Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Lord Of The Demons - Bölüm: 77 - 30-40 Metre, Yeni Gelenler


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar.

 

 

Kayra ve yeşil siluet kısa süre bakıştıktan sonra yeşil siluet oluşturulan çemberin en zayıf noktasının dışına doğru sıçrayıp, havadayken elindeki uzun yeşil tırpanı yatay olarak savurdu. Savuruşuyla uzun tırpanın temas ettiği tüm yaratıklar ikiye ayrılmıştı.

 

Yeşil siluet bununla da kalmayıp yere indiğinde tırpanını arda arda savurmaya başladı. Her savuruşunda 10’dan fazla yaratık ikiye ayrılıyordu. 15-20 kişinin oluşturduğu güvenli alana benzer bir alanı tek başına oluşturmuştu.

 

 

Daha önce İri Adam Niu’da 2 metrelik kılıcıyla aynı şekilde yaratıkları hızlı bir şekilde öldürebilse de, İri Adam’ın Niu’nun bir savurma süresinde yeşil siluet tırpanını 5-6 kez savurabiliyordu. Yaratıkların saldırı yönlerinden birini tek başına tuttuğundan, grubun geri kalanı diğer yönleri rahatça tutabiliyorlardı. Bir süre sonra çevrelerinde cesetlerden bir yığın oluştuğundan bulundukları konumu değiştirip tepeden aşağıya inmeye başladılar.

 

 

Kayra görüşünden kaybolana dek yeşil silueti izlemeye devam etmişti. Aralarında uzun bir mesafede olsa yeşil siluetin hızından Houtian Alemi’nde olduğunu anlamıştı. Grubun geri kalanı da Ölümlü Alemde olmalıydı. Ancak canavarları tutarken zorlanmalarından seviyelerinin çok yüksek olmaması gerektiğini düşünüyordu.

 

 

Kayra bitkileri kullanarak, iki tepe grubu arasındaki 4-5 saatte alabileceği mesafeye bir süre baktıktan sonra yanına gelmiş olan Lu Tantai’ye ‘’Burada durup diğer tepelerdeki değişiklikleri gözlemle.’’ diyip alandaki ölü ağaçlara doğru yürümeye başladı. Kitapta ağaçlarla ilgili bir bilgi edinemediğinden bu ölü ağaçları yerlerinden sökmeye karar vermişti.

 

 

Bu şekilde buradan ayrıldığında aklında bir soru işareti kalmayacaktı. Ria’da, Kayra’yı arkasından takip ediyordu. Gruptaki herkes daha önce kitabı alıp okumuştu. Bu sırada Kayra daha önce ölü ağaçlarla ilgili düşüncelerinden bahsetmişti.

 

Kayra alandaki 2-3 metrelik 15 ölü ağaçtan birinin yanına geldiğinde, yüzüğünden çıkardığı 40 santimlik siyah hançerleriyle ağacın dış kabuğunu tepeden aşağıya kesemeye başladı.

 

 

Ölü ağacın dış kabuğu Kayra’nın hançerine direnmeden kolayca kesiliyordu. Hançeri ağacın ortalarına ulaştığında ölü ağaç aniden ortadan ikiye ayrılıp iki yana düştü. Dış kabuğunu, onu ayakta tutan tek desteğini de kaybetmişti. Kayra iki yana düşen, içi çürümüş ağacın içinde bir şey olacağına dair inancını kaybetse de, iki yana düşen parçalarını tutup çekti.

 

 

Şeytan Tarikatı’nın onları rastgele gönderdiği gerçeğine inanmak istemiyordu. Çekmesiyle ölü ağaç, kurumuş çürük kökleriyle yerden sökülüp çıkmıştı. Ancak köklerinde ve gömüldüğü yerde hiçbir şey yoktu. Kayra bunu gördüğünde duraksamadan diğer ağaçlara da aynısını yapmaya başladı.

 

 

2, 3, 4…  10. ağaca geldiğinde Kayra bir şeyler beklemese de aklında bir soru işareti kalmaması için sökmeye devam etti. Daha önce yaptığı gibi, dış kabuğu kesmek için hançerini kaldırıp ölü ağaca saplamaya çalıştığında duraksamıştı. Kayra’nın duraksamasıyla Ria’da oraya odaklanmıştı.

 

 

Kayra karşılaştığı engelle şaşkındı. Houtian Alemi’nin aurasını serbest bırakıp, bütün gücüyle hançerini ağaçta bir delik açmak için itse de ağaçta hiçbir değişiklik yoktu. Hançerini geri çekip ağaçtan uzaklaşmaya başladı. Birkaç metre geri çekildikten sonra Çift Hançer Tekniği’nin 1. seviyesinden öğrendiği hareketi etkinleştirip, ağaca doğru sıçradı.

 

 

Bu Kayra’nın şimdiye kadar gösterdiği en yüksek kuvvetiydi. Hızından aldığı momentumu kullanarak çift elle tuttuğu hançerini var gücüyle kaldırıp ağacın dış kabuğuna vurdu. Yerinde duran sabit bir hedef olduğundan dosdoğru bir saldırı yapmıştı. Ancak hançerinin ağaca değmesiyle tüm bedeninin titremesi bir olmuştu.

 

 

Ağaçta bir iz bile bırakamazken bedeni titreyerek yere düşmüştü. Etrafa yayılan şok dalgası geriye kalan ağaçların yerlerinden sökülüp uçmalarına neden olmuştu. 10. Ağaç dışındaki tüm ağaçlar içi boş çürümüş ölü ağaçlardı.

 

 

Ria gördüklerine inanmakta zorlanıyordu. Kayra’nın kullandığı hızın onu aştığının ve açığa çıkan kuvvetin ne kadar yüksek olduğunun farkındaydı. Ancak kuru ölü bir ağaç bu kuvvetle sarsılmamıştı bile. Kayra’da Ria’dan farklı değildi ayağa kalkarken şaşkın bir şekilde hançerinin ağaçla temas ettiği, bir iz ile bırakamadığı noktaya bakıyordu.

 

 

Kısa bir şaşkınlıktan sonra Kayra ve Ria birbirlerine göz ucuyla bir bakış atıp hareketlendiler. Kayra’nın daha önce yaptığı gibi ikili ağaçtan uzaklaşıp ağaca doğru koşmaya başladılar. Ria elinde ortaya çıkan kırbacını gece mavisi alevlerle kaplarken Kayra’yı arkasından takip ediyordu. Kayra daha önceki saldırısının aynısını yaparken Ria’nın kırbacı hemen arkasından geliyordu.

 

 

İkili uyumlu bir şekilde saldırıp saldırılarını aynı anda ağaca ulaştırmışlardı. Ria’nın kırbacı bir mızrak gibi hareket ederken Kayra’nın hançerinin hemen yanından, aynı anda ağaca temas etmişti. Gece mavisi alevleri ağacın her tarafını kaplarken Kayra yayılan şok dalgasıyla tekrar geriye savrulmuştu.

Gece Mavisi alevler bir an sürüp kaybolurken ölü ağaç saldırıdan etkilenmiş görünmüyordu.

 

 

Kayra bunu gördüğünde ağacın altına yürüyüp hançeriyle toprağı kazmaya başlamıştı. Ağaç sağlam olsa bile onu tutan toprak o kadar sağlam olmamalıydı. Saldırılarıyla ağaç topraktan sökülmeliydi. Hançerinin toprağa kolayca girdiğini gördüğünde bu olayın gittikçe daha gizemli bir hal aldığını fark etmişti. Bu zayıf toprakla ağaç saldırılarına nasıl direnebiliyordu?

 

 

Kayra bu düşüncelerle ağacın köklerine ulaşmak için kazmaya başladı. Toprağı bütün bütün kesip çıkarırken Ria’nın da yardımıyla, bir süre sonra ağacın etrafında hendek gibi görünen büyük bir çukur kazmıştı. Ancak ne kadar kazsalar da ağacın köklerine ulaşamıyorlardı.

 

 

Birkaç saat sonra Kayra ve Ria 10 metreden daha derin bir çukur kazmışlardı. Ağacın köklerinden hala bir iz yoktu bu toprağın onu nasıl tuttuğunu açıklıyordu. Kayra durmadan kazdığı yerde biriken toprağı eliyle sıkıştırıp bir bütün yaparak çukurdan dışarıya atıyordu. Ağacın köklerini bulmadan buradan ayrılmaya niyeti yoktu.

 

 

2 gün sonra Lu Tantai diğer tepeleri gözetlemeye devam ederken, İri Adam Niu ve Küçük Ye bitki toplama işini bitirmiş Kaya ve Ria’ya yardım etmeye gelmişlerdi. Dördü birlikte bir metre genişliğinde 30-40 metre uzunluğunda bir çukur kazmışlardı. Sonunda bugün ağacın köklerine dair bir iz bulabilmişlerdi. Birkaç metre sonra ağacın toprakla bağı kalmayacaktı.

 

 

Bu kökler dışarıdan, kurumuş 2-3 metrelik ölü bir ağaç gibi görünen 30-40 metrelik dev bir ağacın kökleriydi. Ağacın toprakla tek teması bu köklerle sağlansa ağaç dimdik durmaya devam ediyordu. Ancak gruptan kimse kazmak için uğraşmıyordu.

 

 

Kayra kazdıkları çukurun dışına yönelirken ‘’Yarım gündür tek bir parça toprak kazamadık daha fazla vakit kaybedemeyiz. Geçen 2 günde ortaya çıkan 5 yeni grupla birlikte alanda belirlediğimiz 6 grup bulunuyor. Olası tehlikeleri önlemek için önden gitmeliyiz.’’ dedi.

 

 

Yaratıklardan toplanan tüm bitkiler, gruptakilere az bir miktar verilmesi dışında Kayra ve Ria arasında eşit olarak paylaşılmıştı. Yolculuğa çıkmalarına engel olan tek şey 30-40 metrelik ağacın gizemiydi. Bu konuda da çaresiz kalmışlardı.

 

 

Kayra’nın sözleriyle gruptaki herkes çukuru terk etmişti. Bir süre sonra herkes Mülk Alanına girmişken Kayra ve Ria tepelerden birinin zirvesinde durmuş, Lu An’ın daha önce gösterdiği dağa bakıyorlardı. O sırada Kayra bakışlarını dağdan Ria’ya kaydırıp ‘’Sana yetişirim.’’ diyip. Ölü ağaçların bulunduğu alana doğru yöneldi.

 

 

Ria kafası karışık bir ifadeyle bir süre Kayra’nın arkasından baktıktan sonra, bir avuç büyüklüğündeki bitkilerden birini ağzına atıp Lu An’ın gösterdiği dağa doğru ilerlemeye başladı. Kayra’nın onların görmesini istemediği bir şey yapacağını anlamak zor değildi…

 

 

Shiina'nın notu:  Bugün ara verdiğimiz gün. Bu bölümle eksiğim   6/15 oluyor.

İyi günler...           




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1261

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 892

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 701

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 661

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 524

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 196

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15586 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 20988 Bölüm Sayısı


creator
manga tr