Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Lord Of The Demons - Bölüm: 38 - Geri Kazanmak İçin Uğraşanlar


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar.

 

 

Zu Bölgesi’nde dağlık bir alanda yaklaşık 5 metre uzunluğunda 2 dev kaplan yan yana yavaş adımlarla yürüyordu. Kaplanlardan birinin üstünde 2 kişi yan yana uzanmıştı. Kaplanın uzun tüylerinden kıyafetleri ve görünüşleri tam olarak belli olmuyordu. Uzananlardan biri aniden doğrulup şikayet eder bir tonda ‘’Hey Ria, Lu Klanı’nın göz soyu işimize yarayacağından gruplarına katılmamızı söyledin. Söylediklerin mantıklı olsa da hızlarına bakacak olursak Ölümlü Alemde bile değiller. Ayrıca işe yaramaz bir simyacıyı alan garip bir çocukta var.’’ dedi.

 

 

  Garip bir şekilde doğrulan kişi hiçbir şey giymeyen genç bir adamdı. Uzun saçları, yakışıklı bir yüzü ve kaslı bir bedeni vardı. Genç adamın konuşmasıyla Ria adlı kişi kollarını uzatıp genç adamı aşağıya çekerken ‘’İlginç çocuktan mı bahsediyorsun? Bunu daha sonra konuşabiliriz. Yoksa bana güvenmiyor musun? Grup üyelerimizle tanışacağın için heyecanlı olduğunu söylemiştin. Hadi devam edelim.’’ dedi. Baştan çıkarıcı sesinden konuşan kişinin genç bir kız olduğu belli oluyordu.

 

 

  Genç adam bir süre tereddüt ettikten sonra ‘’Ria bu konuda ciddiyim. Tarikatta çok yavaş yükselirsek itibarımızla birlikte konumumuzu da kaybedeceğiz. Onların yükselmemizi istediğini bilmelisin.’’ dedi.  Ancak Ria adlı kızın bu konuyu umursamadığı belliydi. Genç adamı çekerken tekrar baştan çıkarıcı sesiyle ‘’Bunları daha sonra düşünebiliriz.’’ dedi.

 

 

 Genç adam bu sesi duyduğunda kısa bir süre tereddüt ettikten sonra tekrar tüylere dalarken konuşmaya başladı. ‘’En azından hızımızı onlara göre ayarlamaktan vazgeç…’’ ancak sözünü bitiremeden konuşması hissettiği yumuşak dudaklarla kesilmişti. Aynı zamanda daha önce yavaş adımlarla yürüyen iki kaplan yönlerini değiştirip hızlanmaya başlamışlardı…

 

 …

 

  Kayra ve grubu Bahar Ülkesi’ne doğru ilerlerken aniden Kayra ve Lu Tantai birbirlerine şaşkın bakışlar attılar. Daha önce yavaş ilerleyen gruplarındaki iki hayvan terbiyecisi aniden hızlarını onlarca kat arttırıp en uzak noktada olan iri adama doğru ilerlemeye başlamışlardı. Bu hızlarını koruyabilselerdi kısa sürede bir araya gelebilirlerdi. Bu şekilde buluşma süreleri çok daha kısa sürecekti. Lu Tantai başını iki yana sallarken ‘’Onları görememe şaşmamalı.’’ dedi.

 

 

  Bu ani hızlanmaya anlam veremeseler de bu onlar için iyi bir şeydi. Hızlarına bakılacak olursa Ölümlü Alemin zirvesine yakın olmalıydılar. Kayra hızlarını gördüğünde binekleri değiştirme arzusu daha da güçleniyordu. Onlardan daha hızlı olsa da Savaşçı Alemi’nin hızıyla yolculuk yapıyordu. Grup bu hızla 5 gün daha ilerleyip Bahar Ülkesi’nin sınırlarına ulaşmışlardı. Batı Ülkesi’nin aksine buralar çok daha canlı bir ortama sahipti. Her yer çiçekler, uzun yeşil otlar ve ağaçlarla doluydu.

 

 

 İlerlerken sohbet edip bir yandan da bu manzaranın tadını çıkarıyorlardı. Yaklaşık 1 aydır gördükleri ıssız topraklardan sonra burası cennet gibiydi. Grup bir süre böyle devam ettikten sonra görüşlerine küçük bir koyun sürüsüyle yaşlı bir çoban girdi. Ülkenin sınırlarına yakın olduklarından bu durum garip değildi. Kayra 5 gün önce aurasını tekrar gizlediğinden bindikleri atlar dışında normal insanlardan bir farkları yoktu.

 

 

  Ancak grubu şaşırtan garip bir olay oluyordu. Yaşlı çoban sürüsüyle ilerlerken kendi kendine yüksek sesle konuşuyordu. ‘’Büyük ve küçük önemli değil. Karar vermek büyük erdem, bak şu koyunlara iyi bir otlak olsa bile götürdüğüm kötü otlağa gelirler. Düşünmek büyük erdem, bak şu koyunlara yarın kesileceğini bilse de kaçmayı denemez. Birey olmak büyük erdem, bak şu koyunlara sürüyü nereye sürersem oraya... Güçlü olmak büyük erdem, bak şu koyunlara çobansız küçük bir kurda yem…’’ Yaşlı çoban bu şekilde birkaç cümle daha kurmuştu. Bütün bunları söyledikten sonra bir an duraksayıp bu sefer koyunların iyi özelliklerini saymaya başlamıştı. En son sürüyü durdurup koyunlara bakarak ‘’Alınmayın sözlerime, ben sadece size koyun olduğunuzu söylüyorum.’’ diyip konuşmasını bitirmişti.

 

 

 Kayra ve grup garip olduğunu düşündükleri bu olayı izlemek için atlarını durdurmuşlardı. Şaşkın ifadelerle yaşlı çobana bakıyorlardı. Yaşlı çoban konuşmasını bitirdikten sonra şaşkın gruba bakıp ‘’Ne o? Size de insan olduğunuzu söylememi mi istiyorsunuz?’’ diyip bir süre duraksadıktan sonra ‘’Oh, benim hatam siz de benim gibi yavaş yavaş kaybedip daha sonra geri kazanmak için uğraşanlarsınız.’’ *dedi. Ardından sürüsünü hareket ettirip başka bir yöne doğru ilerledi. Gözden kaybolmak üzereyken tekrar sözlerini en baştan söylemeye başlamıştı. ‘’Büyük ve küçük…’’

 

  

 Kayra yaşlı çobanın son sözlerini duyduğunda şaşırmıştı. Yaşlı çobanın ne demek istediğini tam olarak anlamasa da bu sözler zihninde bir kilidi açmış gibiydi. Ne olduğunu çözmeye çalışsa da bir türlü bulamıyordu. Sözler sanki onun için söylenmiş gibiydi. Kayra’nın aksine gruptakiler bu sözleri pek umursamamışlardı. Normal insanlardan çok daha farklıydılar güçlerini, gençliklerini, hatıralarını… Normal insanların kaybettiği birçok şeyi kaybetmeyeceklerdi. Bu yaşlı çobanın bunları kastettiğini düşünmüşlerdi. Sıradan bir insanın yetiştirici olduklarını anlaması mümkün değildi. Ancak Kayra farklıydı. Yaşlı çoban sıradan insanlar olduklarını düşünseydi ilk cümleden sonra ikinciyi söylemezdi. Kayra’nın bunu düşünüp diğerlerinin düşünmemesinin sebebi çobanı küçümsemeleriydi. Sha’nın da Kayra gibi düşünceli bir ifadesi vardı.

 

 

 Yaşlı çobanın kaybolmasıyla grup önceki gibi yolculuklarına devam ettiler. Kısa sürede Bahar Ülkesi’nin sınır şehirlerinden biri olan Çiçek Şehri’ne ulaşmışlardı. Bahar Ülkesi’ndeki hemen hemen her çiçek bu şehirde sergileniyordu. Daha önce ticaret şehri olan bu şehir güçlü klanların ve tarikatların genç efendilerinin toplandığı lüks bir mekana dönüşmüştü. Kayra manzarayı görmezden gelip bir süre yaşlı çobanın bu sözlerini düşünse de en son bir şey bulamadığından düşünmeyi bırakmıştı. Bu konuda düşünmeyi bıraksa da yaşlı çobanı ve sözlerini unutmayacaktı…

 

  …

 

 Bu olaydan birkaç gün önce kırmızı pelerinli adam farklı bir yönden Bahar Ülkesi’ne doğru ilerliyordu. Bir süre ilerledikten sonra Kayra ve grup gibi yaşlı çobanla karşılaşmıştı. Kırmızı pelerinli adam yaşlı çobanı gördüğünde şaşkın bir şekilde çobana bakıp ‘’Hmm? Burada ne arıyorsun? Senin gibi biri burada çobanlık yapacak kadar sıkılmış olamaz. En azından bir çiftlik kurmalıydın.’’ dedi.

 

 

Yaşlı çoban bu sözleri duyduğunda kırmızı pelerinli adama dönüp ‘’Küçük şeytan burada seninle karşılaşmayı beklemiyordum. Çiftlik? Daha önce yaşadığın küçük çiftlikten mi bahsediyorsun? Herkesin senin gibi olduğunu düşünme… Burada ne mi arıyorum? Hahaha, sadece kaybettiklerimi geri kazanmaya çalışıyorum. Beni rahatsız etme. Yaşlı bunağının beni durduramayacağını bilmelisin.’’ dedi. Daha sonra önceden söylediği sözleri söylemeye devam etti.

 

 

  Kırmızı pelerinli adam bu sözleri duyduğunda kaşlarını çatıp ‘’Seni rahatsız etme gibi bir niyetim yok. Ancak bunun böyle devam edeceğini düşünme her istediğini yapamayacağın bir gün gelecek.’’ dedikten sonra ortadan kayboldu. Daha önce olsaydı bu şekilde ayrılmayabilirdi ancak şimdi burada güvende olmadığını biliyordu.

 

 

 Shiina'nın notu: Umarım beğenmişsinizdir. *-* notumda da belirttiğim gibi yarın bölüm atmayacağım. Dün attığım 3 bölümlede daha önceki eksiklerimi kapatmıştım. Ricama uyanlara da teşekkür ediyorum. Uzun not yazmaya alışıyorum iyi değil bu*-*İyi akşamlar...




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1219

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 870

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 599

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14816 Üye Sayısı
  • 454 Seri Sayısı
  • 19478 Bölüm Sayısı


creator
manga tr