Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Lord Of The Demons - Bölüm: 45 - Hiçliğin Varlığa Dönüşmesi


Shiina'nın notu Keyifli okumalar

 

Kayra, Sha’yla birlikte hızla Lin Ülkesi’ne doğru ilerliyordu. 1 ay boyunca katlanmak zorunda kaldığı Savaşçı Alemi hızından ve daha önceki Ölümlü Alemi hızından kurtulup kendi hızıyla ilerleyebildiği için halinden memnundu.

 

 

Geçen 1 ayda Savaşçı Alemi’nin 2. seviyesinden 6. seviyesine ulaşan Sha da Kayra gibi halinden memnundu. Bu hızla ilerleyebilseydi kısa sürede Ölümlü Aleme ulaşabilirdi. Aynı zamanda Çift Hançer Tekniğinin 1. Seviyesini de anlamaya başlamıştı. Bunları düşünen Sha taktığı geniş şapkayı çıkarıp kar beyaz saçlarının rüzgarda dalgalanmasına izin verirken alaylı bir sesle ‘’Kayra hala Antik Yıldırım Tekniğini öğrenemedin mi? Bu konuda gerçekten kötüsün.’’ dedi. Sha 3-4 gün boyunca durmadan ilerleyeceklerinden ve etrafta kimse olmadığından Kayra’yla dalga geçmeye karar vermişti. Lu An ve Lu Tantai’nin yanında genellikle zihinsel olarak konuşuyorlardı.

 

 

 Kayra, Sha’nın alaylı sesini duyduğunda ona uyarak alaylı bir sesle ‘’Ben 12 yaşındayken Savaşçı Alemi’nin zirvesindekilerden daha hızlıydım…’’ Kayra, Sha’nın teknikle ilgili söylediklerini görmezden gelip 12 yaşındaki gücü hakkında konuşmaya başlamıştı.

 

 

  İkili sohbet edip ilerlerken kan kırmızısı uzun elbiseli adam Kayra’nın hızına yakın bir hızla arkalarından takip ediyordu. Takip ederken bir yandan bir şeyler atıştırıyor bir yandan da kendi kendine konuşuyordu. ‘’Yaşlı bunaktan rozetimi geri istemeliydim. Bu yeni rozetle neler olduğunu anlayamıyorum. Garip Kızıl Ayı’yı almak için o kadar uğraşmı… Hmm?’’

 

 

  Kırmızılı adam konuşmasını bitiremeden ortadan kaybolup Kayra ve Sha’nın yaklaşık 2 gün sonra ulaşacakları bir noktanın gökyüzünde ortaya çıktı. Uzun elbisesinin pelerini havada dalgalanırken güçlü bir aura yayıyordu. Hemen aşağısında on binlerce farklı türde canavar Kayra ve Sha’yla aynı yönde Lin Ülkesi’ne doğru ilerliyorlardı. Kırmızılı adam binlerce yaratığı görmezden gelip grubun en önünde ilerleyen siyah pumaya odaklanmıştı. Aynı zamanda siyah puma da kırmızılı adama odaklanmıştı.

 

 

 Kırmızılı adam pumayla bir süre bakıştıktan sonra ‘’Oldukça nadir küçük kız üzerindeki bu aura olmasaydı seni yanıma alabilirdim. Bu seviyedeki biriyle… Lin Ülkesi’nin sonu gelmiş görünüyor.’’ dedi. Kırmızılı adamın konuşmasından sonra bir kızın endişeli sesi zihninde ‘’Buna karışmayacağınızı umuyorum.’’ dedi. Kırmızılı adam endişeli sesteki kin ve nefreti fark etmişti.

 

 

 Kırmızılı adam ‘’Buna karışmak? Lin Ülkesi’nin Zu Ormanı’na yaptığı son saldırıyı biliyorum. İntikam almanız doğal ancak senden küçük bir isteğim var.’’ dedikten sonra pumanın önünde ortaya çıkan rozete işaret edip pumayla birlikte ilerleyen gurubun tamamını donduracak bir aura salarken ‘’Bu rozetin aurasını hisset bu auraya sahip kişilere ve yakınlarına saldırırsanız Zu Ormanı’nın tamamını ortadan kaldırırım. Karşılığında saldırı biter bitmez ormanın derinliklerine kaçmanı öneriyorum Zu Ülkesi seni arayacaktır.’’ dedi.

 

 

 Kırmızılı adam konuşmasının ardından rozetle birlikte ortadan kaybolup tekrar Kayra ve Sha’nın arkasında ortaya çıktı. Daha sonra hiçbir şey olmamış gibi elinde ortaya çıkan eti yiyip eskisi gibi kendi kendine konuşarak takibine devam etti. ‘’1-2 gün sonra onları gördüğünde ne tepki vereceğini merak ediyorum…’’

 

 

Kayra ve Sha 1 aydır onları takip eden kişiden bihaber yollarına devam ediyorlardı. Kayra’nın hızıyla 2 gün sonra Lin Ülkesi’nin sınırlarına ulaşmışlardı. Ancak Lin Ülkesi’nin büyük surlarıyla karşılaşmak yerine yıkık surlar ve parçalanmış binalarla karşılaşmıştı. Her yerde ölü insanların parçalanmış cesetleri bulunuyordu. Kayra ve Sha gördükleri bu sahneyle biraz şaşırsalar da çok büyük bir tepki vermemişlerdi. Kayra buna benzer 3 katliamı yaşamışken Sha da daha önce buna benzer bir katliamın nasıl gerçekleştiğine şahit olmuştu.

 

 

 Kayra ölü cesetlerle birlikte birçok yaratığın kesilmiş ya da yakılmış cesetlerini de fark etmişti. Bunun Zu Ormanı’nın yaratıkları tarafından yapıldığını tahmin etmek zor değildi. Kayra’nın anlam veremediği bu ceset yığınlarının sonu yokmuş gibi görünmesiydi. Ülkenin içerisine doğru ilerlemesine rağmen gözüyle görebildiği her yer yıkılan yapılar ve parçalanan cesetlerle doluydu.

 

 

 Kayra, simyacının olduğu yere doğru 5-6 saat daha ilerledikten sonra patlama sesleriyle karışık yaratık kükremeleri ve insan çığlıkları duymaya başlamıştı. Kısa bir süre sonra birbiriyle savaşan binlerce yaratık ve insan görüşüne girmişti. Dev boyutlarda farklı yaratıklar ve onları durdurmaya çalışan yüzlerce uzman… Daha önceki cesetlere büyük bir tepki göstermeyen Kayra ve Sha hayatları için savaşan bu insanları ve yaratıkları gördüklerinde şoklarına engel olamamışlardı. İnsanların çoğu yetiştirici olsa da aralarında sıradan olanlarda vardı. Kayra’nın yaklaşmasıyla yaratık topluluğundan Houtian Alemi’ne yakın aura yayan bir yılan hızla Kayra’ya yöneldi.

 

 

  Kayra dev yılanın ona yönelmesiyle yüzüğünden hançerlerinden birini çıkarırken diğer eliyle Sha’yı indirip kolunu Sha’nın beline sardı. Bu şekilde daha rahat hareket edebilecekti. Ani hareketleriyle Sha’nın düşmesinden korkuyordu. Kayra bu şekilde hazırlanıp dev yılanın saldırısını beklerken dev yılan Kayra’nın 4-5 metre yakınına geldikten sonra hızla geri dönüp yaratık topluluğuna karışmıştı. Kayra yılanın bu beklenmedik hareketine şaşırsa da simyacının şuan ki durumunu bilmediğinden hızını sürdürerek yılan gibi yolundan çekilen canavarları geçip ilerlemeye devam etti.

 

 

 Kayra yaklaşık 4-5 saat boyunca bu şekilde ilerledikten sonra gördüğü yaratıklarla insanların güçleri artmaya başlamıştı. Güçlerini hissedemediği birkaç uzmanla bile karşılaşmıştı. Savaşlarına odaklanan bu uzmanlar çevrelerinde savaşan ya da kaçan birçok kişi olduğundan Kayra’ya dikkat etmemişlerdi. Bu seviyedeki yaratıklarda ne Kayra’dan korkup kaçıyorlardı ne de ona saldırıyorlardı. Kayra savaş alanında dokunulmamış tek kişiydi. Çok hızlı hareket ettiğinden dışarıdan bir şeylerden kaçıyormuş gibi görünüyordu…

 

 

Aynı zamanda bilinmeyen bir yerde büyük bir gezegenin önünde 49 kişi bir araya gelmiş geriye kalan son kişiyi bekliyorlardı. Bir süre bekledikten sonra önlerindeki uzay parçalanıp açılan boşluktan siyah pelerinli bir adam çıkmıştı. Siyah pelerinli adam onu bekleyen 49 kişiye bir göz attıktan sonra ‘’Toplam 4 kişi tek seferde bu kadar kişiyi bulalı uzun zaman oldu.’’ dedi.

 

 

Siyah pelerinli adam sözlerini doğal bir şekilde söylese de gruptakiler bu doğal sözleri duyduklarında birbirlerine garip bakışlar attılar. Daha önce siyah pelerinli adamla konuşan iri adam titrek bir sesle ‘’Gerçekten hatırlıyor musun?’’ dedi. Siyah pelerinli adamın bu konuda şaka yapacağını düşünmese de teyit etmek için sormak zorundaydı.

 

 

İri adamın sözleriyle siyah pelerinli adam bir an duraksadı. Bu duraksamayla gruptaki herkesin gözleri kırmızılaşmaya bir süre sonrada sulanmaya başlamıştı. Hepsi şimdiye kadar bekledikleri anın geldiğini anlamıştı. Hiçlik gerçektende hatırlıyordu. Bu anı görmek için kaç yıl kaç asır çabaladıklarını bir tek onlar biliyordu.

 

 

 Siyah pelerinli adam 49 çift heyecanlı göze bakarken yerinde donmuştu. Gerçekten hatırlıyordu anıları teker teker gün yüzüne çıkıyordu. Her şeyi an ve an tekrar yaşıyordu. Bir süre sonra diğerleri gibi gözleri ıslanmaya başlamıştı. Uzun bir süre duygusuz yaşamış gruptakiler, hiçliğin bu halini gördüklerinde heyecanlı ifadelerle birbirlerine bakıp kendilerini gizlemek için bir bariyer oluşturdular. Tüm emekleri bu anı yaşamak için değil miydi? Hiçliğin varlığa dönüşmesi bu sefer başarı ihtimallerinin çok daha yüksek olduğunu gösteriyordu…

 

 

Shiina'nın notu:

Biriktirebildiğim ilk bölümüde atıyorum. *-*

Bayramı benim gibi boş ve yalnız geçirenler için... :)




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1008

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 932

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 769

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 736

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 542

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 532

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 462

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 429

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 230

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 161

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 111

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 95

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 67

Site İstatistikleri

  • 9302 Üye Sayısı
  • 248 Seri Sayısı
  • 14334 Bölüm Sayısı


creator
manga tr