Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Lord Of The Demons - Bölüm: 79 - Kitapları Değiştirmek, Yıldız Şehri


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar. Yarın yine bölüm günümüz xd

 

 

 Kayra 5-10 dakika daha ilerledikten sonra tepe grubunun sınırına ulaştı. Her tepe grubunun sınırı özel olarak çizilmiş gibi belirgindi. Arazilerle tepe gruplarının sınırları arasında 50-60 santimetrelik yükselti farkı vardı. Bu yükselti farkıyla tepeler buraya daha sonradan eklenmiş gibi görünüyordu.

 

 

Lu An’ın gösterdiği dağ Kayra’nın önünde kalırken, yeşil siluetin bulunduğu tepe grubu solundaydı. Siyah çöl kumlarına dönmüş 10 metrelik 4 tepe ise arkasında kalıyordu. Kayra bu konumdayken aniden ilerlemesini durdurdu. Gruptakiler Mülk Alan’ında olsalar da Ria engellemediğinden dış dünyada neler olduğunu görebiliyorlardı.

 

 

Kayra sola dönüp ona en yakın tepenin zirvesinde duran yeşil siluete bakarken ‘’Zarar veremediğimiz ölü ağacın orada da olup olmadığını öğrenmeliyim.’’ dedi. Bu konuşması Mülk Alanı’ndaki grup üyeleri içindi. Kayra bu şekilde ölü ağaçlarla karşılaşmalarının rastlantısal olup olmadığını öğrenmiş olacaktı.

 

 

Aynı zamanda bu bitki hakkında bilgi edinip edinemeyeceğini görmek istiyordu. Dantianı’nın etrafına sarılmış ne olduğunu bilmediği kibirli bir bitkiyle kala kalmıştı. Kayra’nın durmasıyla 4 saat boyunca hareket etmeden oturup onu izleyen yeşil siluet ayaklandı. Kayra artık yeşil siluetin nasıl göründüğünü net bir şekilde görebiliyordu.

 

 

Yeşil siluet 25 yaşlarında görünen keskin yüz hatlarına sahip genç bir adamdı. Üzerinde kaslı kollarını açığa çıkaran kısa kollu yeşil bir elbise vardı. Köşeleri belirgin olan elbisenin omzunda bulunan, koyu sarı birkaç yıldız çevreye asil bir aura yayıyordu. Elbisesiyle aynı renkte ve tarzda olan bir pantolon giyiyordu. Kayra daha önce yolculuk sırasında ülkelerin askerlerini görmüştü. Karşısında duran adam o askerlere oldukça benziyordu.

 

 

Genç adam ayağa kalktığında aralarındaki uzun mesafeyi umursamadan Kayra’nın duyabileceği net bir sesle ‘’Buraya kitaplar için anlaşma yapmaya mı geldin? Öyleyse uzatmadan yapabiliriz. Artık işimize yaramayan bir kitap için savaşmamıza gerek yok.’’ dedi. Kayra bu sözlere bir anlam veremediğinden bir şey söylemeden durmaya devam etti. Sessiz kalırsa daha fazla bilgi alabileceğini düşünüyordu.

 

 

Genç adam, bir süre bekledikten sonra cevap alamayınca Kayra’nın geldiği, kumdan tepelere dönüşmüş 4 tepeyi işaret ederken ‘’Diğer grup üyelerine ve bu tepe grubuna ne oldu? Daha önce 3 kişi olduğunuzu gördük. Buraya kitapları değiştirmek için gelmediğine göre grubuma katılmak için geldin. Neler olduğunu anlatıp beni sözlerine inandırabilirsen Houtian Alemi’ndeki birine hayır demem.’’ dedi.

 

 

Genç adam bunları söylerken rahat görünüyordu. Tavrından Kayra’yı bir tehdit olarak görmediği belliydi. Kayra bu rahat tavra şaşırsa da bu durumdan rahatsız değildi. Genç adam kitaplardan ikinci kez ‘’Değiştirmek’’ diye bahsettiğinde Kayra’nın zihninde daha önce düşünmediği bir olasılık belirdi. Her guruba verilen kitaplar farklı olabilir miydi? Toz Şehri’ndeki iri adam onlara böyle bir bilgi vermemişti.

 

 

Kayra bilinmeyen ölü ağaçları ve bedenindeki Kibirli Bitkiyi düşündüğünde gittikçe bu olasılığın varlığından emin olmaya başladı. Kayra bunu test etmeye değer bulduğundan yüzüğünden iri adamın verdiği kitabı çıkarıp, enerjisinin küçük bir parçasıyla etrafını sardıktan sonra genç adama doğru fırlattı. Kitabı gruptaki herkes ezberlediğinden onlar için bir değeri yoktu.

 

 

Genç adam, Kayra kitabı çıkardığı anda kendisi de bir kitap çıkarmıştı. Ardından Kayra’yla aynı anda, aynı şekilde elindeki kitabı Kayra’ya doğru fırlattı. Kayra’nın karşısında rahat olsa da güvenini kaybetmek istemediği belliydi. Kayra havada dönerek üzerine gelen kitabı elini uzatıp basit bir hareketle tutup duraksamadan açtı.

 

 

Kitabın ilk sayfasında ince çatal dilini dışarıya çıkaran kertenkele benzeri dev bir yaratık olduğunu gördüğünde gülümsedi. Bu yaratığı daha önce kendi kitaplarında görmemişti. Kitabı yüzüğüne koyduktan sonra genç adama bakıp bir şeyler söylemek üzereyken karanlık alanın aniden aydınlanmasıyla duraksadı. Aniden güneş doğmuş gibi tüm alan aydınlanmıştı.

 

 

Gökyüzü sarmaşıklarla kaplı olduğundan alanı aydınlatabilecek bir ışık kaynağı bile olmamalıydı. Kayra etrafı incelediğinde alandaki neredeyse tüm tepe gruplarının ortasındaki alanların parladığını fark etti. Sadece bir tepe grubu bu şekilde parlasaydı fark etmeyebilirlerdi. Ancak yüzlerce tepe grubu aynı anda parlıyordu. Kısa bir süre sonra tüm tepe gruplarındaki ışıklar aynı anda sönerken tepelerdeki yaratıklar hareketlenmeye başlamıştı.

 

 

Aynı zamanda Kayra rozetinden gelen bir çağrı hissediyordu. Kendini gelen çağrıya bıraktığında zihninde bir ses konuşmaya başladı. ‘’Testiniz başladı. 2 yıl içerisinde Yıldız Şehri’ne ulaşabilenler geçmiş sayılacak. Alacağınız rütbe ve ödüller geliş sıranıza göre belirlenecek. Unutmayın kuralları bozanlar kim olursa olsun cezalandırılacak.’’ Tanıdık olmayan sesin konuşmasının ardından Kayra’nın zihnine bilgiler akmaya başlamıştı. Bazı bilgiler sadece onların grubuna özeldi. Bu bilgilerin ardından her şey artık çok daha netti.

 

 

Bilgilere göre bulundukları gezegenin adı Yıldız Gezegeniydi. Gezegende bölge halkının yaşadığı imparatorluk adı altında birleşen birçok ülke ve feodal yönetimle yönetilen şehirler bulunuyordu. Ancak bütün bunlar gezegende küçük bir alanda yer edinebilmişti. Gezegenin geneli insan eli değmemiş haldeydi. Her grubun ilk yapması gereken bu ülkelerden ve şehirlerden birini bulup buradan Yıldız Şehri’nin yerini öğrenmekti.

 

 

Ancak Kayra’nın zihninde sadece onlara özel olduğu belirtilen bir bilgi vardı. Bu bilgi Yıldız Şehri’nin bulunduğu bölgeyi ellerindeki haritaya göre tarif ediyordu. Bu onlara tahmin ettiklerinden daha fazla zaman kazandırabilirdi.  Şimdi yapmaları gereken tek şey şuanda nerede olduklarını öğrenmekti. Sesin uymayanların cezalandırılacaklarını söylediği kural ise bölge halkına sebepsiz zarar veren herkesin ölümle cezalandırılmasıydı. Tüm bu gezegen Şeytan Tarikatı’na aitti…

 

 

Kayra gözlerini savaş alanına dönen tepelerden ayırıp genç adama odakladı. 4-5 gün sonra bu grupların çoğunun birbirlerine gireceğini tahmin etmek zor değildi. Kayra her grubun kitabında farklı bilgiler olabileceğini öğrendiğinde genç adamla işbirliği yapıp diğer tepelere yönelmek istemişti. Ancak şimdi güçlerinden emin olmadığı bu gruplarla uğraşmak istemediğinden bu fikrinden vazgeçmişti.

 

 

Gözlerini genç adama dikmişken işleri hızlandırmak için ‘’Işınlandığınız yere uzaktan bir göz atmak istiyorum. Daha sonra ayrılacağım.’’ dedi. Genç adam aksi davranmadığından Kayra’da öyle davranmamaya karar vermişti. İzin verirse birkaç dakika sonra buradan ayrılabilirdi. Genç adam bu sözlerle arkasını dönüp ışınlandıkları bölgeye bir göz attıktan sonra Kayra’ya eliyle gelmesini işaret etti.

 

 

Kayra bu işaretle duraksamadan zirveye doğru ilerlemeye başladı. Ancak genç adamdan biraz daha uzak bir bölgeye ilerliyordu. Kısa süre sonra genç adamdan biraz uzak bir noktadan zirveye ulaşmıştı. 17 grup üyesi Kayra’yı umursamadan, etrafa dağılmış yaratıklardan bitkileri alıyorlardı. Bu grubun ne kadar disiplinli olduğunu gösteriyordu.

 

 

Kayra alanın ortasına baktığında, tepelerin diğer alanlarından bir farkı olmadığını ve ölü ağaçlardan bir iz olmadığını görünce duraksamadan dönerken ‘’Şimdi ayrılmalısınız. Onlardan daha hızlı olduğundan yolculuk sırasında bitkileri almaya devam edebilirsin.’’ diyip zirveden ayrılmaya başladı.

 

 

Kayra genç adama bir şeyler vermeden ayrılmak istemediğinden bir öneride bulunmuştu. Diğer erken gelen 5 grup hareketlendiğinde grubundaki zayıf kişilerin ölme ihtimalleri yüksekti.

 

 

 Ancak genç adam Kayra’nın sözlerini umursamadan daha önce oturduğu yere oturup rahat ifadesini bozmadan ‘’Ölmek isteyenlere istediklerini vereceğim.’’ dedi. Kayra genç adamın kendine güveninin nereden geldiğini bilmese de, diğer gruplarla uğraşmayı kendisi istediğinden buna karışmayacaktı. Hızını limitlerine çıkarıp Lu An’ın gösterdiği dağa doğru ilerlemeye başladı.

 

 

Shiina'nın notu: İyi günler dilerim.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1040

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 949

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 753

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 556

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 553

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 246

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10855 Üye Sayısı
  • 269 Seri Sayısı
  • 14984 Bölüm Sayısı


creator
manga tr