Korku dağları bekler. #Atasözü

Lord Of The Demons - Bölüm: 40 - Kanun, Çiçeklerle Dans Eden Zarif Parmaklar


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar.

 

 

 Kayra planın bu kadar eksiksiz bir şekilde ilerleyeceğini düşünmemişti. Bu durum bu şekilde devam ederse kontrollerinden çıkabilirdi. Turnuvayı yönetmek için yeterli nüfusa sahip değillerdi. Lu An da Kayra gibi bunu fark etmişti. Turnuvaya katılım şartlarını çok katı yapıp yüksek meblağlarda hazineler istemiş olmalarına rağmen katılımcı sayısı kontrolsüz bir şekilde artıyordu. Öyle ki Bahar Ülkesi’nin kraliyet ailesi turnuvayı yapabilmeleri için Çiçek Şehri’nin en büyük arenasını kullanmalarına izin vermişti.

 

 

   Lu An işlerin kontrolden çıkacağını fark ettiğinden kraliyet ailesiyle iletişim kurabilme fırsatını kullanarak onlara bir anlaşma önermişti. Sadece turnuvayı yöneterek bütün karın %30’unu alabilirlerdi. Bu yüksek değerle gelişen ilişkileri sayesinde turnuvadan kazanılan hazineleri de kraliyet ailesinden binek almak için kullanabilirlerdi.

 

 

   Lu Klanı’nın Bahar Ülkesi’ndeki şubesi güçlü olsa da kraliyet ailesi gibi Çiçek Şehri’nde hızlı bir şekilde çalışamazlardı. Şuanda ihtiyaçları olan nüfusu sadece kraliyet ailesi sağlayabilirdi. Bu nüfusu kullanarak işleri arka plandan yürütüp 4-5 gün sonra dikkat çekmeden ülkeden ayrılabilirlerdi. Lu Tantai ve Lu An’ın Lu Klanı’ndan olmaları burada da işlerine yaramıştı. Lu Klanı gibi güçlü bir klandan olmasalardı kraliyet ailesi bu kimsesiz grubu görmezden gelip her şeyi devralabilirdi.

 

 

   Kraliyet ailesiyle yapılan anlaşmayla turnuva çok hızlı bir şekilde düzenlenmişti. Birçok tarikat ve klandan gelen uzmanlarla büyük arenanın etrafı iğne atsan düşmeyecek hale gelmişti. Dedikoduların ve turnuvanın bu ani çıkışı genç neslin dikkatini çekmese de klanların ve tarikatların dikkatini çekmişti. Bunun kimin planı olduğunu bilmek isteseler de her şey kraliyet ailesi tarafından yapılmış gibi görünüyordu. Kraliyet ailesiyle birlikte turnuvadan kazanç elde edebileceğini düşünen klanlar ve tarikatlar karşı çıkamayacakları bir güç oluşturmuştu. En büyük kazananın kraliyet ailesi olduğunu kabul etmek istemeseler de bu engel olabilecekleri bir şey değildi.

 

 

   Turnuvaya kayıtlar 1 gün boyunca bu şekilde devam edecekti. Kayra ve grup tüm işi kraliyet ailesine yığdıklarından şehirde özgürce gezebiliyorlardı. Turnuvaya katılmadan bile kazançları çok yüksek olacaktı. Ancak bütün bunlara rağmen kraliyet ailesinden Ölümlü Alemi’nin 4. seviyesindeki bir bineği alabilmek için Lu Tantai’nin ya da Kayra’nın turnuvada ilk 10’a girmesi gerekiyordu. Buradan bineklerin ne kadar değerli oldukları anlaşılabilirdi. Kayra ve Lu Tantai daha sonra olabilecek durumlara karşı 10. ve 9. olmaya karar vermişlerdi. Bu şekilde geride biraz birikim bırakarak sorun yaşamadan istediklerini elde edebilirlerdi.

 

 

   Tek bir binek alabilecek olsalar da Ölümlü Alemin 6. seviyesinin gücüne sahip bir bineğin birkaç kişiyi taşıması bir sorun değildi. Kayra bu sorunu halledebildiği için biraz rahatlamıştı. Alacakları bineğin hızıyla kısa sürede simyacıya ulaşabilirlerdi. Grup rahat olduklarından değişik çiçek süslemelerini inceleyerek yavaşça şehri geziyordu.

 

 

  Bu şekilde Çiçek Şehri’ndeki geniş caddelerden tenha sokaklara, tenha sokaklardan geniş caddelere geçerek vakitlerini değerlendiriyorlardı. Yakında tekrar yolculuğa çıkacaklarından bu onlar için nadir bir fırsattı. Bir süre bu şekilde gezmeye devam ettikten sonra tenha bir sokağa daha girmişlerdi. Her tarafı çeşitli çiçeklerle süslenmiş sokak şimdiye kadar gezdikleri yerlerden çok farklı bir hava veriyordu. Rüzgarsız havada hafifçe sallanan birçok renkte çiçek ve yüzlerine vuran güzel koku.

 

 

  Bu sahneye şahit olan grup bir süre yürümeyi kesmişlerdi. Gördükleri bu sahne ayrılmalarına engel oluyordu. Onların duraklamasıyla eş zamanlı olarak kulaklarına kanun tellerinin huzur veren sesleri gelmeye başlamıştı. Bu seslerle çiçekler arasında daha önce fark etmedikleri zarif bedeniyle bir kız olduğu belli olan bambu şapkalı renkli bir elbise giymiş sokak çalgıcısını fark ettiler. Kendileri sokakta duran bir leke gibiyken sokak çalgıcısı sokağı süsleyen çiçeklerden farklı değildi. Çiçekler dans ederek zarif parmaklarına eşlik ediyor gibiydi.

 

 

  Daha önce sokağın verdiği huzurlu havayla mest olan grup bu huzura eşlik eden kanunla kendilerini kaybetmişlerdi. Hayal edebilecekleri ve kendilerini en huzurlu hissedebilecekleri ortamları ve olayları bir bir görüyor ve yaşıyor gibiydiler. Kayra kızın kanun üstünde dans eden zarif parmaklarına bakarak düşüncelere dalmıştı. Daha önce bu zarif olduğu kadar zayıf ve kırılgan olan parmakların ona bu hisleri verebileceğini söyleselerdi buna inanmazdı.

 

 

   Kayra düşüncelerinden sıyrılıp kendine geldiğinde daha önce dans eden çiçeklerle birlikte dans eden parmaklarda durmuştu. Daha önce farklı bir hava veren huzurlu sokak birçok kez geçtikleri sokaklardan farklı görünmüyordu artık. Hafif bir hüzün yayan sokaktaki çiçekler parmakların durmasından memnun değillermiş gibi görünüyorlardı. Çiçekler gibi Kayra ve grupta kısa gibi gelen bir günlük bu hayalin bitmesinden memnun değillerdi.

 

 

   Bambu şapkalı kız belirli bir ritimle önündeki kanunu kaldırıp aynı ritimle sokağın dışına doğru yürüyüp geniş caddedeki kalabalıkta kayboldu. Kayra ve grup bu anın sona ermesini istemeseler de tesadüfen karşılaştıkları bu çalgıcıya engel olamazlardı. Onunla konuşmak isteseler de söyleyecek bir şey bulamamışlardı. Tesadüf eseri karşılaştıkları bu çalgıcıyı bir daha görme ihtimallerinin çok düşük olduğunu biliyorlardı.

 

 

  Grup bir süre daha sessiz ve hüzünlü sokakta durduktan sonra kaldıkları Nergis Hanı’na geri dönmeye karar verdiler. Bu gece dinlenerek yarın ki turnuvaya hazırlanmaları gerekiyordu. Kayra ve diğerleri geri dönerken bambu şapkalı çalgıcı elinde kanunla Çiçek Şehri’nin büyük arenasına doğru ilerliyordu. Yavaş ve ritimli adımları bir süre sonra hızlanmaya başladı. Kısa süre sonra büyük arenanın önüne gelmişti.

 

 

   Kayıt başvurusu yapmak için sıraya dizilen birçok uzmanla birlikte sıraya girip bir süre sırasının gelmesini bekledikten sonra kayıt yaptıran iri görevliye üzerinde ‘’Prenses Su’’ yazan bir rozet gösterdi. İri görevli bu rozeti gördüğünde bir süre şaşkın bir yüzle tepki verememişti. Çalgıcı görevlinin bu halini gördüğünde fısıltı gibi gelen nazik bir sesle ‘’Neden bu kadar şaşırdın Dağ? İri cüssene uymayan tepkiler veriyorsun.’’ dedi.

 

 

  İri görevli bu sözleri duyduğunda acı bir şekilde gülümserken ‘’Bunu aileden saklayabileceğimi sanmıyorum. Başınıza bir şey gelirse aile buna dayanamaz.’’ dedi. Çalgıcı, iri adamın ifadesini gördüğünde iç çekip ‘’Genç nesilden birinin bana zarar verebileceğini mi söylüyorsun? Artık beni durduramayacaklarını bilmelisin. Kaydı yaptırdığın sürece istediğini yapabilirsin.’’ diyip sıradan ayrıldı. İri adam bu sözleri duyduğunda başını iki yana salladı. Bahar Ülkesi’nin en büyük hazinesini kaybettiğini ve bir daha geri kazanamayacağını biliyordu.

 

 

   Bir sonraki sabah Kayra erkenden uyanıp duş aldıktan sonra daha önce oturdukları masada oturup diğerlerini gelmesini beklemeye başladı. Bu kısa bekleyişte daha önce dinlediği kanun zihninde kontrolsüz bir şekilde çalıyordu. Bu kısa bekleyişinin daha da uzamasını istemesine neden oluyordu. Aradan uzun bir süre geçmesine rağmen kimsenin gelmediğini gören Kayra diğerlerinin de onun gibi olduğunu anlamıştı…

 

 

 

 Shiina'nın notu: Umarım beğenmişsinizdir...

İyi günler dilerim...




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1451

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1198

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 986

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 799

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 778

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 592

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 592

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 157

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 150

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 149

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 14940 Üye Sayısı
    • 709 Seri Sayısı
    • 33160 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr