Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Lord Of The Demons - Bölüm: 39 - Gururlu, Kibirli ve İşe Yaramazlar, Büyük Kardeş


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar.

 

 

Çeşitli çiçeklerle süslenmiş şehrin caddeleri lüks giyimli çiftlerle doluydu. Yalnız gezen birkaç kişi dışında tüm cadde bu şekildeydi. Kayra ve grup şehre girdiğinde atları şehri korumak için nöbet tutan askerler tarafından durdurulmuştu. Askerlerin çoğu Savaşçı Alemi’nin 5. ve 6. Seviyesindeydi. Savaşçı Alemi’nin 6. seviyesinde olan bir asker öne çıkıp ‘’Çiçek Şehri’nde binekle yolculuk yapmak yasak. Ülkeye bineklerinizle girmek istiyorsanız başka bir şehirden girmek zorundasınız.’’ dedi.

 

 

    Kayra bu sözleri duyduğunda kaşlarını çattı. Bulundukları yerden caddedeki birçok lüks arabayı görebiliyordu. Bu kuralların sadece onlar gibi yolculara uygulandığı belliydi. Lu Tantai bu sözleri bekliyormuş gibi korumaya bakıp ‘’Lu Klanı’nın Çiçek Şehrinde yolculuk yapamayacağını mı söylüyorsun?’’  dedi. Lu Tantai’nin şubesi Lu Klanı’nın Zu Bölgesi’ndeki merkez şubesinden geliyordu. Kaş Ülkesi’ne gönderilmelerine rağmen birçok eğitimden geçip birçok konu hakkında bilgilendirilmişlerdi. Bu yüzden Lu Tantai Çiçek Şehri’nin sistemini biliyordu. Belli statüleri olmayanlar şehre girmekte zorlandıkları gibi girseler de birçok kısıtlamaya tabi tutuluyorlardı.

 

 

   Koruma Lu Tantai’nin sözlerini duyduğunda elini sallayıp yolu açtı. Lu Klanı’ndakiler Zu Bölgesi’ndeki her ülkede olduğu gibi Bahar Ülkesi’nde de yüksek bir konumdaydı. Lu Klanı Zu Bölgesi’nin tamamında büyük bir güç olsa da bu güçlerini göstermeme eğilimindeydiler. Ortada pay alınacak bir parça varsa Lu Klanı yutabilecekleri kadarını alırdı. Bu şekilde birçok klanın ve tarikatın aksine uzun yıllardır hayatta kalabilmişlerdi.

 

 

  Lu Tantai’nin müdahalesiyle grup Çiçek Şehri’ne girebilmişti. Kullandıkları atlar büyük bir cüsseye sahip olup dikkat çekse de geniş caddede rahat bir şekilde ilerleyebiliyorlardı. Grup bir süre ilerledikten sonra birkaç kişiye sordukları sorularla şehrin ünlü hanlarından birine gelmişlerdi. Bu hanın adı Nergis Han’ıydı. Balkonları ve camları sarı nergislerle süslenmiş olan han caddede oldukça dikkat çekiyordu.  Grup handaki odalarını seçtikten sonra Batı Ülkesi’nde yaptıkları gibi bir masanın etrafında oturmuşlardı. Daha önce prensesin engel olduğu planları şimdi yapabilirlerdi. Kısa sürede nasıl yeni binekler bulabilirlerdi?

 

 

  Lu An bu anı bekliyormuş gibi sandalyesinde doğrulup ‘’Bu şehrin avantajını kullanmalıyız.’’ dedi. Bunu söylerken biraz heyecanlı görünüyordu. Bir süre duraksadıktan sonra ‘’Çiçek Şehri’nin genelinde güçlü klanların ve tarikatların genç neslinin yaşadığını bilmelisiniz. Bu gururlu ve kibirli oldukları kadar işe yaramaz olan genç nesil üyeleri klanlarının durumunu önemsemeden maddi değeri olan her şeyi genelevlerde ve kumarhanelerde harcıyorlar. Genç nesiller arasında biraz göz önüne çıkabilmek için yapamayacakları bir şey yok.’’ diyerek konuşmasına devam etti.

 

 

   Lu An’ın bu sözlerini duyan grubun gözleri parladı. Herkes Lu An’ın planını anlamıştı. Bu gururlu, kibirli ve işe yaramaz genç nesilleri kullanarak amaçlarına ulaşmaları çok zor olmazdı. Şimdiye kadar Kayra’yla zihinsel konuşmaları dışında hiç konuşmayan Sha, Lu An konuşmasını bitirdiğinde Lu An’a bakıp ‘’Bütün bu klanları rahatsız etmeden bunu yapmak çok zor. Güçlü klanlar ve tarikatlar genç nesilleri işe yaramaz olsa da onların soyulmalarına göz yummayacaklardır. Bu şekilde olmasaydı uzun zaman önce birileri planladığımızı yapmıştı.’’ dedi. Lu An’ın konuşmasının burada bitmediğini bilse de uyarmadan edememişti. Bahar Ülkesi’nin tamamına düşman olmayı göze alamazlardı.

 

 

  Lu An, Sha’nın bu kadar uzun konuşmasına şaşırsa da önemli bir noktaya geldiğinden bunu umursamadan konuşmasına devam edip ‘’Dediğin gibi bunu göze alamayız. Lu Klanı bile bunu göze alamaz, Zu Bölgesi’nde birçok ittifak bulunduğundan bir klanı rahatsız ederek ittifak üyelerinin tamamını rahatsız etmiş oluruz. Bu noktada Prenses Lin’e teşekkür etmeliyiz. Batı Ülkesi’ndeki gibi bir turnuva düzenleyerek bunun önüne geçebiliriz. Düzenleyeceğimiz haklı bir turnuvayla güçlü olan herkesi ödüllendirebiliriz. Bu şekilde çoğu klan hallerinden memnun olmasalar da bizi suçlamak yerine memnun olan klanlarla kendi genç nesillerini suçlayacaklar.’’ dedi. Lu An buraya kadar konuştuktan sonra kendi kendine mırıldanmaya başlamıştı.‘’Kayra ve Lu Tantai ilk 10’a girerse elde ettikleri… ‘’

 

 

  Kayra, bu planı duyduğunda Lu An’ı getirme kararının doğru olduğunu anlamıştı. Bu planı düşünebilmek için klanlar, tarikatlar ve genç kuşaklar arasındaki rekabeti bilmek gerekiyordu. Aynı zamanda bu planın kilit bir noktası vardı. Herkes bir turnuva düzenleyebilecek olsa büyük çaplı bir turnuva olmadan istediklerini alamazlardı. Çiçek Şehri’ndeki hemen hemen herkesin katılmasını sağlamaları gerekiyordu. Lu An henüz bu kilit noktadan bahsetmese de bu konuda emin olmadan bu planı anlatmazdı.

 

 

  Lu An bir süre kendi kendine mırıldandıktan sonra gizemli bir şekilde gülümseyip parlak gözlerle Kayra’ya bakarken konuşmaya devam etti ‘’Merak ettiğiniz kilit noktaya gelirsek bunun için büyük kardeşi kullanacağız…’’ Lu An bunu söyledikten sonra düşündüğü planı ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. Plana göre bugün harekete geçmeleri gerekiyordu. Lu An’ın konuşması bittiğinde Kayra’nın yaptığı bir değişiklikle planı herkes kabul etmişti. İlk gün Çiçek Şehri’ndeki bütün dedikoduları ve genç nesil üyelerinin karakterlerini öğrenmek için dördü şehre dağılacaktı. Daha sonra diğer üçü turnuvayı düzenlerken Kayra bu bilgileri kullanarak şehirde hikayeler anlatmaya başlayacaktı.

 

 

  Grup handan ayrılarak Sha’nın Kayra’yla gitmesi dışında her şeyi Lu An’ın planına göre yapmaya başladılar. Bir sonraki gün herkes daha önceki gibi masada oturmuşlardı. Öne çıkmak için her şeylerini paylaşan bu genç nesillerin karakterini anlamak zor değildi. Birbirlerine öğrendiklerini anlattıktan sonra grup tekrar handan ayrıldı. Kayra Sha’yla birlikte sokak satıcılarının yoğunlaştığı noktalara gidip hikayelerini anlatmaya başlamıştı. Tüm gün satış yapan bu satıcılar bu değişikliğe karşı değillerdi.

 

  

  '’Bir gün Çiçek Şehri’nin Tanrıçası Bayan Su zehirlenir. Çiçek Şehri’nin tamamında ünlü olan Tanrıça  Su’nun zehirlenmesi güçlü ve cesur genç kuşakların günlerini huzur içinde geçirememesine neden olur. Böyle güzel birinin kaderi bu şekilde sona mı erecekti? Ancak Yu Klanı’nın Genç Efendisi dışında dışarıdan güçlü ve cesur görünen bu gençler işe yaramazdan başka bir şey değillerdi…’’

 

 

   Kayra bu şekilde Genç Efendi Yu’nun gücünü kullanarak büyük zorluklarla Bayan Su’yu tedavi ettiğine ve gizlice bir araya geldiklerine dair basit bir hikaye anlatmıştı. Hikayedeki bazı doğrular dışında çoğu yalan olsa da 5 yıl boyunca hikaye anlatmış olan büyük kardeş için bunu inandırıcı kılmak zor değildi. Kayra’nın abartılı hikayesini dinleyen satıcılar anında yeni buldukları bu dedikoduyu yaymaya başladılar. Ancak Kayra ve Sha onlardan çok daha hızlı hareket ediyordu. Kayra farklı genç nesillerin Tanrıça  Su’yu tedavi ettiğini söyleyerek şehrin her yanına bu hikayeyi yaymaya başlamıştı.

 

 

  Şehirdeki herkesin Tanrıçası olan Bayan Su’yu kurtaran kahramanın ve onu kurtaramayan işe yaramaz genç kuşakların hikayesi bu şekilde herkese yayılmıştı. Hikayeyi dinleyen herkes kendi kahramanlarına hayranlık duyup diğerlerini kabul etmiyorlardı. Hikayenin yayılmasındaki en büyük etken de buydu. Tartışmalar destekler oluşturduğu gibi rakiplerde oluşturmuştu. Aynı zamanda Şehirde başka bir dedikodu daha yayılmıştı. Şehir merkezinde işe yaramazları ayırt etmek için bir turnuva yapılacaktı. Bu dedikoduyla daha önce hikaye tartışması yapan herkes artık kimin daha güçlü olduğuna dair tartışmaya başlamıştı.

 

 

 Lu An zayıf olan genç kuşakların bile bu dedikodulardan kaçmasına izin vermemişti. Turnuva kurallarına göre ‘’bir kralın gücü ordusudur.’’ düşüncesiyle temsilcilere izin veriliyordu. Bu şekilde zayıf ama zengin olan genç kuşaklara da öne çıkma fırsatı vermiş olacaklardı. Kendilerini göstermek için fırsat bulamayan genç nesiller anında turnuvaya kayıt olmak için şehrin merkezine akın etmeye başlamışlardı. Aynı zamanda yeteneklerini göstermek isteyen güçlü gençler de herkes tarafından ilgi duyulan bu turnuvayı kendilerini göstermek için kullanmak istiyorlardı. Ancak güçlü olsalar da turnuvaya katılabilme şartlarını karşılayamayan zayıf klanlardan birçok genç vardı. Bu genç kuşakların kendilerini göstermek için seçtikleri yolu tahmin etmek zor değildi...

 

 

 Shiina'nın notu: Bilmeyenler için yorumlarla alakalı bir bilgi vermek istiyorum. Her bölüme abone olduğumdan atılan yorumları bildirim olarak alıyorum. Günceldeki bölümler dışında yazar görmez diye düşünmeyin *-*

İyi günler... 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1322

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1123

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 861

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 746

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 696

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 677

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 117

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 90

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17428 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23470 Bölüm Sayısı


creator
manga tr