Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Lord Of The Demons - Bölüm: 60 - İsimsiz Çocuk


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar...

 

Kayra zaman algısının belirsizliğiyle kaybolmuştu. Hissedebildiği tek şeye Dantian’ındaki kıvılcımlara odaklanmaya çalışıyordu. Bu boşluk hissinden, var olmama hissinden kurtulmak için bulduğu tek çareydi. Dipsiz bir kuyudan sürekli düşerken kıvılcımları hissetmek yalnız olmadığını hissettiriyordu.

 

 

Ne kadar olduğunu bilmediği bir süre sonra Dantian’ındaki kıvılcımlara duyduğu aşinalık yetişim yapıyormuş gibi yavaş yavaş artmaya başlamıştı. Bu his giderek artarken aniden görüşünü geri kazanmıştı. Çevresine baktığında çürümüş tahtalarla yapılmış küçük bir kulübenin içini görebiliyordu. Kulübede 6-11 yaşlarında görünen 3 kız 4 erkek çocuk hasır yataklar üzerinde uyumuştu. Hepsinin bedeninde çürükler ve yaralar vardı.

 

 

Kayra etrafına istediği gibi bakabilse de ne bedenini hissedebiliyor ne de hareket edebiliyordu. Bedenini hissetmeye çalışırken çocuklardan biri uyandı. Uyanan 10 yaşındaki çocuk çevresine kısa bir bakış attıktan sonra esneyerek kulübenin kırık kapısını açıp dışarıya çıktı. Çocuk Kayra’yı fark etmemişti. Aynı zamanda hareket ettiğinde Kayra da çocukla beraber hareket edebilmeye başlamıştı.

 

 

Kayra hareket edebildiğini fark ettiğinde çocukla beraber dışarıya çıktı. Güneş yeni doğmuş ışıklarını kulübenin kapısına vuruyordu. Çevresini incelediğinde küçük bir dağ köyünde olduğunu fark etti. Etrafta yüzlerce çıktığı kulübeye benzer kulübeler vardı. Çocuk üzerine vuran güneş ışıklarına bakıp gülümseyerek yürümeye başladı. Bedeninin her tarafı yaralı olsa da bunu umursamıyormuş gibiydi.

 

 

Kulübeden biraz uzaklaştıktan sonra yırtık elbiselerinin arasından eski bir kitap çıkarırken, güneşini engellemeyen küçük bir ağacın altına oturdu. Kitabın kapağına bir süre baktıktan sonra çıktığı kulübeye bakıp kendi kendine konuşmaya başladı. ‘’Hehehe, bu kitapla köyün lideri olup onlar için daha iyi bir yer bulabilirim. Bundan sonra o yaratıklardan korkmamıza gerek yok.’’ Daha sonra elindeki eski kitabı açıp okumaya başladı. Eski kitap çevresine kadim bir aura yayıyordu.

 

 

 Kayra’da çocuk gibi kitabı okumaya başladı. Böyle kadim bir aura yayan kitabın ne olduğunu merak etmişti. Çocukla beraber ilk sayfayı okuduğu anda şaşırmıştı. Kitap kullandığı Antik Yıldırım Tekniğiyle aynı prensipte olan Antik Su Tekniğiydi. Su Dao’suna yatkınlığı olmayanlar bu tekniği kullanamazdı.

 

 

Küçük çocuk heyecanla kitabı okuyup bitirdikten sonra duraksamadan tekniğin 1. aşamasını uygulamaya başladı. Şaşırtıcı bir şekilde tek bir okuyuşta öğrenip 1. aşamayı uygulayabilmişti. Çevresindeki doğa enerjisinden Su Özniteliğini kolayca ayırabiliyordu. Kayra buna şaşırırken çocuk bu başarısından memnun olmuş görünmüyordu. Heyecanını sürdürerek doğrudan tekniğin 2. aşamasını uygulamaya başladı.

 

 

 Kayra’da çocuk gibi neler olduğunu hissedebiliyordu. Çocuğun bedenine giren Su Özniteliği kendi bedenine giriyormuş gibiydi. Çocuk ilk denemesinde Antik Su Tekniğini uygulayabilmişti. Su Özniteliği bedenine akarken yaraları da yavaş yavaş iyileşiyordu. Kayra bu olaya şaşırmak için fırsat bulamadan tekrar görüşünü kaybedip durmadan düşme hissini tekrar hissetmeye başlamıştı.

 

 

Aynı zamanda zihninde boğuk bir ses konuşmaya başladı. ‘’Bu onun ilk yetişim yaptığı gündü. Bundan 1 ay sonra Savaşçı Alemi’nin 4. seviyesine ulaşıp köy lideri oldu. 1 yıl sonra Savaşçı Alemi’nin zirvesine ulaşıp tüm dağ köylerini bir araya getirdi. Artık dağdaki her insan ve yaratık onun emrindeydi. Şehirde yaşayanlar bu isimsiz köylü çocuğun yaptıklarını duyduklarında korkmaya başladılar. Bunun için bir araya gelip çareler arasalar da gücün karşısında çaresizlerdi. 1 yıl sonra Ölümlü Alemin 3. Seviyesine ulaşıp dağ silsilesine komşu olan tüm şehirleri ele geçirdi. Bu olay bulunduğu Dağ Ülkesi’nin tamamına yayılmıştı. Ülke liderleri başta telaşlanmıştı. Onu ortadan kaldırmak için bir araya gelmeye başladılar. Ancak kimse ilk hamleyi yapmaya istekli değildi. Aradan 10 yıl geçtiğinde kimse isimsiz çocuğu hatırlamıyordu. Bu 10 yıl boyunca ele geçirdiği birkaç şehirden hiç ayrılmamıştı. Ancak 10 yıl sonra Dağ Ülkesi yaptığı hatayı fark edecekti... ’’

 

 

Boğuk ses konuşmasını durdurduğunda Kayra görüşünü tekrar kazanmıştı. Etrafını incelediğinde bulutlara kadar uzanan birbirine bağlı 2 dağ zirvesinden birinin üzerinde durduğunu fark etti. Zirvelerin etrafı yıkık saraylar ve lüks malikanelerle kaplıydı. Önünde 20 yaşlarında görünen uzun mavi bir kıyafet giymiş genç bir adam vardı. Kıyafetleri rüzgarda dalgalanırken gözlerini karşısındaki dağ zirvesine dikmişti. Kayra bu genci gördüğünde bunun daha önceki çocuk olduğunu anlamıştı. Küçük bir çocuktan yakışıklı bir gence dönüşmüştü.

 

 

Gözlerini diktiği zirvede binlerce insan ve yaratık bir arada duruyordu. Hepsi saygılı bir ifadeyle isimsiz çocuğa bakıyordu. Bu topluluğun önünde 20’li yaşlarda 3 kız ve 3 erkek gururlu bir şekilde duruyorlardı. Kayra onları gördüğünde kulübedeki küçük çocukları düşünmeden edemedi. İsimsiz çocuk ‘’Dağ Ülkesi’ni ele geçirmek bizim için ulaşılamaz bir hayal gibi görünüyordu. Ancak şimdi hepimiz buradayız. Onların ulaşılmaz zirvesinde, bunun ne anlama geldiğini bilmelisiniz. Bu ülkeyi size bırakıp ayrılıyorum. Oralarda bir yerlerde tekrar karşılaşacağız.’’

 

 

İsimsiz çocuk konuşmasının ardından dağ zirvesinden kayboldu. Uzun uzun veda etmek onun tarzı değildi. Aynı zamanda Kayra görüşünü tekrar kaybedip aynı hissi tekrar yaşamaya başlamıştı. Boğuk seste tekrar konuşmaya başlıyordu. ‘’Bu..’’ Kayra bunu gördüğünde konuşmasını bölüp ‘’Neden bana tanımadığım birinin hayatını anlatıyorsun?’’

 

 

Boğuk ses bir süre sessiz kalıp ‘’Çocuk sen dayanabilen üç kişiden birisin diğerleri girdikleri anda dışarıya atıldılar. Bunca zaman dayandığından konuşmamı bölmene izin verdim. Neden diyorsun? Hehehe, yakında anlayacaksın. Dayanmaya devam et sonunda alacağın ödül hayal ettiğinden fazla olacak.’’ diyip tekrar kaldığı yerden devam etti.

 

 

‘’Bu isimsiz çocuğun onları son görüşüydü. Dağ Ülkesi’nden ayrılıp dostlar düşmanlar edindi. Uzun yıllar sürekli savaştı. Bilinmeyen bir zaman sonra artık neden savaştığını bile unutmuştu. Gerçek dostlarının kim olduğunu, bulunduğu hale nasıl geldiğini… Bu onun ilk defa geriye dönüp baktığı andı. İşte o zaman, devam etmesi için hiçbir şeyinin kalmadığını fark etti. Aradan ne kadar zaman geçtiğini bile bilmiyordu. Artık uğruna savaştığı hiçbir şeyi kalmamıştı. İsimsiz olarak övündüğü zamanları hatırlıyordu. Ancak şimdi ben buyum diyebileceği bir ismi bile olmadığına yanıyordu. Bu duygu karmaşasında kaybolduğunda kendini bulduğu son ışığa adalete adamaya karar verdi. En azından şimdiye kadar yaptıkları bir hiç için olmazdı. Bilinmeyen bir zaman sonra evrende İsimsiz lakabıyla anılmaya başlandı. Su Dao’sunda uzmanlaşmış olduğundan evrende birçoklarına faydası olurken birçoklarını da rahatsız etmişti. Çok hızlı yükseldiğinden çok fazla dikkat çekiyordu. Bir gün…’’

 

 

 Kayra tekrar görüşünü kazanmıştı. Bu sefer her şeye tepeden bakıyordu.  Değişik cevherlerle süslenmiş lüks kıyafetli 50-60 kişi soluk mavi kıyafetli bir adamı daire şeklinde çevrelemişti. Kayra mavi kıyafetli adamı gördüğünde ürkmüştü. Eski Ayık 50-60 kişi tarafından çevrelense de gülümsüyordu. Yüzen Şehirdeki görüntüsünden çok farklı değildi. Elindeki şişenin ve sarhoşluktan gelen hafif kızarıklığın olmaması dışında tamamen aynıydı.

 

 

Lük kıyafetli adamlardan biri öne çıkıp kibirli bir şekilde konuştu. ‘’Demek İsimsiz sensin. Buraya neden geldiğimizi biliyor olmalısın. Bu evrende tarikatımıza karşı çıkıp hala hayatta kalabilen biri yok.’’

 

 Eski Ayık gülümsemesini sürdürürken sakin bir şekilde konuştu. ‘’Hmm? Uzun yıllardır evrende gezsem de hiç böyle bir tarikat duymamıştım. Hangi tarikattan geliyorsunuz? Beni bildiğinizden peşimde olan birçok tarikatta olduğunu bilmelisiniz.’’

 

 

Lüks kıyafetli adam bu sözlerle kaşlarını çatsa da büyük bir tepki vermemişti. Elini sallarken ‘’Pekala, bakalım övündüğün savunmanı ne kadar koruyabileceksin. Bu konuşmayı savunmanı kırdıktan sonra tekrar yapabiliriz.’’ dedi. Elini salladığında Eski Ayığı çevreleyenler Kayra’nın göremediği bir hızda saldırmaya başladılar. Hepsi aniden kaybolup tekrar beliriyorlardı...

 

Shiina'nın notu:

İyi günler dilerim...




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1008

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 932

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 769

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 735

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 542

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 532

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 462

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 429

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 230

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 161

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 111

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 95

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 67

Site İstatistikleri

  • 9288 Üye Sayısı
  • 246 Seri Sayısı
  • 14326 Bölüm Sayısı


creator
manga tr