“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Lord Of The Demons - Bölüm: 57 - Rozet, Zu Tian


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar.

 

Açık arttırma salonun girişinde Kayra buna benzer soruları düşünürken konuşan gençlerin ayrılmasıyla salona yöneldi. Salonun büyük girişinde altın sarısı kıyafetler giymiş birkaç koruma gelenleri ağırlıyordu. Sıra Kayra ve Sha’ya geldiğinde korumalardan biri öne çıkıp, gülümserken düşük bir sesle  ‘’Bayım içeriye girmek istiyorsanız, salon rozetinizi göstermelisiniz.’’  dedi.

 

 Kayra daha önce girenlerden bazılarının bir şey gösterdiğini fark ettiğinden buna şaşırmamıştı. Korumayla aynı ses tonunu kullanarak ‘’Bu salonunuza ilk ziyaretim. Bu konuda bana yardımcı olabileceğinizi umuyorum.’’ dedi. Koruma salonun büyük girişini işaret edip ‘’Lütfen beni takip edin.’’ dedi.

 

 

Kayra başıyla onayladıktan sonra Sha’yla birlikte korumayı takip etmeye başladı. Koruma sözlerini bitirdiği anda, içeriden aynı kıyafetleri giymiş bir başka koruma çıkıp ayrılan korumanın yerini almıştı. Kayra dar koridorda korumayı takip ederken salonun nasıl inşa edildiğini inceliyordu. Salon daire şeklinde yapılmış büyük bir yapıydı. Dairenin ortası boşken çevresinde küçük koridorlar ve odalar vardı.

 

 

Kayra bu koridorlarda bir süre korumayı takip ettikten sonra koruma küçük bir odanın önünde durup Kayra ve Sha’ya girmelerini işaret ederken kapıyı açtı. Kayra ve Sha içeriye girdiklerinde koruma duraksamadan arkalarından kapıyı kapattı. Kayra ne yapacaklarını anlamak için odaya göz gezdirdiğinde şaşırmıştı.

 

 

Küçük odanın hemen hemen her yerinde kalın kitaplar ve parşömen kaydırmalar(1) üst üste yığılmıştı. Kayra çoğunun Zu Bölgesi’nin tarihi, yetiştirme teknikleri ve dövüş teknikleri olarak isimlendirildiğini gördüğünde daha da şaşırmıştı. Bir klan için temel taşı sayılabilecek bu eserler önemsenmeden atılmış gibi, odada yığılı bir şekilde duruyordu.

 

 

Kayra ve Sha neler olduğunu anlamadıklarından birileri onları yönlendirene kadar durmaya karar vermişlerdi. Bu eserlere dokunarak kendilerini tehlikeye atmak istemiyorlardı. İkili bir süre durduktan sonra aniden odanın köşesindeki yığılı eserlerin arasından uzun beyaz sakalları ve saçları olan yaşlı bir adam çıkıp ‘’Oh, ziyaretçilerimiz olduğunu bilmiyordum. Beklettiğim için üzgünüm. Küçük velet yine nereye kayboldun. Neden ziyaretçilerimizle ilgilenmiyorsun?’’ dedi. Yaşlı adam konuşurken elindeki kaydırmaya(1) bakmaya devam ediyordu.

 

 

Yaşlı adamın konuşmasının ardından üst üste yığılmış kaydırma gruplarından biri hafifçe titredikten sonra yıkıldı. Kayra ve Sha dikkatlerini yaşlı adamdan oraya yönlendirdiklerinde 10 yaşında görünen bir çocuğun yaşlı adam gibi elindeki kaydırmayı okuduğunu gördüler. Çocuk okumasını sürdürürken ‘’Yaşlı bunak bana küçük velet demeyi kesmeni söylemiştim. Daha önce bunu okumayı bitirmeden hiçbir şey yapmamamı söyleyen sen değil miydin? Şimdi beni mi suçluyorsun?’’ dedi.

 

 

Kayra ve Sha şaşkın bir şekilde yaşlı adamı ve 10 yaşındaki çocuğu izlerken ikili 10 dakika boyunca durmadan konuşmaya devam etmişlerdi. Bunu yaparken gözlerini önlerindeki kaydırmalardan da ayırmıyorlardı. Sonunda yaşlı adam hafifçe öksürüp ‘’Misafirlerimizin önünde beni rezil ediyorsun. Bu yaşlı adamın itibarı altından kalkabileceğin bir şey değil.’’ dedi. Küçük çocuk tekrar bir şeyler söylese de Kayra ve Sha artık onu duyamıyorlardı. Küçük çocuğun ağzı hareket etse de ses çıkaramıyordu.

 

 

Yaşlı adam elindeki kaydırmayı odanın rastgele bir yerine atıp Kayra ve Sha’ya bakarken sakalını sıvazlamaya başladı. Bir süre sonra ‘’İlginç bu yaşlı adam yaşını tam olarak söyleyemese de 20’i geçmediğini düşünüyor. Bu yaşta Houtian Alemine ulaşabilen biri Mavi Gezegenin Kar Bölgesi’nde bile nadirdir. Pekala, genç adam buraya rozet almak için gelmiş olmalısın.’’ diyip elinde ortaya çıkan iki rozeti Kayra’ya doğru atarken ‘’Bu rozet şehirde zor duruma düştüğünde sana biraz yardımcı olacak. Bu yaşlı adam uzun yıllardır kendini bu odaya kapatsa da bu şehirde hala biraz söz sahibi. Dileğim, kullandığında üzerinde yazanı unutmamandır.’’ dedi.

 

 

 Daha sonra odanın kapısı kendi kendine açılırken, yaşlı adam yığınların arasından kalın bir kitap alıp okumaya başladı. Kayra ve Sha bunu gördüklerinde açılan kapıyla dışarı çıktılar. Daha önceki koruma kapının önünde bekliyordu, Kayra korumayı gördüğünde rozetlerden birini gösterdi. Koruma rozeti gördüğünde takip etmelerini işaret edip geldikleri yönde yürümeye başladı. Kayra korumayı takip ederken üzerinde büyük harflerle ‘’ZU TİAN’’ yazan diğer rozete bakıyordu. Rozetin üzerindeki harflerin yaydığı aura salonun girişindeki harflerin yaydığından çok daha baskındı.

 

 

Kayra, Ria’dan Yüzen Şehirde güç sahibi olan birçok kişinin adını duysa da Zu Tian diye birini duymamıştı. Odadaki eserlerin değerinden yaşlı adamın normal biri olmadığı belliydi. Kayra yaşlı adamın kim olduğunu ve söylediği son sözü düşünürken açık arttırmanın yapıldığı salona gelmişti. Salonun ortasında yerden biraz yüksekte olan geniş bir platform vardı. Müşteriler platformun etrafına daire şeklinde dizilmiş oturaklarda oturuyorlardı. Ön sıralar aşağıda iken oturaklar arkalara doğru gidildikçe yükseliyordu.

 

 

Aynı zamanda salonun üst tarafında birçok küçük balkon bulunuyordu. Çoğu balkon kapalı olduğundan içeride kimin olduğu görünmese de açık balkonlarda oturan lüks kıyafetli birkaç kişiyi aşağıdan görülebiliyordu. Kayra arka sıralarda boş olan 2 koltuğa Sha’yla birlikte oturdu. Yüzlerce kişiyi rahatlıkla barındırabilecek salonda Genç Efendi Lan’ı bulmak zor olacağından Kayra vakit kaybetmeden ayağa kalkıp salonda gördüğü ilk dedikoducu grubuyla bağ kurmaya başladı.

 

 

Salonun düzenine göre haftanın 6 günü, günde 2 defa açık arttırma yapılıyordu. Bu açık arttırmalarda birkaç nadir eşya dışında herkesin alabileceği şeyler çıkarılıyordu. Bunun dışında geriye kalan bir günde güçlü klanların bile bazen dikkatini çekebilecek özel bir açık arttırma yapılıyordu. Bu özel gün 2 gün sonraya, grubun şehirden ayrılacakları zamana denk geliyordu.

 

 

Bugün ilk açık arttırma yapılmış olduğundan birkaç saat boyunca salonda hiçbir şey yapılmayacaktı. Bir süredir konuşmalara katılarak kendine yer edinen Kayra, bu fırsatı ve Ria’dan aldığı bilgileri kullanarak kurduğu bağları kökleştirmeye başladı. Vakit geçtikçe dedikoducular 5 yıl boyunca Büyük Kardeş rolünde hikayeler anlatan Kayra’nın ne kadar iyi bir konuşmacı olduğunu fark ediyorlardı.

 

 

Kayra verdiği her bilgi karşılığında onlardan bir şeyler almıştı. Bu durum dedikoducuları rahatsız etmek yerine onları daha da motive ediyordu. Bu motiveyle daha fazlasını alma yarışı çok sürmeden farklı boyutlara ulaşmaya başlamıştı. Bu boyuttan etkilenen diğer gruplarda buraya laf yetiştirmeye başlamışlardı. Geriye sadece gizli kalması gereken konular kalsa da dedikoducular konuşmaya devam ediyorlardı. Ellerinde malzeme kalıp kalmadığı önemli değildi. Konuşabildikleri sürece gerçeklerle doğruları karıştırıp birçok yeni olay uydurabilirlerdi.

 

 

Kayra başta kurduğu iyi bağların etkisiyle istediği soruları sorabiliyordu. Bu şekilde konuşmaların tamamen doğrulardan saptığı noktaya kadar devam edip Sha’nın yanına geri döndü. Sha birkaç saattir olanları uzaktan izliyordu, Kayra geri döndüğünde meraklı bir sesle ‘’Bunu nasıl yapıyorsun? Kimin yalan söyleyip söylemediğini nasıl ayırt ediyorsun? Belki de başından beri söyledikleri her şey yalandır.’’ dedi. Sha başından beri tüm konuşmaları dinlemişti. Kayra’nın söylediği yalanlar dışında hiçbir yalanı ayırt edememişti.

 

 

Kayra gülümseyip ‘’Yeni gelenlerin çoğuna sorduğum ilk soru Genç Efendi Lan’ın nerede olduğuydu. Hepsi birbirinin açığını gözlediğinden hiçbir desteği ve bağı olmayan yeni gelenin doğruyu söyleme ihtimali oldukça yüksek. Bende onlar gibi bağ kurmak için ilk gittiğimde doğruları söylüyordum. Grubumuza katılmak isteyen birinin gücünü göstermesi gibi bilgilerini gösteriyorlar. Kesin doğru diyemesem de yüksek ihtimalle orada olmalı.’’ dedikten sonra salondaki kapalı olan küçük balkonlardan birine işaret etti...

 

 

Shiina'nın notu: Yorum, yorum, yorum... :) ''Burası olmasa iyiydi.'' ''Şu olmasaymış keşke, böyle daha iyi olurdu.''  ''Bu hoşuma gitti.''  ''Burayı kısa kes ayrıntı sıkıcı olmuş, gerek yok.'' Gibi sebepli yorumlar beni iyi yönde yönlendirebilir. 

İyi günler dilerim... *-*

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1010

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 934

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 773

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 742

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 624

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 544

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 535

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 464

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 430

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 232

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 160

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 115

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 99

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 72

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 9580 Üye Sayısı
  • 250 Seri Sayısı
  • 14499 Bölüm Sayısı


creator
manga tr