmıştı. Birde mafya koy tam olsun bari!


Telefonu geri uzattım. Merak ettiğim başka şeyler de vardı. Sormam gereken tonla soru vardı. Nilüfer teyze kendine gelmiş gibiydi. Dram modundan çıkmıştı.


'Telefonum nerede?' diye sordum. Kadın çantasını karıştırmaya başladı. Kız olan Asya'ya ait telefonu almak için avucumu açtım. Avucuma bırakılan hafif plastik parçasına boş gözlerle baktım. Bu bir SIM kartıydı. Teyzeye, afedersin ama bu ne? bakışı attım.


'Kaza sırasında telefonun kırılmıştı. Yenisini alırız canını sıkma kuzum.' Teyze! Teyzeee! Bana kuzum deme! Yirmi iki yaşındaki bir adama kuzum denmez. İç çektim. Bir kızın telefonunda nasıl mesajlaşmalar olacağını merak etmiştim. Hayal etmekte zorlanıyordum. Çünkü ben bir erkektim! SIM kartını teyzeye geri uzattım.


'Sende kalsa daha iyi olur. Böylece kaybolmaz. Hem kızının mahremiyeti kötü gözlerden uzakta olur.' Nilüfer teyze tepkisiz kaldı.


'...'


Başımı onaylarcasına salladım. Genç bir kızın özeli önemliydi. Evet, evet. Kart, benim gibi bir erkeğin görmemesi gereken şeylerle dolu olduğu kesindi. Aydınlandığımı hissettim. Allahım beni yanına geri al lütfen. Ben burada dersimi aldım. Ah fındıklarım! Ne fındığı ceviz olacaktı evet ceviz. Ceviz fındıktan büyüktü… iri fındıklarda vardı ama? 


Yoğun düşüncelere boğulduğum sırada doktor içeri girdi. Yüzünde, her şey iyi olacak! gülümsemesi vardı.


'Bugün nasılız bakalım?' Bokun boku gibiyim! Az önce tuvalette tümseğimden akan seli görseydin suratında aynı gülümseme olabilir miydi acaba?


'Bir değişim yok Doktor Bey oğlum.' dedi Nilüfer teyze. Değişimin Allah'ı olmuştu burada, sen ne saçmalıyorsun!?


'Anlıyorum kontrollere devam etsek iyi olacak.' Doktor elindeki kağıda not aldı: Hastanın kişilik bozukluğu devam ediyor. 


'Ne zaman taburcu olacağım?' diye sordum. Otur otur kıçım ağrımıştı. Buradan gitmek istiyordum.


'Kolun alçıyla idare edebilir. Bacakların düzeldiği vakte kadar seni burada misafir edeceğiz.' İç çektim.


'Anladım. Bacaklarım iyileştiğinde gidebilirim. Bacaklarımın ne sıkıntısı var?'


'Kazada bacakların ön koltuğa sıkışmıştı ve ciddi derecede zedelenmişlerdi. Liflerin zarar görmüştü. Ufak bir operasyonla durumu kontrol altına aldık. Eskisi gibi rahat yürüyebileceksin ama o zamana kadar tekerlekli sandalye ya da değnek kullanman gerekecek.' Eskisi gibi rahat yürüyebileceksinden sonrası umrumda değildi. Şu aciz halimde bile mutlu olabilmişti. Hayat o kadar da acımasız değildi. 


Doktora teşekkür ettikten sonra odamdan ayrıldı. Nilüfer teyzenin telefonu çaldı. Çantanın derinliklerinde telefonu ararken zil sesinin melodisi beynimde çınlıyordu. Hangi ara çantana geri tıktın ki şunu, az önce elindeydi. Bul artık şunu. Halatla kuyuya inmiyorsun. Çantandan bir telefon çıkaracaksın altı üstü. Sonunda telefonu buldu. Arayanı görünce gözleri kocaman açıldı. Hayrola, Cumhurbaşkanı mı arıyor? Telefonu açmadan bana baktı.


'Kaza geçirdiğinden haberi yoktu. Nereden öğrendi kim bilir?'


'O kim?' diye sordum ama çoktan telefonu açtı ve yapmacık bir tonla konuşmaya başladı.


'Merhaba Emre, nasılsın oğlum?' Diğer taraftaki kişinin sesini duyamıyordum ama endişeli ve süratli geliyordu. 'Evet evet bir talihsizliktir oldu.' Karşıdakinin sesi biraz yükselmişti. ' Hıhı. Nazar değdi kızımıza. Ne? Onunla mı konuşmak istiyorsun?' Adam bir soru daha sordu. Hayır uyumuyor tabii ki durumu çok iyi merak etme. Veriyorum ona şimdi. Annenle babana çok selam söyle oğlum. Başüstüne, başüstüne.' Telefonu bana uzattı. Sabırla tekrar sordum.


'Arayan kim?


'Kocan.' Dona kaldım. Nilüfer teyze telefonu donup kalmış avucuma bıraktı. Siktir git! Böyle hayatın ben ta! Demin iyileşeceğimi duyduğumda edindiğim minicik mutluluğu hayat paramparça etmişti. Bu kabul edebileceğim bir şey değildi. Ruhum bir kızın bedeninde yeniden hayat bulmuştu. Eyvallah bunu kabul edebilirdim ama bir kocamın olması da ne demekti? Telefonu teyzeye geri ittim. Sesimi kısarak konuştum.


'Uyuyo de.' Nilüfer teyze aynı tonda cevap verdi.


'Diyemem. Uyumuyorsun dedim.'


'O zaman öldü de. Anlayamadım hık diye gitmiş, şimdi baktım de.'


'Ağzından yel alsın! Konuş kocanla!'


Benim kocam falan yok! Benim ancak karım olabilir. Direndim ama Nilüfer cadısı telefonu kulağıma dayadı. Telefonun diğer ucunda kalın bir ses duydum.


'Alo? Karıcım orada mısın?' dedi telefonun diğer ucundaki Emre. Midem bulandı. Karın senin babandır!


'Yanlış numara birader.' diyerek adamın suratına kapadım. Telefonu bir daha geri almamak üzere son kez teyzenin eline bıraktım. Ağzı açık şekilde bana bakakalmıştı.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1431

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1189

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 975

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 902

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 791

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 772

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 712

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 634

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 619

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 567

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 567

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 147

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 139

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 127

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 13823 Üye Sayısı
  • 656 Seri Sayısı
  • 31164 Bölüm Sayısı


creator
manga tr