Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Lord Of The Demons - Bölüm: 36 - Konuşmayacak mısın? Konuşmada Pekiyi Değildir.


Shiina'nın notu: Keyifli Okumalar.

 

 

Kayra bu durumu fark ettiğinde başını iki yana salladı. Bu sırtlanlar yutamayacakları bir lokmaya göz koyuyorlardı. Lin adlı kız Kayra ve grubunu gördüğünde şaşırmıştı. Bindikleri atların seviyesi ve yetiştirme seviyesini hissedemediği iki kişinin olması onlar için hem iyi hem de kötü bir haberdi. Sırtlanlardan kurtulabilseler de karşılarındaki grubun niyetlerini bilmiyorlardı.

 

 

  Yeni gelen sırtlanlar Kayra ve grubuna bir süre açgözlü bakışlar atıp kükredikten sonra saldırmaya başladılar. Aynı zamanda daha önce konvoyu çevrelemiş olan 7 sırtlanda paralı askerlere ve 25-30 yaşlarındaki gençlere saldırmaya başladılar. Kayra sırtlanları gördüğü anda onlara olan ilgisini kaybetmişti. Onlarla savaşmak istemiyordu. Ancak şimdi böyle bir duruma zorlanmışlardı.

 

 

  Kayra ne yapacağını düşünürken sırtlanların lideri iri cüssesini aşan bir hızla zıplayıp pençesini Kayra’ya doğru salladı. Onun zıplamasıyla arkasındaki sırtlanlarda cüsselerinden beklenmeyen hızlarla kör noktalarına doğru zıplayıp pençelerini salladılar. Kayra sırtlanların bu uyumlu saldırısını gördüğünde daha önceki ilgisi geri dönmüştü. İçgüdülerine göre hareket ediyormuş gibi görünen bu sırtlanlar planlı bir şekilde saldırabiliyorlardı.

 

 

  Kayra bu saldırıya izin verirse atların yaralanabileceğini fark etmişti. Bu uzun yolculuğu Lu An’ın hızıyla gitmek istemediğinden Kayra aurasını salarken ileri fırlayıp eliyle sırtlan liderine hafif bir tokat attı. Aurasını saldıktan sonra hareket edebilen tek sırtlan oydu. Sırtlan Kayra’nın hafif tokadıyla uçup arkasındaki diğer sırtlanlara çarpmıştı. Neler olduğunu anlamadan tüm sırtlanlar yerde yatıyordu.

 

 

  O sırada bu sahneyi izleyen konvoydaki kızın gözleri parladı. Kayra’nın Ölümlü Alemin sınırlarını aştığını fark etmişti. Böyle biri onlarla uğraşmamalıydı. Kayra tekrar atına bindikten sonra konvoydakilere bakıp ‘’ Yakında uyanırlar.’’ dedi. Ardından diğerleri gibi tekrar yola çıkmak için atına yön verdi. Yerde yatan sırtlanlar kısa süreliğine bayılmışlardı.

 

 

 Konvoydakiler neler olduğunu anlayamaya çalışırken Lin adlı kız şaşkın bir şekilde Kayra’ya doğru bakıyordu. Sesinden Kayra’nın yaşının ona yakın olduğunu fark etmişti. Böyle bir yerde bu yaştaki bir Houtian Alemi uzmanıyla karşılaşacağını düşünmemişti. Kayra’nın döndüğü yönü fark ettiğinde arkasındaki grubu önemsemeden konvoydaki 1,5 metrelik bir ata binip ‘’Ülkeye onlarla döneceğim.’’ dedi. Konvoydakiler itiraz etmek isteseler de bir şey diyememişlerdi. Bu duruma düşmeleri onların hatasıydı. Her zamanki rotadan ilerleseydiler böyle bir duruma düşmeyeceklerdi.

 

 

  Kayra ve grup Batı Ülkesi’ne doğru ilerlerken kızın arkalarından geldiğini fark etmişlerdi. Şaşırtıcı bir şekilde kızın bindiği at onlarınkine yakın bir hızdaydı. Lu Tantai bu atı görünce ‘’Hmm? Basit bir geçmişi olmadığını biliyordum. Bindiği bu at kısa mesafeli yolculuklar için Batı Ülkesi’nde oldukça popüler. Yüksek bir konumu olmayanların bunu elde etmesi zor.’’ dedi.

 

 

  Kayra kızı umursamadan ilerlemek istese de Lu Tantai hızını düşürmeye başlamıştı. Kızla konuşmak istediği belliydi. Kayra bunu fark ettiğinde kız onlara yetişmeden Lu Tantai’ye ‘’O yalnız değil.’’ dedi. Lu Tantai’nin yavaşlamasıyla Lin adlı kız kısa sürede onlara yetişmişti. Lu Tantai kızın huzur veren gözlerine bakıp ‘’Bayan Lin’e eşlik etmek bizim için bir onur.’’ dedi. Lu Tantai’nin sesindeki ton önceki konuşmalarından çok daha farklıydı. Lin adlı kızın kim olduğunu bildiği belliydi. Daha önce emin olmasa da Kayra’nın son sözleriyle emin olmuştu.

 

 

  Kız, Lu Tantai’nin konuşmasını duyduğunda bir an şaşırsa da gülümseyip ‘’Lu Klanı her zamanki gibi mütevazı*. Lu Klanı’nın iki ünlü dahisiyle karşılaşmayı beklemiyordum.’’ dedi. Kayra bu konuşmaları duyduğunda başını iki yana salladı. Sha, Kayra’nın bu hareketini gördüğünde kıkırdadı ve zihinsel olarak ‘’Kayra, Bayan Lin’in buraya senin için geldiğini düşünüyorum. Onunla konuşmayacak mısın? Sana da birkaç güzel söz söyleyebilir.’’ dedi.

 

 

  Kayra, Sha’nın alaylı sözlerini görmezden gelip arkadaki konuşmayı dinlemeye devam etti. Lu Tantai’nin ilgilendiği birinin basit olmaması gerekiyordu. Belki de yolculuklarını hızlandıracak bir şeyler bulabilirlerdi. Bu sahte gülümsemelerden ve övgülerden hoşlanmasa da yolculukları bundan daha önemliydi.

 

 

  Lu Tantai bu sözlere gülümseyip ‘’Batı Ülkesi’nin Prenses Lin’ini böyle bir yerde yalnız görmeyi beklemiyordum.’’ dedi. Lu Tantai bu sözlerle Prenses Lin’in güvenirliğini test ediyordu. Eğer yalnız olduğunu söyleseydi Lu Tantai bu konuşmayı daha fazla uzatmayacaktı. Aynı zamanda Prenses Lin’in de buraya yalnızmış gibi gelmesinin sebebi buydu. Lu Tantai ve grubunu test ediyordu. Ancak bu grubun Lu Klanı’ndan olduğunu fark ettiğinde bunun işe yaramayacağını biliyordu.

 

 

  Prenses Lin bir an duraksadıktan sonra ‘’Yalnız? Bunun için üzgünüm. O İnsanlarla konuşmakta pekiyi değildir.’’ dedi. Ardından planlarını değiştirerek parlak gözlerle Kayra’ya bakıp ‘’Lu Klanı’nın böyle bir dahiye sahip olduğunu bilmiyordum.’’ dedi. Prenses Lin bu grubun Lu Klanı’ndan geldiğini anladığında daha önce Kaş Ülkesi’nden ayrıldıkları haberini aldığı Lu Tantai ve Lu An olduklarını biliyordu. Lu Klanı’nın soy özelliklerine sahip olan bu iki dahi Batı Ülkesi’ndeki Lu Klanı’nda da ünlüydü. Ancak Prenses Lin diğer iki kişinin kim olduğunu bilmiyordu.

 

 

  Kayra bu sözleri duyduğunda başını hafifçe salladı. Böyle bir prensesle uğraşmaya istekli değildi. Lu Tantai bu hareketi gördüğünde gülümseyerek ‘’O da konuşmakta pekiyi değildir. Umarım prenses bunun için alınmaz.’’ dedi. Lu Tantai prensesin amacını bilmese de Kayra’yla alakalı olduğunu biliyordu. Kayra yerine konuşması onlar için daha iyi olacaktı.

 

 

  Prenses Lin bu durumu fark ettiğinde Batı Ülkesi’ne onlarla dönmek istediğini söyleyip daha sonra bu konuyu açmaya karar vermişti. Prenses ve gizlenen korumasıyla beraber grup Batı Ülkesi’ne doğru ilerlemeye devam etti. Yaklaşık 5 gün sonra Batı Ülkesi’ne ulaşacaklardı.

 

 …

 

O sırada evrenin bilinmeyen bir yerinde geniş şapkalı uzun paltolar giyen 50 kişilik grup büyük bir gezegenin önünde durmuşlardı. Gruptaki iri bir adam gezegene bakarak ‘’Hissedebiliyor musunuz?’’ dedi. Gruptakiler bir süre büyük gezegene doğru baktıktan sonra yavaş yavaş başını salladılar. Siyah pelerinli adam gezegene bakıp ‘’Burada olmalılar. Ancak…’’ diyip sözlerini yarıda kesti. Herkes ne demek istediğini biliyordu. İri adam bir an duraksadıktan sonra ‘’Başlayalım. Zamanımız tükeniyor.’’ dedi.

 

 

 Aynı zamanda Şeytan Tarikatı’nın merkezinde bir grup yaşlı adam ve kadın karanlık bir odada toplanmışlardı. Yaşlı kadınlardan biri ‘’Tahminlerimize göre 5-10 yıl içerisinde açılmalı. Daha önce olduğu gibi harekete geçtiler. Kimlerin kaç kişi göndereceğine karar verelim.’’ dedi.

 

 

 Yaşlı kadının sözleriyle gruptakiler düşünmeye başlarken aniden karanlık oda da bir siluet belirdi. Siluetin belirmesiyle toplanan grup ona doğru döndü. Siluet gruba bakarak ‘’Bu sefer gönderilecekleri ben seçeceğim.’’ dedi. Bu sözlerle daha önce sakin ve sarsılmaz görünen yaşlılar birbirlerine şaşkın bakışlar attılar. Daha önce konuşan yaşlı kadın siluete bakarak ‘’Tüm adayları seçmek istediğini mi söylüyorsun?’’ dedi.

 

 

  Bu sözleri duyan siluet yaşlı bir adama dönüşürken gülerek ‘’Hahaha, ne o, yoksa buna hakkım olmadığını mı düşünüyorsunuz? Ya da göndereceğim kişiye rakip olabilecek bir adayınız olduğunu mu söylemeye çalışıyorsunuz? Hangisi? Uzun zamandır kimseyi göndermediğimi bilmelisiniz.’’ dedi. Yaşlı adamın bu sözlerine kimse cevap vermemişti. Herkes o zamanki olayları hala hatırlıyordu.

 

 

 Shiina'nın notu: Bu bugün attığım 2. bölümdü. Bununla birlikte 1 eksiğim kaldı. Umarım beğenmişsinizdir.

İyi günler dilerim...  

* Mütevazı diye yazılıyor ı yani i değil *-*




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 661

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16626 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22376 Bölüm Sayısı


creator
manga tr