Bölüm: 34 - Kör İnsanlar...

avatar
1852 0

Lord Of The Demons - Bölüm: 34 - Kör İnsanlar...


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar.

 

 

Kayra’nın aurasını serbest bırakmasıyla açığa çıkan bu niyet Lu Klanı’nın tamamını ayağa kaldırmıştı. Kısa sürede daha önce Lu Hu’yla birlikte toplantıda olan 10 kişi malikaneden fırladı. Hepsi böyle bir şeytanı ne zaman rahatsız ettiklerini düşünüyordu. Kayra yeni gelen bu yaşlı grubuna bakıp Lider Lu olduğunu düşündüğü kişiye bakıp ‘’Lider Lu yarışmadan önceki düellomuzu şimdi yapabileceğimizi düşünüyorum.’’ dedi.

 

 

   Kayra’nın bu sözleriyle daha önce şaşkın olan Lu An ve Lu Hu kendilerine geldiler. Fark etmeden ikisi de Kayra’yla aralarına geniş bir mesafe koymuşlardı. Sha dışında herkesin endişeli bir yüz ifadesi vardı. Lu An, bu niyetin ona yönelik olmadığını bilse de hislerini kontrol edemiyordu. Gelen 10 kişiyle birlikte Lu Klanı’nın Ölümlü Alemi’ndeki uzmanlarının hepsi toplanmıştı. Kayra’nın sözlerini duyduklarında hepsi endişeli ve meraklı gözlerle Lider Lu’ya baktı. Lider Lu ‘nun klana böyle bir düşman getirdiğine inanmakta zorlanıyorlardı.

 

 

   Lider Lu, Kayra’nın sözlerini duyduğunda neler olduğunu anlamıştı. Kaşları çatık bir ifadeyle Lu Hu’ya baktıktan sonra Kayra’ya bakıp ‘’Genç adam bunu içeride konuşabileceğimizi düşünüyorum.’’ dedi. Lider Lu neler olduğunu anladıktan sonra sakinleşmişti. Bu sorunu konuşarak çözebileceğini düşünüyordu.

 

  

 ‘’İçeride konuşmak? Lu Klanı’nın liderinin bir düelloyu bile kabul edemeyeceğini mi söylüyorsun?’’ Kayra alaylı bir şekilde konuşurken başını iyi yana salladı. Yeterli gücü olmasaydı bir sonraki gün herkesin önünde küçük düşürülecekti. Şimdi aynı yöntemi ona karşı kullandığında kaçmaya çalışıyordu. Gerçekten kendilerinin yapabileceğini ve başkalarının yapamayacağını mı düşünüyorlardı?

 

 

  Kayra’nın düşündüğü gibi Lider Lu kaşlarını çattı. Bir klanın lideri olarak böyle bir muamele görmeyi beklemiyordu. Bu duruma bir çözümü olmadığından önce Lu Hu’ya sonrada Lu An’a baktı. Ancak ikisi de Lider Lu’nun bakışlarını görmezden gelmişti. Lu Hu’nun bu gruba daha önce saygı duymasının sebebi Lu An ve Lu Tantai’nin varlığıydı. Ancak şimdi aralarının iyi olmadığını biliyordu. Lu An’ın ise daha önce birçok kez tartıştığı bu insanlara yardım etmeye niyeti yoktu. Yardım etmeye karar verse de Kayra’yı durdurabileceğini düşünmüyordu.

 

 

  Lider Lu tek başına olduğunu anladığında iç çekti. Klan lideri pozisyonunu yakında devredecekti. Bundan önce bu şekilde yüzünü kaybedeceğini düşünmemişti. ‘’Genç adam daha fazla söze gerek yok. İstediğini aldığını düşünüyorum. Yanılmıyorsam Lu An seninle birlikte ayrılacak. Yarınki yarışmada Lu An’ın yer almasına gerek yok. Seçilecek olan liderin adı Lu An’dan sonra gelecek.’’ dedi. Lider Lu birkaç yaş yaşlanmış gibi görünüyordu.

 

  

 ‘’İstediğim? Bunun benimle bir ilgisi yok. Bunlara kibrin sebep oldu.’’ Kayra başını iki yana sallayıp bunları söyledikten sonra Sha’yı da alarak ortadan kayboldu. Yüzüne vurulmasına rağmen hiçbir şeyi göremeyen bu kör insanlarla daha fazla konuşmak istemiyordu. Bu insanlarla konuşmak zaman kaybından başka bir şey değildi. Kayra ayrılırken Lu An’a ‘’Seni ve Tantai’yi doğu sınırında bekliyor olacağım.’’ dedi. Lu An klan lideri olduğundan Kayra buradaki olaylara ilgisini kaybetmişti.

 

 

   Kayra’nın ayrılmasıyla Lu Klanı’ndakiler üzerlerinden ağır bir yük kalkmış gibi hissediyorlardı. Kayra’nın seviyesine yakın olanlar çok fazla etkilenmese de Ölümlü Alemin başındakiler zar zor nefes alıyorlardı. Onların aksine Lu An bu olaydan bu şekilde kolayca kurtulduğuna sevinmişti. Daha önce davet ettiği uzmanlarla işlerini hallettikten sonra Kayra’yla beraber buradan ayrılacaktı.

  

 

  Lu Tantai malikanede olmadığından bu olaylardan habersizdi. Geri döndüğünde olanları duyduğunda gülümseyip şehrin doğu sınırına doğru ilerledi. Kayra olmasaydı Lu An için 15 günlük kaybı kabul etmezdi. Şimdi 15 günlük kayıptan kurtulduğu gibi Kayra’nın Houtian Alemi’nde olduğunu öğrenmişti. Olayların bu kadar pürüzsüz ilerlemesini beklemiyordu. Lu An hazırlanırken Kayra ve Sha şehrin caddelerinde gezerken doğu sınırına doğru ilerliyorlardı. Kayra Lu An’ın bugün gelmesinin zor olacağını biliyordu bu yüzden acelesi yoktu.

 

 

   Mut Şehri, Kaş Ülkesi’ni diğer ülkelere bağlayan tek şehir olduğundan ülkenin birçok yerinde bulunmayan eşyaları burada bulabilmek mümkündü. Şehrin bu şekilde olmasının nedeni Kaş Ülkesi’nin konumundan kaynaklanıyordu. Kaş Ülkesi 3 tarafı dağ ve ormanlarla kaplı bir ülkeydi. Yetiştiriciler bile bu dağ ve ormanlara girmek istemiyorlardı. Ülkeye giriş ve çıkışın en güvenli olduğu nokta Mut Şehri’nin bulunduğu doğu sınırıydı. Bu yüzden çoğu kişi ülkenin doğusunda bulunan Batı Ülkesi dışındaki ülkeleri bilmiyordu.

 

 

  Bu ülkeye Batı Ülkesi denilmesinin sebebi Zu Bölgesi’nin batı sınırında bulunan son ülke olarak kabul edilmesiydi. Çoğu klan ve tarikat Kaş Ülkesi’ni bir ülke olarak kabul etmiyordu. Batı Ülkesi’nin aksine Kaş Ülkesi Zu Bölgesi’nde hiçbir yetkiye sahip değildi. Kayra’nın Mut Şehri’nden sonraki durağı da Batı Ülkesiydi. Grup üyeleri Zu Bölgesi’nin farklı noktalarına dağıldığından toplanmaları için Zu Bölgesi’nin merkezine doğru ilerlemeliydiler. 

 

 

   Bunun Şeytan Tarikatı’nın ilk testi olduğu söylenebilirdi. Bir araya bile gelemeyen kişileri tarikatta tutmanın bir anlamı yoktu. Her ne kadar tarikat rozetleri dağıtırken dikkatli olsa da bazı hataların tamamen önüne geçmek mümkün değildi. Bu yüzden tarikat görevlerle birçok testten geçmeden üyelerin konum kazanmasına izin vermiyordu.

 

 

   Kayra ve Sha şehrin uzun surlarını geçip açık alanda küçük bir ateşin etrafında karşılıklı oturdular. Daha önce dinlendiklerinden bugün uyumayı planlamıyorlardı. İkili ateşin başında Antik Yıldırım Tekniği hakkında sohbet ederken daha önceki olaylar hiç yaşanmamış gibiydi. Kayra’nın önceki halinden tek farkı uzun zamandır değiştirmediği kıyafetlerini değiştirmesiydi. Artık Sha gibi geniş şapkalı uzun siyah bir palto giyiyordu. Kayra bu paltoyu yüzüğündeki kutulardan birinde bulmuştu. Yaşlı adamın dediğine göre bu palto aurasını gizleyebildiği gibi hafif bir zırh görevi de görüyordu. Aynı zamanda yıpranması gibi bir durum söz konusu değildi. Kayra’nın paltoyu giymesindeki en büyük etken de buydu. Önceki elbiseleri önündeki uzun yolculuk için uygun değildi.

 

 

  Kayra ve Sha bir süre sohbet ettikten sonra Lu Tantai de gelip onlara katılmıştı. Onun katılmasıyla üçlü gelecekte yapacakları hakkında konuşmaya başladılar. Ancak bir süre konuştuktan sonra Kayra bu konuyu atlamaya karar verdi. Bu konuyu Lu An geldikten sonra konuşmanın daha iyi olacağını düşünüyordu.

 

 

  Üçlü sohbet ettiği sırada Batı Ülkesi’nin doğu sınırında, kan kırmızısı bir palto giymiş 25 yaşlarındaki adam paltosuyla aynı renkte olan bir ateşin önünde oturmuştu. Elindeki büyük et parçasını ateşte pişirirken kendi kendine gülüp konuşuyordu. ‘’Yaşlı bunağın seçtiği biri buraya kadar gelebilmeli. Onu 5 yıl sonra göndereceğini söyledi. Hahaha, uzun zaman oldu. O olaydan sonra yaşlı bunağın birini göndermesini beklemiyordum.’’

 

 

Shiina'nın notu: Bu bölüm önceki bölümlerden 70 - 80 kelime kadar kısa oldu...

İyi akşamlar...






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19368 Üye Sayısı
  • 810 Seri Sayısı
  • 39161 Bölüm Sayısı


creator
manga tr