Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Lord Of The Demons - Bölüm: 56 - Lan Klanı, Sözleri Kullanmazlar


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar.

 

Kayra ve Sha hissettikleri bu arzuyla şaşırmışlardı. Daha önce annesini iyileştirmek için çabalayan Kayra, şimdi borcunu ödemek için koruyucu olmak isterken, Sha onu korktuğu yalnızlıktan kurtaran Kayra’ya yardım etmek istiyordu. İkisi de bu amaç uğruna hayatlarını verebilecek olsa da bu büyük arzuyu taşımıyorlardı. Ria’nın arzusu onlara farklı bir his vermişti.

 

 

Ria gökyüzüne bakıp konuşmasına devam etti. ‘’Bu yola ne için çıktığınızı bilmesem de, ben en tepedeki koltuğa oturmak için bu yola çıktım. Orada bir yerlerde öyle bir koltuk yoksa bile kendim yaratacağım… Yarım gün geç kalmanı telafi etmek istediğini söylemiştin işte sana fırsat, 3 gün içerisinde görevi yapamazsak ayrılmak için İri Adamı ikna etmeme yardım etmelisin. Bir gün bahsettiğim değerli hazinelerle karşılaşırsak dediğin gibi kendimi riske atabilirim. Bu görev için? Bu küçük gezegende hiçbir şey uğruna, pişmanlık içinde ölmeye niyetim yok.’’

 

 

Kayra ve Sha bu sözlerden sonra Ria’nın ne demek istediğini daha iyi anlamışlardı. Kayra, Ria’ya hak verdiğinden dediklerini onaylayıp arkasından şehre doğru yürümeye başladı. Hissettiği büyük arzu Ria’ya yardım etme isteği doğurmuştu. 

 

 Ria görevle ilgili öğrendiklerini Kayra ve Sha’ya anlatırken grup Yüzen Şehre girmişti. Şehirde yolculuk yapmak için at arabaları yerine küçük kayıklar kullanılıyordu. Karadan yolculuk yapılabilmesi için her yerde köprüler olsa da grup bir kayık kiralamayı tercih etmişti. Kayıkla Zu Ülkesi’nde ünlü olan Era Hanı’na gidip 3 oda tuttuktan sonra bir masaya yerleştiler.

 

 

Masaya yerleştiklerinde Ria yolda ara verdiği konuşmasına devam edip ‘’Daha önce de söylediğim gibi görevin çok zor olmasının sebebi Genç Efendi Lan’ın açık arttırma salonunu terk etmemesi. Açık arttırma salonu kraliyet ailesine bağlı olduğundan, içeride birini öldürmek kraliyet ailesinden birini öldürmekle eşdeğer. Ben Lan Klanı’nın bunu bilerek yaptığını düşünüyorum. Yüzen Şehir’de, Lan Klanı’nın yaşlılarından birinin öldüğüne dair söylentiler dolaştığından. Lan Klanı genç nesillerini koruma altına almış olmalı.’’

 

 

Kayra ve Sha bu sözleri duyduklarında aynı anda birbirlerine baktılar. Lan Klanı’nın Yaşlısı, siyah pumayla savaşan yaşlı adam olabilir miydi? Kayra yaşlı adamın uğursuz aurasını düşündüğünde, Ria’ya dönüp ‘’Lan Klanı’nın herkesle barış içinde olduğunu sanmıyorum. Bu konuda bir şeyler biliyor musun?’’ dedi.

 

 

 Ria bir süre düşünüp ‘’Düşmanlarının kim olduğunu bilmesem de kraliyet ailesinin vazgeçirmek için yeterli olmadıkları belli. Genç Efendi Lan’ı öldürmenin tek yolu kraliyet ailesinin buna izin vermesi. Kraliyet ailesinin Lan Klanı’nı neden koruduğunu bulup, bu nedeni ortadan kaldırmalıyız. Bunu yaptığımız da ortaya çıkan karmaşayı kullanarak görevi yapabiliriz.’’ dedi.

 

 

Kayra, Ria’nın söylediklerine katılsa da bunu nasıl yapacaklarına dair bir fikri yoktu. Kayra bir fikri olmadığından ayağa kalkıp ‘’Bu şekilde bir yere varamayacağız. 3 günümüz olduğundan bilgi toplamak için şehri gezmeye devam edelim. Gün sonunda ne yapacağımıza karar vermek için tekrar burada toplanabiliriz. 3 gün sonra hala bir şeyler bulamıyorsak anlaştığımız gibi İri Adamı ikna etmene yardım edeceğim.’’ dedi.

 

 

Ria daha iyi bir fikri olmadığından onaylayıp ayağa kalktı. Yarım gün boyunca şehirde gezse de hala alabileceği birçok bilgi olduğunu biliyordu. Ria’nın onaylamasıyla üçlü hana yeni gelmelerine rağmen, dinlenmeden Era Hanı’ndan çıkıp iki farklı yöne dağıldılar. Kayra ve Sha şehrin güneyine doğru giderken Ria kuzeyine gidiyordu.

 

 

Kayra’nın güneye gitme sebebi açık arttırma salonuna gitmekti. Kraliyet ailesi tarafından yönetilen açık arttırma da birçok insan olmalıydı. Kayra hem bu insanlardan bilgi alabilmek hem de Lan Klanı gibi kraliyet ailesi tarafından korunan başka klanların olup olmadığını görmek istiyordu.

 

 Yola çıkmadan önce Kayra araştırma için aklında birkaç soru belirlemişti. Kraliyet ailesi bu klanları korusa da neden onları açık arttırma salonunda tutuyordu? Onları koruduğunu söylemesi yeterli değil miydi? Yüzen Şehir’de kraliyet ailesinin koruduğu bir klana saldırabilecek kimler vardı ve bunları nasıl kullanabilirdi?

 

 

Tekrar bir kayık kiralayıp şehrin su kanallarında bir süre ilerledikten sonra açık arttırma salonu görüşlerine girmişti. Işık Kristalleriyle süslenmiş salonun kapısında büyük harflerle ’Zu’ yazıyordu. Büyük yapıyla birleşmiş bu harfler çevresine baskın bir aura yayıyordu.  Bu harfler kraliyet ailesinin tüm mülklerine bıraktığı bir işaretti.

 

 

Kayra ve Sha kayıktan inip açık arttırmanın girişine doğru yürüdüler. Şehrin girişi gibi açık arttırma salonunun girişi de oldukça kalabalıktı. Girişe yaklaştıklarında Kayra 5 gencin yüksek sesle konuştuklarını duyduğunda durdu.

 

 Uzun saçlı lüks kıyafetler giymiş bir genç çevredekilerin duyabileceği bir sesle ‘’Lan Klanı’nın kraliyet ailesine yardım için yalvardığını duydum. Küçük bir fare gibi burada saklanıyorlarmış.’’ dedi. Kayra gencin sesindeki alayı hissedebiliyordu.

 

Gencin konuşmasıyla çevredekiler dikkatlerini onlara yöneltmişti. Gençler sanki bunu bekliyorlarmış gibi hep bir ağızdan konuşmaya başladılar. ‘’Ben Genç Efendi Lan’ın kraliyet ailesinin kölelerinden biriyle evleneceğini duydum.’’, ‘’Ben…’’

 

 Kayra bu konuşmaları duyduğunda zihninde iki olasılık belirmişti. Ya Lan Klanı’nın tahmin ettiklerinden daha güçlü düşmanları vardı ya da kraliyet ailesi Lan Klanı’nı tam olarak korumuyordu. 20 yaşlarında olan bu gençlerin açık arttırmanın önünde bu şekilde konuşabilmeleri bunu gösteriyordu. Bu durum Kayra’yı yeni sorulara yöneltmişti. Lin Ülkesi’nde ölen yaşlı adam nasıl bütün bunları engelleyebiliyordu?...

  ….............

 

Aynı zamanda Yüzen Şehrin dışındaki ormanda Küçük Şeytan, yaşlı adamın Kayra’yı her çağırdığında yaptığı gibi bir ateşin önünde oturmuştu. Elindeki büyük et parçasını ateşte pişirmeye çalışırken düşünceli bir ifadeyle Yüzen Şehre bakıyordu. Küçük Şeytan bir süre Yüzen Şehre baktıktan sonra, kafasını kaldırıp arkasındaki ağaca baktı.

 

 

Siyah puma ağacın dallarından birine uzanmış Zu Denizi’ni seyrediyordu. Küçük Şeytan bunu gördüğünde Yüzen Şehri işaret edip ‘’Küçük kız bunu hissedebiliyor musun? Hissedemiyorsan, çocuk ayrılana kadar hissetmeye çalışmalısın. Dinlenme yerimi Zu Ülkesi’nde seçme nedenim bu histi.’’ dedi.

 

 Ancak siyah puma onu duymamış gibi davranıyordu. Küçük Şeytan, siyah pumanın ilgi duymadığını gördüğünde iç çekip, yine 25 yaşındaki görüntüsüne uymayan bir sesle ‘’Herkesin Yüzen Şehir olarak bahsettiği bu şehrin, uzun zaman önce batmış küçük bir mezar olduğunu biliyor muydun? Bakanların pişmanlığını hissetmesi için yapılmış bir mezar.’’ dedi.

 

 

Bu sözlerle siyah puma şehre bakmaya başlamıştı. Küçük Şeytanın sözleriyle ilgilenmiş gibiydi. Ancak ne kadar baksa da bir şey hissedemediğinden şehre bakmayı bırakıp duygusuz sesiyle ‘’Yine yaşlı bir adam gibi konuşmaya başladın. Neden böyle bir yeri dinlenme yerin olarak seçtin? Bir başkasının pişmanlığını hissetmenin ne anlamı var?’’ dedi.

 

 

Küçük Şeytan başını iki yana sallayıp ‘’Küçük kız anlamıyorsun, bazıları anlatmak  için sözleri kullanmazlar. Sözlerin yeterli olmadığını düşünürler. Bu mezarı yapan uzmanın arzusu, Zu Denizi’nden geçenlere gerçek pişmanlığın ne olduğunu gösterip, pişman olacakları şeyleri yapmalarına engel olmaktı. Savaşı yaşayan birinin barışı arzulaması gibi, her şey gelecekte buna benzer bir mezarın yapılmasını engellemek için…’’ dedi. Küçük Şeytan bunları söylerken yine yaşlı bir adam gibi konuşmuştu.

 

 

Bu sözlerden sonra siyah puma tekrar şehre bakmaya başlamıştı. Bu sefer gözünü şehirden ayırmaya niyeti yokmuş gibi görünüyordu. Bu amaçla yapılan mezarın nasıl böyle bir şehre dönüştüğünü de merak ediyordu. Küçük Şeytan bunu gördüğünde gülümsedi, küçük bir ihtimalde olsa onun bu pişmanlığı hissetmesini istiyordu. Bu gelecekte karar vermeden önce iki defa düşünmesini sağlayacaktı…

 

Shiina'nın notu:  Umarım beğenmişsinizdir.  

55. ve 56.  bölümler arayı kapattığımı hissettirdiler. Yazarken daha rahattım. *-*

İyi günler dilerim...




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1010

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 934

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 772

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 742

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 624

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 544

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 535

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 464

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 430

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 232

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 160

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 115

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 99

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 72

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 9579 Üye Sayısı
  • 250 Seri Sayısı
  • 14499 Bölüm Sayısı


creator
manga tr