Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Lord Of The Demons - Bölüm: 66 - Birkaç Ders, Uyku


Keyifli okumalar...

 

Ria bu şekilde görmezden gelinilmesinden hoşlanmasa da yapabileceği bir şey yoktu. Zu Tian onun Kar Bölgesi’nden olduğunu bildiğinden böyle davranıyordu. Kayra neler olduğunu fark ettiğinden ‘’Eğer böyle bir gün gelirse karşılığını veririm.’’ dedi. Kayra bu şekilde çıkara dayalı bir anlaşma yapmak istemese de Zu Tian’ın izni olmadan Genç Efendi Lan’a dokunmayacağını anlamıştı.

 

 

Zu Tian Aldığı bu cevapla gülümserken yaşlı adamın sesi tekrar gelmeye başlamıştı. ‘’Genç adam bizi yanlış değerlendirmeni istemeyiz. Sen buraya gelene kadar Lan Veledinin peşinde olduğunu bilmiyorduk.’’ dedi. Zu Tian yaşlı adamın sözlerini duyduğunda ‘’Yaşlı bunak neden işlerime burnunu sokuyorsun. Ne yaptığımızın önemi yok, anlaşmayı zaten bitirmiştim. ’’ dedi.

 

 

İkili tekrar tartışmaya girerken Kayra ve Ria’nın zihnine yeni bir bilgi aktarılmıştı. Gece mavisi grubu 16 ŞT puanıyla Mavi Gezegenin 4. sırasına çıkmıştı. Bu mesajla Kayra ve Ria şaşkın ifadelerle birbirlerine baktılar. Bu Genç Efendi Lan’ın öldüğü anlamına mı geliyordu? Onlar bile öldüğünü bilmezken tarikat bunu nasıl biliyordu?

 

 

Aynı zamanda odanın kapısı kendi kendine açılırken Zu Tian’ın sesi zihinlerinde konuşmaya başladı. ‘’Çok şey istemiyorum. Biraz şımarttığım bu çocukların birkaç derse ihtiyacı var sadece...’’ Bu konuşmanın ardından üçlü görünmez bir kuvvet tarafından nazikçe dışarıya itilmişlerdi. Kayra ve Sha hala şaşkınlardı. İmkansız gibi gelen görevleri öylece halledilmişti.

 

Onların aksine Ria kendini beğenmiş bir şekilde kıkırdayıp ‘’1-2 saat diyerek çok mütevazı davrandığımı düşünmüyor musunuz? Hm hm, çok mütevazı davrandım.’’ dedi.

 

Ria bu kısa alayından sonra ‘’Pekala, buna çok fazla kafa yormanıza gerek yok. Binlerce yıldır kurulu olan bir klanın tarikatta düşündüğünüzden daha çok üyesi bulunuyor. Zu Tian’ın yerinde olsaydım bize birkaç hediye daha verirdim. Ancak sana güvendiğinden bunu yapmamayı seçti.  Rozeti geri almamasının sebebi de bu olmalı. Aradığı tüm nitelikleri karşılıyorsun.’’ dedi.

 

 

Kayra bugün kontrolü dışında birçok olay gerçekleştiğinden buna da kolay adapte olmuştu. Açık arttırma salonundan çıktıklarında Ria’ya bakıp ‘’Ne kadar erken yola çıksak o kadar iyi.’’ dedi. Görevleri beklenmedik bir şekilde son bulduğundan, aldıkları mesajın ne anlama geldiğini öğrenmek için Toz Şehri’ne gitmek istiyordu.

 

 

Ria, Kayra’nın ne demek istediğini bildiğinden Yüzen Şehrin çıkışına doğru yönelirken ‘’Onlara iletmek istediğin bir şey var mı?’’ dedi. Grup üyelerinin yanına gideceğinden yavaşta olsa bu şekilde iletişim kurabilirlerdi. Kayra ‘’Lu An’a ne düşündüğünü sor. Belki bununla ilgili birkaç fikri vardır.’’ dedi.

 

 

Ria, Lu An’ın kim olduğunu bilmese de Lu Klan’ından biri olduğundan yeteneğini tahmin edebiliyordu. Kayra’nın isteğini başıyla onayladıktan sonra üçlü daha fazla konuşmadan Yüzen Şehir’e gelirken kullandıkları uzun köprüden geçip şehrin dışındaki ormana geldiler. Bu uzun süreli bir veda olmadığından Ria ve Kayra doğrudan farklı yönlere ayrılarak yola çıktılar.

 

 

Ayrılırken Ria hala gülümsüyordu. Görevi bu şekilde yapabildiği için halinden memnun olduğu belliydi. Kayra ve Sha Toz Şehri’ne ilerlerken tekrar yalnız kalmışlardı. Sha daha önceki gibi şapkasını çıkarıp saçlarının dalgalanmasına izin verirken meraklı bir sesle ‘’Kayra atılımımın ödülü olarak bana siyah kubbede neler olduğunu anlatmalısın.’’ dedi.

 

 

Kayra bu sözlerle Lanetli Şişeyi unuttuğunu fark etti. Her şey üst üste geldiğinden Lanetli Şişenin etkilerini test edememişti. Sha’ya neler olduğunu kısaca özet geçerken şişeyi yüzüğünden çıkarıp incelemeye başladı. Ancak ne kadar incelese de içine girebilmesi dışında hiçbir etkisini bulamamıştı. Şişeyi Sha’ya verip ‘’Neler hissediyorsun?’’ dedi.

 

 

Sha duyduklarının şaşkınlığında şişeyi alıp bir süre inceledikten sonra ‘’Aramızda bir bağ varmış gibi hissediyorum.  Beni çağırıyormuş gibi bir his veriyor.’’ dedi. Sha bunları söyledikten sonra aldığı hisse kendini bıraktı. Bıraktığında kendini daha önce Kayra’nın geldiği karanlık alanda bulmuştu. Ancak Sha bir nokta gibi görünen birkaç santime küçülmüş ağacı göremiyordu.

 

 

Dış dünyada Kayra gördüğü şeyle şaşırmıştı. Sha’nın gözleri simsiyah olurken, bedeninden çevreye Eski Ayığın yaydığı siyah dumanlara benzer dumanlar yayılmaya başlamıştı. Ancak uğursuz bir aura yaymadığı gibi bu dumanlar çok daha yavaş ve azdılar. Sha şişeyi terk ettiğinde Kayra’nın şaşkın bakışlarıyla karşılaşmıştı. Gözlerinin siyahlığı ve dumanlar anında kaybolmuştu.

 

 

Kayra bir şey söylemeden ilerlemesini durdurup, paltosunun şapkasını çıkarırken, şişeyi Sha’nın elinden alıp duraksamadan kendini şişenin kontrolüne bıraktı. Karanlık ortam ve küçük ağaçtan başka bir şey yoktu yine. Ortamdan çıktığında Sha ona şaşkın bir şekilde bakıyordu. Kayra’nın sormasını beklemeden ‘’Eski Ayık gibi bedeninden siyah dumanlar yayılıyordu. Gözlerinde simsiyah olmuştu.’’ dedi.

 

 

Kayra düşünceli bir ifadeyle şişeye bakarken kendi kendine konuşmaya başlamıştı. ‘’Neden şişe herkesi sahibiymiş gibi tanıyor? Beni kabul etmemiş olabilir mi?’’ Ardından Kayra daha önce yüzüğüne ve hançerine kan damlattığı gibi şişeye kan damlatmak için parmağına küçük bir delik açtı. Üzerine karmaşık semboller oyulmuş ahşap şişe, sanki bu anı bekliyormuş gibi damlayan kanla titremeye başlamıştı.

 

 

Aynı zamanda Kayra bilinci emiliyormuş gibi hissetmeye başlamıştı. Uzun yıllar uyumamış gibi uykusuz hissediyordu. Göz kapaklarını açık tutmak bile zor geliyordu. Aynı zamanda şişe yavaş yavaş ortadan kaybolurken şişeden yayılan siyah dumanlar Kayra’nın bedenini sarıyordu.

 

Kayra bu durumu engelleyemediğini fark ettiğinde gözleri ve bilinci kapanmak üzereyken ağaçlardan birine çıkıp Sha’ya ‘’Endişelenecek bir şey yok. Burada bekle, Ria fark ettiğinde geri dönecektir. Ormanda neyle karşılaşacağını bilmiyoruz.’’ diyip ormanlık alandan çıkamadan ağacın üstüne uyuya kalmıştı.

 

 

Kayra endişelenecek bir şey yok dese de Sha, Kayra’nın kendinden emin olmadığını hissetmişti. Kayra gibi Ria’nın yerini rozetlerden hissedemediğinden 1,2 metre boyuyla 1,8 metre boyundaki Kayra’yı sırtına alıp Yüzen Şehre doğru ilerlemeye başladı. Kayra sadece 5-10 dakika ilerlemiş olsa da bu 5-10 dakikalık yol Sha’nın birkaç saatini alacaktı.

 

 

Savaşçı Alemi’nin 9. seviyesinde olduğundan Kayra’yı taşımak onun için bir problem değildi. Bu şekilde Ria’nın neler olduğunu daha çabuk fark edeceğini düşünmüştü. Ria geri döndüğünde bu problemi çözemese de Kayra’yı ondan daha iyi koruyabilirdi.

 

Düşündüğü gibi de olmuştu Kayra’dan farklı bir yönde ilerleyen Ria, Kayra’nın uyuya kalmasından 10 dakika sonra Kayra’nın ilerlemek yerine Savaşçı Alemi’nin hızıyla Yüzen Şehre geri döndüğünü fark etmişti.

 

Neler olduğunu bilmese de bu hızda hareket edenin Sha olduğunu anlamıştı. Fazla uzaklaşmadığından 30-40 dakikalık bir kaybı görmezden gelip Kayra’ya doğru ilerlemeye başladı. Kayra hala yönünü değiştirip Toz Şehri’ne doğru ilerlemediğinden bir problem olduğu belliydi. Ria 25 dakika sonra siyah dumanlarla çevirili olan Kayra’yı sırtında taşıyan Sha’yı görebilmişti.

 

 

Aynı zamanda Sha’da, Ria’yı görüp ilerlemesini durdurmuştu. Sha bu şekilde Ria’nın yardımını almaktan hoşlanmasa da daha iyi bir fikri yoktu. Ria’nın yaklaşmasıyla Kayra’yı nazikçe yere indirdi. Kayra’yı taşıyarak 25 dakika boyunca koşsa da etkilenmiş görünmüyordu. ,

 

 

Ria şaşkın bir ifadeyle yerde yatan Kayra’nın etrafındaki siyah dumanlara bakarken ‘’Bunlar Eski Ayığın yaydığı dumanlara benziyor. Neler oldu?’’ dedi. Daha önce olanları merak eden Ria’nın merakı bu olayla daha da artmıştı. Ancak Sha merakını umursamadan ‘’Neler olduğunu ya da ne zaman uyanacağını bilmiyorum. Bu şekilde Toz Şehri’ne zamanında ulaşamayabiliriz.’’ dedi.

 

Ria bu sözleri duyduğunda cevap alamayacağını anlamıştı. Kristal Şehri’ndeki suikast görevini yaparken Bay Sin’den aldığı küp şeklindeki parlak kutuyu çıkarıp yere koyarken ‘’Pekala, sanırım bunu kullanmanın vakti geldi…’’

 

 

İyi akşamlar... *-*




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1010

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 934

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 773

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 742

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 624

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 544

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 535

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 464

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 430

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 232

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 160

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 115

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 99

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 72

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 9580 Üye Sayısı
  • 250 Seri Sayısı
  • 14499 Bölüm Sayısı


creator
manga tr